DOLAR 46,4647 0.04%
EURO 53,2957 -0.02%
ALTIN 6.286,311,30
BITCOIN 30176001.63812%
Lefkoşa
°

SABAHA KALAN SÜRE

Taner Ulutaş

Taner Ulutaş

22 Haziran 2026 Pazartesi

IŞİD’li teröristten İmamoğlu’na suikast itirafı: Planladık

IŞİD’li teröristten İmamoğlu’na suikast itirafı: Planladık
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Suriye’de yakalanarak Türkiye’ye getirilen IŞİD’li terörist Ömer Deniz Dündar’ın verdiği ‘etkin pişmanlık’ ifadesinde kan donduran detaylar ve suikast planları ortaya çıktı. Dündar, örgütün Ekrem İmamoğlu’na da suikast planladığını itiraf etti.

Terörist Ömer Deniz Dündar, Mustafa Dokumacı’nın İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na suikast planladığını, herhangi bir hazırlık aşamasına geçilmeden bu planın rafa kaldırıldığını itiraf etti.

ETKİN PİŞMANLIKTAN YARARLANDI

Suriye’de yakalanarak Türkiye’ye getirilen ve 18 Haziran 2026’da Ankara Emniyet Müdürlüğünde etkin pişmanlık ifadesi veren Dündar, yaklaşık 12 yılını IŞİD saflarında geçirdiğini, 2013’te Adıyaman’daki bir dini sohbet grubu aracılığıyla örgüte katıldığını anlattı.

“SALDIRIYI KENDİ İNİSİYATİFİYLE GERÇEKLEŞTİRDİ

Dündar, Ankara Gar saldırısıyla ilgili, patlamanın ardından örgütün dış birimler sorumlusu Ebu Zeyneb Ensari’nin, hedef alınan grupların listesini içeren bir rapor hazırlayarak üst birime gönderdiğini, ancak onay gelmediğini belirtti. “Onay gelmeden ve para verilmeden tamamen Yunus Durmaz’ın içtihadıyla gerçekleşti” iddiasında bulunan Dündar, örgütün o dönem Türk yetkililerle bir anlaşma görüşmesi yürüttüğü için eylemi sahiplenmediğini, hatta Gaziantep ve Adıyaman gruplarına cephe aldığını öne sürdü.

‘PARA DA ONAY DA VERMEDİ”

Saldırının organize edildiği süreçte kendisinin, Yunus Durmaz’ın emrinde 2015 yazından 2016’nın ilk aylarına kadar görev yaptığını belirten Dündar, “Ebu Zeyneb Ensari yerine geçen Ebu Seyf Mısri, ne onay ne para verdi. Eylem, Durmaz’ın kendi kararıyla oldu” dedi.

“BU DÜZENEĞİ BEN HAZIRLAMADIM”

Sorgulamada, 23 Haziran 2017’de Hatay’da durdurulan araçta ele geçirilen canlı bomba kemerinde tespit edilen parmak izlerinin kendisine ait olduğu yönündeki rapora ilişkin sorulan Dündar, suçlamayı reddetti. “Örgüt patlayıcıları hazırlarken asla çıplak el kullanmaz, eldiven giyer. Bu yüzden bu düzeneği kesinlikle ben hazırlamadım” dedi.

Ancak, 2015 yılında Ahmet Güneş isimli örgüt mensubunun patlayıcı kemer hazırlığına yardım etmiş olabileceğini, ancak bunun araçtakilerle ilgili olup olmadığını bilmediğini ifade etti.

PLANLANAN ANCAK GERÇEKLEŞMEYEN EYLEMLER

Dündar’ın ifadesinde, IŞİD’in planlanan ancak başarısızlıkla sonuçlanan bir dizi eylem iddiası da yer aldı. Dündar’ın iddiasına göre;

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’na suikast planı: Mustafa Dokumacı’nın fikri olduğu belirtilen plan, herhangi bir hazırlık aşamasına geçilmeden rafa kaldırıldı.

