07 Temmuz 2026 Salı
2026 FIFA Dünya Kupası son 16 turunda Belçika, ABD’yi Ketelaere’nin 2 gol atarak yıldızlaştığı maçta 4-1 yenerek çeyrek finale yükseldi ve ABD’nin rakibi oldu. ABD’de kırmızı kart cezalısı olmasına karşın cezası ertelenen Balogun karşılaşmada etkisiz bir performans gösterdi.


2026 FIFA Dünya Kupası’nda sonucu en çok merak edilen maçta Belçika ile ABD karşı karşıya geldi.

Belçika baştan sona üstün götürdüğü maçta ABD’yi 9 ve 33.dakikalarda Ketelaere, 57.dakikada Vanaken, ve 90+3.dakikada Lukaku’nun attığı gollerle 4-1 yendi. ABD’nin tek golü 31.dakikada Tilmann’dan geldi.

Belçika çeyrek finalde İspanya’yla karşı karşıya gelecek. Mücadele 10 Temmuz’da Los Angeles’ta oynanacak.

KIRMIZI KARTI ERTELENEN BALOGUN OYNADI
Son 32 turunda oynanan Bosna Hersek maçında kırmızı kart gören ancak cezası FIFA tarafından ertelenen ABD‘li futbolcu Folarin Balogun karşılaşmada forma giydi.

BELÇİKA’DAN FIFA VE ABD‘YE GÖNDERME
Maçın ardından Belçika Milli Takımı’nın sosyal medya hesabından Lukaku’nun golü için “Bunu da iptal edin” şeklinde paylaşım yapıldı.

Stat: Seattle
Hakemler: Adham Makhadmeh, Mohammad Al Kalaf, Ahhmad Al Roalle (Ürdün)
ABD: Freese, Freeman, Richards, Ream, Robinson (Dk. 90+2 Arfsten), McKennie, Adams (Dk. 72 Pepi), Tillman, Dest (Dk. 46 Reyna), Pulisic (Dk. 59 Berhalter), Balogun (Dk. 90+2 Wright)
Belçika: Courtois, Castagne, Ngoy, Mechele, De Cuyper, Onana (Dk. 21 Vanaken), Raskin (Dk. 89 Witsel), Lukebakio (Dk. 67 Doku), Tielemans, Trossard (Dk. 89 Saelemaekers), Ketelaere (Dk. 67 Lukaku)

Goller: Dk. 9 ve Dk. 33 Ketelaere, Dk. 57 Vanaken, Dk. 90+3 Lukaku (Belçika), Dk. 31 Tillman (Amerika Birleşik Devletleri)
Sarı kartlar: Dk. 35 McKennie, Dk. 69 Tillman (Amerika Birleşik Devletleri)
Reuters’in duyurduğu bilgiye göre, Şam’da Macron’un kaldığı otelin yakınlarında bir patlama meydana geldi. Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, patlamaların ardından bölge güvenlik çemberine alınırken çok sayıda yol ulaşıma kapatıldı. Reuters muhabiri, art arda patlama sesleri duyulduğunu ve olay yerinden yoğun duman yükseldiğini aktardı. Konuya ilişkin Fransa’dan açıklama geldi.

Suriye’nin başkenti Şam’da, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un konakladığı otelin yakınında patlayıcı düzenekler infilak etti. Patlamaların ardından bölgede geniş güvenlik önlemleri alınırken yollar trafiğe kapatıldı.

Suriye medyasında yer alan habere göre ise, patlama sırasında ise Şara, Macron ile görüşüyordu.

Güvenlik kaynaklarından edinilen bilgiye göre, patlamaların ardından bölge güvenlik çemberine alınırken çok sayıda yol ulaşıma kapatıldı. Reuters muhabiri, art arda patlama sesleri duyulduğunu ve olay yerinden yoğun duman yükseldiğini aktardı.
Patlamaların nedeni ve olası can kaybına ilişkin resmi makamlardan henüz açıklama yapılmadı.
