Memleket, memleket olmaktan çıkalı, toplum olarak insanı değer yargılarımızı yitirile çok oldu. Sözde yaşıyormuşcasına davranıyoruz. Ama aslında birçoğumuz bunun insanca yaşamak olmadığının farkında, duyarlı olanlarımız bu konuyu sineye çekememekte ve sürekli isyan etmekte, ben gibi!!! Fakat artık çok fazla da yapacak bir şey yok gibi!!! Çünkü, bu çarkın içinde menfaat işbirliği, ahbap-çavuş ilişkisi o kadar çok çoğaldı ki!!!!
Çünkü, bu çarkın içinde adalet gizli saklı bir yerlerde o kadar sessizliğe gömüldü ki!!! Çünkü, bu çarkın içinde yalan-hile-entirika insanların kanına o kadar çok işledi ki!!!! Çünkü, bu çarkın içinde olan hükümet edenler, aymazlığı o kadar kendilerine yakışan bir gömlek olarak kabul ettiler ki!!!! Çünkü, toplum olarak o kadar yabancı nüfus ile iç içe yaşamaktan evrildik ki!!!
Kayboluşa sürükleniyoruz son sürat. Bir bilinmezin içerisinde sürekli olarak ayni döngü içerisinde dönüp dönüp duruyoruz ve akıbetini bilmiyoruz. Sosyal haklarımız sürekli olarak budanırken, insanca yaşamdan biraz daha uzaklaşıyoruz. Her geçen gün biraz daha boğazımıza takılan ilmek sıkılıyor ve buna göz yumuyoruz. Olaylar karşısında o kadar çok “bana dokunmayan yılan bin yaşasın” der olduk ki, o yılanlar dört bir yandan bize saldırıp, yaşam döngümüzü kısıtlayarak, ömür törpüler oldu.
O kadar çok dünyadan kopuk yaşıyoruz ki, bırakın Dünyalı olmayı, her geçen gün eski zaman çağlarına doğru gidiyoruz. Dünyada var olan insan haklarından nasibini alamayan bir toplumuz. Dünyadaki yenilikçi sağlık hizmetlerinden kopuk, ölümle burun buruna yaşayan bir toplumuz. O kadar ki, paranız da olsa, çaresi bulunamayan, bilinemeyen, öyle deneyimli ve vasıflı doktorluk yapanların değil, bunu ticarete dökenlerin içinde deva bulma mücadelesi veriyoruz.
İnsan hayatının en ucuz olduğu bir ülkede yaşıyoruz. Doğruları konuşunca dokuz köyden kovulan bir yapıda, gerçekleri insanların gözüne sokma çabası ile mücadele veriyoruz. Bu ülkede yaşam zor iş. Hele ki adil, empati yeteneği yüksek, hak-hukuk arayan bir insansanız, çevrenizde olup bitenler sizi yaralar. Görmezden gelemezsiniz, ses çıkarmadan susup oturamazsınız!!!!
Oysa ki, insan gibi yaşamak, Dünyalı olmak, insan haklarının her bireye eşit imtiyazlar verdiği bir sistemin içinde yaşam idame ettirmek, Dünya nimetlerinden, gelişen teknoloji ve sağlık konularında güveneceğimiz bir sistemin içerisinde ömür sürmek ne güzel olurdu!!!! Ama yok, hiç de olmayacak!!! Karamsar değilim, gerçekçiyim. Bir ev düşününüz, yıllardır içerisinde temizlik yapılmamış, her yeri kir pas tutmuş, çürümüş, kokuşmuş ve o evin içerisinde nefes alıp-verdikçe soluduğunuz hava ciğerlerinize zehir taşıyor,
işte bu memlekette yaşam sürmek de böyle oldu. Bu evi temellerinden yıkıp, dozerle üzerinden geçip yeniden inşa etmek yapılacak en doğru iş olur. Memleketin de böyle bir icraata ihtiyacı var, insan gibi yaşamak ve Dünyalı olmak adına!!!! Vesselam
DÜNYA
27 Nisan 2026DÜNYA
27 Nisan 2026DÜNYA
27 Nisan 2026DÜNYA
27 Nisan 2026DÜNYA
27 Nisan 2026DÜNYA
27 Nisan 2026DÜNYA
27 Nisan 2026
1
Altından tarihi düşüş! Gram altın, çeyrek altın, ons altın kaç TL? İşte detaylar
1103 kez okundu
2
Sahibine Mesajlar
332 kez okundu
3
Sahibine Mesajlar
245 kez okundu
4
MAKSAT YANDAŞLARI KORUMA MI? YOKSA GÜNDEM DEĞİŞTİRMEK Mİ?
238 kez okundu
5
Kurdukları Whats App grubunda adam öldürme dahil ne ararsan varmış !….
234 kez okundu