25 Haziran 2026 Perşembe
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Mehmet Uçum, 2028 genel seçim takvimi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın adaylık sürecine ilişkin dikkat çeken değerlendirmelerde bulundu. 16 Nisan 2028 tarihinin “erken seçim” değil, olağan tarihten üç hafta öne alınmış seçim olacağını belirten Uçum, Anayasa’daki istisnai adaylık hükmünün işletilmesi için olağanüstü bir şart gerekmediğini söyledi. Uçum, Erdoğan’ın son kez aday olmasının önünde hukuki engel bulunmadığını ifade etti.

Kaynak: A.A
Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, 2028 genel seçim takvimine ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın adaylık sürecine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Uçum, 16 Nisan 2028’in “erken seçim” değil, olağan tarihten üç hafta öne alınmış bir seçim olduğunu savunarak, Anayasa’nın istisnai adaylık hükmünün işletilmesi için herhangi bir olağanüstü şartın gerekmeyeceğini belirtti. Erdoğan’ın son kez aday olmasının önünde hukuki bir engel bulunmadığını ifade eden Uçum, muhalefete “Demokratik rekabetten kaçmayın” çağrısı yaparak, “Rekabetten kaçanı seçmen affetmez” dedi.
İşte Uçum’un AA’ya yazdığı analiz:
OLAĞAN TARİH 7 MAYIS 2028
Tartışılan hususları ele almadan önce bazı bilgileri netleştirmenin önemli olduğu anlaşılıyor. Çünkü birçok somut bilginin zaman zaman hatalı kullanıldığı gözleniyor.
Öncelikle önümüzdeki genel seçimlerin olağan tarihi 7 Mayıs 2028’dir. Bu tarihi 14 Mayıs 2028 olarak ifade etmek yanlıştır. Mevzuatımıza göre izleyen genel seçimlerin olağan tarihi Cumhurbaşkanlığı ve Meclis için birlikte yapılan son seçim tarihinin beşinci yılındaki aynı günden bir önceki pazar günüdür. Bunun sebebi beş yıllık görev süresi aşılmadan seçimlerin yapılması zorunluluğudur. En son birlikte genel seçim 14 Mayıs 2023 tarihinde yapıldığı için önümüzdeki genel seçimler de 14 Mayıs 2028 tarihinden bir önceki pazar günü olacaktır. Bu da 7 Mayıs 2028 tarihi demektir. 14 Mayıs 2028 tarihinin de pazar gününe denk gelmesi kafaları karıştırıyor olabilir ama bunun bir önemi yoktur. Genel seçimlerin “bir önceki pazar günü yapılması” kuralı sebebiyle önümüzdeki genel seçimlerin olağan tarihi 7 Mayıs 2028 Pazar günüdür.

