DOLAR 45,1763 -0.04%
EURO 53,2253 0.31%
ALTIN 6.685,04-0,45
BITCOIN 35532053.03184%
Lefkoşa
°

SABAHA KALAN SÜRE

Acheson Planı Devrede Mi?

Acheson Planı Devrede Mi?

ABONE OL
Aralık 5, 2024 14:48
Acheson Planı Devrede Mi?
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Donald Trump’ın ABD Başkanı seçilmesi ile birlikte Avrupa ve orta doğuda yaşanan siyasi
gelişmelerin hızlandığını gözlemlemekteyiz.

Kapalı kapılar arkasında yapılan diplomatik pazarlıklarla Ukrayna’da yaşanan savaşın
biteceğinin işaretleri verilmeye başlandı. Kırım ve Ukrayna’da Rus çoğunluğun yaşadığı ve
Rusya’nın ele geçirdiği bölgelerdeki hakimiyetinin tanınması, buna karşılık Ukrayna’ya NATO
koruması verilmesi savaşın şimdilik sonuçlandırılması için yeterli görülmektedir.

Savaş nedeni ile Rusya’ya uygulanan ambargodan en çok etkilenen Avrupa Birliği ülkeleri olmuştur.
Sonsuz yeraltı ve yerüstü kaynaklarına ayrıca Sovyetler Birliği döneminden kalan bilgi
birikimi ile insan gücüne sahip Rusya bu sonuçtan kazançlı görünse de, aslında yüzyıllar
boyu birlikte yaşayan halkların, arasına küresel güçlerin ektiği milliyetçilik tohumlarıyla ortaya
çıkan bu savaşın tekrar çıkarılması tehlikesi ile karşı karşıya bırakılmıştır.

Avrupa kıtasında bu gelişme yaşanırken, Türkiye’nin ABD ve NATO güçleri ile besleyip,
eğitip, donattığı dinci terör grupları, Suriye içine yönelik askeri harekat başlatarak bazı
bölgeleri işgal etmeyi başarmışlardır. Rusya’nın koruması altındaki bu bölgede yaşanan
gelişmelerin, Rusya- Ukrayna savaşının sonuçlandırılması için kapalı kapılar arkasında
yapılan görüşmelerle ilgisi olduğu açıktır. Ukrayna’da varılan uzlaşının bir parçası olarak,
Rusya’nın Suriye’nin kuzeyindeki korumadan vazgeçmesi ve buranın Türkiye –NATO destekli
dinci grupların denetimine verilmesinin kabul edildiği görülmektedir.

1940’lı yıllarda Suriye, Irak ve Mısır’ı içine alan ve Arap Birliği’ni hedef alan Arap Sosyalist
Baas Partisi’ni tehlike gören küresel güçler, Suriye ve Mısır’ın oluşturduğu birliği bozmak için
her fırsatı değerlendirmişlerdir. Siyah, kırmızı ve beyazdan oluşan renkleri ve üzerinde üç
yıldızı hedefleyen ortak bayrakta sadece iki yıldız yeralmış ve bu birliktelik asla
oluşturulmamıştır.

Bugün gelinen aşamada Irak Şii, Sünni ve Kürt bölgelerine bölünmüş, ayni
uygulama Suriye’de de içinden geçtiğimiz günlerde gerçekleşmiştir. Mısır ise, NATO’cu
subayların yönetiminde yoluna devam etmektedir.

NATO Suriye ve Irak’ta oluşturduğu Kürt kuşağı ile, Türkiye’de besleyip, eğittiği ve donattığı dinci arap grupları ile bölgede
güvendikleri kuşaklar oluşturmuşlardır. Bu oluşan yapılarla İsrail’in güvenliği sağlanırken,
ayni zamanda enerji güvenliği de kontrol altına alınarak, Rusya ve İran’ın etkinliği de
azaltılmıştır.

Bölgedeki devletlerin parçalanması ile birlikte Arap Birliği Projesi de bitirilmiştir.
İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’ya uluslararası tutuklama emri çıkarılması, Lübnan’da
ateşkes sağlanması, Gazze’de 50 bini aşan ölü sayısı ile devam eden katliamın sonuna
gelindiğinin de habercisidir. Tüm bu gelişmeler, bölgemizde devam eden çatışma ve siyasi
sorunların geçici çözümlerle bitirilmesinin veya dondurulmasının öngörüldüğünü
göstermektedir.

Gelişmelere baktığımızda, sıranın Kıbrıs’a geldiği sonucuna varırız. Kıbrıs Cumhuriyeti’nin
NATO üyeliği, Türkiye-Yunanistan arasında yaşanan siyasi balayı, kapalı kapılar arkasında
pazarlıklar yapıldığını göstermektedir. NATO aynen 1959’da olduğu gibi devrededir. Kıbrıs’a
biçilen gömlek federal sistem sosuyla tatlandırılmış, iki ayrı bölgeden oluşan ve NATO’nun
garantörü olduğu bir geçici ayar olacaktır.

Suriye’de devam eden gelişmeler dikkate alındığında, buna karşılık Türkiye’ye Kıbrıs’tan birtakım avantajlar verildiği anlaşılmaktadır.

Şener Elcil

En az 10 karakter gerekli


HIZLI YORUM YAP
300x250r
300x250r

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.