Son yıllarda bu iki konu başlığı insanoğlunun sıkıntılarının temelinde yatan konular içerisindedir. Ancak, bu durumu kaçımız çözebildi, farkına varabildi, bilemiyorum. Çünkü, yaşamı ve arkadaşlık ilişkilerini o kadar çok sıradanlaştırdık ki, hele ki çıkarlarımızı ön planda tutmak için neler feda etmedik. Kendimizi yitirdik, özümüzü kaybettik, karakterimizdeki değişikliğe çok kolay geçit verdik. Arkadaşlıklarımızda samimiyeti yitirdik, dürüstlüğü yitirdik, çok çabuk harcadık bu tarz ilişkileri!!! Gerçek şu ki, hayvanlardan nankörlük görmezsiniz, sadakati en dibinde yaşarsınız ama nankörlük konusunda en ağır darbeyi arkadaşlarınızdan alabilirsiniz.
Ve yine sadakat konusunda güvendiğiniz dostlarınız ya da arkadaşlarınızdan en ağır darbeyi almanız an meselesi olabilir. Artık siz dost mu dersiniz , arkadaş mı dersiniz, orasını bilemem. Lakin, benim için bu iki kelimenin gerçek anlamda ifadesi günümüzde kalmamıştır. Etrafıma baktığım zaman gördüğüm, çevremdeki insanları irdelediğim zaman bulduğum gerçek tam da yazdığım gibidir. Ve kendi yaşantım içerisinde yaşanmışlıklarım bana bu bilgileri kafama vura vura öğretmiştir. Bu yüzden böylesi bir zamanda en iyi dost, en iyi arkadaş ve en iyi sırdaş kitaplar, hayvanlar ve sizi saran bir diğer elinizdir.
Bugün toplum olarak her şeyi yarım yamalak yaşıyorsak, hep bir şeyler yarım kalıyorsa, her nedense bir bütün olamıyorsak, bunun altında yatan sebepler arasında bu iki konu çok ağır basmaktadır. Ama daha da önemli olan “sevgi” kelimesinin anlam ve önemini yitirmiş olmasıdır. Bilirsiniz, “sevginin” olmadığı hiçbir yerde, hiçbir tohum yeşermez, hiçbir çiçek açmaz, hiçbir ağaç meyve vermez. İnsan da, yaşadığı ilişkilerde böyledir. Ve biz son yıllarda asıl sorunlarımız içerisinde “sevgi” eksikliğini, “sevgi” yetersizliğini yitirip, samimiyetten uzaklaştığımız ve her şeyi menfaate dayandırdığımız için, bugün toplum içerisinde bir bütün olmuş bireyler olarak yer alamıyoruz. Ya da ilişkilerimizde (dost, arkadaş, eş…) hep verici taraf olarak, bir müddet sonra bunu fark edince geri duruyoruz.
Bu geri duruş, karşı tarafın durum değerlendirmesi yapmasına vesile olmuyorsa, o ilişki orada ya yarım kalır, ya kopar veya temelinden sarsıldığı için sürdürülebilir olması neredeyse imkansız hale gelir. Şimdi oturup bir yanınızdaki arkadaşlarınıza veya dostlarınıza bir bakınız. Yanınızdaymış gibi görünüp de sizden ne kadar uzak olduklarını anlamanız hiç de zor olmayacaktır. “Nasılsın” demekle ne arkadaş olunuyor, ne de sırdaş. Her türlü ilişki karşılıklı paylaşım, karşılıklı fedakarlık, özveri, samimiyet ve dürüstlük ister.
Biz toplum olarak artık her şeyi yüzeysel yaşıyor, her şeyi oluruna bırakıyor ve hiçbir şeyi “neden” diye sorgulamıyoruz. Ve asıl mesele “ruhumuza ve kalbimize” ne durumda olduğunu soramayacak kadar içsel yolculuktan uzaklaşmış bulunuyoruz. Hal böyle olunca da, her yaşanılan yarım yamalak, samimiyetten uzak, sevgi içermeyen, sıradan ve yüzeysellik ihtiva ediyor. Bu yüzden diyorlar ya “Allah karşınıza iyi niyetli insanlar çıkarsın”.
Vesselam
DÜNYA
27 Nisan 2026DÜNYA
27 Nisan 2026DÜNYA
27 Nisan 2026DÜNYA
27 Nisan 2026DÜNYA
27 Nisan 2026DÜNYA
27 Nisan 2026DÜNYA
27 Nisan 2026
1
Altından tarihi düşüş! Gram altın, çeyrek altın, ons altın kaç TL? İşte detaylar
1103 kez okundu
2
Sahibine Mesajlar
332 kez okundu
3
Sahibine Mesajlar
245 kez okundu
4
MAKSAT YANDAŞLARI KORUMA MI? YOKSA GÜNDEM DEĞİŞTİRMEK Mİ?
238 kez okundu
5
Kurdukları Whats App grubunda adam öldürme dahil ne ararsan varmış !….
234 kez okundu