16 NİSAN ERKEN SEÇİM DEĞİL
Öte yandan önümüzdeki genel seçimler için önerdiğimiz 16 Nisan 2028 tarihi siyasi ve sosyal manasıyla bir “erken seçim” tarihi değildir. Zamanında yapılacak seçimin sadece üç hafta öne alınmasıdır. Bu öne alma TBMM’nin seçimlerin yenilenmesi kararıyla olur. Bu karar sanıldığı gibi olağan seçim gününden üç hafta önce alınmayacaktır. TBMM buna karar verirse 2028 yılında 9 ila 15 Şubat günlerinden birinde bu kararı alabilir.
SEÇİM SADECE ÜÇ HAFTA ÖNE ALINMIŞ OLUR
Yeni sistemde seçimlerin öne alınması ilk kez gündem olmamıştır. 14 Mayıs 2023’te yapılan seçimler öne alınmış seçimlerdir. Aslında 2023’te genel seçimlerin olağan tarihi 18 Haziran 2023 Pazar günüydü. Bunun sebebi de 24 Haziran 2018’de birlikte yapılan seçimlerin beş yılının tamamlandığı 24 Haziran 2023 tarihinden bir önceki pazar gününün 18 Haziran 2023 tarihi olmasıydı. Ancak o dönem bayram ve mevsim koşulları sebebiyle genel seçimler otuz dört gün öne çekilerek 14 Mayıs 2023’te yapıldı.
O dönem bu kararı Cumhurbaşkanımız Erdoğan verdi. Dolayısıyla 2023’te yaklaşık beş hafta, 2028’de üç hafta öne alınarak seçimlerin yapılması bir erken seçim değil, döneminde fakat öne alınmış seçim yapmak demektir. Elbette öne alınmış seçim de erkene alınmış bir seçimdir ama siyasi ve sosyal anlamıyla “erken seçim” değildir. Dolayısıyla özellikle parlamenter sistemin ezberleriyle üç hafta öne alınan seçim “erken seçim” sayılmaz gibi itirazların bir değeri yoktur. Zaten olağan gününden kısa süre öne alınan seçimlere kimse “erken seçim” demiyor. “Döneminde ama öne alınmış seçim” deniyor.
TBMM’NİN KARARI YETERLİ
Diğer bir konu TBMM’nin seçimlerin yenilenmesi kararını alabilmesi için “en geç” addedilebilecek bir tarih olup olmadığı tartışmasıdır. Bu konuda seçim hukukundaki gün hesapları dışında herhangi bir kısıt yoktur. Önümüzdeki genel seçimlerin olağan tarihi 7 Mayıs 2028 Pazar günü olduğu için bu tarihe göre seçim takviminin başlangıcı 10 Mart 2028 günü olacaktır. Teknik tartışmalar bir yana TBMM 10 Mart 2028 tarihinden önce ve öne alınacak seçim tarihinin takvimini de gözeterek uygun bir günde seçimlerin yenilenmesi kararı alabilir. Başka da bir süre kısıtı yoktur.
Elbette Değerli Büyüğümüz Sayın Bahçeli’nin genel seçimler için önerdiğimiz 16 Nisan 2028 tarihine ilişkin derin manalar içeren destekleyici görüşünün kıymeti tartışılamaz. “Seçimin zamanında yapılmasıyla önerilen 16 Nisan 2028 tarihi arasında saat farkı bile yoktur.” mealindeki kararlı cevabı konuya son noktayı koyan bir yaklaşımdır.

ANAYASAL HİLE İDDİASI KARA PROPAGANDA
Seçimin kısa süre öne alınması Anayasal bir imkan olmasına rağmen bu durumu hile diye ifade etmek ise başlı başına bir kara propagandadır. 2023 genel seçimleri de öne alındı. Bir anayasal hile tartışması da söz konusu olmadı.
Anayasa’da açıkça “Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis tarafından seçimlerin yenilenmesine karar verilmesi halinde, Cumhurbaşkanı bir defa daha aday olabilir” hükmü vardır. Bu hükmün devreye girmesi, hiçbir şarta veya hiçbir dış sebebe bağlanmamıştır. Sadece TBMM’nin iradesi gerekli ve yeterlidir. Anayasal durum bu kadar açıkken anayasal hileden söz etmek tam bir demagojidir.
İSTİSNAİ ADAYLIĞIN ANLAMI NEDİR?
Anayasada Cumhurbaşkanlığı için iki dönem görev yapma kuralı vardır. Bu kuralın bir istisnası vardır. O da bir Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclis seçimlerin yenilenmesi kararı alırsa iki dönem Cumhurbaşkanlığı yapan kişi üçüncü dönem de Cumhurbaşkanı adayı olabilir. İşte bu sebeple bu duruma istisnai adaylık denir.
Yani burada hukuksal bir istisna vardır. İstisnai adaylığın istisnai pratik konularla hiçbir ilgisi yoktur. Hukuksal kural iki dönem görev yapmaktır. Bunun hukuksal istisnası ikinci dönemde Meclisin seçimlerin yenilenmesi kararı alması halinde üçüncü kez aday olma imkanıdır. Üçüncü kez aday olan kişi seçilirse üçüncü kez Cumhurbaşkanlığı yapabilir. Durum bundan ibarettir.
Dolayısıyla istisnai adaylık istisnai şartlar gerektirmez. Sadece TBMM’nin Anayasa’da yer alan iki dönem kuralının istisnası olan hükmü işletmesi gerekir. TBMM’nin bu hükmü işletmesi için hiçbir koşula veya istisnai şarta ihtiyaç yoktur.
Anayasa’da yer alan istisna hükmü ile yani hukuksal istisna ile sosyal, siyasal, ekonomik pratiklerde ortaya çıkabilecek istisnai durumları karıştırmak doğru değildir.

