03 Haziran 2026 Çarşamba
Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, İstanbul depremi ile ilgili önemli değerlendirmelerde bulundu. İstanbul’da depremin yakın bir tarihte olma olasılığı olduğunu söyleyen Görür, “İstanbul depreme dirençli kent değildir” dedi.

6 Şubat 2023 tarihinde Kahramanmaraş merkezli depremde 10 il büyük hasar görürken, yaşanan olay sonrası İstanbul’da olası deprem senaryoları çizilip duruluyor.
Uzmanlar, Marmara Bölgesi’nde deprem beklediklerini belirtirken, Yer Bilimci Prof. Dr. Naci Görür, En Son Haber muhabiri Rojda Altındaş’a İstanbul ve Marmara Bölgesi’nde beklenen depreme ilişkin önemli değerlendirmelerde bulundu.
Görür, İstanbul depreminin zamanı konusunda kesin tarih verilemeyeceğini belirterek, “İstanbul’da depremin yakın bir tarihte olma olasılığı mümkündür” sözlerini sarf etti.
Görür, İstanbul’da depremin ne zaman olacağı ile tarih verilemeyeceğini tekrardan hatırlatarak, “Ancak belirli periyotlar içinde olma olasılığı yüzdesi veriliyor. 1999 dan sonra Marmara bölgesinde depremin önümüzdeki 30 yıl içinde yüzde 64 oranla olacağı 7.0’den büyük olacağı söylendi. İstanbul’da depremin yakın bir tarihte olma olasılığı mümkündür. İstanbul için bunu söylemek mümkündür” dedi.
“Deprem hazırlığı yapıldı veya yapılmadı diyen hükümet ve yerel yönetimlerdir” diyen Görür, “Yerel yönetimlerin ve hükümetin sorumlu olduğunu söyleyebiliriz. Onlar da hiçbir şey yapmıyor diyemeyiz. Bir hazırlık içerisindeler ama bu hazırlık bugüne kadar İstanbul’u depreme hazırladı mı derseniz benim cevabım hayır” ifadelerini kullandı.
Görür, kentsel dönüşüm uygulamaları hakkında da konuştu. Yerinde dönüşümün her bölgede doğru bir yöntem olmadığını belirten Görür, zemin etüdünün ve yapı-zemin ilişkisinin önemine vurgu yaptı.
Kentsel dönüşümüm yerinde dönüşüme bağlanmasının kesinlikle yanlış olacağını ifade eden Görür, “Öyle yerler vardır ki yerinde dönüşüm mümkün değildir. Her yerde bina yapılamaz. Her yerde her istenen bina yapılamaz. Orasının zemin etüdü önemlidir” dedi.
Prof. Dr. Görür, açıklamasında İstanbul’da yalnızca binaların yenilenmesinin kenti depreme hazırlamak anlamına gelmediğine dikkat çekti.
Depremin yalnızca bina yıkımı ve can kaybından ibaret olmadığını söyleyen Görür, altyapı, yollar, köprüler ve yer altı sistemlerinin de hesaba katılması gerektiğini ifade ederek,
“İstanbul deprem dirençli kent değildir. Bugün sadece binalar yenileniyor bu depreme hazırlamaz. Deprem sadece insanların ölümü demek değildir, yeraltı ne olacak? Yer altı suları ne olacak? Yollar köprüler ne olacak? Deprem sizi öldürmezse başka şey öldürür” dedi.
Vatandaşın asıl beklentisinin ‘fayın nereden geçtiğini’ öğrenmekten çok, can güvenliğinin nasıl sağlanacağını öğrenmek olduğunu ifade eden Görür, “Bizim ülkemizde saatlerce fay anlatılıyor. Vatandaşlar anlamıyor ki. Kaldı ki anlatılan şeylerin vatandaşa faydası yok. Vatandaş, çoluk çocuğunun ölmesini istemiyor. Deprem olmasını istemiyor.
Onun için bu zarardan nasıl kurtuluruz, insanlar nasıl ölmez, bunu anlatmalıyız. Bilim insanları çıkıp vatandaşa bir şey söylemek istiyorsa bunu söylemesi lazım. Bilim insanları çıkıyorsa vatandaşa kentsel dönüşümü değil, deprem dirençli kentte yaşamayı anlatması lazım” dedi
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.