ABD ile İran arasında tırmanan askeri gerilimde Washington yönetimi, Hürmüz Boğazı’nın gemi geçişlerine kapatılmasıyla İran donanmasını hedef alan operasyonlara ağırlık verdi. ABD Başkanı Donald Trump, İran donanmasını yok etmenin ABD harekatının temel hedeflerinden biri olduğunu bildirdi.

ABD ile İran arasında tırmanan askeri gerilimde Washington yönetimi, Hürmüz Boğazı’nın gemi geçişlerine kapatılmasıyla İran donanmasını hedef alan operasyonlara ağırlık verdi. ABD Başkanı Donald Trump, İran donanmasını yok etmenin ABD harekatının temel hedeflerinden biri olduğunu bildirdi. Operasyonlarda çok sayıda İran savaş gemisinin batırıldığı bildirildi. Buna karşın İran’ın küçük denizaltıları ve mayın kapasitesi, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiği için boyutu öngörülemez bir tehdit oluşturuyor.
ABD ile İran arasındaki askeri gerilim deniz cephesinde yoğunlaşırken Washington yönetimi İran’ın deniz gücünü zayıflatmaya yönelik operasyonlar yürütüyor. ABD ve İsrail’in gerçekleştirdiği saldırıların ardından İran donanmasının önemli bölümünün ağır hasar aldığı kaydedildi.
Savaşın başlamasından birkaç gün sonra İran donanmasının büyük kısmı imha edildi. Saldırılarda donanmanın üst düzey komutanlarından Amiral Ali Şemhani’nin öldüğü belirtilirken, Bandar Abbas’taki İran deniz kuvvetleri karargahının büyük ölçüde yıkıldı.
Trump, İran donanmasını yok etmenin ABD askeri harekatının temel hedeflerinden biri olduğunu duyurdu. ABD Merkez Komutanlığı verilerine göre Amerikan kuvvetleri, Hint Okyanusu’nda bir İran savaş gemisinin torpidoyla vurulması da dahil olmak üzere 20’den fazla İran savaş gemisini batırdı.

İran, ağır savaş gemilerini kaybetmiş olsa da yıllardır süren ABD ve İsrail ile olası bir savaşa hazırlık konvansiyonel taktikler üzerine yapılmamıştı. İran, mini denizaltılar ve hücum botlarıyla oluşturduğu donanmasını vur-kaç taktiklerine uygun olarak tasarladı. İran donanmasından çok daha güçlü silahlara sahip ABD için İran’ın ‘görünmezliğiyle’ meşhur denizaltıları büyük bir tehdit oluşturuyor. İran, Hürmüz Boğazı’nı kapatma stratejisini de donanmaya entegre edilmiş dronlarına ve mayın döşeme faaliyetlerine uygun tasarlanmış denizaltılarına dayandırıyor.

HÜRMÜZ BOĞAZI GERİLİMİN MERKEZİNE YERLEŞTİ
İranlı yetkililer gerilimin tırmandığı süreçte, dünya petrolünün yaklaşık beşte birinin taşındığı Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceklerini açıkladı. İran ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) arasında yer alan dar geçit, küresel enerji ticareti açısından en kritik deniz yollarından biri olarak kabul ediliyor.
İran hükümeti tarafından yapılan açıklamaların ardından boğazdaki gemi trafiğinde belirgin düşüş yaşandı. Çok sayıda uluslararası konteyner taşımacılığı şirketi güvenlik gerekçesiyle gemilerini Hürmüz Boğazı’ndan geçirmemeye başladı.
Deniz taşımacılığındaki bu değişim enerji piyasalarında da etkisini gösterdi. Hürmüz Boğazı’nı kullanan gemilerin önemli bir kısmı daha uzun ve maliyetli rotalara yöneldiği için küresel enerji fiyatlarında artış meydana geldi. Boğaz resmi olarak açık kalmasına rağmen geçiş sayısındaki düşüş nedeniyle fiilen kapalı kabul edilen bir rotaya dönüştü. Hürmüz Boğazı’ndaki gemi trafiği yüzde 90 oranında azaldı.