ERDOĞAN’IN ADAYLIĞININ ÖNÜNDE ENGEL YOK
Anayasanın hiçbir hükmünde bir Cumhurbaşkanının ikinci döneminde Meclisin seçimlerin yenilenmesi kararı alması istisnai şartlara bağlanmamıştır.
Anayasa’da böyle yorumlanacak bir hüküm veya bu manaya gelecek bir düzenleme de yoktur. Buna rağmen salt adaylık imkanının iki dönem kuralının istisnası olması yani hukuksal bir istisnadan doğması sebebiyle istisnai adaylık olarak adlandırılmasından yola çıkarak bu istisnai adaylıksa o zaman istisnai şartlar gerekir gibi bir sonuca varmak fikri zafiyet olur. Özetle istisnai adaylık hükmü ile istisnai durum olgusunu birbirine karıştırmamak gerekir.
Elbette Meclis bazen sosyal, siyasal, ekonomik sebeplerle veya yürütme ve meclis arasında ortaya çıkan çatışmaları çözmek için de istisnai adaylık hükmünü işletebilir ama bu dış sebepler hükmün işletilmesinin ön şartı değildir. Meclis hiçbir dış sebep olmadan da bu hükme göre karar alabilir.
Açıklamalara göre vakti gelince örneğin Şubat 2028’in ilk yarısının son günlerinde Cumhurbaşkanı Erdoğan’a adaylık imkanı veren Anayasa hükmü TBMM’de hiçbir dış sebep olmadan işletilebilir. O noktada salt Cumhurbaşkanı Erdoğan’a adaylık imkanı geliyor diye buna karşı çıkanlar olursa bunların tutumu demokratik rekabetten, demokratik yarıştan kaçmak anlamına gelir. Madem muhalefetin Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı sandıkta yenme hedefi var veya bu hedefi koydular o zaman demokrat davranmaları ve demokratik rekabete alan açmaları gerekir.

SEÇMEN REKABETTEN KAÇANI AFFETMEZ
Cumhur İttifakı önümüzdeki genel seçimlerde Cumhurbaşkanı adayının Cumhurbaşkanımız Erdoğan olduğunu açık ve kesin bir şekilde ilan ettiği için artık muhalefetin netleştirmesi gereken konu bellidir. Muhalefet 2028 yılında zamanında yani döneminde yapılacak ama kısa bir süre öne alınacak seçimde Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir kez daha demokratik yarışa girecek mi yoksa demokratik rekabetten kaçacak mı? Makul olan odur ki demokratik yarıştan ve rekabetten yana olan hiç bir siyasi parti ve siyasi mecra kaçmayı tercih etmez. Ayrıca Türkiye seçmeni Anayasal imkan olmasına rağmen Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın aday olarak önüne gelmesine engel olan siyasi aktörleri de affetmez.
2028 SEÇİMLERİ DÖNEMİNDE YAPILACAK
Tüm bu nedenlerle önümüzdeki genel seçimlerin 2028 yılında zamanında yani döneminde ama kısa bir süre öne alınarak yapılacağı güçlü bir şekilde öngörülebilir. Bu öne alma da Cumhur İttifakının adayı olarak ilan edilen Cumhurbaşkanımız Erdoğan’a Anayasa’nın istisnai hükmü gereği son kez aday olma imkanı verecektir.
Önceki yazıda vurguladığımız gibi burada konu yalnızca adaylık değildir. Türkiye’nin Terörsüz Türkiye sürecini, savunma sanayisindeki atılımlarını, enerji yatırımlarını, bölgesel güç konumunu ve tam bağımsızlık pozisyonunu kalıcı hale getirecek istikrarlı bir yönetim iradesinin sürdürülmesi için Cumhurbaşkanı Erdoğan’a adaylık imkanı verilmesidir. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın son kez adaylığı ve seçilmesi halinde son dönem görev yapması, Türkiye Yüzyılı hedeflerine ulaşılması ve kurumsallaşmanın tamamlanması perspektifi içinde değerlendirilmelidir.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, AK Parti Kongre Merkezi’nde partisinin Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda konuştu. K Parti’ye katılan Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan ve Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan’a rozetlerini Erdoğan taktı.

