04 Haziran 2026 Perşembe
Türkiye’nin merakla beklediği 12. Yargı Paketi’nin ayrıntıları belli oldu. Buna göre cinsiyet değiştirme zorlaşacak, suça sürüklenen çocuklara ceza üst sınırı artacak, ebeveynlere sorumluluk cezası gelecek.


DW Türkçe’nin haberine göre 12’nci Yargı Paketi taslağı 59 maddeden oluşuyor. 19 ayrı yasada değişiklik öngören taslakta özellikle “suça sürüklenen çocukların işlediği suçlara verilen cezaların artırılması dikkat çekiyor.

ÇOCUK SUÇLULARIN CEZASINDA TAVAN 18 YILA ÇIKACAK
Türk Ceza Kanunu’na göre 12-15 yaş grubundaki çocuklara ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda en fazla 15 yıla kadar hapis cezası verilebiliyor. Taslakla bu üst sınır 18 yıla kadar çıkarılıyor. Müebbet hapis cezası yerine verilen 9-11 yıl aralığındaki ceza da 10-12 yıl aralığına yükseltiliyor. Süreli hapis cezalarında ise indirim sonrası üst sınır 7 yıldan 9 yıla çıkarılıyor.

CEZA İNDİRİM ORANLARI DÜŞECEK
Yeni düzenleme taslağıyla 15-18 yaş grubundaki çocuklara yönelik ceza indirimleri daraltılıyor. Ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlarda ceza üst sınırı 24 yıldan 27 yıla, müebbet yerine verilen hapis cezaları ise 12-15 yıl aralığından 15-18 yıl aralığına yükseltiliyor. Süreli hapis cezalarında indirim sonrası üst sınır da 12 yıldan 15 yıla çıkarılıyor. Ayrıca bazı ağır suçlarda hâkimlere, suçun işleniş biçimi, kastın ağırlığı ve sabıka durumu gibi kriterleri dikkate alarak 15-18 yaş grubundaki çocuklara ceza indirimi uygulamama yetkisi veriliyor. Taslakta infaz rejiminde de değişiklik öngörülürken, ağır suçlarda 15 yaş altı çocuklar için uygulanan “1 günün 2 gün sayılması” kuralı kaldırılarak koşullu salıverilme hesabında 1 günün 1 gün sayılması esasına geçiliyor.

Taslak düzenleme, çocukların karıştığı suç ve şiddet olaylarında ebeveyn sorumluluğunu artırmayı hedefliyor. Buna göre, Türk Ceza Kanunu’ndaki “aile hukukundan kaynaklanan yükümlülüğün ihlali” suçunun ceza sınırları yükseltilirken, hamile eşe karşı işlenmesi veya çocukların güvenliğini ciddi şekilde tehlikeye sokması durumlarında daha ağır yaptırımlar uygulanacak. Ayrıca ebeveyn ihmali nedeniyle çocukların cinayet veya ağır yaralama gibi ciddi suçlara yönelmesi halinde ceza artırımı öngörülüyor ve bu tür durumlarda şikâyet şartı aranmayacak.

Televizyonlara program durdurma ve içerik çıkarma cezası
Taslak düzenleme, televizyon ve dijital yayın platformlarına yönelik denetimleri sıkılaştırıyor. Buna göre yayınlarda suç işlemeyi, silah kullanımını ve yasa dışı bahis faaliyetlerini özendiren içerikler yasaklanırken, adli olayların genel ahlaka aykırı şekilde veya çocukların fiziksel, zihinsel ve ahlaki gelişimine zarar verecek biçimde sunulmasının da önüne geçilmesi hedefleniyor. Kuralları ihlal eden medya kuruluşlarına brüt ticari iletişim gelirlerinin yüzde 2 ila 5’i arasında para cezası uygulanabilecek, ilgili programların yayını en fazla 5 kez durdurulabilecek ve dijital platformlardaki içerikler katalogdan çıkarılabilecek. İhlalin sürmesi halinde ise yayın lisansının iptal edilmesi mümkün olacak.
Sosyal medyada kimlik doğrulama ve VPN kullanımı
Taslak, Instagram, X, TikTok ve YouTube gibi Türkiye’de milyonlarca kullanıcısı bulunan sosyal medya platformlarına yeni yükümlülükler getiriyor. Buna göre platformların Türkiye’deki kullanıcıları için kimlik doğrulama sistemi kurması zorunlu olacak.

