Emin Çölaşan
Emin Çölaşan: Düşmana karşı kin duyduğunuz olaylar oldu mu?
BEDRETTİN DEMİREL: Kin daha çok karşı birliklerde, yani Rum Millî Muhafız Ordusu ve EOKA dediğimiz o yeraltı teşkilatı mensuplarında vardı. Bunların kafasında “Enosis” o kadar sabit bir fikir haline gelmiş ki… Adamı esir ediyoruz ve insanca davranışta bulunuyoruz, fakat bizim askerimizin yanında bile “Enosis” (birleşme) diye bağırıyor. Bunu diyor, başka bir şey demiyor.
EÇ: Ne yapıyordunuz o zaman? Çekip vuruyor muydunuz?
BD: Yok hayır, çekipvurmuyorduk.
EÇ: Ama bazı esirleri galiba vurmuşuz, değil mi?
BD: Bizim Türk askeri değil de, Kıbrıs Türklerine yaptıkları zulüm yüzünden, bazı mücahitlerin vurduğunu duydum. Ama bunları kesinlikle yasakladım. Hiçbir zaman harp esirlerine yapılması gereken insanca davranışlardan uzaklaşmadık. Bekir Sıtkı adında bir jandarma binbaşısı karşı tarafa esir düşmüştü. Bu binbaşıya çok kötü davranmaya başlamışlar. Bizim iade ettiğimiz bir esir orada demiş ki, “Türkler bize iyi davrandı, siz de onların esirlerine kötülük yapmayın…” Sonra kendisine çok iyi davranmışlar.
10-15 ESİR VERDİK
EÇ: Biz toplam kaç esirvermiştik?
BD: 10-15 kadar. Bir kısmını aldık.
EÇ: Gelmeyen oldu mu?
BD: Oldu… Hâlâ gelmeyen vardır… Sayısı üç beş kişidir. Bunlar kayıp mıdır, esir midir, onu da bilemiyoruz. Mesela Nail Yavru diye bir üsteğmen esir düşmüştü. Esirlerin bir kısmı da gece karanlığında yanlışlıkla Yunan mevzilerine dalmak yüzünden olmuştur. Harekâttan sonra Birleşmiş Milletler’in bir cipi gidiyor, bizim binbaşının cipi de onun arkasına takılıyor. Bir kapı açılıyor ve bakıyorlar ki karşılarında Rum askerleri var. Çünkü cip şoförü asker, öndeki cipi bizim zannediyor. Bir de bakıyorlar ki karşılarında Rum askerleri var. Hatta şoför aşağıya inip görev kâğıdını gösteriyor. Ondan sonra alıyorlar binbaşıyı aşağıya.
EÇ: Kıbrıs’ta harp divanları kurdunuz değil mi?
BD: Harp divanı değil de, müracaatımız üzerine askerî mahkemeler kurulmuştu.
EÇ: Yağmacılık, tecavüz gibi bazı çirkin olaylar oldu, değil mi?
BD: Efendim bazı disiplin tecavüzleri olmuştur. Harp şartlarını dikkate alarak, harp şartları ilan etmek zorunda kaldık. Türk hükümetine başvurduk. Bakanlar Kurulu, “Harp hükümleri uygulanır” şeklinde bir karar aldı. Biliyorsunuz harp hükümleri çok ağırdır. Hiç şakası yoktur. Barış zamanında cezası üç gün hapis olan suç, harp zamanında ölüm cezasıyla bitebilir. Bu hükümet kararı geldikten sonra askerî mahkeme kuruldu…

TÜRKİYE
Az önceTÜRKİYE
Az önceTÜRKİYE
Az önceTÜRKİYE
3 dakika önceTRAFİK KAZALARI
3 dakika önceTÜRKİYE
50 dakika önceGÜNDEM
50 dakika önce
1
Guterres, Kıbrıs görüşmelerini yeniden başlatmaya 'kararlı'!
3588 kez okundu
2
İran ülkenin güneyinde 10 trilyon fitküp gaz rezervi keşfettiğini duyurdu
3553 kez okundu
3
İnşaat Sektörüne “Özerk Yapı Merkezi” geliyor!
3529 kez okundu
4
Arıklı: Türkiye ile Bağlarımız Her Geçen Gün Güçleniyor
2937 kez okundu
5
Değeri 8 milyara yaklaştı
1584 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.