“Temiz hava solumak, güvenli alanlarda oyun oynamak, temiz suya ulaşmak ve sağlıklı bir çevrede yaşamak çocukların en temel hakları arasındadır” diyen Şerife Gündüz, çocukların bu konuda bilinçlenmelerinin önemine dikkat çekti.
Akademik çalışmalarının yanı sıra çevre konusundaki proje ve etkinliklere de aktif şekilde katılan, öncülük eden Prof.Dr. Şerife Gündüz, kitapta çevresel çocuk haklarını anlatan 13 farklı hak ve bunları çocukların gözünden aktaran 13 farklı hikâye yer aldığını anlattı.
Türk Ajansı Kıbrıs’ın sorularını yanıtlayan Gündüz, “Haspolat’tan Karpaz’a, Gönyeli’den Yedidalga’ya kadar Kıbrıs’ın farklı bölgelerinden çocukların hikâyeleriyle; çevre sorunlarını, doğayı korumayı, dayanışmayı ve umut etmeyi, sorunlar karşısında nasıl çözüm üretebilecekleri, nasıl birlikte hareket edebilecekleri anlatmaya çalıştım” dedi.
“Çocukların düşündüğü, soru sorduğu, çözüm ürettiği ve doğayla bağ kurduğu bir farkındalık çalışması…”
Bu kitabın çocukların düşündüğü, soru sorduğu, çözüm ürettiği ve doğayla bağ kurduğu bir farkındalık çalışması olmasını istediğini kaydeden Gündüz, doğayla güçlü bağ kuran çocukların, geleceğin en güçlü çevre savunucuları olacağını vurguladı.
Çevresel çocuk hakları kavramının, çocuk hakları ile çevre hakkının kesişim noktasında ortaya çıktığına işaret eden Gündüz, iklim krizi, hava kirliliği, su kaynaklarının azalması, biyolojik çeşitliliğin kaybı ve çevresel felaketlerin en çok çocukların yaşamını etkilediğinin altını çizdi.
Prof.Dr. Şerife Gündüz, “Bu nedenle çevreyi korumak artık yalnızca doğayı korumak değil; çocukların yaşamını, sağlığını ve geleceğini korumak anlamına gelmektedir. Bunlar çocukların yalnızca korunması, çevre konusunda bilinçli, katılımcı ve aktif bireyler olarak güçlendirilme amacı güder. Her türlü bilinç çocuklukta temellendirilir. Ve çevre bilinci de mutlaka çocuk yaşlarda oluşturulmaya başlanmalıdır.” şeklinde konuştu.
“Bugün hâlâ çocukların çevresel haklarını doğrudan etkileyen ciddi sorunlarla karşı karşıyayız” diyen Gündüz, özellikle iklim krizinin etkileriyle birlikte sıcaklık artışları, kurak dönemler, su yönetimi problemleri ve çevresel felaket risklerinin çocukların geleceğini daha kırılgan hale getirdiğini kaydetti.
Bunun yanında çocukların çevreyle ilgili karar alma süreçlerine katılımının oldukça sınırlı olduğunu ifade eden Gündüz, çocukların yalnızca korunması gereken bireyler değil; çevre konusunda fikir üretebilen, çözüm geliştirebilen ve değişim yaratabilen bireyler olduğu anlayışının güçlenmesi gerektiğini söyledi.
Kıbrıs’tan örneklere çocukların dikkatini çekmeye çalıştı
Kitapta Kıbrıs’tan hikâyelere yer veren Gündüz, amacını şöyle açıkladı:
“Bilinçlenme kendinden en yakından gelen değerlerle sağlam bir zemine oturur. Başka kültürlerin değerlerini ithal edip, doğrudan aktarmaya çalışmak bilinçlenmede başarıyı çok sınırlı tutar. Bu nedenle çocukların yaşadıkları coğrafyayla bağ kurmalarını istedim. Haspolat, Güngör, Yedidalga, Karpaz, Gönyeli, Kalkanlı gibi yerlerden örnekler kullanarak çevre sorunlarının aslında çocukların günlük yaşamının bir parçası olduğunu göstermek istedim. Böylece çocuklar ‘Bu hikâye benim mahallemde de yaşanabilir’ diyebileceklerini düşündüm.”
Aynı zamanda bu hikâyelerle, önemli çevresel problemlere de dikkat çekmeyi amaçladığını kaydeden Gündüz, “Çünkü aslında hepimizin yanı başında bir çevre problemi var. Çevre sorunları yalnızca çevresel bir mesele değil; onların da çevre haklarına sahip olduklarını hikâyeler üzerinden bilinçlendirmek istedim. Sorunlarla nasıl mücadele edebileceklerini öğrenmeleri benim için çok önemliydi. Bu nedenle sorunları çözmede, çözüm önerilerine, birlikte hareket etmeye, kurumlara ulaşmaya, ses çıkarmaya ve dayanışmaya da yer verdim” diye konuştu.