Elysee Sarayı’ndan ilk açıklama geldi. Yapılan açıklamada Macron’un herhangi bir patlama sesi duymadığı ve patlamadan etkilenmediği ifade edildi.
Sağlıklı ve uzun bir yaşamın sırrının genellikle karmaşık reçetelerde veya ulaşılması zor laboratuvar ürünlerinde saklı olduğunu düşünebilirsiniz. Ancak bazen en güçlü şifa kaynakları, her gün yemeklerinizi lezzetlendirmek için başvurduğunuz o küçük cam kavanozlarda, yani mutfak raflarınızda sessizce beklemektedir. Günümüzde modern tıp ve beslenme uzmanları, yüzyıllardır geleneksel tıbbın temelini oluşturan baharatların gücünü yeniden keşfediyor ve bu mucizeleri günlük beslenmemize entegre etmemizi şiddetle tavsiye ediyor.
Alzheimer riskine dair ilk ipuçları gözlerde gizli olabilir İçeriği Görüntüle
Soframıza lezzet katan bu bitkisel hazineler, aynı zamanda hastalıklara karşı vücudunuzun en büyük savunucuları olabilir. Kronik yorgunluktan sindirim problemlerine, zayıf bağışıklıktan hafıza sorunlarına kadar pek çok rahatsızlıkta doğanın sunduğu bu pratik çözümlerden faydalanabilirsiniz. Bu kapsamlı rehberimizde, her gün sofralarınızda yer vererek genel sağlığınızı ve yaşam kalitenizi dönüştürebileceğiniz, bilimsel olarak da faydaları kanıtlanmış “sağlık deposu” 7 harika baharatı sizler için derinlemesine inceledik. Keten tohumundan zerdeçala uzanan bu şifa yolculuğunda, doğanın sunduğu eşsiz armağanları vücudunuz için nasıl en verimli şekilde kullanabileceğinizi adım adım keşfedeceksiniz.
1. Keten Tohumu: Kalbinizin ve Sindirim Sisteminizin En İyi Dostu
Her ne kadar teknik olarak bir tohum olsa da, kullanım şekli ve sağladığı inanılmaz faydalarla mutfakların en değerli “baharat” ve takviye grubunda yer alan keten tohumu, tam bir besin deposudur. Özellikle bitkisel kaynaklı Omega-3 yağ asitleri (ALA) açısından doğadaki en zengin kaynaklardan biri olan bu minik tohumlar, kalp ve damar sağlığınızı korumada adeta bir kalkan görevi görür.
İçeriğindeki yüksek orandaki çözünebilir ve çözünmez lifler sayesinde bağırsak hareketlerinizi düzenler, uzun süreli tokluk hissi sağlayarak kilo kontrolünüze yardımcı olur. Aynı zamanda antioksidan özellik gösteren “lignan” bileşikleri bakımından da son derece zengindir. Bu bileşikler hücresel yaşlanmayı yavaşlatmaya ve hücresel sağlığı desteklemeye katkı sağlar.
2. Sumak: Ekşi Lezzetin Arkasındaki Güçlü Antioksidan
Orta Doğu ve Türk mutfağının vazgeçilmezlerinden biri olan sumak, sadece salatalara ve kebaplara kattığı o eşsiz mayhoş lezzetle değil, aynı zamanda sağladığı inanılmaz tıbbi faydalarla da ön plana çıkmaktadır. Koyu kırmızı rengi, onun ne kadar güçlü bir antioksidan profiline sahip olduğunun en büyük göstergesidir. Serbest radikallerle savaşarak vücuttaki oksidatif stresi ve hücresel hasarı azaltmada son derece etkilidir.
Düzenli sumak tüketiminin, kan şekeri seviyelerini dengelemeye yardımcı olduğu ve özellikle tip 2 diyabet riski taşıyan bireylerde insülin duyarlılığını artırabileceği yapılan araştırmalarla desteklenmektedir. Ayrıca kas ağrılarını hafifletici ve yorgunluğu alıcı özellikleri sayesinde aktif bir yaşam sürenler için de harika bir destektir.
