Zaman su gibi akıp geçiyor ve hiç bir şey yerinde durmuyor. Ya gelişip büyüme gösteriyor, ya gerileyerek, bilinmeze doğru yuvarlanıyor. Bugün 15 Kasım, KKTC’nin kuruluş yıldönümü!!! Hani şu meclisin efendileri var ya, defalarca adını değiştirmekten bahsetmişlerdi, bugün bu Devletin kuruluşunu kutluyorlar. Böylesi bir günde, bu Devlet için tarihimizde verilen isimler için bir değerlendirme yapmak istedim. Kıbrıs Geçici Türk Yönetimi 1967-1971 yılları arasında var oldu. Daha sonra Kıbrıs Türk Yönetimi adı altında 1971-1974 yılları arasında varlık mücadelesi verdi. Otonom Kıbrıs Türk Yönetimi ise 1 Ekim 1974 yılından 13 Şubat 1975 yılına kadar devam etti.
Kıbrıs Cumhuriyeti döneminde (1960-1967), Türk ve Rumların karışık bir yaşam sürdüğü dönem idi. İki toplum arasına nifak tohumları sokanlar planlı bir şekilde yürüttükleri siyasi emellerine muvaffak olmanın ilk adımını başarı ile tamamladılar. Böylece 74 Barış Harekatı sonrası 1975 yılında Kıbrıs Türk Federe Devleti kuruldu. Kıbrıs Türk Federe Devleti 1975 yılından 1983 yılına kadar varlığını devam ettirdi. Bu yönetim, toplumun kendi kendine yeten bir yönetim yapısı oluşturma yolunda attığı ilk adımdı. O dönemin siyaset adamları istikrarla bir Devlet yapısı oluşturma gayretinde oldular ve bunu da başardılar. Dış güçlerden yardım almadan, kendi ayakları üzerinde bir Devlet kurmanın başarısını o yılların halkı hep anlatmıştır ve bu anlatım günümüze kadar gelmiştir. Ne nüfus kirliliği, ne siyasi otorite ezikliği, ne ülkede bugünkü kadar sınıf farklılığı, ne can ve mal endişesi, ne de azınlık ve yama olma durumu söz konusu olmamıştı!!!
8 yılın sonunda Kıbrıs Türk Federe Devleti adı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti olarak değişerek, bağımsızlığını ilan etti!!! O günden sonra da siyasi otorite sağa sola yalpaladı, birilerinin elinde oyuncak oldu. Halk, bu güne dek ne yama, ne azınlık derken, zamanla kendi ülkesinde üçüncü hatta dördüncü sınıf vatandaş statüsüne düştü. Sebep, siyasi rant uğruna yapılan kimlik dağıtımları!!! Yıllarca Rum korkusu ile yaşam süren bu halk, bugün hem canından hem malından endişe ederek yaşamaktadır. Çünkü, ülkede fuhuş, kara para aklama, mafya hesaplaşmaları, ucuz işçilik, insan kaçakçılığı, her türlü suçlardaki artış, nüfus ve oto galeri artışı ile trafiğin can pazarına dönüşmesi, siyasi otoritedeki zayıflık, bu ülkeyi yaşanmaz hale getirmiştir. Ve asıl önemli olan, Devletin dış borçlarının her geçen yıla oranla günümüzde giderek tavan yapması ile Devleti ayakta tutan yegane gücün para olduğu bu dönemde, ne halde olduğumuzu iyi analiz ediniz.
İthalat-ihracat dengesindeki açık, enflasyon, para biriminin değersizleşmesi, Devletin tanınmaması ve ambargolar, iradenin ve idarenin zafiyeti, ekonomideki çöküş, sistemsizlik – denetimsizlik almış başını giderken, Devlet tanımına uyan bir yapının burada sözü bile edilemezken bugün KKTC’nin kuruluşunu kutlamak bana göre gerçekten traji komiktir. Şimdi, bir kez daha geçen yılları, değişen sıfatları ve içinde bulunduğumuz şu günü ve durumu iyi değerlendirerek, kendinizi sorgulayınız!!!
Devleti yönetmek için oluşan makamların, kimler tarafından nasıl ve ne şekilde kullanılarak, Devletin itibarını yerlerde sürünür duruma getirdiklerini analiz ediniz!!! Biz nerden nereye geldik ve nereye gitmekteyiz!!! Bizler Kıbrıs Türk halkı olarak, bugün içinde bulunduğumuz bu günde, böylesi bir Devletin kuruluşunu kutlamalı mıyız, yoksa “ahh ki ne ahhh” diye yanmalı mıyız!!! Vesselam
DÜNYA
27 Nisan 2026DÜNYA
27 Nisan 2026DÜNYA
27 Nisan 2026DÜNYA
27 Nisan 2026DÜNYA
27 Nisan 2026DÜNYA
27 Nisan 2026DÜNYA
27 Nisan 2026
1
Altından tarihi düşüş! Gram altın, çeyrek altın, ons altın kaç TL? İşte detaylar
1104 kez okundu
2
Sahibine Mesajlar
332 kez okundu
3
Sahibine Mesajlar
246 kez okundu
4
MAKSAT YANDAŞLARI KORUMA MI? YOKSA GÜNDEM DEĞİŞTİRMEK Mİ?
238 kez okundu
5
Kurdukları Whats App grubunda adam öldürme dahil ne ararsan varmış !….
236 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.