15 Mayıs 2026 Cuma

Kaynak: tv100.com
Türkiye’nin deniz yetki alanlarındaki egemenlik haklarını koruyacak ve uluslararası sulardaki standartlarını belirleyecek kapsamlı bir yasal düzenleme için çalışmalar başlatıldı. Haziran ayında Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sunulması beklenen düzenleme, Ankara’nın deniz yetki alanlarındaki sorumluluklarını tanımlamayı ve mevcut iç hukuk sistemindeki eksiklikleri gidermeyi amaçlıyor.

Bu çalışmaların ardından Yunanistan merkezli Kathimerini gazetesi, Türkiye’nin “Mavi Vatan” doktrini kapsamında Ege ve Akdeniz’deki deniz yetki alanlarını düzenlemeyi amaçlayan yeni yasa tasarısını mercek altına aldı. Habere göre, Milli Savunma Bakanlığı’nın yasa tasarısına ilişkin yaptığı resmi açıklama, Atina’da Yunan-Türk ilişkilerinde gergin bir yaz beklentisini artırdı.

Yunanistan merkezli Kathimerini’ye göre, Yunanistan Dışişleri Bakanı Giorgos Gerapetritis, Financial Times ve Kathimerini tarafından düzenlenen Enerji Geçiş Zirvesi’nde yaptığı açıklamada, Türkiye’nin hazırladığı düzenlemeye dolaylı tepki gösterdi.
Gerapetritis, “Herhangi bir ülke, uluslararası hukuka göre çok taraflı ya da ikili düzeyde düzenlenmesi gereken konularda tek taraflı adımlar atmayı seçerse, bu adımlar yalnızca iç hukuk açısından geçerlidir ve uluslararası düzeyde bir etkisi yoktur” dedi. Gerapetritis ayrıca Yunanistan’ın bu tür gelişmelere karşı farklı diplomatik ve hukuki araçlarla yanıt verebileceğini vurguladı.

Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias da Agathonisi Adası’nda yeni Askeri Personel Lojman Kompleksi’nin açılışında Türkiye’den gelen açıklamaları hazmedemedi.
Kathimerini’ye göre Dendias, “Son dönemde var olmayan hakların ileri sürülmesiyle tırmandırılan revizyonist emeller” ifadelerini kullanarak, Yunan adalarının Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi çerçevesindeki haklarının tartışmaya açık olmadığını belirtti.
Dendias, “Tüm adalarımız, Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nde öngörülen haklara eksiksiz şekilde sahiptir; ne daha fazla ne de daha az” dedi.

Yunanistan merkezli Kathimerini’ye göre Türkiye’nin hazırladığı yeni düzenleme, Ankara’nın Ege Denizi’nde Yunanistan’ın karasularını 12 mile çıkarma ihtimaline yönelik “casus belli” yani savaş nedeni kararını da mevcut haliyle muhafaza ediyor.
Haberde, Türkiye’nin Ege’de 12 mil uygulamasına yönelik güçlü itirazının yeni yasa çerçevesinde de devam edeceği belirtilirken, düzenlemenin Türkiye Cumhurbaşkanı’na henüz Münhasır Ekonomik Bölge (MEB) ilan edilmemiş alanlarda balıkçılık, deniz çevresinin korunması ve farklı amaçlarla “özel statülü deniz alanları” ilan etme yetkisi vereceği öne sürüldü.
Habere göre, deniz yetki alanlarına ilişkin gerilim yalnızca Ege ve Doğu Akdeniz’le sınırlı değil. Türkiye’nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Büyükelçi Ahmet Yıldız, Yunanistan’ın BM Güvenlik Konseyi’nde “Türk Boğazları” ifadesinin kullanılmasına yönelik itirazının ardından BM’ye resmi bir mektup gönderdi.
Yıldız mektubunda, “Türk Boğazları” teriminin Türkiye Cumhuriyeti’nin egemenliği altındaki İstanbul ve Çanakkale boğazlarını topluca ifade eden yerleşik bir coğrafi tanım olduğunu vurguladı. Ayrıca bu ifadenin “tanımlayıcı, coğrafi olarak doğru ve Montrö Sözleşmesi’nin uygulanmasıyla tamamen uyumlu” olduğu belirtildi.
Habere göre Ankara’nın bu tür itirazlara verdiği yanıtlar yalnızca Birleşmiş Milletler nezdinde değil, NATO kapsamındaki tatbikat planlamaları ve müttefikler arası diplomatik süreçlerde de istikrarlı biçimde sürdürülüyor.