Anne yavrularını kalem odasına çağırdı. Bu durum kaçınılmazdı elbet. Yolsuzluklar, sahtekarlıklar artık hız kesmiyor, çorap söküğü gibi geliyor. Sağır Sultan bile duydu memleket hallerini. Adeta, bütün kötülükler ruhlarının en ince detayına kadar ilmek ilmek işlenmiş gibi bu siyaset adamlarının, makam-mevki sahibi insanların!!!
İnsan biraz utanır, biraz vicdan yapar, biraz aynada kendi kendisi ile yüzleşir. Yok, bunlarda tık yok. Ar damarları çatlayalı çok olmuştu zaten. Bir siyaset adamı, bir Devlet adamı ağırlığını taşımıyorlar, taşıyamıyorlar. Göreve gelirken amaç; “Devleti nasıl sömürürüm, Devletten nasıl bir fayda sağlarım, Devlet hazinesinden kendime nasıl bir pay çıkarırım, Devletin imkanlarını kendime nasıl çeviririm, Devletin kasasını nasıl kendi kasama aktarırım” gibi düşünceler ile o koltuklara oturdukları için, sonuç işte hepimizin şahit olduğu gibi meydanda. “Alışmış kudurmuştan beterdir” diye bir özlü söz vardır, bunların tutumu da aynen böyle.
Gelinen noktada bir operasyon başlamış durumdadır. Herkes yaptığının karşılığını bulacaktır. Er ya da geç, tüm suçlular cezalandırılacaktır. Saltanat son bulacaktır. Zaten hangi saltanat kime kalmış ki!!!! Kim bilir, kaçımızın aklından geçiyordur “bunları sokakta görsem yüzlerine tükürürüm” diye. O gün de gelecektir. “İhanetin Telafisi, Kahpeliğin Bahanesi Olmaz” demiş büyük düşünürlerimiz. Bunlar topluma ihanet edenler. Bunlar Devlete ihanet edenler. Bunlar toprağa, bayrağa ihanet edenler. Bunlar şehit kanı ile sulanan topraklara ihanet ederek, bu toprakları yabancılara peşkeş çekip, komisyonları cukkalayanlar. Bunlar bunca ihanet arasında toplum önünde yüzü kızarmadan halen daha dolaşabilen aciz yaratıklar.
Bunlar ihanet gömleğini sırtına giyip, her kurumu alan-taran edenler. Yine bunlar, kahpeliği kendine yoldaş yapıp, Devleti sırtından vuranlar, itibarsızlaştıranlar. Devleti iliklerine kadar soyanlar ve hicap duymayanlar. Bir memleket olmuşuz ki, yarattıkları düzen ile her yere ihanet ve kahpeliği bulaştırmışlar. Toplumu sınıflara ayırıp, birbirine düşman yapmaya çalışmışlar.
Öyle ki, bizler günlük hayatın keşmekeşinde debelenirken, bunlar sermayelerini artırmak için gece gündüz demeden Devleti dolandırmanın yollarını keşfedip, vurmuşlar palayı her bir sektöre, her bir kuruma acımadan. Ta ki bu günlere gelinceye kadar. Artık çark yavaş yavaş dönmeye, hesap kesilmeye başlanıyor. Toplum uyanmalı artık bu ihanet ve kahpeliklere!!! Bizden çalınan; ömür, yaşam, özgürlük, maddiyat, sağlık, huzur, gelecek, nefes, eğitim, iş imkanı, mücadele….. kaldı mı kaybedecek bir şeyimiz?? Bu yüzden son bir güç ile silkinip kendimize gelelim ve bu ihanetlerin, bu kahpeliklerin hesabını soralım toplum olarak. Vesselam.
DÜNYA
26 Nisan 2026DÜNYA
26 Nisan 2026DÜNYA
26 Nisan 2026DÜNYA
26 Nisan 2026DÜNYA
26 Nisan 2026DÜNYA
26 Nisan 2026DÜNYA
26 Nisan 2026
1
Altından tarihi düşüş! Gram altın, çeyrek altın, ons altın kaç TL? İşte detaylar
1102 kez okundu
2
Sahibine Mesajlar
328 kez okundu
3
Sahibine Mesajlar
241 kez okundu
4
MAKSAT YANDAŞLARI KORUMA MI? YOKSA GÜNDEM DEĞİŞTİRMEK Mİ?
235 kez okundu
5
Kurdukları Whats App grubunda adam öldürme dahil ne ararsan varmış !….
230 kez okundu