Cadı Kazanı olarak nitelendirilen ve zaman zaman fırtınalar estirilen Orta Doğu ile Doğu Akdeniz’de liderlerin açıklamalarına ve son günlerdeki yaklaşımlarına baktıkça sanki fırına yerini mutedil rüzgarlara bırakmış gibi bir görüntü yansıyor. Zaman zaman Hristodulidis mutedil esen rüzgârı kurduğu fanların desteği ile şiddetlendirmeye çalışsa da menfaatleri icabı Kıbrıs’ta artık ‘Fasariya’ (Kargaşa) istemeyen üst akıl kulak çekme operasyonu ile onu istedikleri yere getiriyor.
AÇIKLAMALARA DEĞİL YAPILANLARA BAKIN
Siz üst akıl ile devletlerin açıklamalarına değil yaptıklarına bakarak ne yapmak istediğini anlamalısınız. Mesele Türkiye’nin, İsrail’e yönelik açıklamalarına bakınca, Türkiye’nin yarın gidip İsrail’i topraklarında ağzını burnunu kıracağını düşünebilirsiniz. Ama siz Türkiye’nin çıkışına sert açıklamalarına bakmayın. Türkiye sert açıklamalar yapıyor ama dönüp, ticaret hacmini büyütüyor. Hatta Türkiye’yi yönetenlerin yakınlarının İsrail’e akaryakıt sattıklarını görebilirsiniz.
LARNAKA’DA SIVILAŞTIRILACAK GAZ TÜRKİYE’YE Mİ GİDECEK?
Hatta daha ileri gideyim, Ben Türkiye’nin önde gelen bir siyasetçisinin – Milletvekilinin yalancısıyım. O Milletvekili sosyal medya hesabından yaptığı ama sonra kulağı çekildiği için apar topar sildiği yazısında, Sahibi Rum olan ABD şirketi ile Trump’ın girişimi sonrasında gaz konusunda anlaşma yapıldığını iddia etti. ABD’nin bir başka deyişle Trump’ın baskısı ile Rusya’dan almakta olduğu gazı bundan sonra bu şirketten alacağı, Gazın da Türkiye tarafından, Larnaka’da gazın sıvılaştırılacağı tesislerden alacağı öne sürüldü. Hayal görme diyenlere Türkiye’nin fol yok yumurta yokken boru hatları ile Rusya’dan Türk Gazi ve mavi akım olarak isimlendirilen anlaşmalar ile aldığı gazı neden azalttığını söyleyebilir mi?
17 SENE RAFTA BEKLEDİ BİRDEN CANLANDI
Bakın Ada’ların münhasır sahaları kıtalara bağlı Türkiye, Lübnan gibi ülkelerin de Kıta sahanlıkları var. Münhasır bölgelerdeki yataklarda gaz ve petrol aramak ve bunları nakletmek için benim bildiğim kadar ile uluslararası anlaşmalara göre bu sahalara komşu ülkeler ile anlaşma yapılarak buralardan nakil yapabilir. Hatırlayın bir süre önce Türkiye Mısır’a gidip bu konuda bazı anlaşmalar yapmıştı. Bu nedenle 17 senedir askıda bekleyen Lübnan ile Güney’in münhasır bölge anlaşmasını raftan indirildi. Güney daha sonra rotayı Mısır’a çevirdi. Mısır’ın doğu Akdeniz’deki en zengin yatağı Zhor ile Yasemin’den çıkarılacak gaz ile yarın göreceksiniz Lübnan yataklarından çıkarılacak gaz sessiz sedasız Larnaka’ya bilahare Türkiye’ye de gidecek.
