Bugün ve yarın sağanak bekleniyor İçeriği Görüntüle
Gündem Kıbrıs Özel Haber
Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, Gündem Kıbrıs Web TV’de Genel Yayın Yönetmeni Çiğdem Aydın’ın konuğu olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu…
“2025 yılı bütçesi içinde ödenekler açısından yaklaşık 6,5 milyar TL’lik iyi bir iyileştirme ve tasarruf yaptık”
2026 yılı Merkezi Devlet Yönetim Bütçesi hakkında değerlendirmelerde bulunan Maliye Bakanı Dr. Özdemir Berova, “2026 yılı Merkezi Devlet Yönetim Bütçesini tamamlayarak 19 Aralıkta meclisten geçirdik. Merkezi devleti yönetimi bütçesi olarak 200 milyar TL’lik bir bütçe hacmine ulaştık. 190 milyar TL’lik kısmı devletin yapacağı yatırımların da içinde olduğu genel bütçedir. Bu bakımdan bakıldığında 2026 yılı bütçesi 25,5 milyar TL bir açık öngörüsüyle ödenekler üzerinden yıla başladık. Bunun karşılığı, 2026 yılı içinde bütçenin tüm ödenekleri kullandığımız zaman, öngördüğümüz gelir ve gider tablosuna göre 25,6 milyar TL’lik bir borçlanmayla bu ödenekleri birebir götürebiliriz. 2025 yılına baktığımızda öngördüğümüz bütçe açığı 18,5 milyar TL idi. Ama yıl içinde yapılan hem gelir artırıcı önlemler hem de yapılan sıkı mali disiplin politikasıyla bu miktar 12 milyar TL’ye ye geri çekildi. 2025 yılı bütçesi içinde ödenekler açısından yaklaşık 6,5 milyar TL’lik iyi bir iyileştirme ve tasarruf yaptık” diye konuştu.
2024 yılında 3 kez verilen Hayat Pahalılığı: Kamu maliyesine ciddi bir yük oluştu. Halkımızın ezilmesini önlemek amacıyla yapılan bir hamleydi. Pişman değiliz
Konuşmasının devamında enflasyon süreci ve yapılan çalışmalar hakkında bilgi veren Brova, “Pandemiden sonraki süreçte sürekli olarak yüksek enflasyon içerisinde devam eden bir ekonomiye sahibiz. Ekonomik açıdan baktığımızda bu enflasyonun ana sebeplerinden biri kullandığımız Türk Lirası’dır. Bazıları çıkıp ‘TL kullanmayalım döviz kullanalım’ söylemlerini öne sürüyor. Ancak KKTC’nin kullandığı para birimi, ilgili ülkeler yada ilgili merkez bankları tarafından desteklenmediği sürece başka bir para birimi kullanma ihtimali söz konusu değildir. Türkiye Cumhuriyeti her alanda olduğu gibi bu alanda da bize desteklerini sürdürüyor. Yükselen enflasyonun aşağı çekilmesindeki en önemli faktör de para politikalarında kullanılan enstrümanlardır. Türkiye Cumhuriyeti çok ciddi ekonomik bir program uyguluyor ve bunun neticesinde de enflasyon süreci aşağı çekilmeye başlandı. 2026 hedefleri enflasyonu yüzde15-20 bandına çekmek. Bunun olumlu yansımaları KKTC’ye de olacak. Geçtiğimiz dönem içerisinde hükümetimiz halkımızın enflasyon karşısında nispeten korunmasını sağlayabilmek amacıyla ücret ve maaş politikalarında farklı enstrümanlar kullandı. 2024 yılında 3 kez hayat pahalılığı uygulaması yaptık. Bu kamu maliyesine ciddi bir yük oluşturdu ama bu sonuçta bir tercihti ve halkımızın ezilmesini önlemek amacıyla yapılan bir hamleydi. Bundan pişman değiliz” ifadelerini kullandı.
Doğu Akdeniz Üniversitesi’nin mali durumunun düzeltilmesi için yapılan çalışmalar hakkında da bilgi veren Berova, “Doğu Akdeniz Üniversitesi ekonomik sürdürülebilirliğini kaybetmiş durumdaydı ve hükümetimiz ülkemizin amiral gemisi olarak gördüğümüz DAÜ’nin ekonomik sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla bir protokol yapılmasına onay verdi. Bu kamu maliyesine ciddi yük oluşturdu. Nakdi olarak yük oluşturmasının yanı sıra, ödenmesi gereken vergilerin de ödememesiyle ve bunu devletin üstlenmesiyle kamu maliyesine yaklaşık 6 milyar TL yük oluşturdu” dedi.
