“Nakavt” nedir hemen hemen hepimiz biliyoruzdur da ben yine de buraya küçük bir açıklama yazayım. Nakavt; Bir yumruk oyunu karşılaşmasında yediği yumruk ile yere yığılan ve hakemin ona kadar saymasına rağmen yerden kalkamayan, yediği yumruğun sersemliğinden oyuna devam edemeyen ve sporcunun almış olduğu bu yumruk darbesi ile yenilmesi olayına denir.
Bu anlatımdan yola çıkarak şunu da söylememiz çok mümkün. Kıbrıs Türk Toplumunun yıllardan beridir süregelen siyasi olarak yemiş olduğu darbeler ve hükümet edenlerin atmış olduğu yumruklar sonucu, artık yerinden kımıldayacak halinin kalmaması, mücadeleyi hepten bırakması, birlik ve beraberlik ruhunu kaybetmesi ile yaşamış olduğu çöküntü olarak da tanımlayabiliriz. İnsan, yaşamında kendisine hedefler koymaz ise, hayat yolunda yavaş yavaş çöküntü yaşar.
Bu durum toplumlar için de geçerlidir. Hele ki ülke yönetenler için, hedef ve hedef odaklı çalışmalar elzemdir. Fakat, geldiğimiz noktada durumumuz gayet nettir. Hiçbir siyasinin, siyasi bir vizyonu olmadığı gibi, emir eri olmaktan öteye de geçemediklerini her geçen gün izleyip görerek şahit oluyoruz. Hal böyle olunca, toplum da bu durumdan nasibini almıştır. Pahalılıktan yaşanmaz bir ülke durumuna geldik.
Nüfus konusuna gelince artık orijinal Kıbrıslı Türkü mumla arar olduk. Yabancılar içimize yerleştikçe biz de birbirimize yabancılaştık. Farklı kültürler ile bir arada yaşamaktan öz benliğimizden koptuk. Memleket sorunları içerisinde yoğruldukça duygularımızı yitirip, dostluk ve arkadaşlık kıymetinden uzaklaştık. Zaman ilerledikçe kendi iç dünyamıza kapandık ya da zamanın getirdikleri ile farklılaşıp, ruhsuz, psikolojisi dağılmış bireyler olduk. Acıları paylaşmakta zorlandık, sevinçlere ortak olacağımız yerde haset eder olduk.
Aslında, etrafımız kalabalıklaştıkça biz tek başımıza kaldık ama olanları, olayları idrak edemedik. Çünkü, neden bu şekle geldiğimizi sorgulamadık. Günü yaşadık da, kendi iç dünyamızla bu telaş içerisinde merhabalaşmadık. Nasılız diye sormadık kendi kendimize, nasıl bir değişim içinde yaşıyoruz diye irdelemedik. Bu hesap sormama sayesinde artık psikolojisi “Nakavt” olmuş bireyler olduk. İş ola yaşıyoruz, amaçsız ve umutsuz. Oysa yaşam, amaç ve umut ile yol alan bir zaman kavramıdır.
Yeri gelmişken yazmadan da edemeyeceğim, hepimiz sosyal medya kullanıcısı bireyleriz. Ancak, bir çoğumuz yazılıp çizilenleri okumadan görsele dayalı yorumlar yapmaktadır. Okumaktan bile aciz, okumaya bile zaman ayıramayan bireyler durumuna geldik. Yani her şeyi “es” geçmek “mış” gibi yapmak birçoğumuzun yaşam biçimi olmuş durumdadır.
Oysa ki, insanoğlu okumadan, anlamadan, dinlemeden, sorgulamadan, sebep-sonuç ilişkisi kurmadan, irdelemeden, hataları ile yüzleşmeden, vicdanını yoklamadan, geleceğine yön verme gayreti içerisinde olmadan, kendisine hedefler koymadan, sırf nefes almak için yaşıyor “muş” gibi yaparak, mutlu “imiş” gibi davranarak nereye kadar yaşayabilir ki!!! Günümüzde, Kıbrıs Türk Toplumu, “İnsan Psikolojisi Nakavt” olarak adlandırılabilecek bir ruh yapısı içindedir. Geçmişler olsun. Vesselam
DÜNYA
14 Mayıs 2026DÜNYA
14 Mayıs 2026DÜNYA
14 Mayıs 2026DÜNYA
14 Mayıs 2026DÜNYA
14 Mayıs 2026DÜNYA
14 Mayıs 2026DÜNYA
14 Mayıs 2026
1
Altından tarihi düşüş! Gram altın, çeyrek altın, ons altın kaç TL? İşte detaylar
1130 kez okundu
2
Korkuyorum !..
441 kez okundu
3
Sahibine Mesajlar
396 kez okundu
4
Enver Bahçeciler’in Ağır Ceza Mahkemesi’ne havale edilen davası Savcılığın en önemli tanığını hazır edememesi nedeniyle askıya alındı
377 kez okundu
5
MAKSAT YANDAŞLARI KORUMA MI? YOKSA GÜNDEM DEĞİŞTİRMEK Mİ?
315 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.