Cumhurbaşkanı ve AK Parti Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin il başkanları toplantısında açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın konuşmasından satır başları şunlar oldu:
Buradan bu sabah meydana gelen iki büyük deprem ile sarsılan Venezuela halkına geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum. Türkiye’nin yanlarında olduğunu belirtiyorum.
Dünyada eşi benzeri olmayan teşkilata sahibiz. Dünyanın en büyük en yaygın siyasi hareketlerinden biriyiz.
Bize göre üyelik sadece bir kayıttan ibaret değil, üye demek millete hizmete nefer yazılmaktır. Gerektiğinde yardan ve serden geçmek demektir. Bu milletin bu ümmetin sorumluluğunu yüreğinde taşımak demektir.
Biz sadece bir siyasi parti değil aynı zamanda dava hareketiyiz, gönül hareketiyiz. Teşkilatçılık anlayışında üye kaydı yapıldığı an millete hizmet mücadelesi başlamıştır.
Biliyorsunuz üye sayısı rekorunun ardından 2026 senesini mahalle çalışmaları yılı ilan ettik. Daha fazla insanımıza ulaşmak için yoğun çalışma içindeyiz. tüm teşkilatımızın gayreti ile AK Parti’mizi üye sayısı ve derinlik itibari ile büyütmek için çalışıyoruz. Muhalefetin adını sanını bilmediği mahallelerde aşkla çalışan kardeşlerime teşekkür diyorum.
Eser, kardeşlik siyasetinin temsilcisi olan AK Parti’ye olan teveccüh her geçen gün katlanarak artıyor. Hizmet etmek isteyen hemen herkes bu çatı altında çalışmayı arzu ediyor. Bugün de yeni belediye başkanlarımızı bağrımıza basacağız. Birazdan AK Parti ailesine katılacak arkadaşlarımıza aramıza hoş geldiniz diyorum. Millete ve memlekete hizmet yolculuğunda inşallah tam dayanışma içinde olup halkımızın güvenini boşa çıkarmayacağız. Ülkesi ve milleti için hizmet etmek isteyenleri partimize katmaya devam edeceğiz.
Bize göre siyaset millete tepeden bakan faaliyet değildir. İster yerelde ister ülke sathında olsun siyaset felsefemizde insana saygı vardır. 86 milyon insanımızın tamamı eşittir bizim için. Hiçbir ayrım yapmadan aynı derecede hizmete ve hürmete laiktir.
Sadece bize oy verenlerin değil 86 milyonun hizmetkarı olduk. Maruz kaldığı tüm saldırılara rağmen milletin gönlünde yıkılmaz kılan işte bu vasıflardır. Seçmenden oy isterken müşfik, saygılı, ama milletten yetki alınca kibirli, incitici tavır bizim tavrımız değildir. Etkileşim avcılığı denilen hastalığın kamuda, yerel yönetimlerde yayıldığını görüyoruz. Özel alan kavramı anlamını yitirmekte, görünür olmak, her türlü hassasiyetin önüne geçmekte. Gündem olma ve gündemde kalma kaygısı bir müddet sonra büyük bir kapana dönüşmekte. Bu kapana siyasetçiler de düşmekte. Kendi arkadaşlarımızın da bilerek ya da bilmeden bu ters akıntıya kapıldığını görüyoruz. Partimize zarar veren bu yanlışlara karşı dikkatli olunmalı. Vatandaşın kalbini kıran, icraat değil şov peşinde koşan yaklaşım muhalefetin tarzı olabilir ama bunu tasvip etmemiz asla mümkün değildir. Görevi ünvanı makamı ne olursa olsun hiçbir arkadaşım unutmasın hepimiz koltuklarımıza milletin takdiri ile geldik. Milletimiz emaneti eser üretmemiz, refahını artırmamız için tevdi etti. Millete hizmet makamları gösteri değil sorumluluk makamlarıdır. Mesele gönülleri fethetmektir.