“Haziran ayında oluşacak ilk 6 aylık Hayat Pahalılığının yüzde 12 civarında olmasını öngörüyoruz”
Berova, “2024 yılında bu durumlardan dolayı nakdi açıdan bir açık oluşmaya başladı ve 2025 yılını başına kadar büyüyerek devam etti. 2025 yılında uygulanan politikalarla bu açığın daha da açılması engellendi ve 2026 yılına ulaştık. 2026 yılında Türkiye Cumhuriyeti’nin de uyguladığı politikalarla birlikte enflasyonun bizim ülkemizde de azalacağını öngörüyoruz. Haziran ayında oluşacak ilk 6 aylık Hayat Pahalılığının yüzde 12 civarında olmasını öngörüyoruz. Geçmiş yıllara baktığımızda ciddi anlamda azalma anlamına geliyor” ifadelerini kullandı.
“Gelirlerimizden katkı payı olarak yüzde 9,2’sini belediyelere veriyoruz. Diğer ülkelere baktığımızda dünyadaki en yüksek oranlardan bir tanesidir”
Konuşmasının devamında Berova, “Son 1,5 yıllık verilere batığımızda döviz enflasyonu reel enflasyonun altında kaldı. Bizim gelirlerimizin önemli bir kısmını gümrük ve bunlara bağlı olan diğer vergilerdir. Gelirlerimizden katkı payı olarak yüzde 9,2’sini belediyelere veriyoruz. Diğer ülkelere baktığımızda dünyadaki en yüksek oranlardan bir tanesidir. 2013 yılında parlamentoya girdiğimde bu oran yüzde 7,2 idi. O günden bugüne kadar bu oran artmış durumdadır. Diğer kurum ve kuruluşlara aktartılan cari transferlerle birlikte bütçenin yüzde 80’ini bu ödemelere ayırmak zorunda kalıyoruz” dedi.
“2,5 milyarlık ödenekten tasarruf öngörümüz var”
Berova, sıkı bir mali disiplin politikası izlendiğini kaydederek, “Hem 2024, hem 2025 hem de 2026 yılı için yarattığımız gelir artırıcı yasalarla bunun meyvelerini toplamaya başladık. Sıkı bir mali disiplin politikası üreteceğiz. Geçtiğimiz hafta içerinde bütçe kapanış genelgesini yayınladık. Şuanda hesapların uyuşturulması süreci devam etmektedir. Gelecek hafta içerisinde bütçe açılış genelgesini yayınlayacağız. İlk tasarruf önerimizde istisnai bazı hususlar koyduk. 300 bin TL’ye kadar olan harcamalar dışında tüm bütçenin içinde olan tüm idareler için yüzde 10’luk bir tasarrufla başlıyoruz. Geçen yılda yine yüzde 10 uyguladık. Yıl içindeki ihtiyaçlara göre bu rakam değişiyor ama 2,5 milyarlık ödenekten tasarruf öngörümüz var. Bütçede öngörülen 25,5 milyar TL’lik açığı yavaş yavaş azaltarak ve geçtiğimiz yıldan bu yıla aktarılan borç faizleriyle birlikte yaklaşık 15 milyar TL’lik bir açıkla 2026’yı tamamlamayı hedefliyoruz” dedi.
“Enflasyonun azalmasıyla birlikte bütçe açığının azalması bekliyorum”
Uygulanan sıkı uygulamalarla Maliye’nin gelirlerinin artırıldığını söyleyen Berova, “2027 ocak ayı seçim yılı ve seçim öncesi hükümetimiz ve ilgili bakanlıklar da bu bağlamda daha çok efor sarf ederek daha çok yatırım yaparak daha çok destek vererek daha fazla bütçeye ihtiyaç duyuyor. Her ne olursa olsun dengeli bir şekilde bu yılı tamamlamak zorundayız. Planımızı yaptık. Vergi adaletini sağlamak amacıyla vergi denetimlerimizi sahada genişlettik ve ciddi miktarda geçmiş yıllara göre kira stopaj gelirlerinde yüzde 60’ın üzerinde artış oldu. Tüm dengeleri koruyarak 2026’nın sonuna kadar devam edecek bir süreç planlıyoruz. Enflasyonun azalmasıyla birlikte bütçe açığının azalması bekliyorum” dedi.
