İktidarın ‘Terörsüz Türkiye’ adımları şehit yakını ve gazilerin tepkilerine rağmen sürüyor. İktidara yakın yazar Abdulkadir Selvi’nin bugünkü yazısında DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ile Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit’i hedef alması dikkat çekti.

MHP lideri Devlet Bahçeli’nin çağrısıyla başlayan ‘Terörsüz Türkiye’ süreci terörelebaşı Abdullah Öcalan’ın terör örgütü PKK’ya silah bıraktırmasının ardından Meclis’te kurulan Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu’nun görüşmeleriyle sürüyor.
Öcalan’ın çağrısına rağmen PKK’nın ardından örgütün Suriye uzantısı SDG’nin silah bırakmaması “süreç” tartışmalarını sürdürüyor.
İktidara yakınlığıyla bilinen Abdulkadir Selvi, köşe yazısında DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan ile Grup Başkanvekili Gülistan Kılıç Koçyiğit hakkında dikkat çeken ifadeler kullandı. Selvi, iki ismi “Kandil’deki süreç karşıtlarının siyasi uzantısı” olduğunu söyleyerek hedef aldı.

Suriye’de çatışmaların Fırat’ın doğusuna taşındığı bir dönemde Abdulkadir Selvi’nin yazısında kullandığı sert dil, hem DEM Parti’ye yöneltilen suçlamalar ‘süreçte çatlak mı var‘ yorumlarına sebep oldu.
RAKKA VE TABKA VURGUSU
Selvi yazısıda, Halep’te Şam yönetiminin SDG’ye yönelik operasyonlarının çatışmaları büyüttüğü, bunun sonucunda Fırat’ın doğusunda yeni bir operasyon dalgası yaşandığını ifade etti.
‘ÖCALAN DAHA NE DESİN?’
Selvi, yazısında Abdullah Öcalan’ın 29 Aralık’ta SDG lideri Mazlum Abdi’ye gönderdiği belirtilen mektubuna işaret ederek, mektupta yer alan “10 Mart mutabakatının uygulanmasının süreci rahatlatacağı ve hızlandıracağı” değerlendirmesini hatırlattı. Selvi, buradan hareketle “Öcalan daha ne desin?” ifadelerini kullandı.
“DARBE MEKANİĞİ” İFADESİ
DEM Parti’nin görüşme sonrası yaptığı açıklamalarda yer alan “darbe mekaniği devreye girer” ifadesini yorumlayan Selvi, bu sözlerle ilgili endişesini dile getirerek Kandil hattına dikkat çekti ve Kandil’in “sürece” karşı pozisyon aldığını ve sahada bunun yansımalarının görüldüğünü öne sürdü.
‘141 GÜNDE KANDİL’DE NE YAŞANDI?’
Selvi’nin “141 günde Kandil’de ne yaşandı?” sorusuda dikkat çekti. PKK’lı Bese Hozat’ın “Af istemiyoruz” sözlerinden sonra Kandil’de bir kırılma yaşandığını söyleyen Selvi, örgüt içi dengelerin değiştiği ve Kandil’in Öcalan karşıtı bir politika izlediğini öne sürdü.
Selvi’nin, DEM Parti yönetimine yönelttiği suçlama da gündem oldu. Tuncer Bakırhan ve Gülistan Kılıç Koçyiğit’in açıklamalarını hatırlatan Selvi, Bakırhan ve Koçyiğit’le ilgili “Kandil’deki süreç karşıtlarının siyasi uzantısı” ifadelerini kullandı.
Selvi, Bakırhan ve Koçyiğit’in “Öcalan’ın çağrısında SDG’nin olmadığı”nı aktarmasının “sürece karşı” bir hat oluşturduğu görüşünü savundu.






