Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, Gündem Kıbrıs Web TV’de Genel Yayın Yönetmeni Çiğdem Aydın’ın konuğu olarak gündeme ilişkin soruları yanıtladı.
Girne açıklarında yaşanan deniz faciasını değerlendiren Çeler, benzer olayların yeniden yaşanmaması ve olası kazalarda can kayıplarının en aza indirilmesi için ülkede ciddi bir değişime ihtiyaç olduğunu söyledi.
Çeler, “Bir mücadele verilmesi lazım. Bu tür bir olayın yeniden yaşanmaması ya da yaşanırsa en az zayiatla kurtulmak için yeni bir ülke yaratmaktan başka şansımız yoktur” dedi.
Yaşanan facianın tek bir nedene bağlanamayacağını ifade eden Çeler, mevcut yasaların ve kuralların eksiksiz uygulanması gerektiğini vurguladı.
Yaşananların geçmişte meydana gelen olaylardan yeterince ders çıkarılmadığını bir kez daha gösterdiğini savunan Çeler, deprem sonrasında yaşanan süreci örnek gösterdi.
Çeler, “Bu yaşanan aslında bize, ders çıkarmamız gereken birçok konuda ders çıkarmadığımızı gösterir. Deprem yaşandı, ne oldu gördük. Okullar hâlâ konteyner. Birilerinin canından olması mı gerekiyor, uygulanması gerekenler uygulanmadı diye?” diye konuştu.
“Feribot seferleri başladı, peki denetlendiler mi?”
Deniz faciasının ardından feribot seferlerinin durdurulmasını da değerlendiren Çeler, asıl meselenin seferlerin durdurulması değil, uluslararası mevzuatın ve denetimlerin eksiksiz uygulanması olduğunu söyledi.
“Bot faciası oldu, seferleri durdurmak mıdır çare, uluslararası mevzuatları uygulamak mıdır?” diye soran Çeler, şöyle devam etti:
“Feribot seferleri başladı, peki denetlendiler mi? Başta deniz olmak üzere tüm ulaşım araçlarının denetimden geçirilmesi gerekir.”
Gemilerde görev yapan personelin acil durumlara karşı eğitimli olması gerektiğine dikkat çeken Çeler, yolcuların da olası bir acil durumda ne yapmaları gerektiği konusunda bilgilendirilmesinin önemine işaret etti.
Çeler, “Mevzuata göre gemide çalışanların, gemide herhangi bir olumsuzluk olması durumunda ne yapılacağı konusunda eğitilmiş olmaları gerekir. Uçak seferlerinde yapıldığı gibi acil durumlarda neler yapılması gerektiği anlatılmalı. Anlatılmadı. Sonucu da acı oldu” dedi.
Arıklı’ya sert eleştiri
Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı’nın siyasi tavrını da eleştiren Çeler, Arıklı’nın bireysel ilişkilerinde farklı, siyasi alanda ise farklı bir tutum sergilediğini savundu.
Çeler, “Sayın Arıklı’nın siyasette başka türlü bir kin taşıyormuş tavrı önümüze çıktı, öyle hissettirdi bize. Bireysel konuştuğunuzda samimi, dürüst, dünya iyisi ama siyasi noktada sosyal medyadan zıtlaşıyor olması, tartışmaları bölücü olarak yansıtması…” ifadelerini kullandı.
Arıklı’nın facianın ardından sergilediği tavrın yeterli olmadığını ileri süren Çeler, Bakan’ın ilk gün bölgeye gittiğini ancak daha sonra gitmemesinin toplumda rahatsızlık yarattığını savundu.
“Yaşanan süreçteki tavrı tamam değildi. İlk gün gitti, sonra öfkeden korktu ve gitmedi. İnsanlarda ciddi huzursuzluk yarattı. Toplumda kendisine yönelik olumsuz söylemler arttı. O vatandaşa tepki gösterdi, vatandaş da ona; bu giderek daha da büyüdü” diyen Çeler, Arıklı’nın görevden alınması yönünde talepler bulunduğunu da söyledi.
“Koltuktan gitmeyeyim, bunları yapın noktasına geldi”
Arıklı’nın dokunulmazlığının kaldırılması ve Limanlar Dairesi’nin Başbakanlığa bağlanması yönündeki açıklamalarını da değerlendiren Çeler, “Görevden alınma ihtimalini hepimiz duyduk, talep de vardı. Kendisi koltuktan gitmemek adına açıklamalar yaptı. ‘Dokunulmazlığı kaldırın’ ama o talep Başsavcılıktan gelmeli. ‘Limanlar İdaresi’ni Başbakanlığa alın’ açıklaması… ‘Koltuktan gitmeyeyim, ben bunları yapayım’ noktasına geldi. Başbakana kahraman olma şansını verdi” diye konuştu.
