Ombudsman İlkan Varol: Adadaki eşitsizlik ve adaletsizlik son bulmalı – Kıbrıs Detay
DOLAR 32,2200 -0.02%
EURO 34,9806 -0.13%
ALTIN 2.430,42-0,23
BITCOIN 2183979-0,76%
İstanbul
22°

AZ BULUTLU

17:04

İKİNDİ'YE KALAN SÜRE

Ombudsman İlkan Varol: Adadaki eşitsizlik ve adaletsizlik son bulmalı

Ombudsman İlkan Varol: Adadaki eşitsizlik ve adaletsizlik son bulmalı

ABONE OL
Ekim 6, 2023 21:29
Ombudsman İlkan Varol: Adadaki eşitsizlik ve adaletsizlik son bulmalı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Ombudsman İlkan Varol, İstanbul’da Türk Devletleri Ombudsmanlar Birliği Toplantısı’na katıldı. Varol toplantıda yaptığı konuşmada, Kıbrıs Türk halkının dünya ile buluşmasının önündeki engellerin kaldırılması ve adadaki eşitsizlik ile adaletsizliğin son bulması gerektiğini vurguladı.

Ombudsman İlkan Varol, İstanbul’da düzenlenen kurucu üyesi olduğu Türk Devletleri Ombudsmanlar Birliği Toplantısı’na katıldı

Varol, Uluslararası siyasette maruz kalınan adaletsiz yaklaşımlara rağmen, uluslararası normları iç hukuk ile bütünleştirilip uluslararası toplum nezdinde hak ettiği yeri almak isteyen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, insan hakları bağlamında ağır ihlallerle karşılaştığını vurguladı.

Ombudsman’dan yapılan açıklamaya göre, istanbul’da düzenlenen Türk Devletleri Ombudsmanlar Birliği toplantısına katılarak bir konuşma yapan Varol, kurucu üyesi olduğu Türk Devletleri Ombudsmanlar Birliği’nden yapılan davetten duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Kıbrıs Adasında yıllardan beri hayatın her alanında insan hakları ihlallerine maruz kalan Kıbrıs Türk halkının yaşadığı zorlukları anlatan Varol, “Kıbrıs meselesinin ortaya çıktığı 1963 yılından itibaren Kıbrıs Türk halkı, eşit ortağı olduğu adada büyük zorluklar yaşamış ve hala yaşamaktadır. Uluslararası Antlaşmalarla kurulan ‘1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’ bir ortaklık devleti idi. Ancak 3 yıl gibi kısa bir süre içinde bu ortaklık son bulmuştur.” dedi.

Ortaklık devletinin son bulmasının ardından, Kıbrıs Türk halkının kendi ülkesinde göçmen olduğunu ve adanın yüzde 3’üne tekabül eden alanda yaşamaya mecbur bırakıldıklarını vurgulayan Varol, “1963-1974 yılları arasında birçok Kıbrıs Türkü vatanlarından göç etmek zorunda kalmış ve dünyanın farklı ülkelerine yerleşmişlerdir. Şu anda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki nüfusa yakın bir nüfus, Kıbrıs Türk diasporası olarak yurt dışında ikamet etmektedir.” ifadelerini kullandı.

Türkiye’nin, adanın Yunanistan’a bağlanmasını engellemek amacıyla gerçekleştirdiği 1974 Barış Harekatı sonrasında ise demokratik gelişimini tamamlayan Kıbrıs Türk halkının, Self- Determinasyon hakkına dayanarak 1983 yılında kendi devletini kurduğuna dikkat çeken Varol, “Ne yazık ki Kıbrıs Türklerine yönelik insan hakları ihlalleri bu noktada sona etmiş değildir. Uluslararası toplumun Kıbrıs meselesini yanlış tahlil etmesi neticesinde ortaya çıkan statü farkı, ne yazık ki Kıbrıs meselesinin adil ve kalıcı bir şekilde çözülmesine engel teşkil etmekte, dolayısıyla Kıbrıs Türk halkının her kesiminden bireyinin insan haklarına erişebilme hususunda mağduriyeti devam ettirmektedir.” şeklinde konuştu.

“ADADA EŞİTSİZLİK VAR…”

Uluslararası toplum tarafından adadaki bir tarafa devlet, diğer tarafa ise yalnızca bir “toplum” olarak muamele gösterilmesinin bugün adada var olan eşitsizliği getirdiğini  kaydeden Varol, Kıbrıs Türk halkının uluslararası alanda herhangi bir sportif, kültürel ve sosyal aktiviteye katılamamakta olduğunu vurguladı.

Gençlerin uluslararası spor müsabakalarında yer alamamasından dolayı Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin resmî olarak tanınmadığı gerekçesiyle gençlerin dünyanın bir parçası olmasının engellendiğine dikkat çeken Varol şöyle dedi:

“Bu eşitsizlik ve adaletsizlik Koronavirüs salgını döneminde kendini daha da çok göstermiştir. Kıbrıs Türk halkı, böylesi insani ve hayati bir konuda dahi uluslararası işbirliği mekanizmalarının dışında bırakmıştır.

Dünya Sağlık Örgütü ülkemiz ile doğrudan temastan imtina etmiş, ülkemize herhangi bir tıbbi malzeme gönderilmesi veya aşı programlarına dahil edilmemiz engellenmiştir. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, bu zor süreci her zaman olduğu gibi Türkiye Cumhuriyeti’nin desteğiyle aşmıştır.” 

“ULUSLARARASI TOPLUMUN BİR PARÇASI OLMA ZAMANI GELDİ”

Kıbrıs Türk halkının, Uluslararası toplumun bir parçası olmasının zamanının çoktan geldiğini vurgulayan Varol, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve İnsan Hakları ve Özgürlüklerine İlişkin Diğer Uluslararası Belgeleri, Anayasası için model olarak almıştır.” dedi.

Uluslararası Medeni ve Siyasi Özgürlükler Sözleşmesi ve İnsan Hakları ve Temel Özgürlüklerin Korunmasına ilişkin Avrupa Sözleşmesi gibi, Uluslararası İnsan Hakları Hukukunun temel araçlarının, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti iç hukukunun bir parçası ve iç hukukun yorumunda önemli bir rol oynamakta olduğunu söyleyen İlkan Varol, uluslararası siyasette maruz kalınan adaletsiz yaklaşımlara rağmen uluslararası normları iç hukuku ile bütünleştirip uluslararası toplum sahnesinde hak ettiği yeri almak isteyen Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin, ne yazık ki insan hakları bağlamında ağır ihlallerle karşılaştığını vurguladı.

“KIBRIS TÜRK HALKINA VERİLEN SÖZLER YERİNE GETİRTİLMELİ…”

ilmesinin zamanının geldiğine dikkat çeken Varol, Kıbrıs Türk halkının dünya ile buluşmasının önündeki engellerin kaldırılması ve adadaki eşitsizlik ve adaletsizliğin son bulması, gençlerin sportif, kültürel ve sosyal etkinliklere katılabilmeleri için tüm insan hakları savunucularına görev düştüğünü vurguladı ve uluslararası camianın desteğinin önemli olduğunu kaydetti.

    En az 10 karakter gerekli


    HIZLI YORUM YAP
    300x250r
    300x250r

    Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.