Sanırım, Dünya milletlerinde doğaya en fazla zarar veren toplumlardan biri de bizleriz. Piknik alanlarımız geride doğaya bıraktığımız çöplerle doldu taştı. Kaldırımlarda umursuzca evcil hayvan gezdirip, tuvalet ihtiyacını buraya bırakan bu can dostlara izin verip, temizlemeyen insanımız çokça, bira şişelerini sağa sola savurup kıran, pet şişeleri etrafa atan, sigara izmaritlerini yolda giderken yola atan ne çok insan var!!!! Bütün bunları yüzü kızarmadan yapan, düşüncesizce hareket eden bir güruh insanın doğa ve çevre katili olduğu su götürmez bir gerçek!!! Hiç saygımız yok çevreye, doğaya ve yaşam alanlarımıza, ne de birbirimize!! Yeşile , maviye, bile isteye kıyıyoruz, yeşilin oksijen sağladığı ağaçlık bölgelerimiz giderek yok olmakta, hayvanlar otlak bulamamakta, bu yüzden yağmurlar azalarak, kuraklık her geçen yıl daha da artmaktadır. Denize akıtılan atık sulardan, bakteriler ve mikroplar sıcaklıkla birlikte artarak çeşitli deri hastalıklarına sebep olmakta, tuzlu su şifa olur iken artık hastalık saçmaktadır!!! Bu ülkede insanoğlu var etmek yerine, yok etmeyi seçmiştir. Var etmeye çalışanların da emeği hiçe sayılmaktadır. Böyle bir girdabın içerisinde doğa ve çevre için yaşam savaşı veren çevreciler ve doğa sevgisi olanlar ise olanları gördükçe kahroluyor!!! Gelelim av sezonunun açılması ile başlayan problemlere!!! Tamam, avlanmak bir Ata sporudur, uygun şekilde, yasalara uygun bölgelerde ve avlanma kurallarına uyumlu bir şekilde bu spor yapılmalıdır. Ancak, yasaları dinleyen kim!!! Nesli tükenmeye yüz tutmuş ve koruma altına alınan hayvanları hiç düşünmeden öldüren avcı sayısı her geçen gün çoğalmaktadır. Devlet, Devlet olamadığı için de ülkemizde nesli tükenmekte olan özellikle Fatsa cinsi kuşların giderek azalmakta olduğu ve doğa için gerekli olan bu kuş cinsinin doğada çoğaltılması zorunluluğu bilir kişi Yakup #Genç tarafından kendi hazırlamış olduğu videosu ile duyurulmuştur. Özellikle, Fatsa, tavşan, keklik gibi canlıların nüfusunun artırılması gerekliliği ve bunun için de doğal tekniklerin yeterli olacağı bu videoda anlatılmıştır. Zira, doğada yaşam süren her canlının doğa ve çevre açısından bir görevi bulunmaktadır. Ekolojiyi çalıştırıp, yaşatmak sadece bilir kişilerin işi değil, toplumun da görev ve sorumlulukları arasındadır. Oysa biz toplum olarak bu konulara o kadar duyarsız, o kadar umursuz ve sorumsuz olduk ki, vurulan av hayvanlarını fotoğraflayıp, boy boy sosyal medya hesaplarında paylaşır olduk. Bunları gözümüzün içine sokmanın alemi ne!!! Yoksa çok iyi bir avcı olduğunuzu kanıtlama gereği mi duyuyorsunuz? Bu nasıl bir zihniyet ben anlamış değilim!!!
Bilinmelidir ki, bu Dünya sadece bizim değil, tüm canlıların da yaşam idame ettirdiği bir Dünyadır. Ve onların yaşam alanlarına da saygılı olmak zorundayız. Yukarıda da belirttiğim gibi her canlının doğada bir görevi vardır. Bu görevi yerine getirmek için de nesillerin korunması, yaşam alanlarının gerektiği şekilde muhafaza edilmesi gerekmektedir. Özellikle, son yıllarda Dünya, mevsimler, çevre için, Ekolojik sisteme duyarlılık elzem olmuştur. Çünkü, doğal denge yaşam için en gerekli olan unsurlardan bir tanesidir. Konu hakkında daha detaylı bilgi için, Yakup #Genç arkadaşımın sayfasındaki bilgilendirici videosunu izlemenizi ve dinlemenizi tavsiye ederim. Vesselam.

DÜNYA
26 Nisan 2026DÜNYA
26 Nisan 2026DÜNYA
26 Nisan 2026DÜNYA
26 Nisan 2026DÜNYA
26 Nisan 2026DÜNYA
26 Nisan 2026DÜNYA
26 Nisan 2026
1
Altından tarihi düşüş! Gram altın, çeyrek altın, ons altın kaç TL? İşte detaylar
1102 kez okundu
2
Sahibine Mesajlar
330 kez okundu
3
Sahibine Mesajlar
242 kez okundu
4
MAKSAT YANDAŞLARI KORUMA MI? YOKSA GÜNDEM DEĞİŞTİRMEK Mİ?
237 kez okundu
5
Kurdukları Whats App grubunda adam öldürme dahil ne ararsan varmış !….
231 kez okundu