“Çocukların değişim yaratabileceğini göstermek onları motive edecek”
Kitaptaki örneklerin tümünün olumluya dönüşen, çocukların başarı gösterdiği örnekler olduğunu söyleyen Gündüz, çocukların değişim yaratabileceğini göstermenin onları motive edeceğini belirtti.
Kitapta 13 farklı çevresel çocuk hakkı ele alınıyor
Şerife Gündüz’ün kitabında 13 farklı çocuk hakkı ele alınıyor. Bu haklar “Ayrımcılığa Maruz Kalmama Hakkı”, “Çocuğun Yüksek Yararı İlkesi”, “Yaşama, Hayatta Kalma ve Gelişme Hakkı”, “Dinlenilme Hakkı”, “Çocukların Çevre Savunucusu Olarak İfade ve Toplanma Özgürlüğü”, “Bilgiye Erişim Hakkı”, “Şiddetin Hiçbir Türüne Maruz Kalmama Hakkı”, “Ulaşılabilecek En Yüksek Sağlık Standardına Sahip Olma Hakkı”, “Gelecek Kuşakların Hakları”, “Eğitim Hakkı”, “Katılım Hakkı”, “Oyun Hakkı” ve “Doğayı Öğrenme Hakkı” olarak sıralanıyor.
Bu hakların her birinin çocukların gözünden anlatılan hikâyelerle desteklendiği kitapta Prof.Dr. Şerife Gündüz şu mesajı veriyor:
“Bu kitaptaki çocukların isimleri sana tanıdık gelebilir; belki sınıf arkadaşının, belki komşunun, belki de senin adın… Çünkü bu hikâyeler, gerçek çocukların dünyasından yola çıktı. Bu hikâyeler çocukların da bir parçası olduğunu sokaklarımızda, mahallelerimizde, okullarımızda yaşanıyor”
Öğretmenlere, ebeveynlere ve karar vericilere çağrı: “Çocukların çevre hakkını korumak, yetişkinlerin de sorumluluğunda…”
Kitabın çocukların çevre hakkını korumanın, yetişkinlerin de sorumluluğunda olduğunu vurguladığını anlatan Gündüz, çocuklara “yalnız değilsiniz” derken; yetişkinlere de “sorumluluğumuz var” diye hatırlatma yaptı.
Öğretmenlerin çevre eğitimini doğayla bağ kuran, düşündüren ve harekete geçiren bir yaklaşımla ele almalarının hayati önem taşıdığını kaydeden Gündüz, ebeveynlerin ise çocukların doğayla ilişkisini güçlendirmesi, onların soru sormasını desteklemesi ve çevresel farkındalıklarını geliştirmesi gerektiğini söyledi.
Gündüz, karar vericiler açısından bakıldığında da, çocukların görüşlerinin dikkate alındığı çevre politikalarına ihtiyaç olduğunu belirtti. Prof. Dr. Şerife Gündüz, “Çünkü çocuklar çevre krizinden en fazla etkilenen grup olmasına rağmen çoğu zaman karar süreçlerinde yeterince yer almıyorlar. Oysa çocukların sesi çevre politikalarının merkezinde olmalıdır.
Kitapta özellikle ‘Çocuk hakları olmadan çevre hakkı, çevre hakkı olmadan da çocuk hakları korunamaz’ mesajını vermek istedim. Daha yaşanabilir bir gelecek ancak çocukların bugün güçlendirilmesiyle mümkün olabilir.” ifadelerini kullandı.
Yakın çevreden tandık hikayeler
Prof. Dr. Şerife Gündüz, kitaptaki hikâyelerden de şu şekilde örnekler verdi:
“Haspolat’taki Lina’nın hikâyesinde; savaş nedeniyle göç etmiş bir çocuğun sağlıksız çevre koşullarında yaşaması üzerinden ‘ayrımcılığa maruz kalmama’ hakkını ele aldık. Lina ve arkadaşları çevre sorunlarını fark edip ilgili kurumlara mektup yazarak yaşadıkları alanın temizlenmesini sağlıyorlar. Burada çocukların sesinin değişim yaratabileceğini göstermek istedim.
Güngör’de geçen Doğa’nın hikâyesinde ise taş ocaklarının yarattığı toz ve hava kirliliği üzerinden ‘çocuğun yüksek yararı’ ilkesine dikkat çekiliyor. Çocuklar bir araya gelip çözüm önerileri geliştiriyor ve yetkililerle iletişime geçiyorlar. Böylece çevre sorunlarının çocuk sağlığını nasıl etkilediğini anlatmaya çalıştım.
Yedidalga’daki Melissa’nın hikâyesinde fokların yaşam alanlarının zarar görmesi üzerinden çocukların ‘dinlenilme ve katılım hakkını’ işledik. Melissa, foklar adına konuşuyor ve çocukların çevreyle ilgili karar süreçlerinde söz sahibi olabileceğini gösteriyor.