ABD’NİN EN BÜYÜK ENDİŞESİ: İRAN’IN MİNİ DENİZALTILARI
New York Times’ın (NYT) haberine göre, ABD ve bölgedeki müttefikleri uzun süredir İran deniz kuvvetlerinin Basra Körfezi’ndeki ticaret ve enerji sevkiyatını aksatabilecek kapasitesini ciddi bir tehdit olarak değerlendiriyor. İran’ın özellikle mayın döşeme yeteneği ve küçük denizaltı filosu dikkatle izleniyor.

Savunma istihbarat şirketi Janes’in verilerinde, İran donanmasının operasyonlar öncesinde 3 denizaltı, 8 fırkateyn ve 2 korvetten oluşan bir filosu bulunduğu kaydedilmişti. İran ayrıca 22 küçük denizaltıya sahipti ve ABD ordusu bu araçların Basra Körfezi’nin sığ sularında görev yapmak üzere tasarlandığını belirtmişti.
ABD askeri analizleri, İran’ın mayın döşeme kapasitesinin deniz stratejisinin önemli bir parçası olduğunu gösteriyor. Geçen yıl yayımlanan bir ABD istihbarat değerlendirmesi, İran’ın denizaltılar ve küçük botlar aracılığıyla Hürmüz Boğazı’ndan geçen gemi trafiğini aksatabilecek kabiliyete sahip olduğunu ortaya koydu.

İRAN’IN İKİ AYRI DONANMASI
1979’daki İslam Devrimi’nin ardından İran askeri planlamacıları deniz kuvvetlerini 2 ayrı yapı altında topladı. İran Donanması daha çok konvansiyonel savaş gemilerinden oluşan geleneksel bir donanma yapısı oluşturdu.
Devrim Muhafızları ise Körfez’de ve İran kıyı hattında görev yapan ayrı bir deniz gücü kurdu. Bu yapı çoğunlukla küçük ve hızlı saldırı botlarından oluşuyor ve asimetrik deniz operasyonlarına odaklanıyor.

SAVAŞ GEMİLERİ BATTI ANCAK DENİZALTI TEHDİDİ DEVAM EDİYOR
Analistler, İran savaş gemilerinin önemli bölümünün son operasyonlarda zarar gördüğünü ancak denizaltı tehdidinin tamamen ortadan kalkmadığını belirtiyor. İran’ın Umman Körfezi’ndeki 11 savaş gemisinin batırılmış olmasına rağmen, mayınlar ve mini denizaltılar gibi silahlar ABD ile İsrail’in savaş çabalarına ve küresel deniz ticaretine yönelik bir tehdit olmaya devam ediyor.
Bölgedeki askeri hareketlilik devam ederken ABD donanması Arap Denizi’nde geniş çaplı konuşlanmayı sürdürüyor. USNI News Filo Takip Sistemi verilerine göre USS Abraham Lincoln (CVN-72) uçak gemisi Umman, Pakistan ve İran’a yaklaşık eşit mesafede bulunan Arap Denizi’nde görev yapıyor.
DÜNYA
27 gün önceDÜNYA
27 gün önceDÜNYA
27 gün önceDÜNYA
27 gün önceDÜNYA
27 gün önceDÜNYA
29 gün önceDÜNYA
29 gün önce
1
Sigaraya dev zam. Tarih verildi, Sigaraya rekor zam! 8 lira birden artacak
5560 kez okundu
2
Oğlunu boğarak öldürmeye çalışan kadının cezai ehliyeti olup olmadığı araştırılırken 7 gün daha tutuklu kalacak
4476 kez okundu
3
Hizbullah lideri Nasrallah, ”Güney Kıbrıs üslerini İsrail savaş uçaklarına açarsa savaş tarafı sayarız” kullanımına açmasına
3487 kez okundu
4
YDP’de başkan adayı olabilmesi için 500 oy şartını henüz yerine getiremeyen, Erhan Arıklı dönemi kapanıyormu;?
1427 kez okundu
5
Girne’de bir İlkokulda ‘’Domuz Gribi’’ 16 öğrenci evlerine gönderilirken, Müdür ve 5 öğretmen de hasta
1156 kez okundu