ÖNCE SOSYAL DEVLET OLUN, SONRA EŞİT-EGEMEN DEVLET PAZARLIĞI YAPIN – Kıbrıs Detay
DOLAR 32,2511 0.14%
EURO 35,0023 0.27%
ALTIN 2.417,880,36
BITCOIN 22372943,11%
İstanbul
21°

HAFİF YAĞMUR

17:04

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

ÖNCE SOSYAL DEVLET OLUN, SONRA EŞİT-EGEMEN DEVLET PAZARLIĞI YAPIN

ÖNCE SOSYAL DEVLET OLUN, SONRA EŞİT-EGEMEN DEVLET PAZARLIĞI YAPIN

ABONE OL
Mayıs 13, 2024 08:12
ÖNCE SOSYAL DEVLET OLUN, SONRA EŞİT-EGEMEN DEVLET PAZARLIĞI YAPIN
0

BEĞENDİM

ABONE OL

“Ne memleket, nasıl bir Devlet, nasıl bir hükümet” dedirten bir yapıya sahibiz. Sistemsizliğin alıp başını gittiği ve bu sistemsizlikten nemalananların, yine Devlet denilen bu çarpık düzenin içinde yer alarak, sözde ülke yönettiği iddia edilse de, bu ülkede Sosyal Devlet tanımını taşıyan bir devlet yoktur. Bu yüzden de “Eşit-Egemen Devlet” statüsü üzerinde durmak da traji komiktir. Peki ama nedir bu Sosyal Devlet olmanın tanımı, gelin hep birlikte bir kez daha göz atalım.

Sosyal Devlet olmak; sosyal demokrasiyi ve evrenselci olmayı benimseyen, kollektif pazarlığı destekleyen, toplumun refah düzeyinin yüksek olmasını sağlayan, vatandaşına her türlü hizmeti sunan, gelişmiş, modern, özel bir refah devleti ve politika rejimi bulunan sistemli bir yapı demektir. Şimdi bu tanımdan yola çıkarak, KKTC için Sosyal Devlet tanımını kullanmak çok yanlış olur.

Bizdeki politika ile vatandaş sınıflara ayrılmış durumdadır. Ya zengindir, ya fakirdir. Orta halli vatandaş, bu gidişatla yakın bir tarihte maziye gömülecektir. Refah seviyesi her geçen gün düşmektedir. Hükümet edenlerin vizyonu ve misyonu yoktur. Olanlar da zaten vasıfsızların içinde, kendi kurmuş oldukları düzen çarkının içine çekilip ayni kafa yapısı ve ayni mentalite ile yol almaktadırlar.

Üretimin yok olmaya yüz tuttuğu, hayat pahalılığının sürekli artış gösterdiği, zamların aralıksız yağdığı, para biriminin her geçen gün değer kaybı yaşaması, gayrı menküllerin, ev kiralarının ve araç alımlarının döviz olarak işlem görmesi ile bir ülke nasıl olur da Sosyal Devlet olabilir ki!!!! Hal böyle iken, bunun üzerine bir de “Eşit-Egemen Devlet” ısrarı ile pazarlık yapmaya çalışmak gerçekten abesle iştigaldir.

Toplum mutsuz, toplum gelecekten umutsuz, toplumda gençler işsiz, trafik kazaları her yıl katlanarak artmakta, ülkede uyuşturucu yaşı kullanımı ilkokul çağlarına inmiş durumda, ülkede kadına şiddet ve çocuk istismarı sayılarında her geçen yıl artış olmakta, üretim yok denecek kadar az, nüfus fazlası ile asimile olmuş, ucuz işçilik diyerek insan kaçakçılığı yapılmakta, cezaevlerinde üçüncü ülke vatandaşları hayli fazla, üniversite cenneti yapılacak diye eğitimde kalite düşüşte, maaşlara yapılan artışlar, zamlar karşısında artışla birlikte maaşları da eritmekte,

Devlet kurumlarında otorite eksikliği ve iş bilen insan atamalarının yapılmaması, sahte diplomalar, hastanın ilaca ulaşamaması, sağlık hizmetlerinin yetersiz bakiye konumunda olması, ülkeye giriş-çıkışların kontrol edilememesi, her konuda dış güçlerin emir eri konumunda bir hükümet olaması ve dokunulmazlık kalkanı ardına saklanan siyasilerin hangi taşı kaldırsanız altında bulunması ile ne Sosyal Devlet olunur, ne Eşit-Egemen Devlet statüsü tanımı konur. Sizler “lololo” okumaya devam ediniz. Vesselam.

    En az 10 karakter gerekli

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.