DOLAR 46,8820 0.09%
EURO 53,6944 0.28%
ALTIN 6.123,23-0,21
BITCOIN 2912329-1.01932%
Lefkoşa
°

SABAHA KALAN SÜRE

Gönyeli Belediyesi
Yeni Boğaziçi Belediyesi
Oscar Rent a Car
DXD Global
Devlet Piyangosu 20 Temmuz Ozel Cekilisi - 7,5 Milyon TL
Gönyeli Belediyesi
Yeni Boğaziçi Belediyesi
Oscar Rent a Car
DXD Global
Devlet Piyangosu 20 Temmuz Ozel Cekilisi - 7,5 Milyon TL
45 davadan yargılanan 70 yaşındaki Ural Baltacı, 4 yıl hapse mahkum edildi
  • Kıbrıs Detay
  • Genel
  • 45 davadan yargılanan 70 yaşındaki Ural Baltacı, 4 yıl hapse mahkum edildi

45 davadan yargılanan 70 yaşındaki Ural Baltacı, 4 yıl hapse mahkum edildi

ABONE OL
Ocak 23, 2025 16:23
45 davadan yargılanan 70 yaşındaki Ural Baltacı, 4 yıl hapse mahkum edildi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesinde evrak sahteleme, tedavüle sürme suçları başlığı altında 45 davadan yargılanan 70 yaşındaki Baltacı Asansör Sanayi’nin sahibi ve direktörü Ural Baltacı hakkındaki dava karara bağlandı

Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesinde yargılanan sanık, 4 yıl hapse mahkum edildi. Füsun
Cemaller’in başkanlığında, Kıdemli Yargıç Vedia Berkut Barkın ve Yargıç Tutku Candaş’tan
oluşan Lefkoşa Ağır Ceza Mahkemesi heyetinin verdiği kararı Barkın açıkladı.
Yargıç, sanığın Çalışma Dairesine asansör işletme izni almak için başvuru yaptığını, daire
tarafından gerekli testleri yapması için Makine Mühendisi Çağlar Yakmazın
görevlendirildiğini söyledi. Yargıç, sanığın daireye verdiği test evraklarında yapılan
incelemede Yakmaz’ın KKTCde olmadığı halde ilgili test raporlarında imzasının tespit
edildiğini ve sahtecilik soruşturması başlatıldığını söyledi. Yargıç, 02.11.2007 ile 13.10.2009
tarihleri arasında Baltacı&Po Ltd. tarafından daireye ibraz edilen tetkik test raporlarının
asıllarının tümünün emare alınarak, incelendiğini belirtti. Yargıç, yapılan araştırma sonucu
sanığın 02.11.2007 ile 13.10.2009 tarihleri arasında Baltacı&Po Ltd. tarafından daireye ibraz
edilen tetkik test raporlarının kendi imzası yanında makine mühendisi Çağlar Yakmazın
imzasını atmak suretiyle sahtelediğinin ve sahtelemiş olduğu bu belgeleri Çalışma Dairesine
vermek suretiyle tedavüle sürdüğünün ve aynı zamanda başkasının kimliğine bürünme
suçlarını da işlediğinin tespit edildiğini açıkladı.

Yargıç, sanığın takriben iki yıl boyunca birçok kez bu suçları işlemesinin oldukça vahim bir
durum olduğunu, bu hususun sanık aleyhine dikkate alındığını belirtti. Yargıç, sanık
avukatının sanığın KKTCde asansör üreten tek yerli firmanın sahibi olduğunu elektrik
mühendisi olan sanığın üniversitede okuduğu dönemlerde mekanik dersleri de almış
olduğunu, asansörle ilgili herşeyi Adan Zye bildiğini ve ben bu işi bilirim yerine getirebilirim
şeklinde kendisine duymuş olduğu güven sebebiyle ve iyi niyetli bir şekilde Çağlar Yakmazın
2007 senesinde Türkiyeye rahatsızlığı nedeniyle tedaviye gittikten sonra konu asansörlerle
ilgili çalışma dairesine ibraz edilecek test raporlarına Çağlar Yakmazın adına da kendi imzası
ile beraber imza attığını aktardığını söyledi.

Yargıç, “Sanık avukatı asansörün insan hayatını tehlikeye atabilecek bir araç olduğunu teslim
etmekle beraber sahtelemenin asansörlerin ilk izin sürecinde olmadığını artık hayati risklerin
azaldığı izinlerin yenilenmesi aşamasında yapıldığını ve bu aşamada yapılan testlerin sadece
gözle yapılan testler olduğunu ihtilafsız olarak mahkemeye aktarmıştır”dedi.

Yargıç, sahteleme yapılan evraklara ilişkin asansörlerin neredeki asansörler olduğunu
gösteren emarelere bakıldığında hastane, hotel, banka, işyerleri ve ikametgahların
asansörleri olduğunu birçok asansörün kamuya açık herkes tarafından kullanılabilen
asansörler olduğunu ve bu bağlamda sanığın işlemiş olduğu suçun kamuyu oldukça yakından
ilgilendirdiğinin görüldüğünü söyledi.

Yargıç Barkın kararına şöyle devam etti:
“Sanığın işlemiş olduğu suç vahim bir suçtur. Kendisine çok güven duyması sebebiyle Makine
mühendisi yerine de imza atarak resmi belge sahtelemesi ve Çalışma dairesine sunmak
suretiyle tedavüle surmuş olması ve bunu iki yıl boyunca defaen yapması işlediği suçların
vahametini gözler önüne sermektedir.
Sanığın işlemiş olduğu suçların yaygın suçlardan olması ve bu tür suçların kamu menfaatini
oldukça yakından ilgilendirmesi sebebiyle ceza takdirinde kamu menfaatinin ön planda
tutulması gerekmektedir.”

Yargıç, sanığın suç işlediği tarihleri 2007-2009 yıllarına tekabül ettiğini, davanın 2019 yılında
ikame edildiğini, sanığın 2010 yılında suçunu itiraf ettiğini, bu noktada davalardaki
gecikmenin PGM'deki uzman yokluğundan kaynaklandığını belirterek,” Sanıktan
kaynaklanmayan bu kadar uzun yani 9 yıllık bir gecikmenin hoşgörüyle karşılanması mümkün
değildir. Sanık bu kadar uzun bir süre sürekli olarak belirsizlik ve bekleyiş içerisinde kalmış,
uzun bir süre omuzlarında bu yükü taşımıştır. Ayrıca sanık bu sürede yaşlanmış ve sağlık
problemleri olan bir kişi olmuştur. Dolayısıyla Sanığın davasının mahkeme huzuruna
getirilme aşamasındaki bu çok ciddi gecikme Sanığa ceza takdir ederken tarafımızdan sanık
lehine ağrılık bir biçimde dikkate alınmıştır” dedi.

Yargıç, Sanığın lehine olan hususları lehine, aleyhine olan hususları aleyhine dikkate
aldıklarını, sanığın mahkûm olduğu suçların ciddiyetini, sahtekarlık suçlarının yaygın oluşunu,
suçlar için öngörülen azami cezayı ve bu tür suçların kamu menfaatini yakından
ilgilendirdiğini ve bu yönde kamu yararının korunması gerektiğine dair ilkeleri birlikte
değerlendirdiklerinde, hürriyeti bağlayıcı ceza vermeyi uygun gördüklerini söyledi. Yargıç
Barkın, sanığın mahkum olduğu davalardan 4 yıl hapse mahkum ettiklerini açıkladı.

Kamalı Haber

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.