DOLAR 43,3580 0.23%
EURO 50,9354 0.01%
ALTIN 6.865,700,42
BITCOIN 3863467-0.72838%
Lefkoşa
°

SABAHA KALAN SÜRE

r
r
r
r
r
r
Belediye başkanları, kurum kuruluşlar ve iş dünyası “yasal” tehdit altında!

Belediye başkanları, kurum kuruluşlar ve iş dünyası “yasal” tehdit altında!

Ulusal Birlik Partisi Milletvekili Dr. Hasan Küçük, İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Tasarısı’ndaki düzenlemeler hakkında bilgi vererek, yasadaki düzenlemelerin önemine dikkat çekti…

ABONE OL
Ocak 23, 2026 13:46
Belediye başkanları, kurum kuruluşlar ve iş dünyası “yasal” tehdit altında!
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ulusal Birlik Partisi Milletvekili Dr. Hasan Küçük, Gündem Kıbrıs Web TV’de Genel Yayın Yönetmeni Çiğdem Aydın’ın konuğu olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

İş Sağlığı ve Güvenliği Yasa Tasarısı’ndaki düzenlemeler hakkında bilgi veren Ulusal Birlik Partisi Milletvekili Dr. Hasan Küçük, “Bilgi sahibi olmadan fikir sahibi olarak suni gündem yapan kişilerin fikrine bir yere kadar saygı duyuyorum. Bu yasanın özü ve amacının ve bugüne kadar uygulamada gerek kamu gerek özel sektörde yaşanan sorunlardır. Bu yasanın 2008’de ne amaçla yapıldığını biliyorum. Ben iş dünyasındayken bu yaşanan sorunlardan biriydi. 7 ve 9 Mayıs 200’de 2 tane komite çalışması oldu. Sonay Adem’in bakanlığı döneminde geçen bir yasaydı. 14 Mayıs 2008 de oy birliği ile meclisten geçti” bilgisini verdi.

Konuşmasının devamında Küçük, “Yasalar günün ihtiyaçlarına göre hazırlanır ve uygulamada yaşanan ve ihtimal yaşanabilecek durumları yada yoruma dayalı uygulamalar olursa herkese eşit şekilde uygulanması içindir. 2008 yılında yapılan yasada ceza ve suçlarla ilgili muğlaklıklar vardı” diye konuştu.

“Bu yasa sadece özel sektörü ilgilendirmiyor”

Küçük, bu yasanın sadece özel sektörü değil, kamuyu da ilgilendirdiğini söyleyerek, “Bu yasa kamu ve özeli ilgilendirir. Belediyeleri, belediye başkanlarını, kamu kurum ve kuruluşlarını, polis ve, sivil savunmadaki personeli de ilgilendiriyor. Bu yasa sadece özel sektörü ilgilendirmiyor” diye konuştu.

Küçük, “2008 yılında yapılan yasada, işveren, işveren vekili yasada tefsirde açıklandı. İşveren yetkilerini devredeceği noktalar ve işveren tanımı da açıktır. Ancak yasada direktör tanımı yapılmadı. Dünyada işveren başkadır, direktör başkadır. Bizim ülkede Angola Sakson yasları işliyor. Bu modelde sorumluluk unvana göre değil, fiili yetkiye, kontrol gücüne ve organizasyon rolünün gerçekliğine bağlıdır. Avrupa kontrol esaslı sorumluluk üzerinde dürüyor. Bu düzenlemeyle kimseyi suçlu ilan edemezseniz diyor” bilgisini paylaştı.

Güçlü Aileler, Güvenli Yarınlar Seminerleri devam ediyor İçeriği Görüntüle

“Kâğıt üstünde yazana değil, kim denetliyor, kim uyguluyor, kim yetki kullanıyor buna bakılıyor”