Taslak düzenleme, sosyal medya platformlarına kullanıcılar için kimlik doğrulama sistemi kurma zorunluluğu getirirken, bu kapsamda elde edilen temel bilgilerin BTK’ya bildirilmesini öngörüyor. Kullanıcıların vatandaşlık numarası gibi ek kişisel bilgileri paylaşmaya zorlanmayacağı belirtilirken, platformlara uyum için 9 aylık süre tanınıyor. Ayrıca katalog suçlara ilişkin soruşturma ve davalarda sosyal medya hesaplarına ait kullanıcı bilgilerinin adli makamlarla paylaşılması zorunlu hale getiriliyor. Düzenleme, VPN hizmetlerini de kapsayarak erişim engellerini aşmayı veya anonimlik sağlamayı mümkün kılan servisleri 5651 sayılı yasa kapsamına almayı ve bu hizmetleri diğer dijital iletişim servislerine benzer yükümlülükler ile yaptırımlara tabi tutmayı amaçlıyor.

IBAN mağdurlarına yeni düzenleme
Taslakta “IBAN mağdurları” bilinen ve banka hesabını başkasına kullandırarak dolandırıcılık suçundan adli işlem görenleri ilgilendiren bir düzenleme de yer alıyor. Bu kapsamda “IBAN kiralama” uygulaması ayrı bir suç olarak düzenleniyor.
Buna göre banka hesabı, IBAN, kredi kartı veya ödeme sistemlerine erişim bilgilerini haksız kazanç amacıyla başkalarının kullanımına açanlara 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası verilecek.

Düzenlemeyle, hesap veya ödeme araçlarının suçta kullanılmak üzere verilmesi, dolandırıcılık suçuna iştirak şartı aranmaksızın bağımsız bir suç olarak değerlendirilecek. Ancak dolandırıcılığa doğrudan katılım tespit edilirse, ilgili kişiler ayrıca bu suçtan da sorumlu tutulacak.
Bu yeni düzenlemeyle, IBAN’ını başkasına kullandıranlar cezası daha yüksek olan nitelikli dolandırıcılıktan yargılanmayacak. Madde yasalaşırsa, cezaevinde bu kapsamda hükümlü olanların tahliyesi bekleniyor.

Cinsiyet değişikliği zorlaştırılıyor
Taslakta “aile hukukuna ilişkin düzenlemeler” denilerek LGBTİ+ bireylerin cinsiyet değişikliğini zorlaştıran maddeler getiriliyor. Buna göre cinsiyet değişikliği başvurularında yaş sınırı 18’den 25’e çıkarılıyor. Evli olmama koşuluna ek olarak çocuk sahibi olmama şartı da getiriliyor.

Cinsiyet değişikliğine ilişkin sağlık kurulu raporları yalnızca Sağlık Bakanlığı tarafından belirlenen tam teşekküllü eğitim ve araştırma hastanelerinden alınacak. Sürecin, en az üçer ay arayla yapılacak dört ayrı değerlendirme sonucunda tamamlanması planlanıyor. Raporda ayrıca kişinin üreme yeteneğinden kalıcı olarak yoksun olup olmadığına ilişkin tıbbi değerlendirme zorunlu hale getiriliyor.
Rusya-Ukrayna savaşında 4 yıl geride kalırken 2014’te Moskova yönetimi tarafından ilhak edilen Kırım’da lojistik hatları art arda dron saldırılarının hedefi oldu. Trenlere ve otobüslere yapılan saldırılarda çok sayıda can kaybı meydana gelirken bölgede akaryakıt krizi baş gösterdi. Ulaşım hatlarının saldırıların hedefi olması nedeniyle Kırım’da gıda tedariki endişesi de yaşanıyor.