3. Kişniş: Doğal Detoks Uzmanı ve Sindirim Düzenleyici
Hem taze yaprakları hem de kurutulmuş tohumlarıyla mutfaklarda yer bulan kişniş, çok yönlü bir şifa kaynağıdır. Hafif narenciye notaları barındıran bu ferahlatıcı baharat, özellikle vücuttaki ağır metallerin atılmasına (şelasyon) yardımcı olmasıyla ün kazanmıştır. Günümüzün kirlilik ve toksinlerle dolu dünyasında, kişniş adeta içsel bir temizlik fırçası gibi çalışır.
Sindirim sistemini rahatlatma konusunda olağanüstü bir yeteneğe sahiptir. Midedeki şişkinliği alır, sindirim enzimlerinin üretimini teşvik eder ve mide kramplarını hafifletir. Aynı zamanda kötü kolesterolü (LDL) düşürüp iyi kolesterolü (HDL) yükseltmeye yardımcı olabilecek sağlıklı yağ asitleri içerir.
4. Biberiye: Hafızanın, Odaklanmanın ve Gençliğin İksiri
Akdeniz’in o güzel esintisini mutfaklara taşıyan biberiye, eski çağlardan beri “hatırlama ve hafıza” ile ilişkilendirilmiştir. Modern bilim de bu bilgeliği doğruluyor; biberiyenin içeriğindeki karnosik asit, beyni serbest radikal hasarına karşı koruyarak nörolojik sağlığı destekler ve konsantrasyonunuzu gözle görülür şekilde artırır.
Güçlü anti-enflamatuar (iltihap sökücü) ve antimikrobiyal özelliklere sahip olan biberiye, bağışıklık sisteminizi güçlendirerek hastalıklara karşı direncinizi artırır. Ayrıca et pişirilirken yüksek ısıda oluşan zararlı bileşiklerin (HCA’lar) miktarını azaltıcı bir etkiye sahip olduğu için mangal ve fırın yemeklerinde harika bir eşlikçidir.
5. Tarçın: Kan Şekerinin Bekçisi ve Tatlı Krizlerinin Düşmanı
Keskin, sıcak ve tatlı aromasıyla hepimizin kalbinde ayrı bir yeri olan tarçın, dünya üzerindeki en yüksek antioksidan seviyelerine sahip baharatlardan biridir. Tarçının sağlığınıza yapabileceği en büyük katkı, şüphesiz ki kan şekeri metabolizması üzerindeki inanılmaz etkisidir. İnsülin hormonunun işlevini taklit ederek hücrelerin glikozu daha verimli kullanmasını sağlar. Bu sayede ani acıkmaların, tatlı krizlerinin ve yemek sonrası basan uyku halinin önüne geçer.
Ayrıca kalp hastalıkları riskini azaltıcı yönde etkileri bulunur; trigliserit seviyelerini düşürür ve kan dolaşımını destekler. Metabolizmayı hafifçe hızlandırarak yağ yakım süreçlerine de katkıda bulunur.
Önemli İpucu: Günlük ve yoğun kullanımlar için karaciğeri yormayan ve “gerçek tarçın” olarak bilinen Seylan tarçınını tercih etmeniz, sağlığınız açısından çok daha güvenli ve faydalı olacaktır.
6. Rezene: Şişkinliğe Veda, Ferah Bir Sindirime Merhaba
Hafif anasonu andıran tatlımsı ve ferah aromasıyla rezene, mide ve bağırsak sisteminizin en nazik ama en etkili destekçisidir. Geleneksel tıpta bebeklerdeki gaz sancılarından (kolik), yetişkinlerdeki hazımsızlık ve şişkinlik problemlerine kadar geniş bir yelpazede kullanılmıştır. İçeriğindeki anetol adlı uçucu yağ bileşeni, mide ve bağırsaklardaki düz kasları gevşeterek spazmları ve krampları önler.