Yaşananların sorumluluğunun yalnızca mevcut yönetime yüklenemeyeceğini de belirten Çeler, geçmişte görev yapan siyasilerin de sorumluluğunun bulunduğunu ifade etti.
Çeler, “Hepimizin sorumluluğu vardır. Bizim de görev yaptığımız dönemler oldu. Denetim adına bir şey yapmamışsak biz de sorumluyuz. Yasaları tam olarak uygulamak zorundayız” dedi.
“O gemi çıkamayacaksa çıkmayacak, zarar edecekse edecek”
Denetimlerde ekonomik kaygıların ya da başka gerekçelerin kuralların önüne geçmemesi gerektiğini vurgulayan Çeler, teknik şartları karşılamayan hiçbir ulaşım aracına izin verilmemesi gerektiğini söyledi.
Çeler, “O gemi çıkamayacaksa çıkmayacak, zarar edecekse edecek. Gemi alınmadan önce düşünülecekti bu. Şu an teknik sıkıntısı olan birçok araç yollarda. Nasıl muayeneden geçer? Herkes artık elini ayağını denk alsın. Siyasi kurumlar, devlet kurumları liyakati ön planda tutsun. Yasaları hepimiz uygulamakla yükümlüyüz. Araç kötüyse denetimden geçmeyecek” ifadelerini kullandı.
Faciaya karışan gemiyle ilgili kuralların mevcut dönemde veya daha önce eksiksiz uygulanmadığını düşündüğünü belirten Çeler, Arıklı’nın istifa etmesi halinde toplumdan takdir görebileceğini savundu.
Çeler, “Arıklı da sanırım ya da ondan öncesinde bu gemi için bu kurallar uygulanmadı. Koltuk merakından vazgeçip görebilmiş olsaydı ve kendi istifa etmiş olsaydı en azından takdir alacaktı” dedi.
“Hepimiz travma yaşıyoruz”
Deniz faciasının toplum üzerinde derin bir üzüntü ve travma yarattığını ifade eden Çeler, yaşanan süreçte toplumsal hassasiyetlere dikkat edilmesi gerektiğini söyledi.
“Biz kaç gündür fotoğraf paylaşamıyoruz, paylaşmayacağız. Espri yapamıyoruz, gülemiyoruz, travma yaşıyoruz hepimiz” diyen Çeler, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Canların nereli olduğu, nereden geldikleri bizim umurumuzda değil. Onlar da candı, insandı ve şu anda enkazdan çıkarılmayı bekliyor. Bizim saygı duymamız gerekiyor. Gülümseme verme o fırsatı.”
“Esas fırsat toplumun eline geçti”
Arıklı’nın hükümetten çekilmek için fırsat beklediği yönündeki söylemlere de değinen Çeler, toplumun önündeki seçimlerde siyasi tercihini ortaya koyacağını ifade etti.
Çeler, “Arıklı hükümetten çekilmek için fırsat bekliyormuş. Görsünler işte Arıklı siyasetini, herkes görsün. Destekleyeni de oy vereni de. Önümüzde seçimler var. Esas fırsat toplumun eline geçti. Bu siyasete ‘tamam’ mı diyecek toplum, ‘dur’ mu diyecek? Tarih sayfalarına mı gömülecek bu parti? Toplum karar verecek” dedi.
“Arıklı’nın siyaseti bırakması gerekir”
Arıklı’nın yaşanan süreci ve kendi tutumunu gözden geçirmesi gerektiğini savunan Çeler, “Sayın Arıklı ne yaptığını, ne ettiğini gözden geçirsin. Arıklı’nın siyaseti bırakması gerekir” ifadelerini kullandı.
Arıklı’nın kardeşinin vatandaşlara yönelik ifadelerini de eleştiren Çeler, siyasilerin eleştiriye tahammül göstermesi gerektiğini söyledi.
“Siyasiler toplumun her kesimini mutlu edemez, her kesimden eleştiri, küfür yiyebilirler” diyen Çeler, iftira ve hakaret durumlarında ise hukuk yolunun tercih edilmesi gerektiğini belirtti.
