İnsanoğlundaki en büyük eksiklik, kendisi ile yüzleşmemesi, vicdan muhakemesi yapmaması, kendine hedefler koymak yerine, amaçsızca günübirlik yaşamasıdır. Kabul etmeliyiz ki birçoğumuzda durum budur. Öz benliğimiz ile bir yolculuğa çıkmıyoruz. Bu yüzden de kendimizi tanımlamada, anlama ve değerlendirme şeklinde yanılgılar yaşıyoruz. Sonra da en ufak bir hayat yanlışında içine kapanıp, kötü alışkanlıklar edinip, diş dünyaya kendimizi kapatıyoruz. Veya tam tersini yapıp, kendimizi eğlenceye vuruyor, alkolün dibini arıyoruz. Gerçeklerle yüzleşip, ders çıkarıp yeni bir yol haritası çizmek bize külfet geliyor.
Uyku mahmurluğu ruh hali, çoğumuzun tercihi oluyor. Olmasaydı zaten, bugün toplum olarak çok daha iyi yönetim ve hayat şartlarında yaşam idame ettirirdik. Ne demişti ünlü bir düşünür; “kusurlarımı seviyorum, hatalarımla yüzleşiyorum, dersimi alıyorum ve yere düştükten sonra daha güçlü bir şekilde ayağa kalkıyorum”. Bizde, düşüne bir de biz tekme atacak duruma geldik. Kıskançlık , haset, ego birçoğumuzda yer etmiş ve hayat yolculuğunda kötü rol oynamaktadır. Lakin, bunun farkında değiliz. Eriyoruz, tükeniyoruz, yok oluyoruz.
Çünkü sorgulamıyoruz. Kim olduğumuzu, nereden geldiğimizi, nereye gitmek istediğimizi, amaçlarımızın ne olduğunu, hayata dair hedefler koymayı ve bu hedeflere ulaşmak için mücadele etmeyi hiç ölçüp tartmıyoruz. Birçoğumuzun düşünce yapısında bunların hiçbiri yoktur. Ben, çok ince eleyip, sık dokuyan bir insanım. Yakın arkadaşlarım bu durumun bazen zararlı olabileceğini söylese de, ben buyum. Çünkü, kendim için doğruyu, yanlışı, iyiyi ve güzeli derinlemesine sorgulamadan bulamam düşüncesi taşımaktayım.
Memuriyet yıllarımda yaşamış olduğum bir haksızlık , (çünkü sırtımı yaslayacağım bir dayım yoktu) beni buralara kadar getirdi ve bugün bir köşe yazarı olarak karşınızdayım. Ben bu işin okulunu okumadım, eğitimini de almadım. Lakin, uğradığım haksızlık karşısında “bir gün, sizleri her gün yaptığınız yanlışlar ve çirkinlikler ile döne döne yazacağım ve bu yolla büyük kitlelere ulaşarak, gerçek yüzünüzü ve ne olduğunuzu göstermeye çalışacağım” diye yemin etmiştim kendi kendime. Yani, haksızlığa uğradığımda bu işin mücadele yolunu kendimce bulmuş ve bu uğurda uğraş vermiştim.
Şimdi sizlerden aldığım güzel dönüşler ile gerçekleri yazarak sizlerin güvenini kazanmış olmam ile, eleştirileriniz ile daha iyiyi yakalama gayretine girmem ile kendi kendime koymuş olduğum hedefimi yakalamış bulundum. Yeri gelmişken siz okuyucularıma da yeniden teşekkürlerimi iletiyorum. Nasıl bir haksızlığa uğradığımı soracak oluşanız, 18 yıllık yürüttüğüm görevimden ve yerimden, buraya yeniyetme torpilli birini ve becerileri (arif olan anlar))olan birini yerleştirmek için beni harcadılar!!!!
Emekliliğim gelene kadar, ne oturacak doğru düzgün bir odam, ne masam , ne de sandalyem oldu. Hep diyorum, yaşanmışlıklardan ders alarak daha güçlü bir şekilde yeniden doğmayı başarmak, insanın yaşamında ilk hedefi olmalıdır. Şimdi eminim bunu yapan kim diye merak da ediyorsunuzdur. Onu da açıklamaktan sakınmıyorum. Hani şu teleferik ve Cruise gemileri ile hikayeler ve senaryolar yazan bal yapmaz arı misali bir bakan var ya, ha işte o!!!!
VESSELAM
DÜNYA
01 Mayıs 2026DÜNYA
01 Mayıs 2026DÜNYA
01 Mayıs 2026DÜNYA
01 Mayıs 2026DÜNYA
01 Mayıs 2026DÜNYA
01 Mayıs 2026DÜNYA
01 Mayıs 2026
1
Altından tarihi düşüş! Gram altın, çeyrek altın, ons altın kaç TL? İşte detaylar
1112 kez okundu
2
Sahibine Mesajlar
347 kez okundu
3
Enver Bahçeciler’in Ağır Ceza Mahkemesi’ne havale edilen davası Savcılığın en önemli tanığını hazır edememesi nedeniyle askıya alındı
304 kez okundu
4
Sahibine Mesajlar
254 kez okundu
5
MAKSAT YANDAŞLARI KORUMA MI? YOKSA GÜNDEM DEĞİŞTİRMEK Mİ?
254 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.