Sadece sindirim değil, aynı zamanda solunum yolları için de faydalıdır. Balgam söktürücü özelliği sayesinde soğuk algınlığı ve öksürük durumlarında göğsü rahatlatır. Zengin C vitamini, potasyum ve lif içeriğiyle hücrelerinizi besler ve bağışıklığınızı ayağa kaldırır.
7. Zerdeçal: Enflamasyonla Savaşan Altın Mucize
Hindistan kökenli bu parlak sarı baharat, içerdiği “kurkumin” adlı etken madde sayesinde tıp dünyasında adeta bir devrim yaratmıştır. Zerdeçal, doğadaki bilinen en güçlü anti-enflamatuar (iltihap giderici) maddelerden biridir. Öyle ki, bazı klinik çalışmalarda etkisinin reçeteli iltihap giderici ilaçlarla boy ölçüşebildiği görülmüştür.
Eklemlerdeki ağrı ve kireçlenme (osteoartrit) şikayetlerini azaltır, beyin fonksiyonlarını koruyarak Alzheimer gibi nörodejeneratif hastalıklara karşı savunma mekanizmalarını güçlendirir. Aynı zamanda karaciğer fonksiyonlarını destekler ve vücudun toksinlerden arınma sürecini hızlandırır. Zerdeçal, kelimenin tam anlamıyla “altın” değerinde bir sağlık yatırımıdır.
Mutfak Eczanenizi Yönetmek İçin Altın Kurallar
Bu yedi değerli baharattan maksimum faydayı sağlayabilmeniz için dikkat etmeniz gereken birkaç önemli nokta bulunmaktadır:
1. Tazelik Her Şeydir: Baharatların da bir raf ömrü vardır. Genellikle öğütülmüş baharatlar 6 ay ile 1 yıl arasında uçucu yağlarını ve şifalı özelliklerini yitirmeye başlar. Bu nedenle ihtiyacınız kadar, küçük miktarlarda satın alın.
2. Doğru Saklama Koşulları: Baharatlarınızı asla ocağın hemen yanında veya güneş alan bir pencere kenarında bırakmamalısınız. Isı, ışık ve nem baharatların kalitesini hızla düşürür. Serin, kuru ve karanlık dolaplarda, cam kavanozlarda saklamanız en idealidir.
3. Mümkünse Bütün Alın: İmkanınız varsa baharatları (özellikle karabiber, kişniş, keten tohumu) bütün halde alıp, kullanmadan hemen önce evdeki küçük bir öğütücüde veya havanda taze olarak çekmeniz, içerdikleri şifalı yağlardan tam anlamıyla faydalanmanızı sağlayacaktır.
Son Söz
Sağlığınızı korumak ve bedeninizi desteklemek, her zaman büyük ve maliyetli adımlar atmayı gerektirmez. Mutfağınızdaki bu 7 mucizevi baharata günlük beslenmenizde bilinçli bir şekilde yer vererek, hastalıklara karşı kendinize muazzam bir kalkan oluşturabilirsiniz. Unutmayın ki hiçbir besin tek başına sihirli bir değnek değildir; sağlığın temeli dengeli beslenme, hareketli bir yaşam ve stresten uzak durmaktır.
Önemli Not: Herhangi bir kronik rahatsızlığınız varsa, düzenli ilaç kullanıyorsanız veya hamileyseniz, bu baharatları yoğun ve tedavi amaçlı dozlarda kullanmaya başlamadan önce mutlaka hekiminize danışmanız gerektiğini hatırlatmak isteriz.
Afiyet ve şifa dolu günler dileriz!
İçişleri Bakanlığı, 26 Mayıs 2026 tarihinde yürürlüğe giren ve 45 gün süreyle geçerli olan Muhaceret Affı kapsamında, ön başvuru işlemlerini henüz tamamlamayan çok sayıda kişi bulunduğunu açıkladı.

