Geçtiğimiz günlerde 13 yıldır Suriye’de süren iç savaş sonucu muhalif grupların Şam’a girmesi ile 53 yıllık Esad Rejimi çökertildi. Rejim karşıtı güçlerin Suriye’nin başkenti Şam’ı ele geçirmesi ile bu Diktatör rejimi devirmiş oldular. Suriyeliler bu sevinci bayraklar sallayarak kutladı. Yarım asırdan bu yanadır Suriye’de süren zulüm ve baskı sona ermişti. Birçok Suriyeli yerinden yurdundan olurken, can kayıplarına Dünya seyirci kalmıştı. Çileli toplumun, yıllardır zulüm gören ve askeri diktatörlük ile idare edilen halkın esareti bitmişti.
Böylece Suriye’de bir devir tamamen kapanmış oldu. Elbette burada barış sağlanacaktır. Ama her barış olan yerde perde gerisinde birçok siyasi menfaatler ve çıkarlar söz konusudur. Burada Amerika’nın, İsrail’in menfaatleri neler olacak, ileriki günlerde bu konuda nasıl bir gelişme sağlanacak, Türkiye bu durumdan ne pay alacak hep birlikte göreceğiz. Eminim bunların planı daha önceden yapılmış, bu konularda mutabakata varılmıştır. Ve bu durum Kıbrıs’ı nasıl etkileyecektir, bunu da hep birlikte yaşayarak göreceğiz. Evet, dile kolay tam 53 yıl askeri idare ile halkına zulüm eden bir diktatörün baskıcı yönetimi ve baskıcı politikaları ile reforum vaatleriyle, muhalif güçlerin el birliği ile bu durumlar sonlandırılmıştır.
Milyonca sivilin hayatını kaybettiği bir iç savaşın neticesinde, muhalif grupların birlik olarak Esad ailesi iktidarını sonlandırmasına da Dünya basını geniş bir yer vermiştir. Benim bu konuda yazacaklarım bu kadar. Lakin Suriye halkının uğradığı haksızlıklara bakacak olursak belki bir 3-5 sene sonra bizde de durum ayni olacaktır.
Çünkü başımızdakilerin toplum üzerinde uyguladıkları baskıcı politikalar, nufüs asimilesi, ekonomik çöküş, pahalılık , işsizlik ve toplumun giderek alım gücünü zayıflatıp, kendi toprakları üzerinde üçüncü sınıf vatandaş konumuna düşürmek neticesinde Kıbrıs Türklerinin durumu, akibeti de bir Suriye halkına yapılan zulüm ve baskılar kadar olmasa da hatırı sayılır diye yorumlamaktan kendimi alamayacağım.
Özellikle, #Üstel hükümeti döneminde yaşanan aşırı pahalılık, üretimden koparılma, toprakları yabancıya satma, sahte diploma, liyakatsız atamalar, juju olayları, haksız yere dağıtılan kimlikler, kriminal olaylarda gözle görülür artış ve kaçak işçi olayları ile topluma uygulanan adalet konusundaki eşitsizlik, bizlerin de sonunu bir iç savaşa hazırlar mı diye düşünmeden duramıyorum. Yarınlar çok şeylere gebe ve siyasette her an her şey değişebilir ve toplum da nereye kadar uykuda kalacak muamma!!!
Vesselam
DÜNYA
29 Nisan 2026DÜNYA
29 Nisan 2026DÜNYA
29 Nisan 2026DÜNYA
29 Nisan 2026DÜNYA
29 Nisan 2026DÜNYA
29 Nisan 2026DÜNYA
29 Nisan 2026
1
Altından tarihi düşüş! Gram altın, çeyrek altın, ons altın kaç TL? İşte detaylar
1110 kez okundu
2
Sahibine Mesajlar
342 kez okundu
3
Enver Bahçeciler’in Ağır Ceza Mahkemesi’ne havale edilen davası Savcılığın en önemli tanığını hazır edememesi nedeniyle askıya alındı
297 kez okundu
4
Sahibine Mesajlar
251 kez okundu
5
MAKSAT YANDAŞLARI KORUMA MI? YOKSA GÜNDEM DEĞİŞTİRMEK Mİ?
249 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.