Bilim dünyasında birçok önemli buluşun tesadüfen gerçekleşmesi geleneği, uzay araştırmalarında da kendini gösterdi. Astronomlar, Beta Pictoris yıldız sisteminde zaten bilinen bir gezegenin zaman içindeki değişimlerini incelemek üzere yaptıkları gözlemler sırasında, daha önce varlığı doğrulanmamış üçüncü bir gezegen keşfetti.
“Beta Pictoris d” adı verilen bu yeni gök cismi, kendi yıldızının güçlü ışığı altında gizlendiği için bugüne kadar tespit edilememişti. Yapılan son araştırmalar, bu gezegenin Dünya’dan doğrudan fotoğraflanabilen en sönük ötegezegen olduğunu ortaya koydu.
Çin'den ABD'ye: Küba ablukasını kaldırın İçeriği Görüntüle
Dünya’dan yaklaşık 64 ışık yılı uzaklıkta yer alan Beta Pictoris, yaklaşık 23 milyon yıllık yaşıyla astronomik açıdan oldukça genç bir yıldız olarak kabul ediliyor.
Güneş’ten neredeyse iki kat daha büyük ve dokuz kat daha parlak olan bu yıldızın etrafı, gezegenlerin doğduğu devasa toz ve enkaz diskleriyle çevrili bulunuyor.
Sistemde daha önce keşfedilen ve Jüpiter’in yaklaşık on katı kütleye sahip olan oldukça sıcak iki dev gaz gezegeninin ardından, “Beta Pictoris d” bu sistemin doğrudan görüntülenen üçüncü üyesi oldu.
Keşfedilen bu yeni gezegen, sistemdeki diğer büyük kardeşlerine kıyasla oldukça farklı özellikler taşıyor. Jüpiter’in yaklaşık 2,4 katı kütleye sahip olan Beta Pictoris d, yaklaşık 330 derece santigrat sıcaklığıyla diğerlerine göre çok daha soğuk bir yapıya sahip.
Gezegenin keşfinin bu kadar gecikmesi ve doğrudan görüntülenmesinin zorluğu, bağlı olduğu yıldıza olan mesafesinden kaynaklanıyor. Yıldızına oldukça uzak bir yörüngede dönen gezegen, sistemin bilinen ilk gezegeni olan Beta Pictoris b’den 100 kat daha sönük bir ışığa sahip olduğu için ana yıldızın göz kamaştırıcı parıltısı içinde kayboluyordu.
Astronomlar bu engeli, gelişmiş teleskop teknolojileriyle çekimleri son derece hızlı gerçekleştirerek aşmayı başardı.
Aynı oluşum ortamında birden fazla gezegenin doğrudan görüntülenebildiği sistemler, gökbilimciler için evrenin laboratuvarı niteliğini taşıyor.
Bu tür çoklu sistemler, farklı gezegenlerin aynı koşullarda nasıl farklı yapılara büründüğünü anlamak açısından büyük önem taşıyor.
Bilim insanları, gelecekte faaliyete geçecek olan “Son Derece Büyük Teleskop” gibi yeni nesil gözlemevleri sayesinde, bu sistemlerde gizlenen çok daha küçük kütleli ve sönük dünyaların da keşfedilebileceğini öngörüyor.
GÜNDEM
Az önceGÜNDEM
Az önceDÜNYA
Az önceTRAFİK KAZALARI
Az önceADLİ OLAYLAR
Az önceGÜNDEM
Az önceDOĞA
Az önce
1
Guterres, Kıbrıs görüşmelerini yeniden başlatmaya 'kararlı'!
3384 kez okundu
2
İran ülkenin güneyinde 10 trilyon fitküp gaz rezervi keşfettiğini duyurdu
3340 kez okundu
3
İnşaat Sektörüne “Özerk Yapı Merkezi” geliyor!
3308 kez okundu
4
Arıklı: Türkiye ile Bağlarımız Her Geçen Gün Güçleniyor
2717 kez okundu
5
HP tasarısının komiteye çekilmesi… Bakan Arıklı: Sağduyu galip geldi
594 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.