Bakanlık, aftan yararlanmak isteyen yabancı uyruklu kişilerin hak kaybına uğramamaları için son günü beklemeden sisteme giriş yaparak ön başvurularını tamamlamaları ve başvuru süreçlerini ilerletmeleri çağrısında bulundu.
Muhaceret Affı kapsamında; izinsiz ikamet edenler, çalışma veya öğrenci izinlerini süresi içinde yenilemeyenler ile vize ihlali nedeniyle cezalı duruma düşen ve yasada belirtilen şartları taşıyan yabancı uyruklu kişilere yasal statülerini yeniden düzenleme imkânı sunuluyor.
Başvuruları uygun bulunan kişilere 60 günlük ikamet izni verilecek. Bu süre içerisinde çalışma izni başvurusu yapan kişilerden ise ön izin şartı aranmayacak.
Düzenleme kapsamında, halen yurt dışında bulunan ve geçmişte vize ihlali veya izinsiz ikamet nedeniyle KKTC’ye girişlerine engel konulan yabancı uyruklu kişiler de gerekli şartları taşımaları halinde aftan yararlanabilecek. Bu kişilerin başvuruları KKTC dış temsilcilikleri ve elçilikleri aracılığıyla kabul ediliyor.
Öte yandan, yükseköğrenim kurumlarında eğitim gören, akademik kredi yükümlülüklerinin en az yüzde 50’sini tamamlayan ve yasada belirtilen koşulları sağlayan öğrenciler de üniversiteleri aracılığıyla af kapsamında başvuruda bulunabilecek.
İçişleri Bakanlığı, Muhaceret Affı’ndan yararlanmak isteyen tüm kişilere işlemlerini son güne bırakmamaları çağrısını yineledi.
Muhaceret Affı başvuruları 9 Temmuz 2026 Perşembe günü sona erecek.
Gündem Kıbrıs Özel Haber
Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Erkut Şahali, Gündem Kıbrıs Web TV’de Bahar Sancar’ın konuğu olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
SOFA anlaşması: . Kıbrıs Cumhuriyeti, Kıbrıslı Türkleri yok sayarak işgüder bir devlet pozisyonuna gelmiştir
Güney Kıbrıs ve Fransa arasında imzalanan SOFA anlaşması hakkında değerlendirmelerde bulunan Şahali, “Kıbrıs Rum Liderliğinin çok tehlikeli sularda yüzdüğü bir dönemden geçiyoruz. Son halka, Fransa ile askeri ve siyasi işbirliğini bir adım öteye taşıyan bir anlaşma oldu. Bu her şeyden önce özellikle sayın cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın da ortaya koyduğu çerçevede Kıbrıslı Türklerin yok sayıldığını gösteren, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluş anlaşmalarına da aykırı bir durumdur. Bizim açımızdan yetkisiz bir işlemdir. Kıbrıs Cumhuriyeti, Kıbrıslı Türkleri yok sayarak işgüder bir devlet pozisyonuna gelmiştir. Bu nedenlerle Kıbrıs sorununun çözümü Kıbrıs’ın güvenliği açısından çok önemlidir. Fransa kendi ulusal çıkarlarını gözetiyor ve o çerçevede hareket ediyor. Kıbrıs Rum Liderliğinin Kıbrıs Rum halkının ulusal çıkarlarını gözetmekten öteye kendi siyasi pozisyonlarını tahkim etmek niyetiyle hareket ettikleri çok bellidir. Son derece tehlikeli ve kabul edilebilir bulmadığımız bir durumdur” ifadelerini kullandı.
