Evet, yanlış okumadınız sevgili okurlarım, Atalarımızın bu topraklar üzerinde yaşamı tam da Destansı bir Yaşam öyküsüdür. Gelin görün ki bu gerçeği görmezden gelip sadece 74 savaşını ve sonrasını konu alanlar “biz geldik, sizi kurtardık” edaları ile ortalıkta salınırken, eli kalem tutanlar da üslubunu “ ironi ve mizah” yönünden yana kullanarak, halkı yerden yere vurmaktan geri kalmıyor.!!
Ne imiş, Pakistan, Bangldeş, Afganistan, Kongo, Nijerya’dan çalışmaya gelenler olmasa Yeşil Ada’da hayat durur imiş.
Bir kere bunu yazan köşe yazarı Y. D’ın 74 öncesinde Sanayi Holding diye bir kurumumuzun olduğunu ve burada her şeyi ürettiğimizi bilmediği aşikar. 74 sonrası iç işlerimize karışanlar burada üretimi bitirip “herkesi memur yapın, maaşlarını da biz gönderiz” diyerek irade ve idareye karışınca, üretim baltalandı, memur kesimi çoğaldı!!!
Oto galeriler nüfustan fazla diyorsunuz da, bu yerlerin asıl sahiplerinin TC kökenli olduğunu belirtmediniz.
“Çarşı ve esnaf bizde” diyorsunuz ya, “geldiniz kurtardınız ya, her şey hakkımız” zihniyeti o kadar çok sarıp sarmaladı ki buraları, bizim sözde siyasetçiler de , emme asma tulumba gibi her şeye “evet” deyince ortaya böyle bir manzara çıktı!!!
“Emekli Cenneti” diyorsunuz ama bunun en büyük sebebinin zamanında “bunların hepsini memur yapın” diyenin Turgut Özal olduğunu da biliyor musunuz acaba?
Ve “sahte diplomadan” yargılanan birine, halen daha “Gazeteci” diyerek hitap edebilmeniz de gerçeklerden çok uzak, kendinize göre yorumlarla, kalem oynatmayla “köşe yazarı” olunamayacağını da bizlere göstermiş oldunuz.
Evet, her fırsatta Kıbrıs Türk Halkı ile dalga geçen, yerden yere vuran, bizleri ezik ve beceriksiz, üretimden uzak, tembel bir toplum olarak görenler, 74 öncesi tarihimizi, Atalarımızın bu topraklarda neler ürettiğini bilmeyen, o yıllarda bile İtalya’ya harup çekirdeği ithal edildiğinden habersiz, (kahve yapımında kullanılmak üzere) Sanayi Holding’i, Konfeksiyon üretim Atölyelerini ve bunların Londra’ya mal ihraç ettiğini ve tüm bunları bilmeden kaleme aldığınızı görerek, bilgi sahibi olmanız açısından bu yazıyı yazmayı elzem gördüm!!!
Diyeceğim o ki, Kıbrıs Türk Halkının 74 savaşından çok önceleri hayatı bir Destan zaten!!! 74 sonrası bizim için “Özgürlük, Egemenlik” kelimeleri çok amacından saptırılarak siyaset yapılmıştır. Ve ne acıdır ki, bizde kendini siyaset adamı diye tanımlayanların vizyonsuz ve misyonsuz olduğu gerçeği, bugün bu halkın bu kadar ezilmesine, yok olmasına, üretimden koparılmasına, kimlik asimilesine neden olan en büyük etkenlerdendir.
Uzun lafın kısası, “birilerinin özgürlüğünün bittiği yerde, başka birilerinin özgürlüğü başlar” cümlesi burada kurmak istediğim ve anlatmaya çalıştığım işin temel noktasıdır diyebilirim.
Göç verdik, fazlası ile göç aldık. Kucak açtık, benimsedik, ayni dil, din ve ırktanız dedik amma dedikse de her fırsatta iyi niyetimizin kötüye kullanılmasına da göz yumacak değiliz.
Biz, jeopolatik yapımızdan dolayı sizler için mücevher değerindeyiz. Bence eğri oturun ama doğru konuşun, doğruları öğrenin ve kaleminizden damlayan mürekkepler de doğrudan yana olsun.
Vesselam





