KKTC’de çarşı, Ortadoğu’da da ‘Süpermarket’’ karıştı. Bizim çarşıda Yeniçeri kazanı gibi siyaset kazanı kaynıyor. Meclis darmadağın, Nisap hatalığından mustarip. Milletvekilleri erken seçim olacak mı? Olacaksa ne zaman olacak bilmezi nedeniyle şaşkın. İzlem Gürçağ Altuğra Nihavent makamından, Ali Pilli küfürlü hicaz faslından, Kutlu Evren acem aşiyan makamından çalarken ilk günlerde sert açıklamaları ile tanınan Resmiye Eroğlu Canaltay’ın sessiz kaldığı gözlemlendi. Koro şefi Hasan Taçoy, gel koltuk gel türküsü eşliğinde ellerini ovuştururken bu defa da gol off – side diye iptal mı edilecek .derdine düştü
ÇÖLDEKİ KUM FIRTINASI DURULDU
Meclisin dün sabah denetim gündemiyle toplanacağı duyuruldu ancak UBP-DP-YDP hükümeti milletvekilleri nisabı yine sağlayamadı. Genel Kurul’un toplanamaması, UBP içinde 19 Ekim Cumhurbaşkanlığı seçimlerinin ardından büyüyen iç tartışmaların Meclis’e de sıçradığını gösteriyor. UBP Girne Milletvekili İzlem Gürçağ Altuğra’nın seçim sonrası parti yönetimine ve Genel Başkan Ünal Üstel’e yönelik eleştirileri, partide ciddi rahatsızlığa yol açarken krizi patlattı. Kalahari Çölünde patlayan kum fırtınası ağaçları değil ama koltukları kökünden uçuracak ve bu defa Üstel gitti diye düşünürken, UBP Genel Sekreter Vekili Ahmet Savaşan başkanlığındaki ilçe başkanlıkları Üstel’e sahip çıktı. Altuğra’nın açıklamaları “parti bütünlüğüne zarar veren mesnetsiz beyanlar” olarak nitelendirilmesi fırtınanın şiddetinin azalmasına neden oldu..
2’NCİ İRSEN KÜÇÜK VAKASI YAŞANMADAN BİTTİ
Lefkoşa Milletvekili Hasan Taçoy ise Altuğra’ya destek vererek, “UBP tabanı konuşmak için kimseden icazet almaz” diyerek pişmiş aşa su boca ederken, Türkiye’nin de kendisini tercih etmemesi ve soğuk davranması moralini bozdu kanaatindeyim. Taçoy, partideki eleştirilerin susturulmaya çalışılmasının UBP’nin demokrasi geleneğine aykırı olduğunu savunurken, Altuğra, altı ilçe başkanlığının açıklamasının ardından “nisap sağlansın diye Meclise girmeyeceğini” duyurdu. Yaşananlar ikinci bir İrsen Küçük vakası mı yaşanacak diye düşünürken Üstel’in kendisini siyaset arenasından silecek olan erken seçim ısrarından sıyrılıp toparlayacağı 2026 Ocak ayını işaret etmesi krizi toparladı kanaatindeyim. Üstüne üstlük Ankara’nın rüzgarını hükümetten yana çevirmesi Sucuoğlu’nun başına gelenlerin Üstel’in başına gelmeyeceğini göstertti. Ankara’ya davet etmesinde yatır sanırım
ÖNCE İSMİNİN ÜSTÜ ÇİZİLMİŞTİ
Başbakan Ünal Üstel’in baş ismi Ünal’ı soyadında taşıyan Fatoş Ünal namı diğer Ju Ju’nun hükümet yerine neredeyse ülkeyi idare etme pozisyonuna gelmesi Ünal Üstel’i fazlası ile yıprattı. Kanaatime göre bu nedenle de Anavatan tarafından isminin üzerine çizik atıldığı, hatta yerine (İsmi bende) bir UBP milletvekili ile temas bile edildiği öne sürüldü. Başbakan Üstel bu durumu fark etmiş olacak ki, seçim sonrasında her konuşmasında, erken seçim çağrısı yapmaya başladı. Ama çöldeki kum fırtınasının dinmesi ve Ortadoğu’da gelişen politikalar sonrasında KKTC’de hükümet krizi istemeyen Türkiye’nin durumunu fark eden ve rahatlayan Üstel sanırım ‘’Ne Erken Seçimi’’ be arkadaşlar, seçim Ocak 2026’da olacak demeye başladı..
ERHÜRMAN’A HALA DAHA RANDEVU VERİLMEDİ
Neyse UBP’de limoni durum yerini Erdoğan – Erhürman davetine evrildi. Seçimi büyük fark ile kazanan Erhürman’ın bu başarısı, yeni bir politika uygulama içerisine gireceği öne sürülen Erdoğan’ın verdiği desteğe bağlandı. Ancak yaşananlar bunun böyle olmadığını göstertti. Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın göreve geldikten sonraki ilk yurt dışı ziyaretini “gelenek gereği” olarak Türkiye’ye yapacağını açıklamasının üzerinden iki hafta geçti. Ancak ne Erdoğan’dan nede Ankara’dan hala resmi bir davet gelmedi. Halk şaşkın, Cumhurbaşkanı Erhürman davet edilmemesi nedeniyle şaşkın.