Nevşehir Kapadokya’da sıcak hava balonlarına saldırı: Suriyeli bir örgüt mensubunun görevlendirildiği, ancak şahsın yakalanması nedeniyle eylem gerçekleştirilemedi. Talimatı veren kişinin Kasım Güler olduğu kaydedildi.

Rahip Brunson’a yönelik suikast: İzmir’de adres tespiti yapıldı, ancak Brunson’ın serbest bırakılıp ülkeyi terk etmesiyle plan iptal oldu.

LGBTİ oluşumuna saldırı: Sosyal medyada İslam’a hakaret içerikli paylaşımlar gerekçesi ile Mustafa Dokumacı tarafından talimat verildiği, silah temin eden Hattab kodlu şahsın daha sonra İstanbul’da yakalandığı belirtildi.

ULUSLARARASI BAĞLANTILAR VE “MEKTEB-İ FARUK” YAPILANMASI

Dündar, IŞİD’in “Uzak Vilayetler İdaresi” bünyesinde faaliyet gösteren Mekteb-i Faruk ofisinde geçici emir olarak görev yaptığını anlattı. Bu ofis bünyesinde Türkiye, Azerbaycan, Gürcistan, Rusya ve Kafkasya vilayetlerinin yanı sıra Kosova ve İngiltere’deki gruplarla irtibat sağlandığını ifade etti. Kosova’da 20 kişilik bir gruba silah gömdürüldüğünü, koordinatların İngiltere’deki bir sorumluya iletildiğini, ancak bu gruplarla iletişimin koptuğunu söyledi. İngiltere’deki planlanan eylem için “Ebu Hamza” kod adlı bir şahsın girişimde bulunduğunu, ancak başarısız olunduğunu belirtti.

MUSTAFA DOKUMACI’NIN ÖLÜMÜ VE GEÇİCİ EMİRLİK DÖNEMİ

2020 yılının ağustos ayında Mustafa Dokumacı’nın ABD hava saldırısında öldürülmesinin ardından, uzak vilayetler idaresinin kararıyla Mekteb-i Faruk’un geçici emiri olduğunu bildiren Dündar, bu süreçte Kosova ve İngiltere gruplarıyla yazışmaları sürdürdüğünü, İngiltere’den 5 bin sterlin, Kosova’dan 800 dolar “infak” parası aldığını aktardı. Ancak kısa süre sonra 2021’de HTŞ tarafından yakalanarak cezaevine gönderildi.

AİLE BOYU ÖRGÜTTELER

Dündar’ın ifadesinde, ikiz kardeşi Mahmut Gazi Dündar’ın 2014-2015’te IŞİD’e katıldığı, 2019’da YPG tarafından yakalandığı ve akıbetinden haber alınamadığı bilgisi yer aldı. Ayrıca, 9 kardeşten bazılarının da örgütle bağlantılı olduğu belirtildi.

Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesi’nde 2018/287 esas sayılı dosyada yargılanan ve turuncu kategoride aranan Dündar, 2026’da Suriye’den getirilerek gözaltına alındı. İfadesi, örgütün Türkiye’deki hücre yapılanması, finansman kaynakları ve uluslararası bağlantıları hakkında yeni soruşturmalara kapı aralaması bekleniyor.

Ayrıca 10 Ekim Katliamı davasının 30 Haziran’da görülecek duruşmasında Ömer Deniz Dündar’ın sorgusunun yapılması bekleniyor.

“MALZEMELER GAZİANTEP’TEKİ ÖRGÜT YUVALARINA ULAŞTIRILDI”

Öte yandan Kısa Dalga’dan Hale Gönültaş’ın haberine göre Dündar, 2014 ile 2016 yılları arasında Gaziantep’e silah, mühimmat, el bombası ve patlayıcı yapımında kullanılan malzemeler gönderildiğini anlattı. İfadesine göre söz konusu malzemeler sınır hattından geçirilerek Gaziantep’teki örgüt mensuplarına ulaştırıldı. Dündar, bu malzemelerin Yunus Durmaz’ın Gaziantep’teki ekibi tarafından teslim alındığını ve depolara götürüldüğünü söyledi. İfadesinde, örgütün dış bağlantılar sorumluları tarafından görevlendirildiğini söylediği Cebrail Kaya’nın da Türkiye’ye malzeme geçişlerinde aktif rol aldığını anlattı.