04.06.2026 16:59Güncelleme: 04.06.2026 17:43
Rusya-Ukrayna savaşı sürerken Moskova yönetiminin ilhak ettiği Kırım’da dikkat çeken gelişmeler yaşanıyor. Kırım’a giden lojistik hat peş peşe saldırıların hedefi oldu. Saldırılar nedeniyle can kayıpları da meydana gelirken bölgede yakıt krizi nedeniyle benzin istasyonlarında uzun kuyruklar oluştu.
SALDIRILARDA CAN KAYIPLARI VAR
Ulaşım hatları, yakıt sevkiyatı ve yük taşımacılığı dron saldırılarının ilk hedefi oldu. Rusya’nın atadığı yerel yetkililer, Kırım’da bir banliyö treninin Ukrayna dronuyla vurulduğunu açıkladı. Saldırıda 1 kişinin öldüğü, 3 kişinin yaralandığı bildirildi.
Kırım’ın merkezi Simferopol’de düzenlenen başka bir saldırıda ise 3 kişinin öldüğü aktarıldı.

DRONLARLA VURUYORLAR
Bölgedeki Rus yetkililer Sivastopol’da hava savunma sistemlerinin çok sayıda Ukrayna dronunu engellediğini duyurdu.
ULAŞIM HATTI HEDEF OLDU
Meduza’nın aktardığına göre Ukrayna dronları, Rostov bölgesini Kırım’a bağlayan R-280 “Novorossiya” otoyolunda trafiği aksattı. Bölgede gıda taşıyan bir kamyonun da mayına çarptığına ilişkin görüntüler gündeme geldi.

TREN VE OTOBÜS SALDIRISINDA ÇOK SAYIDA ÖLÜ VAR
Rusya’nın atadığı Kırım yöneticisi Sergey Aksyonov, Azovske’den Kerç’e giden bir banliyö treninin dronla vurulduğunu açıkladı.
Bir gün önce de Rusya kontrolündeki Donetsk bölgesinde Moskova-Simferopol hattındaki bir yolcu otobüsünün dronla hedef alındığı duyurulmuştu.
Rusya’nın atadığı Donetsk yöneticisi Denis Puşilin, otobüs saldırısında 8 kişinin öldüğünü, 11 kişinin yaralandığını bildirdi.

KIRIM’DA YAKIT KRİZİ
Saldırıların ardından Kırım’da yakıt sıkıntısı yaşandığı bildirildi. Reuters’ın aktardığına göre bölgede bazı akaryakıt istasyonlarında uzun araç kuyrukları oluştu.
Sürücüler benzin kısıtlamalarıyla karşı karşıya kalırken, bazı istasyonlarda yakıt bulunamadığı belirtildi.

BENZİN ALIŞVERİŞİN SINIRLAMA GETİRİLDİ
Moscow Times’ın aktardığına göre Kırım’ın en büyük akaryakıt zincirlerinden TES, benzin kuponu dağıtımını yeniden askıya aldı. Bölgede AI-92 benzinde araç başına 20 litre sınırı getirildiği, bidonlara yakıt satışının ise yasaklandığı aktarıldı.
Yerel yetkililer, yakıt sıkıntısının bir süre daha devam edebileceğini belirtti.

GIDA KRİZİ ENDİŞESİ YAŞANIYOR
Yakıt krizinin yanı sıra Kırım’a uzanan kara koridorundaki saldırılar, ürün tedarikiyle ilgili endişeleri de artırdı. Bölgede akaryakıt, gıda ve temel ürünlerin taşındığı güzergahlarda zaman zaman kesintiler yaşandığı aktarıldı.
Kara yolu trafiğinde güvenlik nedeniyle sınırlamalar uygulanırken, bazı geçişlerin operasyonel duruma göre değiştiği belirtildi.
Türk Milli Takımımızın da yer alacağı Dünya Kupası öncesinde turnuvada düzenlenecek yeni kurallar ortaya çıktı.