“Bayan Holguin’in ortaya koyduğu harekât planının önceden müzakere edilmiş ve bilinçli bir plan olduğunu düşünüyorum”
Kıbrıs konusuyla ilgili de programda değerlendirmelerde bulunan Şahali, “Guterres yılsonunda görev süresini tamamlıyor. Kıbrıs sorunu çözülebilmesi en mümkün, çözüldüğü takdirde sağlayacağı avantaj en büyük olan sorun Kıbrıs sorunudur. Türkiye ve Yunanistan’ın Kıbrıs nedeniyle yaşadığı gerilimin ortadan kalkması, Ege’nin bir barış denizi olması konusunda çok daha umutlu bir durum yaratacaktır. İngiltere’nin bu ada üzerindeki egemen varlığı Kıbrıs sorunu nedeniyle sürekli sorgulanır ve Kıbrıs’ı tehdit eden bir unsura dönüşebiliyor. Kıbrıslıların kendi yurtlarına sahip çıkarken, bölgenin istikrar ve huzuruna katkı koyması, Kıbrıs’ı çevreleyen coğrafyada ekonomik, askeri ve siyasi işbirliğinin yapılabilecek bir zemine sahip olması çok büyük bir öneme arz eder. Bu nedenlerle Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın ne dediğine çok dikkatli bakmak lazımdır. Yeni hiçbir şey söylemeyen ama söyledikleri yeniymiş gibi bir ilgi uyandıran bir durumdadır. Bunu son derece cazip buluyorum. Yakınlaşmaların tamamı geçmişte müzakere edenlerin ortaya koyduğu taliplerden oluşuyor. Bir çözümsüzlüğün devamı durumunda Kıbrıslı Türklerin faktör olmadığı teyit edilirse, Annan’ın referandum sonrasında yazdığı raporda yer alan ‘İzolasyon koşullarının ortadan kalkmasını’ ifade ediyor Erhürman. Geride kalan 8 ayda ciddi bir mesafe kat edildi. Bayan Holguin’in ortaya koyduğu harekât planının önceden müzakere edilmiş ve bilinçli bir plan olduğunu düşünüyorum. Bir çerçevenin imza altına alınabilme ihtimalinden söz edilmiş olması, 5’li zirve ihtimalinden söz edilmesi çarpıcı gelişmelerin olabileceğine dair çok güçlü sinyaller olarak değerlendiriyorum” dedi.
Ataoğlu: Diasporadaki gençlerimiz ata topraklarıyla bağını koparmamalı İçeriği Görüntüle
Doğalgaz konusu: Türkiye aracılığıyla bu kaynağın Kuzey Kıbrıs’a aktarılması önemlidir
Doğalgaz konusunda da açıklamalarda bulunan Şahali, “Türkiye bölgenin en güçlü devletlerinden bir tanesi. NATO üyesi ve NATO’daki en büyük ikinci askeri güçtür. Son dönemde de askeri teknoloji üretim bağlamında da dünyada kendinden söz ettiren bir ülkedir. Kıbrıs Rum Liderliği açısından her zaman en korkulan muhatap durumundaydı. Böylesi bir Türkiye ile Kıbrıslı Türklerin iletişimde olması, ortak projeler geliştirmesi, Kıbrıslı Türklerin ve Türkiye’nin menfaatlerini geliştirecek bir projenin tesis edilmiş olması işin doğası gereğidir. Çünkü 1974’ten bu yana Kıbrıslı Türkler dünyadan yalıtılmış pozisyondadır ve Türkiye aracılığı ile dünya ile iletişim kurabiliyorlar. Çözüm olmadığı sürece Kıbrıslı Türkleri ilkel koşullarda bekletmek midir doğru olan? Hayır. O nedenle Kıbrıslı Türkler kendi kendilerini yönetebilmek için farklı mekanizmalar oluşturdular ve dünyada hak ettikleri bir yere erişim mücadelesinde yer aldılar. Günün koşullarında doğalgaz Kıbrıslı Türklerin bir ihtiyacıdır. Temiz ve ucuz enerjiye ulaşım bakımından önemlidir. Türkiye aracılığıyla bu kaynağın Kuzey Kıbrıs’a aktarılması önemlidir. Ama bunun devletlerarası bir ortamda ele alınması şarttı. Maalesef Kuzey Kıbrıs’ın başındaki hükümetin bu tür teknik detaylara hâkim bir durumu söz konusu değildir. Mecliste sorduğumuz sorulara doğru düzgün cevap verebilme konusunda son derece başarısız olan bir hükümetin adaya doğalgaz taşımak üzere projelendirilecek bir boru hattıyla ilgili proje geliştirmesi mümkün değildir. Bu olsa olsa Türkiye’nin başarabileceği bir iş gibi duruyor. Sayın Cevdet Yılmaz’ın bu konuda yaptığı açıklamaları, büyük olasılıkla bizim Başbakan da eş zamanlı öğrenmiş gibi duruyor. Bizim hükümetin bu konuda en küçük bir hazırlığı ve çalışması yok. Bu doğalgaz boru hattı projesi üzerinde hassasiyetle durulması gereken, Kıbrıs’ın bugünü değil yarını için de erişilebilirlik arz etmesi gereken bir proje olarak değerlendirilmelidir. Kıbrıslı Türklerin tam teşekkül bir biçimde bu ve benzer hallere hazır olması ve kafa yorması gerekir” diye konuştu.