TATAR’A GELEN PARA DOKUNULMADAN GERİ GÖNDERİLDİ
Geçtim, Ortadoğu’da değişmeye başlayan politikalara paralel olarak buralarda da politika değişikliğine gidilmesi gözden kaçmasın. Bakın çözüm ne bizim, ne Rum’un nede Türkiye’nin tam olarak elindedir. Dünyayı idare eden üst aklın elindedir. Ve Trump’a emir vererek çözüm sağlayabilirler. Çünkü Avrupa enerji krizinde buraları çıkış yolu olarak görüyor Politika değişikliğinde Tatar’ın yerine çözüm yanlısı Tufan hoca tercih edildi. Tatar’a destek olacağı gerekçesi ile gönderilen para Tatar lehine kullanılmayarak geri Türkiye’ye gönderildi. Tatar’ın kazanması istenseydi bu para Akıncı’da olduğu gibi harcanırdı. Demek ki, sol gösterip sağ vuruldu. Para harcansaydı fark bu kadarda olmazdı. Erhürman’ın kazanması istendi.
BAZI YARGIÇLAR TÜRKİYE’YE GÖNDERİLDİ TÜRKİYE’DEN AVUKAT GETİRİLECEKMİ?
Türkiye, değişmeye başlayan politikalar sonrasında, kanaatime göre burada kurulması muhtemel bir konfederasyon anlaşması sonrasında etki alanını kaybetmek istemiyor. Uzun kulaktan duyduğum kadarı ile Adalet Bakanlığı kurulacağı söyleniyor. Adalet Bakanlığına da Bertan Özerdağ’ın getirileceği iddia ediliyor. Alt yapısı hazırlanırken buralara da değişecek bazı yasalardan sonra, Türkiye’deki Avukatlara da burada çalışma izini verilecek. Eğitim adı altında benim tespit ettiğim 3 yargıç (Daha fazla olabilir) Türkiye’ye davet edildi. Ve halen oralarda eğitim gördükleri öne sürülüyor. Türkiye’deki avukatlara Baro’ya kayıt işlemi öyle veya böyle yapılması sonrasında çalışma yapmasına birçok avukat tepki gösteriyor. Hatta konuştuğum bazı Avukatlar şimdiden kendimize başka iş arayalım demeye başladı. Avukatlar ve Yargıçların Türkiye’de eğitim görmesi sonrasında sendikalara el atılacağı öne sürülüyor.
SENDİKALARA KISILTLAMALAR MI GETİRİLECEK
Türkiye’nin büyük rahatsızlık duyduğu sendikal hareketler bizim emir erlerine verilecek direktifler ile sendikaların kendi içtihat alanlarını ilgilendirmeyen konulara dahil olmamaları sağlanacak. Özellikle Öğretmen Sendikaları ile KTAMS gibi güçlü ve etkili sendikaların önü kesilmeye çalışılacak. Uymayanlara Türkiye’de hapislik getirilebileceği iddia ediliyor. Ve kulis haberlerine göre Bertan Özerdağ’ın yeni yasal düzenlemeler için Mahkemeler Başkanlığına getirildiği eski 3-4 deneyimli ve kıdemli yargıcında bu nedenle emekliye çıktığı iddia ediliyor..
MAAŞLARA BLOKE TEPKİ TOPLUYOR
Atmayın öyle şey olmaz demeyin. Bakın Bertan Özerdağ Mahkeme Başkanlığına getirildikten sonra Anayasanın 15 sene sonunda Mahkeme Emri bile düşer amir hükmüne karşın 25 sene ödenip ödenip ödenmediğine bakılmaksızın yontma taş devrinden kalma davalar hortlatılıyor. Mahkemeler Mukayyitliğinin haklı olarak Anayasanın amir hükmü var demesine karşın mahkemeye gitsinler orada çözsünler demekten geri durmuyor. Bazı yargıçlar bankalardaki maaşlara bloke koyma emri vermekten tereddüt etmiyor. Emeklinin maaşları eksik ödendiği gerekçesiyle verilen 13 maaşa yine bloke konma konusunda direktif verildiği söyleniyor. Mahkeme ülkelerin kuranı kerimi konumundaki Anayasa’ya uymazsa bunun adına hukuk devleti denilip denilmediğini sormak isterim. İşte bu nedenle hep Uluslararası hukukun içine girmek için bir çözüm ve anlaşma diyoruz
Kısacası yeni bir döneme hazırlıklı olun diyorum. Türkiye’de ne varsa burada da olacak diyenler haklı. Çünkü bizde bolca bulunan emir erleri ile aksi düşünülemez.







