Bilmem kaç yıldır siyasiler, KKTC’i tanındıydı, tanınacaktı masalı ile aklımızla dalga geçtiklerini sanıyorlar. Oysa, biz zaten dünyaya kendimizi gerçekte reklam yapmadan tanıtmış bulunuyoruz. Dış siyasette söz hakkımız yok, yerimize Ankara konuşuyor. Bu yüzden de tanınmış olduk. Ülkeyi öğrenci cennetine çevirip, 72 milletten sözde öğrenciye ev sahipliği yaptık. Bunlardan bazılarının başına gelen olaylar yüzünden kendi ülkeleri, burada üniversite okumalarını yasakladı. Bu da Dünyaya güzel bir tanıtım oldu. İnsan kaçakçılığı, kaçak işçi konularında da Dünyaya adımızı iş kazalarında ölen garibanlar ile duyurmuş olduk. Sex köleliğinin yaygın olduğu ülkemizde de son olarak meydana gelen gece küfündeki intihar olayı ile iyice tanınmış olduk.
Siyasilerimizin bazılarının özel hayatı o kadar bir deşifre olmuştur ki, dış basında bile bunun konusu olmuş ve bu yolla tanınmış olduk. Hatta bir tanesi de ağır cezada yargılanmamak adına ülkeyi terk etmiş, İstanbul’da yaşam sürmektedir. Bunun sayesinde de tanınmış olduk. Seks skandalları, kasetler, mastürbasyon olaylarını hiç yazmıyorum ama dış basında yer alan bu haberler ile Dünya bizi bir kez daha tanımış oldu.
Okullarda öğrencilerin birbirlerine tecavüz etmeleri, ülkeye elini kolunu sallayarak gelip tetikçilik yapıp adam öldürenler sayesinde de KKTC, tanıtım ve reklam yapmadan tanınmış oldu. İlaveten kara para aklamak için yasa yapan bir ülke olarak da bilinmekteyiz. Hele meclis oturumlarında yumrukların ve küfürlerin havada uçuştuğu açık oturumlar ile bir çok ülke bizi bu sahneler ile tanımıştır. Yani kendi kendimizi rezil etmeyi o kadar güzel başarmışız ki, dış dünyaya o kadar güzel tanıtmışız ki, Turizm ve Çevre Bakanlığına bir görev kalmamıştır. O da zaten tanıtım özürlü olarak, ülke Turizminin sadece “Kumar Turizmi” ile anılmasına vesile olmuştur ve bu tanıtımın belini bir türlü kırıp da, başka alternatif turizm modelleri ile adımızı dünyaya duyuramamıştır.
Hatta, bu tanıtımlarda Anavatan’a o kadar bir alay konusu olmuşuz ki, şivemizle dalga geçerek, bizleri küçük düşürerek, öyle parodiler yapılmaktadır ki, ben izlemeye tahammül edemiyorum. Sanırım, bu konuda birçok okuyucumla da ayni fikirdeyimdir. Önüne gelen şivemizle dalga geçmektedir. Oysa insan ilk önce kendi şivesine bakmalıdır. Örneğin İstanbulluların kelimeleri yayvan yayvan söyleyerek yutması da benim için alay konusudur. Hatta bir Adanalı, Hataylı ile konuşurken kelimelerin yarısı Türkçe yarısı arapca olduğu için anlamakta zorlanıyoruz.
Trabzonluların kendilerine has olan şiveleri de, bizler için anlaşılmakta zor olsa da, bizim için alay konusu olmamıştır. Keza Adıyaman, Konya ve daha bir çok bölgenin kendine has şivesi olmakla birlikte, biz Kıbrıslı Tükler hiç bir zaman, hiç bir yörenin şivesi ile alay edip, küçük düşürücü ithamlarda bulunmadık.
Lakin, son zamanlarda bu gibi sunumlar o kadar çok çoğaldı ki, ben de bunları yazmayı elzem gördüm. Hem şivemizle dalga geçilmekte, hem de bu ülkede yaşamak için can atmakta ve bu ülke kimliğine sahip olmak için kırk takla atmaktalar.
Neyse, uzun lafın kısası bizlerin tanıtıma ihtiyacı yok. Ülkede gelişen olaylar bizleri dış dünyaya ziyadesi ile tanıtmıştır. Hatta, TC dizilerinde bile bizler KKTC olarak mafya, kumar konuları ile gündeme getirilmiş ve tanıtımımız bu şekilde yapılmıştır. Daha da yazmayayım!!!!!
Vesselam
DÜNYA
27 Nisan 2026DÜNYA
27 Nisan 2026DÜNYA
27 Nisan 2026DÜNYA
27 Nisan 2026DÜNYA
27 Nisan 2026DÜNYA
27 Nisan 2026DÜNYA
27 Nisan 2026
1
Altından tarihi düşüş! Gram altın, çeyrek altın, ons altın kaç TL? İşte detaylar
1103 kez okundu
2
Sahibine Mesajlar
332 kez okundu
3
Sahibine Mesajlar
245 kez okundu
4
MAKSAT YANDAŞLARI KORUMA MI? YOKSA GÜNDEM DEĞİŞTİRMEK Mİ?
238 kez okundu
5
Kurdukları Whats App grubunda adam öldürme dahil ne ararsan varmış !….
234 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.