Dünyanın gözü yaz aylarında Dünya Kupası‘nda olacak. Türkiye de turnuvada yer alan güçlü takımlar arasında olacak.
IFAB, 2026-2027 sezonundan itibaren geçerli olacak ve Dünya Kupası’nda uygulanmaya başlayacak kuralları açıkladı.
O FUTBOLCULARA DİREKT KIRMIZI KART
Futbolda yeni bir dönemin başlangıcını inşaa eden bu kuralla, futbolseverler tarafından konuşulmaya başlandı.
İşte IFAB’ın yeni sezonda ve Dünya Kupası’nda uygulayacağı kurallar:
-VAR artık hatalı ikinci sarı kartlar ve hatalı korner kararlarına müdahale edecek.
-Oyuncu değişiklikleri 10 saniye içinde gerçekleşecek.
-Taç atışı ve kale vuruşları ise 5 saniye içinde kullanılacak.
-Sakatlanarak kenara gelen oyuncu 1 dakika boyunca kenarda bekleyecek.
-Avantaja bırakılan pozisyonun sonunda gol olursa, hakem faulü yapan oyuncuya kart göstermeyecek.
-Tartışırken ağzını kapatan futbolcular direkt kırmızı kart görecek.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Davos’ta takmasıyla dünya çapında reklamı yapılan, Avrupa’nın en köklü gözlük camı üreticisi Dalloz Creations iflas bayrağını çekti. 69 yıllık dev markanın iflası ile işçiler sokakta kaldı.

İflasların ardı arkası kesilmezken; moda ve lüks tüketimin kalbi Fransa, sanayi tarihinin en sarsıcı iflaslarından birine sahne oldu.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un İsviçre’nin Davos kentindeki Dünya Ekonomik Forumu’nda taktığı ve dünya basınında günlerce konuşulan 650 euro değerindeki mavi aynalı güneş gözlüklerinin camlarını üreten Dalloz Creations resmen tasfiye edildi.

Dünya liderinin yaptığı devasa reklam bile 69 yıllık tarihi markayı kurtarmaya yetmedi.
DAVOS RÜZGARI TERSİNE DÖNDÜ: MAHKEMEDEN SON KARAR ÇIKTI
Fransa’nın geleneksel gözlük üretim merkezi olan Jura bölgesinde 1957 yılından beri faaliyet gösteren lüks üretici, geçtiğimiz aylarda ödeme güçlüğüne düşmüştü.
Şirket için geliştirilen hiçbir kurtarma formülü sonuç vermeyince, Lons-le-Saunier Ticaret Mahkemesi tarihi markanın tasfiye kararını resmen onayladı ve kapısına kilit vurdu. Alınan kararla birlikte şirketin ticari varlıkları satışa çıkarılırken, 29 uzman çalışan da bir gecede işsiz kaldı.

CİROSU ÇAKILDI: ASYA DEVLERİ TARİHİ MARKAYI YUTTU
Polikarbonat gözlük camlarının dünyadaki öncüsü olan ve son yıllarda değerli metaller kullanarak yüksek katma değerli üretime geçen Dalloz Creations, Asya pazarından gelen ucuz iş gücü ve katlanan üretim maliyetlerine yenik düştü.

Şirketin mali tablolarındaki korkunç erime ise iflasın ayak seslerini aylar öncesinden ele vermişti:
2023 Cirosu: 3,8 milyon euro
2024 Cirosu: 3,6 milyon euro
2025 Cirosu: 2,5 milyon euro’ya kadar geriledi.

SEKTÖRDE BÜYÜK ŞOK
Yaşanan dev iflas, sadece 29 çalışanı değil, Fransa’nın gözlük üretim üssü olan Jura bölgesindeki yerel sanayinin içine düştüğü derin krizi ve Asya rekabetinin Avrupa pazarını nasıl teslim aldığını bir kez daha gözler önüne sererken, dev markanın iflası piyasalarda da etkisini gösterdi.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), nisan ayına ilişkin resmi enflasyon raporunu yayımladı. Küresel ölçekte enerji fiyatlarının fırlamasıyla OECD ortalaması yüzde 4,4 seviyesine çıkarken, Türkiye’de yıllık enflasyon yüzde 32,4’e fırlayarak dünya ortalamasını tam 7’ye katladı.

OECD’nin paylaştığı son veriler, Türkiye’nin enflasyonda OECD ülkelerinden açık ara ayrıştığını ortaya koydu. Mart ayında yüzde 30,9 olan yıllık enflasyon nisanda yüzde 32,4’e yükselirken, Türkiye enflasyon artışının en yüksek olduğu OECD ülkeleri arasında yer aldı. OECD ortalaması yüzde 4,4 seviyesinde kalırken, Türkiye’deki enflasyon bu ortalamanın yaklaşık 7 katına ulaştı. Aralık 2019’dan bu yana tüketici fiyatlarındaki toplam artış ise yüzde 814,5’e çıktı.

