Sn. Ünal Üstel, Mecliste yaptığınız konuşmanızda halkımızın refah sevinir, refah reviyesini, hiçbirgünde insanımıza karanlık gün yaşatmadık devrik cümlenizi anlayamadım. Yontma Taş devri karanlığından Cilalı Taş Devrine geçmeye çalışırken sanırım dilinizdeki sivilce sizi zorluyor. Ayşabanın evinin tam karşısında çok iyi diksiyon hocası var. Sn. Üstel kusur sökük gibidir. Göreni olur öreni de. Ama taturi topaç gibi konuşmaların ne göreni nede öreni olur.
**
Sn. Özdemir Berova Kıbrıs TV’de Eda Alisinanoğlu’nun sunduğu programa katılarak yüksek valumlu ses ile tekleyen ve düzelmesi için balerislenen araba gibi balerislediğiniz sesiniz 7 desimetreye kadar yükseldi. Eğitim bakanlığında sınıfta kaldın. Maliye bakanlığında hah tamam bu defa 4.5 alır ve ortalama ile sınıfı geçer dedik. Ama siz diplomanın bir kağit Parçası olduğunu gerçek eğitimin davranışta olduğunu unuttunuz.
**
Sn. Bertan Özerdağ mahkemelere kimse telkinde bulunamaz ve direktif veremez dediniz. Doğru. Da Mahkeme Başkanlarının Anayasanın amir hükümlerine aldırılmadan verdikleri kararlara ne buyrulur? Kadılık dönemi Fatih ile Sultan Süleyman devrindeydi. Türkiye’nin yasasından alınıp Kuzu postu ile sarıp sarmalanacak olan yeni yasa değişiklikleri ayni Türkiye’dekiler gibi bizde de ömürleri mi çalacak? Sn. Özerdağ, Çalınan ömrün helalliği olmaz. Bir insanın onurunu, umudunu, hayalini ve iç huzurunu çaldın mı? Artık ne özür işe yarar nede helallik.
**
Sn. Mehmet Levent al sana dünya düzeni diyorsun da bunun adı düzen değil düzensizlik dedin. Mehmet gardaş geçmişte olduğu gibi günümüzde de gerçeği savunmaya cesaret edemeyenler yalanı çoğaltmaya mecbur kalırlar. Unutma bir insanın hırsız olması için bir eşyayı çalması gerekmez. İnsanların yalanları ile umutlarını, yaşama sevincini çalmakta hırsızlıktır. Hemde hırsızlığın en bayağısıdır
**
Sn. Hakan Üredi Tel – Sen başkanı olarak Kıb-Tek’den sonra sıranın size geldiğini herhalde fark ettiniz. Askerdeyken bize göz gez arpacık ve hedef hizaya gelince bum ateş serbest derlerdi. Askerlik bitti ama şu göz gez arpacık işi bitmedi. Hedefler belirlendi. Önce Elektrik derken hedefler ikilendi. Önce Kıb-Tek sonra Telefon Dairesi. Adamlar haklı geldik kurtardık diyetimizi isteriz diyor.
**
Sn. Doğuş Derya kız sen çizgiyi aştın. Vatan, Millet Sakarya Nurlu Ufuklar kitabından pasajlar okuma yerine gidip insanların kardeşliğinden demokrasiden dem vuruyorsun. Kız senin dediğin o demokrasi yenirmi, içilirmi? Bazı Milletvekilleri gibi Sahte diploma ve yalanla dolanla rüşvet ve yolsuzluktan elde edeceğin gelirler dururken, havanda su dövmek olurmu? Sen Fidel Castro’nun devletin imkanları kullanılarak, yapılan hizmetler vatandaşa lütufmuş gibi sunulmaz sözüne bakma. Bizimkilerinkine bak.
**
Sn. Dalman Aydın sayende elektrikte igonomiye devrini yaşıyoruz. Sabah kesilen elektrik beş dakika sonra geliyor. Geldikten kısa bir süre sonra gitmesi sonrasında ancak gece merhaba diyor. TV’de maç ve dizi varmış. Ne bileyim film varmış boş verin izlemeyin demeye getiriyorsun. Sevgili Dalman, Kurt kışı geçirir ama yediği ayazı unutmaz. Mevzu Vatandaş da mum ışığına mahkum bırakan yeteneksizler ordusu değil. Mevzu ambardaki farelerin çokluğudur.
