10 Haziran 2026 Çarşamba
2026 Dünya Kupası’nın başlama vuruşuna çok az bir zaman kalmasına rağmen tansiyon düşmüyor. İran, şimdiden tartışmaların gölgesinde kalan turnuva öncesi FIFA’yı sert bir şekilde uyardı.

Siyasi tartışmaların, organizasyona yönelik çok sayıda şikayetin ve ev sahibi ABD’nin tepki çeken uygulamalarının gölgesinde başlayacak 2026 Dünya Kupası öncesi İran’dan FIFA‘ya sert bir uyarı geldi.
Stern Almanya’ya açıklamalarda bulunan İran Spor Bakanı Ahmed Donjamali, “Dünya Kupası’nda oynadığımız maçlar sırasında İran’a yönelik herhangi bir politik tezahürat duymamız halinde karşılaşmalardan çekileceğimizi FIFA’ya bildirdik.” dedi.

Ayrıca İran Futbol Federasyonu’nun FIFA’ya eski devlet rejiminin sembolü olan “Pers Bayrağı”nın stadyumlara alınmaması konusunda bir uyarıda bulunduğu da belirtildi.
GENAR Araştırma son anketinde toplumda ekonomi yönetimine duyulan güven düzeyini araştırdı. Yüzde 63,2’lik sonuç gündem oldu.

Yapılan son anket, vatandaşların ekonomi yönetimine duyduğu güven düzeyini gözler önüne serdi.

“Toplumda ekonomi yönetimine duyulan güven düzeyi” başlığıyla yayımlanan anket sonuçlarına göre halkın genel olarak ekonomi politikalarına ve yönetimine karşı mesafeli ve güvensiz bir tutum sergilediği ortaya çıktı.

Ankete göre genel memnuniyet ve güven ortalaması 2,25 puan ile sınırdaki değerlerin oldukça altında kaldı.

GÜVENMEYENLERİN ORANI YÜZDE 63’Ü AŞTI
Anket sonuçlarında en dikkat çeken unsur, ekonomi yönetimine açıkça güvensizlik belirtenlerin ezici çoğunluğu oldu.

Ankete katılanların yüzde 35,0’i ekonomi yönetimine “Hiç güvenmiyorum” yanıtını vererek en büyük kitleyi oluşturdu.

“Güvenmiyorum” diyenlerin oranı ise yüzde 28,2 olarak kayıtlara geçti.

Bu iki veri yan yana getirildiğinde, toplumun yüzde 63,2’lik bir kesiminin ekonomi yönetimine karşı net bir güvensizlik hissettiği görüldü.

KARARSIZLAR VE GÜVENENLER AZINLIKTA
Ekonomi politikalarından memnun olan veya yanıt vermek istemeyen vatandaşların oranları ise oldukça düşük seviyelerde kaldı.

Ne güveniyorum ne güvenmiyorum (Kararsızlar): Yüzde 15,3

Güveniyorum: Yüzde 19,8

Çok güveniyorum: Yüzde 1,7

Ankette ekonomi yönetimine duyulan güven seviyesi yüzde 21,5’te kaldı

Son ankete göre ekonomi yönetimine pozitif bakanların (“Güveniyorum” ve “Çok güveniyorum” diyenlerin) toplam oranı yalnızca yüzde 21,5 seviyesinde kaldı..

Analistlere göre anket sonuçları, ekonomi yönetiminin toplum genelinde meşruiyet ve kredi kazanmak adına önünde oldukça uzun bir yol olduğunu, ekonomik tablonun vatandaş nezdinde karşılık bulmadığını açıkça ortaya koyuyor.
Tüketiciler Derneği (TÜDER) Onur Kurulu ve İstanbul Noter Odası Başkanı Nuran Kızılder, kendilerini noter olarak tanıtarak vatandaşlardan araç satışı için kapora talep eden telefon dolandırıcılarına karşı uyarıda bulundu.