RUSYA’DAN ALINAN GAZIN YERİNE LARNAKA’DAN MI ALINACAK?
Evkaf’ın su meselesine gelirsem, ABD önderliğinde bölgede politika değişikliğine gidildiği kanaatindeyim. 4 sondaj gemisi alan ve önceleri Doğu Akdeniz arşınlanırken birden sondaj gemilerini limana çekildiğine tanık olduk. Daha sonra Trump’ın isteği ile Rusya’dan alınan Türk Gazı ve Mavi Gaz alımının azaltıldığını gözlemledik. Bilahare Türkiye’nin önde gelen bir ismi, Türkiye’nin Rum asıllı birisinin sahibi olduğu bir şirket ile gaz konusunda anlaştığı söylentileri yaygınlaştı, Türkiye’nin önde gelen bir yazarı, Larnaka limanına taşınacak Gazın, Türkiye’ye nakledileceğini yazdı. Ama yazı yayınlanır yayınlanmaz, birileri be dost ‘Çömezlik’ etme kaldır o yazıyı dediğini ve yazının birden modern fail sistemi ile yok edildiği öne sürüldü.
İSRAİL’DEN LARNAKA’YA YENİ BİR BORU HATTI
Geçtim İsrail doğal gazını Güney Kıbrıs’ın Larnaka limanına ulaştıracak yeni bir boru hattı inşası için ön mutabakat zaptı imzalandığını gördük. Afrodit yatağının sınırında olan Laviantan ve Tamar yataklarından çıkartılacak gazın Burunun hemen yanından geçecek boru ile Türkiye’ye nakledileceğinden bahsediliyordu. Boruyu da İsrail’in isteği doğrultusunda Zorlu Holding yapacağı belirtiliyordu. O durum Türkiye-İsrail gerginliği nedeniyle hayata geçmedi. Ama durup dururken şimdi İsrail gazının Larnaka’ya gelecek olması, bunun yanısıra Mısır’a ait Zohr yatağından da çıkartılacak gazın Larnaka’ya nakledilmeyeceğini kim öne sürebilir ki? Peki Trump’ın isteği ile halen alımı azaltılan Rusya’dan alınmakta olan gazdan tamamıyla vazgeçilmesi durumunda, Türkiye’nin ihtiyacının buradan sağlamayacağını kim öne sürebilirki? İşte bu nedenle Erdoğan bence buralarda hır gür istemediği için üstünü çiziği söylenen Üstel’e şimdilik sahip çıkmaya çalışıyor. Kıbrıs’ta Kıbrıslı Türklerin de haklarına Sahip çıktığı bir anlaşmaya evet diyen Erdoğan’ın acaba gaz ile ilgili yaptığı anlaşmanın bir katkısı oldumu dersiniz? Tom Barrack İsrail ile Türkiye Savaşamaz derken bunu ticari anlaşmalara dayanarak mı açıkladı dersiniz?
GÜNEY’İN TAKIMLARI İLE MAÇ YAPILIRKEN TANIMAM DENİYORDU
İsrail Gazze’yi vururken, dünyaya İsrail’e ambargo çağrısı yapan Türkiye’nin İsrail ile ticaret hacmini büyütmesini ben çözümü zor çok bilinmeyenli bir denklem gibi çözemedim. Bu gündeme taşındığı zaman ya sus ile geçildi. yada yalan diyerek savsaklandı. Bizzat İsrail basınında çıkan haberde, İsrail’in Akdeniz’deki Karish, Tanin ve Katalan gaz sahalarını işleten Energean şirketi ile Güney Kıbrıs’taki Cyfield şirketi arasında mutabakat zaptı imzalanması sonrasında Larnaka’ya boru hattı döşenmesi beynimi kurcalamıştı. Türkiye’nin Trump’ın isteği doğrultusunda sahibi Rum olan bir ABD şirketi ile anlaşma imzaladığı iddiası beynimi daha fazla kurcaladı. Bu iş ayni tanırım denilen KKTC’nin takımları ile maç yapılmaması sonrasında da tanımam denilen Rum kesimi ile Fenerbahçe’nin AEK Trabzon’un Anortosis ile maç yapması gibi beynimi kurcalamadı durdurdu.
FIKRA
FARKETMEZ
temel amerikaya gelir ucaktan iner passaport olayi filan falan
immigration office alirlar bunu memur sorar :
– what’s your name sir?
-temel
-surname?
-kaya
-sex?
temel gayet sakin cevaplar
– 3 times a week
memur sasirir ve olayi toparlamaya calisir…
– sir you understood me wrong..i mean male? or female?
temel yine hic beklemeden cevaplar
– doesn’t matter


DÜNYA
14 Mart 2026DÜNYA
14 Mart 2026DÜNYA
14 Mart 2026DÜNYA
14 Mart 2026DÜNYA
14 Mart 2026DÜNYA
14 Mart 2026DÜNYA
14 Mart 2026