“Kayıp yakınlarına gidip acılarına tuz serpmek istemedik”
TDP’nin kayıp yakınlarını ziyaret etmemesine yönelik eleştirilere de yanıt veren Çeler, ziyaret edilmesi gerektiğini kabul etmekle birlikte, acılı ailelerin yanında siyasi bir görüntü vermek istemediğini söyledi.
Çeler, “TDP kayıp yakınlarına gitmedi, evet gidilmesi gerekirdi ama ben bugün burada bile ne söyleyeceğimi bilemiyorum. Ben duygusal insanım. Gidip orada ‘şov yaptı’ desinler istemem. Gidenler gittiler, şov yaptılar demiyorum” dedi.
Herhangi bir yetki ve yaptırım gücü olmadan ailelerin karşısına çıkıp ne söyleyeceğini bilemediğini ifade eden Çeler, “Biz dışarıdan hiçbir yetki ve yaptırıma sahip olmadan insanlara ne diyecektik? Gidip karpuz, domates mi götürseydim? Gidip acılara tuz serpmek istemedik” ifadelerini kullandı.
Kayıp yakınlarının yaşadığı acının tarif edilemeyecek boyutta olduğunu belirten Çeler, “İnsanlar acı içerisinde. Her biri yakınlarının bedenlerine ulaşana kadar bu yası en üst noktada hissedecekler” diye konuştu.
Çeler: 6 Aralık seçimi ülkenin ve siyasetin dönüm noktası olacak
Toplumcu Demokrasi Partisi (TDP) Genel Başkanı Zeki Çeler, 6 Aralık’ta yapılacak seçimin ülke ve siyaset açısından önemli bir dönüm noktası olacağını belirterek, seçmenin vereceği kararın Meclis’te oluşacak siyasi dengeler açısından büyük önem taşıdığını söyledi.
Birinci ve ikinci partinin belli olduğunu ancak üçüncü partinin de Meclis’teki dengeler açısından oldukça önemli olduğunu ifade eden Çeler, “İnsanlarımız çok iyi karar vermeli. TDP samimidir ve temizdir. 50 yıllık geleneğin temiz siyasetiyle görevimize devam ediyoruz” dedi.
“Önceliğimiz hesap sormak olacak”
TDP’nin Meclis’teki önceliklerine değinen Çeler, ilk sırada geçmişte yapılan yanlışların hesabının sorulmasının yer alacağını söyledi.
Çeler, “Önceliğimiz hesap sormak olacak. Sonra nüfus sayımı, yasalar, tüzükler, liyakat… Bunlar önemli ama ilk başta hesap sormak. Yanlışların hesabı sorulacak, kimsenin gözünün yaşına bakılmayacak. Ne kadar yakınımız olursa olsun. Ve tabii ki denetim” ifadelerini kullandı.
“Kendi ışığını yansıtacak adaylarla yoldayız”
Karma oyun kaldırılmasına yönelik tartışmalara da değinen Çeler, hükümetin bu konudaki ısrarının devam edip etmeyeceğinin henüz belli olmadığını söyledi.
Çeler, “Karma oyu kaldırma ısrarı devam edecek mi bilemiyoruz. Hükümet nasıl devam edecek bilmiyoruz. Bunlar tartışılacak şeylerdir” dedi.
TDP’nin seçim hazırlıklarını sürdürdüğünü belirten Çeler, “Kendi ışığını yansıtacak adaylarla yoldayız” ifadelerini kullandı.
ADLİ OLAYLAR
04 Eylül 2026ADLİ OLAYLAR
04 Eylül 2026DÜNYA
04 Eylül 2026ADLİ OLAYLAR
04 Eylül 2026ADLİ OLAYLAR
04 Eylül 2026EKONOMİ
04 Eylül 2026TÜRKİYE
04 Eylül 2026
1
İran ülkenin güneyinde 10 trilyon fitküp gaz rezervi keşfettiğini duyurdu
5032 kez okundu
2
Guterres, Kıbrıs görüşmelerini yeniden başlatmaya 'kararlı'!
5023 kez okundu
3
İnşaat Sektörüne “Özerk Yapı Merkezi” geliyor!
5009 kez okundu
4
Arıklı: Türkiye ile Bağlarımız Her Geçen Gün Güçleniyor
4434 kez okundu
5
Tatar: Özersay'dan teklif aldım, elimi taşın altına koymayı düşünüyorum
910 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.