Küçük, “45. madde suç ve cezalar yan başlığında hangi koşullarda suç ve cezanın oluşacağı açıktır. Orada değişiklik yapmadık. Bir işletmede direktör ve işveren aynı ise sorumluluk işverendedir. Biz sorumluluk kapısını açmadık. Ancak dünyadaki ticari yapı ve şirketlerin yönetim yapısına baktığımızda, bir kişi direktör olarak şirket kurar hissedarları olabilir ama işveren olmayabilir. Direktör işveren olmadığı durumlarda işveren vekili olarak tüm yetki ve sorumluluklarını bir başkasına verebilir diyor. Bugün gelinen aşamada eğer birine yetki ve sorumluluk veriyorsanız ve buradaki yaşanabilecek sorunlarda bir fiil bu düzenlemeyi kimseyi unvanı üzerinden suçlu ilan etmiyor ve yetki kullanan kişiye yüklüyor. Kâğıt üstünde yazana değil, kim denetliyor, kim uyguluyor, kim yetki kullanıyor buna bakılıyor. Eğer işveren de bu yetkileri fiilen kullanıyorsa sorumludur. İşveren yetkilerini açık bir şekilde sözleşme ile işveren vekiline devretmişse bu sorumlukları işveren vekili alır. İş ve görev verdi diye kimseye sorumluk yükleyemezsiniz” diye konuştu.

“Bu yasa sadece özel sektörü değil, kamuyu, polisi ve sivil savunmayı da kapsıyor”

Küçük, “Anayasaya göre, suçlarda bireysellik ilkesi vardır. Bu anayasa ve ceza hukukun temel ilkelerinden biridir. Suçun şahsiliği ilkesi ne bu öneri uygundur. Bu yasa kamu kuruşlarını da ilgilendiriyor. Belediyeleri, sivil savunma, polis teşkilatındaki personeli de ilgilendiriyor. Bunu 2008 deki yasayı yapanlar yazdı. Yaşanan ve yaşanabilecek sıkıntılara karşı bu ayırım yapılmadığı için poliste yasaya göre bu kişileri alıyor. İlk tutuklamada öngörüye göre o kişinin bir kastı var mı? Niyeti var mı? Polis bu yasada muğlaklık olduğu sürece direktörü almak zorundayız diyor. Sonrasında ise yargıcın takdirine kalıyor. Çalışma bakanlığı müfettişleri de rapor yazmak için geçen süreyi de göz önüne alıp mahkemelerdeki süreç de göz önüne alındığında ve o yasalar tahtında işlem yapıldığında, müfettişin raporu kusursuz olsa bile yargıcın takdirine kalmıştır diyor. Yıllarca bu olumsuzlukların içinde yüzlerce insan bu sorunu yaşıyor. Herkes bu sorunları yaşayabilir. İş dünyası artık daha çok etkileşim içinde, nüfus artışı var, iş kazaları artıyor. Bunların önüne geçmek için bu çalışmayı yaptık. Adalet, herkes için adalettir. Sorumluluktan kaçış kapısı değil, adil sorumluluk düzeni kurmayı amaçlıyoruz” dedi.

AB ülkeleri ve dünyada uygulamalar ve yasalar nasıl?

Konuşmasında Avrupa ve dünyadaki yasalardan ve uygulamalardan örnekler veren Küçük, “AB genel ilkesi iş sağlığı ve güvenliği yasası, sorumluluk kontörlü kullanan kişi takip eder diyor ve kontrol gücü organizasyon yetkisi ve denetim yetkisi kimseyse sorumluluk ondadır diyor. Sanayi devi Almanya’da Modern fonksiyonel sorumluluk yaklaşımı diyor ve Almanya unvan değil fiili sorumluluğa bakıyor. İsviçre’de de model olarak burada yetki model üzerinde duruluyor. Direktör ve yönetici ayrımı yapılıyor. Fransa’da açık ve fiili yetki kullanıyorsa direktör sorumlu tutulur diyor. Unvan sorumlulukla eşit değildir diyor. Şahsi ceza sorumluluğu ilkesinde AB ülkeleri hareket ediyor. Eğer tüm yetkilerini, iş güvenliği raporu ve risk raporunu da sen bir sözleşme tahtında verdiyseniz sorumluluk direktörde değildir demektedir. İngiltere’de kontrol eden irade doktrini vardır. Şirket içinde kim gerçek kontrol gücüne sahipse kim karar alıyorsa sorumluluk ondadır diyor. Direktörlük sadece şekli sıfat olarak kabul ediliyor. Direktör işi kurar ve yönetim şemasının nasıl olacağını oluşturur. Yetki devrini verdikten sonra direktörü sorumlu tutmanız, suçta bireysellik ilkesiyle çelişiyor” bilgilerini paylaştı.

