
Sur Ajans’tan Gazeteci Mahmut Oral, İmralı Tutanakları’nın tam metnini yayımladı. Tutanakta yer alan ifadeler sonrası DEM Parti’den gelen baskı ve ihtarlar üzerine metin ajans sayfasından kaldırılırken Oral, tutanak sebebiyle görevi bıraktığını açıkladı.
İşte İmralı görüşmesinde terörist başı Abdullah Öcalan’ın siyaset kulislerini ayağa kaldıracak ifadeleri…
MHP lideri Devlet Bahçeli, partisinin 6 Mayıs 2026 tarihinde yaptığı konuşmada , “11 Temmuz 2025’te terör örgütü PKK mensubu bir grubun sembolik törenle silah bırakması, Terörsüz Türkiye iradesinin karşılık bulduğu önemli bir aşama olmuştur. Elbette bu tören tek başına nihai sonuç değildir. Süreç titizlikle, güvenlik hassasiyetlerinden taviz verilmeden yürütülecektir. Bu kapsamda Abdullah Öcalan’ın statü meselesinin konuşulması da önemlidir…’’ İfadelerini kullandı.
Bahçeli’nin bu konuşmasının ardından AK Parti tarafından süreçle ilgili bir açıklama ya da bir gelişme söz konusu olmazken, gözler açıklamanın arka planına çevrildi.
28 Nisan 2026 tarihli Mahmut Oral’ın Sur Ajans’ta yayımladığı “İmralı Görüşme Tutanaklarında İkinci Bölüm” tam metni PKK elebaşı Öcalan’ın süreç ve işleyişe karşı kullandığı dil ve DEM Parti’ye iddia edilen açıklama ve talimatları şu şekilde:
Terör örgütü elebaşı Öcalan, İmralı tutanakları olduğu iddiası ile yayımlanan metinde, Terörsüz Türkiye sürecinde yaşanan tıkanmaya ilişkin sert ifadeler kullanırken devletin yaklaşımına da küstah ifadelerle tepki gösterdi:
“Bazıları linç etmek istedi, her gün televizyonlardan küfür ettiler. Ben de artık cevapsız kalmayacağım. Bu konuyu Bahçeli devlet adamı olarak gündeme getirdi. Devlet ciddiyeti var sandım ama bir buçuk yıldır kimi oyalıyorlar? Örgütü silahsızlandırmışım, feshetmişim. Yeter artık.”
Öcalan, PKK terör örgütünün kadrolarına ilişkin de dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu:
“Yeteneklere göre fazla yük bindiriyoruz. Kemik erimesi hastalığına yakalanmışsın ama seni Kırkpınar güreşine çıkarıyorlar. Biz burada devleti devlete katmak istiyoruz. Bu devlet şunu çok iyi bilecek; biz sandığınızdan daha büyük bir siyasi gücüz. Cumhuriyet’e entegre olmaya çalışıyoruz.”
Terör örgütünün süreç kapsamında silahsızlanma sürecine dair de konuşan Öcalan, bazı adımları erken atıp atmadığını sorguladığını da söyledi:
“Bazen diyorum ki; bu şartlarda tek taraflı adım atmakla hata mı yaptım? Bahçeli söyleyince AKP çözer sandım. Ama çok açık; hem beni hem Bahçeli’yi çok yordular. Bir damla kan dökülmedi aylardır. ‘Tarihe bir iz bırakalım’ dedim. Tarihi kararlar aldım. Ben kurdum, ben bitirdim. Demokratik siyaset ve hukuk dedim. Şiddet sarmalını durdurduk.”
Devletin gerekli yasal zemini oluşturmadığını ifade eden Öcalan, mevcut yaklaşımı “kontrgerilla işi” olarak tanımladı:
“Benim hukuk ve yasal zeminim nettir. Devlet bana iş yaptıracak ancak hiçbir yasal zemini olmayacak. Bu kontrgerilla işidir.”
Sürece ilişkin son kez girişimde bulunacağını belirten Öcalan “Son denemeyi yapacağım. Eğer gerekenler yapılmazsa çekileceğim” İfadelerini kullandı.
Terör örgütü lideri Öcalan, İmralı’da tutuklu bulunan eski HDP Genel Başkanı Demirtaş’a ilişkin de konuştu. Öcalan; “Sürece ya katkı sunacak ya da ağzını kapatacak. Kapatmazsa ben kapatacağım. Demirtaş baş müzakereci benim bilmiyor mu?” ifadelerini kullandı.
Kürt ulusal birliği tartışmalarına da değinen Öcalan, dış müdahale riskine dikkat çekerek şu değerlendirmede bulundu:
“Kürtlerin birliği meselesi önemli. Siz yapmazsanız İsrail ve ABD yapacak. Balkanlar gibi paramparça ederler. Ben Mustafa Kemal’in pratiğinden ders çıkaranlardanım. Kürtleri bir iple boğmak isteyecekler.”
