Varol, veri koruma, gizlilik ve dezenformasyonla mücadelede atılacak adımların insan haklarının dijital çağdaki geleceğini belirleyeceğini kaydetti.
Kurumdan yapılan açıklamaya göre, Varol, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de, Azerbaycan Cumhuriyeti İnsan Hakları Komiseri Sabina Aliyeva’nın davetiyle düzenlenen “Yapay Zeka Çağı’nda İnsan Hakları: Fırsatlar, Riskler ve Sorumluluklar” temalı Ombudsman Zirvesine katıldı. Varol zirvede “Dijital alanda hakların korunması: Veri koruma, gizlilik ve dezenformasyonla mücadele” başlıklı konuşma yaptı.
-“Dijital dönüşüm hem fırsat hem risk”
Konuşmasına, zirvenin uluslararası iş birliğini güçlendireceğine olan inancını dile getirerek başlayan Varol, insanlık tarihindeki her teknolojik dönüşümün toplumların yaşam biçimini, hukuk sistemlerini ve hak anlayışını yeniden şekillendirdiğini söyledi.
Bugün dijital teknolojiler, yapay zekâ sistemleri ve veri odaklı uygulamaların yaşamın ayrılmaz bir parçası haline geldiğini kaydeden Varol, iletişimden eğitime, ekonomiden kamu hizmetlerine kadar birçok alanda yaşanan dönüşümün önemli fırsatlar sunduğunu ancak beraberinde yeni riskler ve sorumluluklar da getirdiğini ifade etti.
Dijital çağda insan haklarının korunmasının artık yalnızca hukuki ya da teknik bir mesele olmadığını belirten Varol, bunun etik, toplumsal ve küresel boyutları bulunan ortak bir sorumluluk olduğunu vurguladı.
-“Veri koruma dijital çağın temel insan haklarından biri”
Polis Bülteni: Sarhoşluk, Yangın ve Ağır Yaralanmalı Kaza İçeriği Görüntüle
Konuşmasında, veri koruma konusuna da değinen Varol, bugün en değerli kaynaklardan birinin veri haline geldiğini belirterek, bireylerin kişisel verilerinin ekonomik ve sosyal yaşamın temel unsurlarından biri olduğunu söyledi
Akıllı telefonlardan sosyal medya hesaplarına, sağlık kayıtlarından çevrim içi alışkanlıklara kadar oluşan dijital izlerin büyük veri ekosistemini oluşturduğunu ifade eden Varol, kişisel verilerin kim tarafından, hangi amaçlarla ve ne kadar süreyle kullanıldığının temel haklar açısından önemli sorular doğurduğunu dile getirdi.
Veri koruma hakkının, insan onuru ve kişisel özerkliğin ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayan Varol, kişisel verilerin hukuka aykırı işlenmesinin yalnızca mahremiyeti değil, bireylerin özgürlüklerini ve güvenliğini de tehdit ettiğine dikkat çekti.
Bu nedenle veri korumanın, dijital çağın temel insan haklarından biri olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydeden Varol, güçlü hukuki düzenlemelerin oluşturulması, bağımsız denetim mekanizmalarının güçlendirilmesi ve kamu ile özel sektörün hesap verebilirliğinin artırılmasının önemine işaret etti.
Varol, ombudsmanlık kurumlarının da bireylerin haklarını koruyan, şeffaflığı teşvik eden ve iyi yönetim anlayışını güçlendiren önemli aktörler olduğunu belirtti.
-“Teknoloji insan için vardır”
Gizlilik hakkının, insan onuru ve bireysel özgürlüğün temel unsurlarından biri olduğunu söyleyen Varol, dijitalleşmeyle birlikte çevrim içi platformlar, algoritmalar ve yapay zekâ uygulamalarının bireylerin davranışlarını analiz edebildiğini, tercihlerini tahmin edebildiğini ve karar alma süreçlerini etkileyebildiğini ifade etti.
Teknolojik ilerleme ile temel hak ve özgürlükler arasında sağlıklı bir denge kurulması gerektiğini belirten Varol, “Teknoloji insan için vardır, insan teknoloji için değildir.” dedi.
Dijital dönüşümün merkezinde insan onuru, insan hakları ve hukukun üstünlüğünün yer alması gerektiğini vurgulayan Varol, şeffaf, hesap verebilir ve insan odaklı dijital sistemlerin adil ve sürdürülebilir bir dijital gelecek için vazgeçilmez olduğunu söyledi.
