Gazze’ye yardım ulaştırmayı hedefleyen ve 50’den fazla gemiden oluşan Küresel Sumud Filosu “yüksek riskli bölgeye” girdi.
İsrail’in filoya müdahale planı uluslararası hukuku yeniden tartışmaya açtı.
Sumud Filosu’nun sosyal medya hesabından, yolculuğa ilişkin paylaşım yapıldı.
Paylaşımda “Yüksek alarmdayız. Filo üzerindeki İHA hareketliliği artıyor. Birkaç rapor, önümüzdeki saatlerde farklı senaryoların ortaya çıkacağına işaret ediyor.” denildi.
Gazze’ye doğru ilerleyen Küresel Sumud Filosu, şu anda daha önceki misyonların saldırıya uğradığı yüksek riskli bölgede seyrediyor.
Fransa'da, kayıp olarak aranan Güney Afrika'nın Paris Büyükelçisi ölü bulundu İçeriği Görüntüle
İsrail kamu yayıncısı Kan, ordunun filoyu durdurmak için donanma komandoları ve savaş gemileri hazırladığını, gemilerin bir kısmını batırmayı planladığını bildirdi.
İsrail, yüzlerce aktivisti donanma gemilerinde gözaltına almayı, sorguladıktan sonra Aşdod Limanı üzerinden sınır dışı etmeyi hedefliyor.
İsrail, 2010’dan bu yana tüm özgürlük filolarını durdurdu.
En çok ses getiren olay 31 Mayıs 2010’da Mavi Marmara gemisine uluslararası sularda düzenlenen baskında yaşandı.
İsrail komandoları 10 aktivisti öldürdü, onlarcasını yaraladı. Olay Türkiye–İsrail ilişkilerinde uzun süreli kriz yarattı.
İsrail donanması, Özgürlük Filosu Koalisyonu’na (Freedom Flotilla Coalition) bağlı Madleen isimli yelkenliyi uluslararası sularda durdurarak Aşdod Limanı’na yönlendirdi.
Teknede iklim aktivisti Greta Thunberg ve Filistin kökenli Fransız Avrupa Parlamentosu üyesi Rima Hassan gibi tanınmış isimlerin bulunması, olayı dünya gündeminin üst sıralarına taşıdı.
İsrail Dışişleri Bakanlığı, tüm yolcuların güvende olduğunu ve ülkelerine geri gönderileceğini duyurdu. İsrail’in paylaştığı görüntülerde askerlerin aktivistlere yiyecek ve su verdiği görüldü.
Ancak Freedom Flotilla, İsrail güçlerinin müdahale sırasında drone’lar kullandığını ve teknedekilere “tahriş edici bir madde” sıktığını belirterek, operasyonu “hukuksuz” diye niteledi.
Kara sularının sınırı: Kıyı devletleri kıyılarından 22 kilometre mesafeye kadar tam egemenlik sahibi.
Münhasır Ekonomik Bölge (MEB): 370 kilometreye kadar uzanıyor. Burada balıkçılık, sondaj gibi faaliyetler düzenlenebilir; fakat seyrüsefer serbesttir.
Açık denizler (uluslararası sular): Dünyanın denizlerinin yüzde 64’ünü kapsar ve hiçbir devletin kontrolünde değildir.1982 BM Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS) uyarınca açık denizlerde gemilerin serbest dolaşım hakkı garanti altındadır. Gemiler, yalnızca kendi bayrak devletlerinin yargı yetkisine tabidir.
Uluslararası kurumlar ve hukukçular, İsrail’in müdahale planlarının bir dizi uluslararası sözleşmeyi ihlal ettiğini vurguluyor:
BM Deniz Hukuku Sözleşmesi (UNCLOS): Açık denizlerde serbest seyrüseferi garanti eder.
San Remo Deniz Hukuku El Kitabı: Aç bırakmaya yol açan veya insani misyonları hedef alan abluka yasa dışıdır.
BM Güvenlik Konseyi 2720 ve 2728 sayılı kararları: İnsani yardıma engelsiz erişim talep eder.
Soykırım Suçunun Önlenmesi Sözleşmesi: Sivilleri kasten tehlikeye atmayı yasaklar.
Dördüncü Cenevre Sözleşmesi: İnsani yardıma serbest geçiş hakkı tanır.
Roma Statüsü: Sivilleri aç bırakmayı savaş suçu olarak tanımlar.
DÜNYA
26 Nisan 2026DÜNYA
26 Nisan 2026DÜNYA
26 Nisan 2026DÜNYA
26 Nisan 2026DÜNYA
26 Nisan 2026DÜNYA
26 Nisan 2026DÜNYA
26 Nisan 2026
1
Güneşsiz kalan bu köy güneşi satın aldı
996 kez okundu
2
İngiltere, Rus gemilerine çıkarma yapmaya hazırlanıyor
897 kez okundu
3
Japonya'da aşırı kar yağışı 35 can aldı
851 kez okundu
4
Ünlü burger zinciri 35 yıllık şubesini kapattı: Halk gözyaşlarına boğuldu
733 kez okundu
5
ABD'den kritik İran açıklaması: 'Rejimin adamları kaçıyor'
731 kez okundu