Kendimi, Kıbrıs’ta doğmuş büyümüş ve gerçek Kıbrıs’ın tadını, güzelliğini, kültürünü, eski insanların dayanışmasını, birlik ve beraberliğini, bayramlarını, köy hayatını ve daha nice güzelliklerini yaşamış, gözlemlemiş biri olarak çok şanslı buluyorum.
Özellikle eski Kıbrıs, hani şu şimdilerde “Cennetten bir köşe” sloganı ile tanıtılmaktadır, eskilerin ve benim gibi o güzellikleri görme ve yaşama şansı yakalayan son neslin burnunda buram buram tütmektedir. Eski Çağlayan Parkı, Mücahitler Gazinosu, Yusuf Kaptan Sahası, Surlariçi, Boğazdaki ayrancı, Akar Gazinosu, Aşıklar Tepesi, Ortaköy Halk Fırını, Samanbahçe, Zafer Sineması ve daha sayamayacağım çocukluğumuzun geçtiği, birçoğumuzun anılarında sağlam yer etmiş mekanlar bunlar. Şimdilerde hepsinin yerinde yeller esiyordur, ya da eskiye dair küçük kırıntılar da son demlerini yaşamaktadır.
Biz bizeydik, muhabbetliydik, asfaltımız yoktu belki ama o tozlu toprak yollarda kaza yapacak gailesi ile seyir etmiyorduk. Evlerimizde kapı-pencerelerimiz sonuna kadar açık otururduk da, herkes, evinde pişen yemeğin kokusu komşuya da ulaşır diye birer tabak da onlara verirdi. Toprağımız bereketli idi, üreten köylümüz, ürettiklerini her Cuma Belediye Pazarında (Bandabulya) satışa sunardır.
Lefkoşalıların yanı sıra köylerimizden gelen halk burada hem alış-verişini yapar, hem de hısım-akrabaları ile buluşur, hoş sohbet ederdi. Pehliva’nın kahvesi (Asmaaltı kahvesi), İlker abinin unlu mamülleri vaz geçilmez adresleri idi.
Hafta sonu oldumu herkes arabalarına doluşur, arabası olmayanlar ise baslar (otobüs) ile altıbuçuk mile, Deniz Kızına, Mari Monteye plaja giderdi. Liman ise vaz geçilmez durak yerimiz idi. Bütün tanıdıklarımızı bulduğumuz adreslerden bir tanesiydi güzelim limanımız. Ya Çağlayan Parkında yapılan bayram şenlikleri, Yusuf Kaptandaki 19 Mayıs etkinlikleri, Boğazda içilen halis ayran…..hangisini saysam, hangisini yazsam…..güzel anılar, gerçek Kıbrıs ve Cennet Kıbrıs. Cennet diyorum, çünkü kaza yoktu, hırsızlık yoktu, uyuşturucu yoktu, en önemlisi içimizde yabancı yoktu.
Sonra olanlar oldu, bir geldiler, pir geldiler, bizi bizden ettiler, savaşın psikolojik etkileri, ganimet sarhoşluğu, makam sevdası, yabancı nüfus yerleşimi derken, Kıbrıs da, insanı da değişime uğramaya başladı. Bu değişimle birlikte yarattığımız Cennet, yaşadığımız Cennet ortam, zaman içerisinde adeta Cehenneme dönüşüverdi. teşi yok ama yanıp kavruluyoruz. Şeytanı çok, hurisi az bir memlekete dönüşü verdik.
Bu yüzden o “Cennetten bir köşe” sloganı yerine “Sahte Cennet” demek artık çok daha doğru bir slogan olur kanaatindeyim. Evet, artık Kıbrıs’ın Kuzeyinde her şey sahte. İnsanı sahte, yaşamı sahte, diploması sahte, siyaseti sahte, hükümeti sahte, Devleti bile itibarsızlaştıranlar sayesinde yok hükmünde ve skandalları ile nam yapmış bir toprak parçası. Artık burası SAHTE CENNET. Kalmışsa içimizde doğrudan yana, dürüstlükten yana, insanlıktan yana 3-5 tane ve bu gerçekleri kendine itiraf edebiliyorsa, görebiliyorsa eski ve yeni Kıbrıs farkını, selam olsun o güzel insanlara. Vesselam.
DÜNYA
30 Mayıs 2026DÜNYA
30 Mayıs 2026DÜNYA
30 Mayıs 2026DÜNYA
30 Mayıs 2026DÜNYA
30 Mayıs 2026DÜNYA
30 Mayıs 2026DÜNYA
30 Mayıs 2026
1
Altından tarihi düşüş! Gram altın, çeyrek altın, ons altın kaç TL? İşte detaylar
1143 kez okundu
2
Korkuyorum !..
819 kez okundu
3
Enver Bahçeciler’in Ağır Ceza Mahkemesi’ne havale edilen davası Savcılığın en önemli tanığını hazır edememesi nedeniyle askıya alındı
408 kez okundu
4
Sahibine Mesajlar
407 kez okundu
5
MAKSAT YANDAŞLARI KORUMA MI? YOKSA GÜNDEM DEĞİŞTİRMEK Mİ?
367 kez okundu