Yapay zekâ sistemlerinin yaygınlaşmasıyla algoritmik önyargılar, ayrımcılık riskleri ve otomatik karar alma süreçlerinin denetlenmesi gibi yeni sorunların ortaya çıktığını ifade eden Varol, etik ilkeler ile insan hakları standartlarının teknoloji geliştirme süreçlerine entegre edilmesinin artık zorunluluk haline geldiğini kaydetti.
-Dezenformasyon uyarısı
Dijital çağın en önemli tehditlerinden birinin dezenformasyon olduğuna dikkat çeken Varol, yanlış ve yanıltıcı bilgilerin dijital platformlar aracılığıyla hızla yayılmasının bireylerin karar alma süreçlerini etkilediğini, toplumsal güveni zedelediğini ve demokratik kurumlar üzerinde baskı oluşturabildiğini söyledi.
Dezenformasyonun seçim süreçlerinden halk sağlığına, toplumsal huzurdan uluslararası güvenliğe kadar geniş bir alanda olumsuz sonuçlar doğurabildiğini ifade eden Varol, bu mücadele yürütülürken ifade özgürlüğünün korunmasının büyük önem taşıdığını vurguladı.
Dezenformasyonla mücadelenin yalnızca devletlerin sorumluluğu olmadığını kaydeden Varol, uluslararası kuruluşlar, teknoloji şirketleri, medya kuruluşları, akademi ve sivil toplumun ortak sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirtti.
Varol, dijital okuryazarlığın artırılması ve bireylerin eleştirel düşünme becerilerinin geliştirilmesinin, uzun vadeli çözümlerin temelini oluşturduğunu ifade etti.
-Uluslararası iş birliği çağrısı
Dijital dünyanın sınır tanımayan yapısının insan haklarının korunmasında uluslararası iş birliğini zorunlu hale getirdiğini belirten Varol, veri akışlarının sınırları aştığını, dijital platformların küresel ölçekte faaliyet gösterdiğini ve teknolojik gelişmelerin tüm insanlığı etkilediğini söyledi.
Bu nedenle dijital hakların korunmasının, yalnızca ulusal politikalarla sınırlı kalamayacağını kaydeden Varol, ortak ilkeler, ortak standartlar ve güçlü uluslararası iş birliği mekanizmalarının geliştirilmesi gerektiğini belirtti.
Ombudsman kurumlarının bağımsız ve tarafsız yapılarıyla bireylerin haklarının korunmasında benzersiz bir role sahip olduğunu ifade eden Varol, dijital çağın ortaya çıkardığı sorunlar karşısında ombudsmanlık kurumları arasında deneyim paylaşımının ve ortak çözüm arayışlarının önemine dikkat çekti.
Konuşmasının sonunda, veri koruma, gizlilik ve dezenformasyonla mücadelede atılacak her adımın insan haklarının dijital çağdaki geleceğini şekillendireceğini belirten Varol, ortak hedefin teknolojik ilerlemeyi insan onuruyla uyumlu hale getirmek ve dijital dönüşümün herkes için güvenli, adil ve kapsayıcı olmasını sağlamak olduğunu söyledi.
-Zirveye çok sayıda ülke ve uluslararası kuruluş katıldı
Bakü’deki zirveye Sırbistan, İtalya, Zambiya, Türkiye, Özbekistan, Gürcistan, Kırgızistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Kenya, Macaristan, Mısır, Pakistan, Umman, Bosna Hersek, Romanya, Türkmenistan, Karadağ, Moldova, Tacikistan, Ukrayna, Rusya ile İslam İşbirliği Teşkilatı Bağımsız Daimi İnsan Hakları Komisyonu ve Cenevre Diplomasi ve Uluslararası İlişkiler Okulu temsilcileri katıldı.
TRAFİK KAZALARI
Az önceTÜRKİYE
Az önceEKONOMİ
Az önceTÜRKİYE
Az önceADLİ OLAYLAR
Az önceMAGAZİN
Az önceADLİ OLAYLAR
Az önce
1
İran ülkenin güneyinde 10 trilyon fitküp gaz rezervi keşfettiğini duyurdu
3000 kez okundu
2
Güneşsiz kalan bu köy güneşi satın aldı
1338 kez okundu
3
Son Dakika: Tam 'barış geliyor' derken Trump'tan tehdit! 'Bombardıman uçakları gönderdik'
1336 kez okundu
4
Japonya'da aşırı kar yağışı 35 can aldı
1265 kez okundu
5
ABD'den kritik İran açıklaması: 'Rejimin adamları kaçıyor'
1262 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.