Vergi konusu: Resen vergiler resen olmaktan çıktı, ikmalen vergiye döndü
Vergiler hakkında da değerlendirmelerde bulunan Berova, “Vergi dairesi daha çok görüye dayalı davranıyor. Son 5-6 ayda resen vergiler resen olmaktan çıktı, ikmalen vergiye döndü. Yani bir beyan veriliyor, ama bizim vergi memurlarımız bilgisayar üzerinden hesaplara, tapu kayıtlarına, yatırılan sosyal sigorta primlerine baktığında eksiklik olduğun görüyor ve 5 değil 7 lira vergi ödemeniz gerekli diyerek mükellefe bildiriyor. Vergi toplama işi hem meşakkatli hem de her zaman tartışmalıdır. Dünyanın her ülkesinde yaşanır. Aslolan doğru kurgulanmış bir şekilde bu yolda yürümektir. Biz de bunu yapıyoruz” dedi.
Kıdem tazminatları konusu: Kıdem tazminatıyla ilgili bir projeksiyon yapıldı ve belli bir miktar bütçeye koyduk
Kıdem tazminatlarıyla ilgili bilgi veren Berova, “Mahkemenin verdiği karar doğrultusunda bütçemizde o miktarları yerleştirdik ve ödenek koyduk. Bütçe açılış genelgesini yayınladıktan sonra ve 2026 yılı devreye girdikten sonra bunları ödeyeceğiz. 2010 yılında 47/2010 sayılı yasayla birlikte kıdem tazminatların 2010 yılından sonra işe girenler için uygulanmaması gerektiği bir yasayla belirlendi. 2011 yılında işe girenler için kıdem tazminatı olmayan yasal bir sürece girildi. Ama toplu iş sözleşmelerinde bu madde değişmediğinden dolayı ve toplu iş sözleşmeleri yasalarında üzerinde olduğu için bir yasal süreç aşladı. 2010 yılında kaldırılan kıdem tazminatının devam etmesi gerektiği mahkeme kararıyla karara bağlandı. Bu davayı açan kişilere ödeme yapıldı. Bizde hukuk sistemi kişisel davalar üzerinden yürütülür. Bu davaların arka arkaya açılmaması konusunda idare bir karar verebilir. Kıdem tazminatıyla ilgili bir projeksiyon yapıldı ve belli bir miktar bütçeye koyduk. Başvuruları değerlendirerek nakdi durumumuza göre bu ödemeleri Şubat ayı içerisinde planlayarak ödemeye başlayacağız” diye konuştu.
Karma oyun kaldırılması: CTP’nin ana gövdesi samimi ise nisaba destek veriri ve karma oydan kurtuluruz
Berova, parti olarak her zaman seçime hazır olduklarını ifade ederek, “Seçime her zaman hazırız. UBP bir seçim patisidir. Bir kitle partisidir. Buna bağlı olarak da her zaman sahadadır. Resmi tarih Ocak 2027’dir. Eğer Ocak 2027’de seçim yapılacaksa ona göre planlama yapılır ve UBP sahada olacaktır. Bu ülkenin en büyük ve en köklü partisi UBP’dir. Bunu da korumaya devam edecektir” dedi.
Seçim ve halk oylaması yasasında değişiklik yapılarak karma oyun kaldırılması yönündeki çalışmaların sorulması üzerine Berova, “Karma oy konusu yıllardır tartıştığımız bir konu ve yıllardır kaldırılması konusunda çalışma yapılıyor. Her parti içerisinde bazı milletvekilleri karma oyun kaldırılmasına sıcak bakmıyor. İki büyük parti olan CTP ve UBP’nin ortak bir tavır ortaya koymasıyla çok rahat şekilde karma oy kaldırılabilir. Karma oyun kaldırılması konusunda CTP karma oy kaldırılmalıdır diyor ancak Önce mecliste 26 çoğunluğu sağlayın, biz içeri girip destek veririz diyorlar. Karma oy belasından, oy sayımında yaşanan sorunlardan, oyların yanmasından kurtulmamız gerekir. İnsanlar da politikaları belirleyen partilere mühür vererek ve liste içerisindeki vekil adaylarını tercih ederek seçim yapmaları en doğru yaklaşımdır. UBP ve CTP’de karma oyun kaldırılmamasını isteyen vekiller var. CTP’nin ana gövdesi samimi ise nisaba destek veriri ve karma oydan kurtuluruz” diye konuştu.