Mustafa Kemal ve Osmanlı’nın son dönemine dair ise Öcalan şu ifadeleri kullandı:
“İngilizler ve Fransızlar yeni bir model geliştiriyor. Beni de içine çekmek istediler ama girmedim. Talat Paşa kafası korkunçtu. Mustafa Kemal olmasaydı görürdüler günlerini.”
Kürt milliyetçiliği tartışmalarına ilişkin de dikkat çekici değerlendirmelerde bulunan Öcalan, şu ifadeleri kullandı:
“Demin Pervin Hanım’ın da belirttiği gibi, Kürt milliyetçilerinin önüne geçilmeli, yeniden örgütlenmelerine izin verilmemelidir. Sanırım bu çizgi Kemal Burkay ve İbrahim Güçlü üzerinden yürütülüyor. Hemreş Reşo vardı; Barzaniciydi, Mustafa Barzani’yi lideri olarak tanımlıyordu. Birkaç dil biliyordu, Kürt otonomisini savunuyordu. Şam’da onunla da mücadele ettim.”
Sur Ajans’ta yayımlanan İmralı Tutanakları metninde terörist başı Öcalan’ın ifadeleri bu şekilde. Peki, bu habere ne oldu?
Haber yayına alındıktan sonra DEM Parti’den gelen baskı üzerine konu apar topar kapatıldı. Sur Ajans Genel Yayın Yönetmeni Mahmut Oral tutanağın yayından kaldırılmasını ve 5 Mayıs tarihli istifasını şu ifadelerle açıkladı:
‘’Bilindiği gibi, kısa bir süre önce Sur Ajans’ın Genel Yayın Yönetmenliği görevini üstlenmiştim. Bu görevi aldıktan sonra, gazetecilik açısından son derece önemli ve olağanüstü haber değeri taşıdığına kanaat getirdiğim bir dizi belgeye ulaştım.
İmralı’da bulunan PKK lideri Abdullah Öcalan’ın çeşitli görüşmelerini içeren bu notları da haberleştirerek, Sur Ajans’ın internet sitesinden de yayımladım.
Bu haber yayımlandıktan sonra DEM Parti çevreleri, söz konusu notların orijinal belgeye bağının olmadığından bahisle, bazı kişi ve çevrelere yönelik ifadeler eklendiği yolunda bir açıklama yaptı.
***
Bu açıklamanın öncesi ve sonrasında haberle ilgili olarak, DEM Parti çevreleri ile bir dizi görüşme trafiği yaşadım. Söz konusu haberin, sürecin ruhuna zarar verdiği yolundaki beyanları, beni haberin kaldırılması konusunda ikna etti.
Bu arada şunu da vurgulamakta yarar görmekteyim. Zira iktidar cephesinin, salt bu haber nedeniyle dahi olsa İmralı ile bundan böyle görüşmeleri kısıtlayabileceğine dair başkaca kaynaklardan tarafıma bir bilgi aktarıldı. Bu durumun sürece zarar vereceği apaçık ortada olduğundan, ben de söz konusu haber metnini Sur Ajans’ın internet sitesinden kaldırdım.
Haberin kaldırılmasının ardından DEM Parti İmralı Heyeti’nden tarafıma yapılan açıklamada, haber nedeniyle üzerlerinde oluşan olumsuz yükün, ortadan kalktığı iletildi.
Zaten, gelinen aşamada gerek Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın son açıklamaları, gerekse MHP Lideri Devlet Bahçeli’nin dozu artan çıkışları da, söz konusu haberin olumsuz bir etki yaratmadığını ortaya koymaktadır.
***
Sur Ajans’ın bundan böyle haber nedeniyle zarar görmemesi için Genel Yayın Yönetmenliği görevinden ayrıldığımı, bundan böyle ajansla hiçbir organik bağımın kalmadığını üçüncü tarafların dikkatine sunarım.’’
DÜNYA
13 Mayıs 2026DÜNYA
13 Mayıs 2026DÜNYA
13 Mayıs 2026DÜNYA
13 Mayıs 2026DÜNYA
13 Mayıs 2026DÜNYA
13 Mayıs 2026DÜNYA
13 Mayıs 2026
1
Guterres, Kıbrıs görüşmelerini yeniden başlatmaya 'kararlı'!
782 kez okundu
2
İnşaat Sektörüne “Özerk Yapı Merkezi” geliyor!
765 kez okundu
3
Arıklı: Türkiye ile Bağlarımız Her Geçen Gün Güçleniyor
497 kez okundu
4
Polisiye olaylar…Çatalköy’de izinsiz kazı yapan iki kişi tutuklandı
495 kez okundu
5
HP tasarısının komiteye çekilmesi… Bakan Arıklı: Sağduyu galip geldi
493 kez okundu