Tüketiciler Derneği (TÜDER) Onur Kurulu ve İstanbul Noter Odası Başkanı Nuran Kızıldere, kurumun köklü güvenilirliğini hedef alan bu yeni tuzağa karşı kamuoyunu aydınlatan bir açıklama paylaştı.
Dolandırıcıların, noterliklerin unvanını ve toplum nezdindeki saygınlığını kullanarak vatandaşları farklı telefon numaralarından aradığı belirlendi. Nuran Kızıldere’nin açıklamalarına yansıyan ve vatandaşların kesinlikle dikkat etmesi gereken kritik dolandırıcılık adımları şu şekilde işliyor:
Gerçeğe Aykırı Beyanlar: Şüpheliler, aradıkları kişilere devam eden bir noterlik işlemi (özellikle araç satışı) olduğunu söyleyerek aciliyet hissi ve kafa karışıklığı yaratıyor.
Sahte ‘Güvenli Kaparo’ Sistemi: Vatandaşlara sözde bir “güvenli kaparo sistemi”nden bahsedilerek, işlemlerin tamamlanması için hemen para transferi yapmaları isteniyor.
Kurumsal İşleyişin Gerçeği: Başkan Kızıldere, noterliklerin hiçbir şekilde işlem sahiplerini telefonla arayarak ücret veya kapora talep etmeyeceğinin altını net bir şekilde çiziyor. Resmi noterlik işleyişinde, telefonda kapora tahsilatı gibi bir uygulama kesinlikle bulunmuyor.
Hukuka sadakat, tarafsızlık ve güveni esas alan köklü bir kurum olan noterliklerin adını kullanarak gerçekleştirilen bu aramaların tamamen dolandırıcıların fiili olduğunu ifade eden Kızıldere, vatandaşları bu tür asılsız taleplere itibar etmemeleri konusunda uyardı.
İşte Kızıldere’nin açıklaması:
“Son günlerde, Noterliklerin unvanları kullanılarak farklı telefon numaraları üzerinden vatandaşlarımız aranılarak gerçeğe aykırı beyanlarda bulunulduğu ve noterlik işlemi (araç satışı) yapıldığı gerekçesiyle kapora talep edildiği ve bu suretle dolandırıcılık girişimlerinde bulunulduğu anlaşılmaktadır.
Öncelikle, Noterliklerin adı ve unvanı kullanılarak ücret veya kapora talep edilmesinin Noterlikler ile bir ilgisi bulunmamaktadır. Noterlikler tarafından hiçbir işlem sahibi aranılmaz ve kaparo talep edilmez. Noterliklerde güvenli kaparo sistemi adı altında bir uygulama yoktur. Bu şekilde yapılan bir arama dolandırıcıların fiilidir ve aranılan vatandaşlarımız dolandırıcılık fiilinin mağduru olabileceklerdir.
Gerçeğe aykırı beyanlarla, vatandaşların yanıltılmasına ve bu itibarla; dolandırıcılık girişiminde bulunulmasına yönelik fiillerin, Noterlik kurumunun toplum nezdindeki güvenilirliğini ve saygınlığını kullandığı ve hedef aldığı da izahtan varestedir.
Noterlik kurumu, hukuka sadakati, tarafsızlığı ve güveni esas alan köklü bir müessesedir.
Bu itibarla, hukuki güvenlik ilkeleri çerçevesinde kamu hizmeti ifa eden Noterlerin ve Noterlik kurumunun toplum nezdindeki saygınlığını zedelemeye yönelik olan eylemlere itibar edilmemesi hususunu kamuoyunun bilgisine arz ederiz.”
CHP Sözcüsü Müslim Sarı MYK sonrası yaptığı açıklamada ‘9 arkadaşımız tedbirli olarak kesin ihraç talebiyle Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edildi” dedi. Sarı, “Zorda olsa temiz siyaset açısından bu kararı almak zorunda kaldık. Partinin herhangi bir organında bu arkadaşlarımız görev alamaz” açıklamasını yaptı.


Mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı’na getirilen Kemal Kılıçdaroğlu’nun Parti Sözcüsü olarak görevlendirdiği Müslim Sarı, Merkez Yönetim Kurulu (MYK) toplantısında alınan kararlara ilişkin açıklama yaptı.
Sarı şu ifadeleri kullandı:
“Mutlak butlan kararından sonra partinin kurumsal kimliğine yönelik iş, eylem ve açıklamalar yakından takip edilmektedir. Dolayısıyla süreç, partinin kimliği çerçevesinde değerlendirilmiş ve parti içi kurulların işletilmesi yönünde bir karar alınmıştır.
“DİSİPLİN SÜRECİ BAŞLATILMASINA KARAR VERİLDİ”
Özellikle partinin içine düştüğü bu cendereden, mutlak butlan davası olarak da görülen süreçten ve partinin “mutlak butlan belası” ile ilişkilendirilmesine neden olan; haklarında kamuoyunda sıkça tartışılan iddialar, iddianameler ve tanık beyanları bulunan arkadaşlarımızla ilgili disiplin süreci başlatılması kararı alınmıştır.
Temiz siyaset açısından zor da olsa bu kararın alınması gerektiği değerlendirilmiştir. Karar oy birliğiyle alınmıştır.
Bu kapsamda dokuz arkadaşımız, parti tüzüğünün ilgili maddeleri çerçevesinde, tedbirli olarak kesin çıkarma cezası uygulanmak üzere Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilmiştir.
Ayrıca bu kişilerin partideki tüm görevlerinden uzaklaştırılmasına karar verilmiştir.
Yüksek Disiplin Kurulu’na sevk edilen isimler şunlardır:
Balıkesir Milletvekili Ensar Aytekin
Mersin Milletvekili Ali Mahir Başarır
İstanbul Milletvekili Gökhan Günaydın
Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu
İstanbul Milletvekili Özgür Karabat
Ankara Milletvekili Umut Akdoğan
Malatya Milletvekili Veli Ağbaba
İstanbul Milletvekili Turan Taşkın Özer
Adana Milletvekili Burhanettin Bulut
Sarı, Özgür Özel ile ilgili bir değerlendirme yapılıp yapılmadığına ilişkin soruya Sarı, değerlendirmenin daha sonra yapılacağını belirtti.
Olağan takvimin işleyip işlemeyeceği yönündeki soruya ise Sarı şu yanıtı verdi:
“Yarın değerlendireceğiz. Mevcut hukuki zeminde hangi şekilde ve hangi takvimle kurultayı yapabiliyorsak, o şekilde hareket edeceğiz. Bunun zeminini konuşacağız.”
Sarı, Parti Meclisi içinde bir an önce kurultay yapılmasını isteyen isimler olduğunu da ifade etti. Sürecin hep birlikte değerlendirileceğini ve buna göre bir yol haritası belirleneceğini söyledi.
Partinin en uygun ve en makul zamanda kurultayını yapacağını vurgulayan Sarı, “Bundan hiç kimsenin şüphesi ya da kuşkusu olmasın” dedi.
CHP Örgütlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Ensar Aytekin ise karara tepki göstererek, “Gerçekten 63/5. maddeye dayanarak mı işlem yaptınız? Biriniz bile çıkıp “Bu madde milletvekilleri hakkında uygulanamaz” demedi mi? Üstelik bu kararı oy birliğiyle aldınız, öyle mi?Yazık size ya!” açıklamasını yaptı.
ABD Başkanı Trump’tan son dakika İran açıklaması geldi. Canlı yayında konuşan Trump, “İran’a sert bir şekilde saldıracağız” dedi.

ABD Başkanı Donald Trump, İran‘a yönelik olası yeni operasyonlarla ilgili dikkat çeken açıklamalarda bulundu.
Trump, kendisine yöneltilen “İran’a yönelik saldırılar devam edecek mi?” sorusuna, “Onlara saldıracağız, hem de çok sert bir şekilde” yanıtını verdi.
İsrailli gazetecinin, “Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan İsrail’i tehdit etmeyi sürdürüyor. Sizce İsrail ile Türkiye arasında bir çatışma çıkma ihtimali var mı? Ayrıca Türkiye’ye F-35 satacak mısınız?” sorusuna Trump cevap verdi.
ABD Başkanı, “Erdoğan benim çok iyi bir dostum ve birlikte çok iyi çalıştık. Kendisini çok severim. Bunu söylememem gerekiyor çünkü basın hemen ‘Aa, Erdoğan’ı seviyor’ diyecek. Ama o olağanüstü bir lider ve güçlü bir insan, çok güçlü bir insan.
Böyle bir şey duymadım. Eğer duysaydım onu arardım ve her şeyin yolunda olduğundan emin olurdum. Türkiye ile böyle bir şeyin yaşanacağını sanmıyorum; en azından ben başkanken olmaz. Çünkü o bana saygı duyuyor, ben de ona saygı duyuyorum. Bunun ötesinde, aramızda iyi bir dostluk var.” ifadelerine yer verdi.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.