Sosyal medya rüzgarı ile seçim kazanılsa iktidarda da cumhurbaşkanlığında da başkaları olurdu. Yaptıklarımızı, icatlarımızı en güzel şekilde bu mecraları da kullanarak halkımız ile paylaşacağız. Ama sosyal medyadaki yankı odalarına da hapsolmayacağız. İstanbul başkanlığımızdan bu yana yaptığımız gibi vakar içinde sürdüreceğiz. Tüm yol ve dava arkadaşlarımdan bu prensip ve ilkeler ile hareket etmelerini beklediğimizi vurgulamak isterim. Biz efendilik taslamaya değil millete hizmet etmeye, hizmetkarlık yapmaya geldik. Bu minvalde, bu istikamette yürümeye de devam edeceğiz.
Bir taraftan şehirlerimizi abad etmek için çalışırken diğer taraftan siyasi rakiplerimiz ile gereksiz polemiklerden uzak duruyoruz. Kayıkçı kavgasının parçası olmamızı bekleyenler beyhude bekler. Biz yeni gönüller kazanmanın peşindeyiz. Gerilimden, kamplaşmadan kaçınmamız insanımızın hak ve hukukunun çiğnenmesine kayıtsız kalacağımız anlamına gelmez. biz yıllardır ötelenen, kendi öz yurdunda oraya buraya yitilen kardeşlerimizin izzetini savunmak için de aldık. 28 Şubat döneminde darbecilerin gadrine uğrayanların aynı zorbalığına maruz kalmaması için yetki aldık. Küstah azınlığın hayat tarzı dayatmasına müsaade etmedik. Jakobenlerin, insanımızın inancına karışmasına eyvallah etmedik. Zaman zaman sesi çok çıkan kibir abidelerinin sessiz çoğunluğu susturma girişimlerine şahit oluyoruz.
Bunlarla mücadelemizi hukuk zemininde sürdürüyoruz. 28 şubat özlemi ile davranın baskıcı zihniyete izin vermeyeceğiz. İlkemiz bellidir; inanç özgürlüğü… Anayasa tarafından güvenceye alınmıştır. Kimse kimseye baskı kuramaz. Küçük dar bir zümre bu millete yaşam tarzı dikte edemez. Eskiden olduğu gibi bir avuç müstekbirin azarladığı kadınları kılık kıyafetine göre ayrıştırıp gerici yobaz diye tahkir ettiği günler artık geride kaldı. Eski nobranlıklarını özleyenler boş durmasa da o karanlık dönemler bir daha asla dönmeyecektir. Bu ülkede kimsenin sakalından başörtüsünden dolayı aşağılanmasına, kendini ötekilenmiş hissetmesine göz yummayacağız. Hak ve özgürlükleri her bir vatandaşımız için genişletmeye, 86 milyonu bir ve eşit görmeye devam edeceğiz.
Nevşehir Belediye Başkanı Rasim Arı, Keçiören Belediye Başkanı Mesut Özarslan ve Edirne Keşan Belediye Başkanı Mehmet Özcan da AK Parti’ye katıldı.
Rozetlerini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan taktı.