Karpaz’daki Mira’nın hikâyesi ise çocukların doğayla kurduğu bağı anlatıyor. Ardıç ağaçlarının arasında huzur bulan Mira üzerinden ‘oyun hakkı’ ve doğayla iç içe büyümenin çocuk gelişimi için ne kadar önemli olduğunu vurguladık.
Gönyeli’de geçen Ardan’ın hikâyesinde çocuklar yapılacak park için fikir üretiyor ve belediye onların önerilerini dikkate alıyor. Bu hikâye çocukların ‘katılım hakkını’ anlatıyor ve çocukların yaşadıkları çevreyle ilgili kararlarda söz sahibi olabileceğini gösteriyor.
Kalkanlı’daki Ayşe’nin hikâyesinde ise anıt zeytin ağaçlarının korunması üzerinden doğal ve kültürel mirasa sahip çıkmanın önemine dikkat çekiliyor. Çocuklar bir araya gelip doğayı korumak için harekete geçiyorlar.”
Tüm hikâyelerde ortak bir mesaj olduğunu söyleyen Gündüz, “Çocuklar yalnızca çevre sorunlarından etkilenen bireyler değil; aynı zamanda çözümün bir parçası olabilirler. Bu nedenle hikâyelerin sonunda hep umut, dayanışma ve çözüm var. Çünkü çocukların çevre için harekete geçebileceğini göstermenin onları motive edeceğine inanıyorum.” diye konuştu.
Tangül Ünal Çağıner Vakfı’nın kitaba verdiği destek
Tangül Ünal Çağıner Vakfı’nın kitaba verdiği desteğe de dikkat çeken Prof. Dr. Şerife Gündüz, Tangül Ünal Çağıner Vakfı’nın çocukların güçlenmesi, eğitim, toplumsal farkındalık, sosyal sorumluluk ve daha yaşanabilir bir gelecek oluşturulması yönündeki yaklaşımının, kitabın temel amacıyla birebir örtüştüğünü belirtti.
Başta Dr. İçim Çağıner Kavuklu olmak üzere Tangül Ünal Çağıner Vakfı’na teşekkür eden Gündüz, kitap projesinin Nergis Projesi ile de bağlantılı olduğunu söyledi. Nergis Projesi’nin de çocukların, özellikle kız çocuklarının güçlenmesini, eğitimle desteklenmesini ve geleceğe daha umutla bakabilmesinin hedeflendiğini vurgulayan Gündüz, “Çocukların yalnızca akademik olarak değil; haklarını bilen, kendini ifade edebilen, topluma ve doğaya duyarlı bireyler olarak yetişmesi gerektiğine olan inanç Tangül Ünal Çağıner Vakfı ile kitabımızın varoluş amaçlarını örtüştürüyor.” dedi.
Kimliğini yurt dışına çıkabilmesi için başka şahsa verdi, tutuklandı İçeriği Görüntüle
Kitaptan elde edilen gelir Nergis projesine bağışlanacak
Bu nedenle kitabın gelirinin Nergis Projesi’ne aktarılacağını söyleyen Prof. Dr. Şerife Gündüz, kitabının çocukların eğitimine ve geleceğine de katkı sağlayacak olmasından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Prof.Dr.Şerif Gündüz, sözlerini çocuklara yönelik şu ifadelerle noktaladı:
“Temiz hava solumak, güvenli bir çevrede oynamak senin hakkın ama doğayı korumak ödevin olmalıdır. Haklarını tanımanı, doğayla güçlü bir bağ kurmanı ve doğanın savunucusu olabileceğini unutmamanı isterim. Çevre hakkı, çocuk hakkıdır. Unutma; senin sesin, sorduğun sorular, doğayı korumak için attığın adımlar geleceği değiştirebilir. Ve senin sesin, çevreyi koruyan en güçlü çağrı olacaktır.”
DÜNYA
29 Mayıs 2026DÜNYA
29 Mayıs 2026DÜNYA
29 Mayıs 2026DÜNYA
29 Mayıs 2026DÜNYA
29 Mayıs 2026DÜNYA
29 Mayıs 2026DÜNYA
29 Mayıs 2026
1
Guterres, Kıbrıs görüşmelerini yeniden başlatmaya 'kararlı'!
1525 kez okundu
2
İnşaat Sektörüne “Özerk Yapı Merkezi” geliyor!
1434 kez okundu
3
Arıklı: Türkiye ile Bağlarımız Her Geçen Gün Güçleniyor
952 kez okundu
4
HP tasarısının komiteye çekilmesi… Bakan Arıklı: Sağduyu galip geldi
535 kez okundu
5
Polisiye olaylar…Çatalköy’de izinsiz kazı yapan iki kişi tutuklandı
530 kez okundu