OECD’nin yayımladığı Nisan 2026 Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verileri, küresel ölçekte enflasyon baskılarının yeniden güçlendiğini ortaya koyarken, Türkiye’ye ilişkin rakamlar da dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. OECD genelinde yıllık enflasyon mart ayında yüzde 4,0 seviyesindeyken nisanda yüzde 4,4’e yükseldi. Enerji fiyatlarındaki sert artışın etkisiyle yaşanan bu yükseliş, birçok ülkede enflasyonun yeniden ivme kazanmasına neden oldu. Türkiye ise enflasyonun en fazla yükseldiği ülkeler arasında yer aldı.

OECD verilerine göre Türkiye’de yıllık tüketici enflasyonu mart ayındaki yüzde 30,9 seviyesinden nisanda yüzde 32,4’e çıktı. Böylece yıllık enflasyonda 1,5 puanlık artış yaşandı. OECD raporunda, Türkiye’nin Belçika, Şili, Yunanistan ve İtalya ile birlikte enflasyonun en hızlı yükseldiği ülkeler arasında bulunduğu belirtildi.
Nisan verileri, Türkiye’nin OECD ülkeleri arasında en yüksek enflasyona sahip ülke konumunu koruduğunu gösterdi. Türkiye’nin yüzde 32,4’lük yıllık enflasyon oranı, OECD ortalaması olan yüzde 4,4’ün yaklaşık yedi katına ulaştı. Türkiye’yi yüzde 5,7 ile Kolombiya, yüzde 5,4 ile Yunanistan ve yüzde 5,3 ile Litvanya izledi.

Rapor, Türkiye’de fiyat baskılarının yalnızca genel enflasyonla sınırlı olmadığını da ortaya koydu. Gıda fiyatlarında yıllık artış nisanda yüzde 34,5 olarak hesaplanırken, enerji fiyatlarındaki yıllık artış yüzde 46,7’ye ulaştı. Gıda ve enerji hariç çekirdek enflasyon ise yüzde 30,2 seviyesinde gerçekleşti.
OECD raporunda küresel enflasyondaki yükselişin temel nedeni olarak enerji fiyatlarındaki sert artış gösterildi. OECD genelinde enerji enflasyonu mart ayında yüzde 8,1 seviyesindeyken nisanda yüzde 13,2’ye çıktı. Böylece enerji fiyatlarındaki yıllık artış bir ay içinde 5,1 puan yükseldi. OECD ülkelerinin büyük bölümünde enerji maliyetleri yeniden enflasyonun ana sürükleyicisi haline geldi.
Kuruluşun değerlendirmesine göre, 37 OECD ülkesinin 31’inde enerji enflasyonu yükseldi. OECD genelinde gıda enflasyonu da yüzde 3,6’dan yüzde 4,0’a çıkarken, çekirdek enflasyon yüzde 3,6 seviyesinde yatay seyretti.
Rapora göre G7 ülkelerinde yıllık enflasyon mart ayındaki yüzde 2,8 seviyesinden nisanda yüzde 3,2’ye yükseldi. ABD’de enflasyon yüzde 3,8 ile Mayıs 2023’ten bu yana en yüksek düzeye çıktı. Almanya’da enflasyon yüzde 2,9’a, Fransa’da yüzde 2,2’ye, İtalya’da ise yüzde 2,7’ye yükseldi. İngiltere’de ise çekirdek enflasyondaki gerileme genel enflasyonun düşmesine katkı sağladı.
Euro Bölgesi’nde de benzer bir eğilim görüldü. Mart ayında yüzde 2,6 olan yıllık enflasyon nisanda yüzde 3,1’e yükseldi. Bölgede enerji enflasyonu yüzde 10,8’e çıkarak Şubat 2023’ten bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
OECD tablosundaki en dikkat çekici göstergelerden biri de kümülatif enflasyon verileri oldu. Aralık 2019 ile Nisan 2026 arasındaki dönemde Türkiye’de tüketici fiyatları toplamda yüzde 814,5 arttı. Bu oran OECD ülkeleri arasında açık ara en yüksek seviyeyi ifade etti. Aynı dönemde OECD ortalamasındaki kümülatif artış yüzde 38,6, Euro Bölgesi’nde yüzde 25,9, G7 ülkelerinde ise yüzde 25,9 olarak hesaplandı
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.