“Ceza 210: teamülden yani kasıt ve planlı adam öldürme suçudur. Bir iş kazasında direktör bunun neresindedir?”

Küçük, “İşveren, direktör ve işveren vekilinin sorumluluk alanı madde 45’te tam tanımlanmadığı için iş kazalarında yaşanan muğlaklıklar var. Şirket kurulumlarına baktığınızda direktör şirket kurar ve alt şirketler kurar. Her bir şirkete işveren vekili atarsınız. Her türlü tedbiri alıyorsunuz bütçe ve banka yetkilerini veririsiniz, operasyonel yetkisini veririsiniz. Yasaya göre çalışanın almış olduğu eğitimler de vardır. Direktör bir inşaatta hangi katta sıva ve boya yapıldığını mı kontrol eder? şu anki yasaya göre polis ilk olarak direktörü alıyor. Suçta bir cezai durum olur ve bireysellik ilkesi oluşur. Bir başkanın yaptığı fiilde anayasa sana bu kişiyi suçlayamazsın diyorsa ve bu yasada bir muğlaklık varsa bu düzeltilmelidir. Bu yasa ceza 210’u işaret ediyor ve polis direktörü alıyor. Ceza 210: teamülden yani kasıt ve planlı adam öldürme suçudur. Bir iş kazasında direktör bunun neresindedir?” diye sorudu.

“Bizim üzerinde durduğumuz konu, bu yasanın uygulanmasındaki muğlaklıktır”

Küçük, “Muhalefet, Ceza 210’u değişeceğiz diyor. Bu aynı değildir. Biz özel yasaları ayrımı yapmak için yapıyoruz. O zaman bütün yasaları tek madde üzerinden yapalım diğerini çöpe atalım çözelim. Böyle bir şey olur mu? Bu ülkede bir milletvekili olarak herkes için adaleti sağlamayacaksam o koltukta yerim yoktur. Kimse cımbızla laf çekmesin. Komitelerde de, 2008’de bu yasa çalışılırken de neler konuşulduğunu biliyorum. Her yasa önerisi yüzde 100 sorunu çözmeyecek. Uygulamada sorunları görürüz ve gerekli çalışmayı tekrar yaparız ama bu ötelemekle olmaz. Dünyada neler yapıldığına baktık, ülkemizdeki uygulamalara baktık, Anayasa ve ceza yasasında neler olduğuna baktık ve yaşananlara baktık. Biz sorumluluktan çıkmak için bir kapı açmıyoruz tam tersine hizmet kalitesini yetkilere göre ve görev sorumluluğu sağlamak için yaptık. İş güvenliği risk analiz raporunun önleyici tedbirlerinin ne kadar önemli olduğunu vurguluyoruz. Bizim üzerinde durduğumuz konu, bu yasanın uygulanmasındaki muğlaklıktır” diye konuştu.

Yasadaki geçici madde: Yoruma dayalı bir durum varsa geçici madde ile bu düzeltilebilir. Bu tartışma kaldıracak bir konu değildir

Yasadaki geçici madde hakkında da bilgi veren Küçük, “Bu yasa tahtında yaşanmış olaylarla ilgili geçici madde koyduk ve bu fıkra uygulanır dedik. Yasa tekniği olarak birçok komitede yasa geçirirken yapıyoruz. Anayasa derki yasalar vatandaşın lehine olduğunda işlem olur. Ancak yoruma dayalı bir durum varsa geçici madde ile bu düzeltilebilir. Bu tartışma kaldıracak bir konu değildir. 49 maddenin 9. fıkrasındaki düzenlemede ‘şuan yürüklükte sonuçlanmayan davalarda da uygulanır’ diyor. Bu yasa mevcut durumda adil olmadığı için herkes için adaleti sağlamak için bunu yaptık. Yüzlerce dosya var ve binlerce olma riski vardır” dedi.

Konuşmasının sonunda ise Küçük, “Pazartesi genel kurulda da aklıselim ve ortak akılla bu yasayı geçirmek benim görevim ve sorumluluğumdur” diye konuştu.

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r