ABD Kongre üyeleri Donald Trump’a, Türkiye’ye uygulanan CAATSA yaptırımlarını kaldırmasına karşın itiraz içeren bir mektup sundu. Mektupta Trump’ın soru yağmuruna tutan üyeler, “İkili ilişkiler arasında yolsuzluk” iddiasını gündeme getirdi. Trump’a ayrıca Halkbank davası hatırlatıldı.

Erdoğan-Trump ilişkilerinin iyileşmesi, ABD Kongresi’nde, Türkiye’de iktidara yakın medya tarafından karşılandığı gibi bir coşkuyla karşılanmadı. Özellikle Trump’ın Türkiye’ye uygulanan CAATSA yaptırımlarını kaldıracağını ve Türkiye’nin F-35’lere sahip olacağını söylemesi, Halkbank davasının düşürülmesi gibi konularda Kongre üyeleri Trump’a ciddi sorular yöneltti. Trump-Erdoğan ilişkilerinden kaynaklanan yolsuzluk imasında bulundu.

Trump’ın oğlunun 2025 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Türkiye’de görüşmesinin Trump-Erdoğan ikili ilişkileriyle alakalı olup olmadığının sorulduğu mektupta, “Kongre CAATSA yaptırımlarının kaldırılması konusunda olumlu düşünmüyor. Bu kararı almanızda ikili ticari ilişkileriniz mi etkili oldu?” diye sorulurken; Halkbank davasının düşmesi hatırlatıldı. Trump’a yolsuzluk iması yöneltildi.

Kongre üyelerinin Trump’a yazdığı mektupta şu ifadeler yer aldı:
Size, Yönetiminizin Türkiye’ye yönelik olarak ABD’nin Hasımlarıyla Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Yasası (CAATSA) kapsamında uygulanan mevcut yaptırımları kaldıracağınız açıklamasına güçlü itirazımızı ifade etmek için yazıyoruz.
Bu konuda yetkinize ilişkin hukuki sınırlamaların yanı sıra, böyle bir adımı hangi gerekçeyle atmayı düşündüğünüzü anlamakta güçlük çekiyoruz. Bu yaptırımların 2020 yılında uygulanmaya başlanmasından bu yana Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve Türk hükümeti, yaptırımların temel gerekçesi olan Rus yapımı S-400 hava savunma sisteminin satın alınması konusunda hiçbir geri adım atmamıştır.
Buna ek olarak Erdoğan, demokratik müttefiklerimizi provoke etmeyi, bölgesel istikrarı zayıflatmayı ve ABD’nin hasımlarını ile onların vekil unsurlarını, aralarında Yabancı Terör Örgütleri (FTO) de bulunan yapıları desteklemeyi sürdürmüştür. Bu durumu haklı gösterecek makul bir açıklama bulunmadığı sürece, Türkiye’nin kayda değer tavizler vermeden yeniden F-35 programına alınmasının planlanması, Yönetiminizin Türk hükümetiyle olan kişisel ilişkilerine dair ciddi soru işaretleri doğurmaktadır.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın “iyi bir müttefik olduğunu” söylemenize rağmen, gerçek bundan çok uzaktır. Erdoğan ve yönetimi yalnızca birçok ABD müttefikinin toprak bütünlüğünü tehdit etmekle kalmamış, aynı zamanda ABD yasalarını ihlal ettiğini düşündüğümüz şekilde F-16 savaş uçaklarını işgal altındaki Kıbrıs’ta konuşlandırmıştır.

Erdoğan, İran ve Rusya başta olmak üzere hasımlarımızla kurduğu yakın ilişkiyi hiçbir zaman gizlememiştir. Bu ülkelere yönelik yaptırımlara rağmen Türkiye, hem İran hem de Rusya ile önemli ekonomik ve enerji ilişkilerini sürdürmektedir.
Yönetiminiz de bunun farkındadır. Nitekim kısa süre önce, Erdoğan’a yakınlığıyla bilinen Halkbank hakkında, İran’ın ABD yaptırımlarını delmesine yardım ettiği iddiasıyla yürütülen davanın düşürülmesi buna örnektir.
Amerikan çıkarlarına yönelik açık bir faydanın bulunmaması, bizi sizin ve çevrenizdeki bazı kişilerin bu anlaşmadan kişisel çıkar sağlıyor olabileceği sonucuna götürmektedir.
Çevrenizdeki kişilerin tutumu da bu endişeleri artırmaktadır. Eylül 2025’te, Yönetiminizde resmî bir görevi bulunmayan oğlunuz Donald Trump Jr.’ın İstanbul’a giderek Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüştüğü ve bölgesel konularda “gizli görüşmeler” yaptığı yönünde haberler yayımlanmıştır.
Bu görüşmenin ne doğrulanması ne de ayrıntılarının açıklanması, resmî devlet kanallarının dışında özel anlaşmalar yapıldığı yönündeki kaygıları güçlendirmektedir.
Bunun yanında Türkiye Büyükelçisi olarak atadığınız Tom Barrack’ın da geçmişte kendi çıkarları doğrultusunda hareket ettiği bilinmektedir. Barrack daha önce yabancı bir hükümet adına kayıt dışı lobi faaliyetinde bulunduğu iddiasıyla suçlanmıştır.
Bu nedenlerle sizden, Büyükelçi Barrack’tan, oğlunuz Donald Trump Jr.’dan ve konuya dahil olan diğer kişilerden, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Türk hükümetiyle yürüttüğünüz resmî veya kişisel ilişkilere dair tüm kayıt ve yazışmaları muhafaza ederek paylaşmanızı talep ediyoruz.

Ayrıca Yönetiminizin 24 Temmuz 2026 tarihine kadar aşağıdaki soruları yanıtlamasını istiyoruz:
Kurulduysa, bu temasların niteliği ve içeriği neydi?
Önerilen bu düzenlemeyi inceleme sürecine başlarken vereceğiniz yanıtları bekliyoruz. Önümüzdeki aylarda ve yıllarda Kongre, Amerikan halkının çıkarlarını ve ulusal güvenliğini korumak amacıyla anayasal denetim yetkisini kullanmaya devam edecek ve bu konuyu ayrıntılı biçimde inceleyecektir.
ADLİ OLAYLAR
2 gün önceADLİ OLAYLAR
2 gün önceDÜNYA
2 gün önceADLİ OLAYLAR
2 gün önceADLİ OLAYLAR
2 gün önceEKONOMİ
2 gün önceTÜRKİYE
2 gün önce
1
İran ülkenin güneyinde 10 trilyon fitküp gaz rezervi keşfettiğini duyurdu
3703 kez okundu
2
Son Dakika: Tam 'barış geliyor' derken Trump'tan tehdit! 'Bombardıman uçakları gönderdik'
1358 kez okundu
3
Güneşsiz kalan bu köy güneşi satın aldı
1356 kez okundu
4
ABD'den kritik İran açıklaması: 'Rejimin adamları kaçıyor'
1289 kez okundu
5
Japonya'da aşırı kar yağışı 35 can aldı
1285 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.