**
Sn. Berhan Ongan, bataklıkta gül bahçesi yetişmez diyenleri yalancı çıkarttın. Ve bataklıkta Nilüfer ile iyi niyetli insanların elinde gül de yetişebileceğini gösterttin. Çamur at izi kalsın düşüncesindeki insanlara çamurun senin elbisen üzerinde kalamayacağını ispat ettin. Sevgili Berhan at asaletiyle. Kadın edebiyle. Erkek şerefiyle, Devlet de senin gibi dürüst ve çalışkan yöneticiler sayesinde yaşar.
**
Sn. Hüseyin Amcaoğlu yaptığı iş aynasıdır insanın teferuata gerek yok der büyüklerimiz. Partinde yaptığın işe bakarak her ne kadar ben bir dönem daha belediye başkan adayı olacağım desen de bakan olman için kulisler başladı. Sevgili Hüseyin
**
Sn. Enver Karakaya, dünyalar güzeli küçük kızının de içinde bulunduğu yavrularımızı kaybetmemize neden olan, insan elbisesi giymiş yaratıkların etrafına örülen koruma zırhı sevgili eşin Ruşen Karakaya ile arkadaşlarının tüm çabasına karşın bir türlü kırılamıyor. Kimse kusura bakmasın cinayet diyeceğim bir olayda kaybetmemizin nedeni insanda vefa aramamızdır. Çünkü insanda vefa aranmaz. İnsanoğlu, sıcakta ağacın gölgesine sığınır. Soğukta o ağacı keser ısınır.
**
Sn. Hasan Esendağlı, 3’ncü Adıyaman meydan muharebesini de kaybettin. Türkiyeli soydaşlarımız bize hep kardeşlerimiz der. Ama kan yoluyla bulaşan en tehlikeli hastalığın akrabalık olduğunu Adıyaman’da yeni öğrendik. İyiyken Akraba, düştük Akbaba oldular.
**
Sn. Nazım Çavuşoğlu, okullarımızı güçlendirmeyi kararlılıkla sürdüreceğiz diyorsunuz. Yani yağmur sularının bel hizasına kadar değil çenelerine kadar yükselmesini bekleyeceğiz mi demek istediniz? Yoksa çocuklara yüzme dersleri verip yüzmemi öğreteceksiniz. Bence Türkiye’den dini ulemaları getirip okuyup üfledin. Sn. Bakan
**
Sn. Ahmet Savaşan, Yüce denilen ama aynadaki yansıması ‘Cüce’ olarak yansıyan Meclisi Mebusan’da Ongun Talat’a yönelik saldırın TV’de yayınlanınca, Dünya Güreş Federayonu ile Dünya Boks Federasyonundan sizin bu federasyonlara baş antrenör olmanız için teklif geldi. Sn. Savaşan fırtınada yanınızda olanlara değer vermesini öğrenin. Çünkü güneşli günlerde plajlar dolup taşar. Bilmem anlatabildimi?
Fıkra
ARKAYA GEÇ
Bir adam sabah yururken ilginc bir cenaze kafilesi farkeder; onde giden köpekli bir adam, arkasında bir tabut ve 10 metre arkadan gelen bir başka tabut ve tek sıra olmus yaklaşık 200 adam. tuhafına gider. kafilenin başındaki adam kuskusuz cenazenin sahibidir, yanina yaklaşır ve sorar; “beyefendi, bu uyuntulu gununuzde hatirlatmak istemem ama olenler neyiniz oluyor?” adam yanitlar “öndeki karim arkadakinde kayınvalidem.” “vah vah basınız sagolsun. nasıl oldu?” “kopeğim karıma saldırıp oldurmuş. kayinvalidemde karima yardıma gelmiş onu da oldurmus.” adam biraz düşündükten sonra sorar; “beyefendi kopeginizi ödünç alabilir miyim?”
“sıraya gec” !!








