DOLAR 43,7147 -0.05%
EURO 51,8913 -0.08%
ALTIN 7.029,54-0,64
BITCOIN 3012739-1.64992%
Lefkoşa
°

SABAHA KALAN SÜRE

r
r
r
r
r
r
New York: “Çözüm” Değil, “Çözümsüzlüğün” Yönetimi…

New York: “Çözüm” Değil, “Çözümsüzlüğün” Yönetimi…

BAHAR SANCAR YAZDI…

ABONE OL
Şubat 16, 2026 14:58
New York: “Çözüm” Değil, “Çözümsüzlüğün” Yönetimi…
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ile BM Genel Sekreteri Antonio Guterres New York’ta görüştü…

Fotoğraflar servis edildi, “yapıcı temas” manşetleri atıldı, diplomasi dili yine özenle cilalandı…

Sayın Cumhurbaşkanın iyi niyetini ve çabasını hepimiz görüyor ve biliyoruz…

Ancak karşımızdaki muhataplarımızın danışıklı dövüştüğünü de görmek gerekiyor…

Gerçeği konuşalım:

Bu görüşme çözüm üretmedi, zaten üretmesi de beklenmiyordu…

Çünkü Kıbrıs’ta asıl sorun masada değildir. Masanın kendisi artık gerçekliği temsil etmiyor…

Rum Yönetimi yıllardır aynı senaryoyu oynuyor: Federasyon söylemini tek meşru çerçeve gibi dayat, Kıbrıslı Türkleri “toplum” statüsüne sıkıştır, zaman kazan, statükodan maksimum faydayı sağla…

AB üyesi olmanın, uluslararası tanınmışlığın ve ekonomik avantajların tamamı Rum tarafının elindeyken neden risk alsınlar?

Onlar için “çözüm süreci”, çözüme ulaşmak değil, çözüm olmadan kazanmayı sürdürmenin aracıdır…

Birleşmiş Milletler artık taraflar arasında denge kuran bir hakem değil, daha çok süreci kayda geçiren bir sekreterya gibi davranıyor.

“Taraflar hazır değil”, “Ortak zemin yok”, “O halde temasları sürdürelim…”

Bu dil, adalet üretmez…

Bu dil, mevcut adaletsizliği yönetir…

BM de biliyor ki federasyon zemini fiilen çökmüştür…

Ama bunu yüksek sesle söylemek, Rum tarafını ve içinde bulunduğu topluluk olan AB’yi rahatsız eder…

Rahatsızlık istenmediği için gerçekler fısıltıyla konuşulur…

Kıbrıslı Türkler artık inandırıcılığını kaybeden süreçlere ikna olmuyor…

Bu görüşme sokakta insanların gündeminde de yeterince yerini almadı…

Çünkü Kıbrıslı Türkler şunu yaşayarak öğrendi: 1963’te eşit ortaklıktan silah zoruyla atıldılar, 1974’ten sonra güvenlik olmadan çözümün hayal olduğunu gördüler, Annan Planı’nda “evet” dediler, ödüllendirilen Rum tarafı oldu…

Bugün “yeniden federasyon” çağrıları yapılırken, Kıbrıslı Türklere ne vaat ediliyor?

Hiçbir somut güvence yok…

Hiçbir izolasyon kaldırma iradesi yok…

Sadece “inanın” deniyor…

Bu hayatta inanç değil, tecrübeler ve gerçekler konuşuyor…

Masallara inanmayı bırakalı çok uzun zaman oldu…

Kıbrıs sorununun özü federasyon mu, iki devlet mi tartışması değildir…

Asıl mesele şudur ki, Kıbrıslı Türkler bu adada eşit bir siyasi irade midir, değil midir?

Bazı okullarda bugün grev var İçeriği Görüntüle

Rum tarafı bu soruya “evet” demediği sürece -ki demeyecek, New York’ta yapılan her görüşme sadece diplomatik turizmdir…

Kıbrıs’ta artık gerçeğin etrafından dolaşmak kimseye fayda sağlamıyor…

İki ayrı halk, iki ayrı demokrasi, iki ayrı devlet gerçeği vardır…

Bunu yok sayarak yapılan her görüşme, çözüm üretmez; sadece zaman tüketir…

New York’ta konuşulan şey çözüm değil, çözümsüzlüğün nasıl daha sessiz yönetileceğidir…

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r