İstanbul ‘un Esenyurt ilçesinde sabah saatlerinde vahşet yaşandı. Evinden çıkarak aracına binmek isteyen Şehmus Mert K., önceden pusu kurduğu değerlendirilen 2 silahlı saldırganın hedefi oldu. Kanlar içinde yere yığılan genç adam hayatını kaybetti.

İstanbul’un Esenyurt ilçesinde evinden çıkarak aracına binmek isteyen genç adamın pusu kuran 2 kişi tarafından uğradığı silahlı saldırıda hayatını kaybettiği olayın görüntüleri ortaya çıktı.
Saldırganlar, genç adam tam aracına bineceği sırada art arda ateş açtı. Vücuduna çok sayıda mermi isabet eden Şehmus Mert K. kanlar içinde yere yığılırken, şüpheliler koşarak olay yerinden kaçtı.

Silah seslerini duyan çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Bu sırada silah seslerini duyan Şehmus Mert K.’nın eşi kucağındaki bebeğiyle sokağa çıkarak sinir krizi geçirdi. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde genç adamın hayatını kaybettiği belirlendi.

Olaya ilişkin ortaya çıkan güvenlik kamerası görüntülerinde, saldırganların sokakta beklediği, Şehmus Mert K.’nın evinden çıkarak aracına yöneldiği sırada peş peşe ateş açtıkları görüldü.
Kurşunların hedefi olan genç adamın yere yığıldığı, saldırganların ise koşarak olay yerinden uzaklaştığı anlar saniye saniye kameraya yansıdı. Polis, kaçan şüphelilerin yakalanması için çalışmalarını sürdürüyor.
Konser organizasyonunun İlge Turizm tarafından yapıldığı belirtilirken, bilet ve bilgi için 0548 865 6666 numaralı telefon ve ilgeturizm.com adresi paylaşıldı.
Bilet Almak İsteyenler İçin:
Sınırlı sayıdaki 3. kategori biletler satıştadır.
📅 27 Haziran Cumartesi📍 Les Ambassadeurs Hotel Casino Marina – Girne
🎟️ Bilet ve bilgi:📞 0548 865 6666🌐 www.ilgeturizm.com📍 Evliya Çelebi Sk, Girne / KKTC

Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE), mini ve mikro insansız hava aracı tehditlerine karşı piyade birliklerinin ek sisteme ihtiyaç duymadan kullanabileceği 7.62 milimetre parçacıklı anti-dron mühimmatı geliştirdi. Yapılan test atışlarında mühimmat, havadan gelen dron hedeflerini başarıyla imha etti.

Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE), modern savaş alanlarında sıkça karşılaşılan keşif ve kamikaze insansız hava aracı (İHA) tehditlerini bertaraf etmek amacıyla yeni bir mühimmat üretti. Kurumdan yapılan açıklamaya göre, geliştirilen “7.62 milimetre parçacıklı anti-dron mühimmatı” gerçekleştirilen test atışlarında hedef İHA’ları başarıyla etkisiz hale getirmeyi başardı.
Yeni geliştirilen anti-dron mühimmatı, muharebe sahasında ani beliren dron tehditlerine karşı piyade birliklerine anında karşılık verme yeteneği kazandıracak. Herhangi bir ek sistem montajı ya da platform değişikliği gerektirmeyen bu mühimmat, “7.62×51 milimetre” ve “7.62×39 milimetre” kalibre seçenekleriyle üretildi.
Mühimmat; piyade ve makineli tüfeklerin yanı sıra araç üstü silah sistemleri ile uzaktan komutalı silah kulelerinde de doğrudan kullanılabilecek geniş bir uyumluluk yelpazesine sahip.
Küçük boyutlu ve yüksek manevra kabiliyetine sahip dronlara karşı isabet oranını artırmak için mühimmat özel bir mekanizmayla tasarlandı. Namludan çıktıktan sonra yaklaşık 5 metre içinde mekanik olarak açılan mühimmat, özel parçacıklarını hedef yönüne doğru yayıyor.
Ortalama 680 metre/saniye namlu çıkış hızına sahip mühimmat, yaklaşık 50 metrede 1 metre, 100 metrede ise 2 metre çapında yoğun parçacık bulutu oluşturuyor.
Mevcut silahlarla tam uyumlu çalışan bu sistem, askeri personele ek bir eğitim yükü veya maliyet getirmeden klasik mühimmatlara oranla çok daha yüksek bir savunma etkinliği sunuyor.
MKE; üs bölgeleri, kritik tesisler, sınır hatları ve hareket halindeki birliklerin güvenliğini sağlamak adına anti-dron çözümlerini genişletmeyi hedefliyor. Kurum, 7.62 milimetre kalibrenin yanı sıra farklı platformların ve görevlerin ihtiyaçlarını karşılamak üzere 12.7 milimetre, 20 milimetre ve 35 milimetre kalibrelerde de anti-dron mühimmat projeleri üzerinde çalışarak çok katmanlı bir ürün ailesi oluşturmayı sürdürüyor.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.