“Maalesef en büyük ve en çok güç kazanmış ihtimal yerel ve genel seçimlerin aynı gün yapıldığı bir senaryoya durum evirilmiştir”
Erken seçim tartışmaları hakkında değerlendirmelerde bulunan Şahali, “Hükümet mahcubiyetten çekinmiyor. Bu seçim çok önceden yapılmış olması gereken bir seçimdi. Bütçe açıklarının hayatımızın bir gerçeğine dönüştüğü 2023 yılından bu yana bu hükümet geri geri gidiyor. Hükümet içinde bulunduğumuz krizin derinleşmesini durdurmak konusunda başarısız oldu. Türkiye Cumhuriyeti’nin taahhüt ettiklerinin bir adım ötesine geçemediler. Hükümet mademki çöküş kesin, o zaman gittiği yere kadar gitsin der pozisyonundadır. Maalesef en büyük ve en çok güç kazanmış ihtimal yerel ve genel seçimlerin aynı gün yapıldığı bir senaryoya durum evirilmiştir. Hükümetin kurucu ortağı UBP bunu net bir biçimde ortaya koymaya başladı. İki seçim bir arada zor olur ama olur. Seçmenin çok yadırgayacağı bir durum yoktur ama karma oy kullanmayı düşünen seçmen açısından iş biraz daha karmaşık bir hale gelebilir. Bu hükümet karma oyu ortadan kaldıracak girişimi kendinde bulamaz belki ama seçmen karma oya çok az başvuracaktır diye düşünüyorum ancak her iki seçimin bir arada yapılması oy kullanma süresinin uzamasına vesile olabilir. Bu bağlamda da Yüksek Seçim Kurulu’nun gerekli düzenlemeyi yapmasına ihtiyaç olacaktır. Sandık seçmen listelerinin daha sade hale getirilmesi gerekebilir. Biz erken seçim dedikçe hükümet bizimle de inatlaştı ve gittiği yere kadar gitsin, gerekirse dünya batsın der pozisyondadır. Bu hükümetin iş bilmez ve art niyetli tavırları nedeniyle hazinede korkunç bir yarık oluştu” dedi.
“CTP olarak sahip olduğumuz 7 belediyeyi en az ikiye katlayacağımızı biliyoruz”
Yerel seçim konusunda da açıklamalarda bulunan Şahali, “Yerel Yönetimler CTP açısında tek başına iktidar olduğu takdirde neler yapabileceğinin en somut göstergesidir. Başkanlarımızın bölgelerindeki başarıları önümüzdeki dönemde gücümüzü çok daha yukarı taşıyacağımız bir açıklık ortaya koymaktadır. 7 belediye başkanımız tekrardan aday olacak. Ancak bununla da yetinmedik. Diğer bölgelerde ise bazı göstereceğimiz adaylar belli oldu. Kimi bölgelerde adaylık konusunda bir seçim yapılacak. Her hal ve koşulda CTP olarak sahip olduğumuz 7 belediyeyi en az ikiye katlayacağımızı biliyoruz” ifadelerini kullandı.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.