Dündar, bu dönemde örgütün Türkiye içindeki yapılanmasına silah, mühimmat ve lojistik destek sağlandığını anlattı.”

Devamını Oku

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç AK Parti’ye geçti

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç AK Parti’ye geçti
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, resmen AK Parti’ye katıldı. Koça’a rozetini AK Parti Genel Başkanı Erdoğan taktı

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç, resmen AK Parti’ye katıldı. Koça’a rozetini AK Parti Genel Başkanı Erdoğan taktı

CHP’den istifa eden Haymana Belediye başkanı Levent Koç törenle AK Parti’ye katıldı. Levent Koç’un rozetini Cumhurbaşkanı Erdoğan taktı. rozet törenin Koç, Erdoğan’ın elini öptü.

Haymana Belediye Başkanı Levent Koç AK Parti'ye geçti - Resim : 1

Devamını Oku

AB’den ayrılmanın bilançosu ağır oldu: 1 trilyon sterlin kaybettirdi

AB’den ayrılmanın bilançosu ağır oldu: 1 trilyon sterlin kaybettirdi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İngiltere, 23 Haziran 2016’da yapılan referandumla en büyük ticaret ortağı AB’den ayrılma kararı almasının üzerinden geçen10 yılda, bir trilyon sterlini aşan potansiyel fırsat kaybı yaşadı.

İngiltere, 23 Haziran 2016’da yapılan referandumla en büyük ticaret ortağı AB’den ayrılma kararı almasının üzerinden geçen10 yılda, bir trilyon sterlini aşan potansiyel fırsat kaybı yaşadı.

İngiltere’nin Avrupa Birliği’nden ayrılma kararını aldığı referandumun üzerinden geçen 10 yılda Brexit‘in 3 trilyon sterlin (4 trilyon dolar) büyüklüğündeki ülke ekonomisine etkileri tartışılırken uzmanlar, bu etkilerin “kademeli ve birikimli bir baskı şeklinde” ortaya çıktığını ifade ediyor.

İngiltere, 23 Haziran 2016’da yapılan referandumda AB’den ayrılma yönünde oy kullandı. “Britanya’nın çıkışı” anlamına gelen Brexit, 10 yıl önce seçmenlerin yüzde 52’sine karşılık gelen 17 milyon kişinin AB’den ayrılmak için oy vermesiyle gerçeğe dönüştü ancak ayrılığın resmi süreci yaklaşık 5 yıl sürdü.

Brexit’i destekleyen seçmenler, İngiltere ekonomisinin AB dışında daha iyi büyüyebileceği yönünde görüş ortaya koydu.

Üzerinden geçen 10 yılda Brexit’in İngiltere ekonomisine etkileri önemli bir tartışma konusu olmaya ve sorgulanmaya devam ediyor. Araştırma şirketi Ipsos’un son anketlerine göre, İngiltere’nin yüzde 52’si AB’ye yeniden katılmak isterken yüzde 33’ü buna karşı çıkıyor. Halkın yüzde 48’i ise Brexit’in “beklediklerinden daha kötü gittiğini” ve yüzde 9’u “beklenenden daha iyi gittiğini” düşünüyor.

İngiltere’de AB üyeliği konusunda yeni bir referandum yapılması halinde halkın yüzde 48’inin bunu destekleyeceği, yüzde 27’sinin buna karşı çıkacağı tahmin ediliyor.

İNGİLTERE’NİN EN BÜYÜK TİCARİ ORTAĞI AB

İngiltere’nin en büyük ticaret ortağı AB’den ayrılması sonrası İngiliz malları AB’ye girerken gümrük vergisine tabi tutulmuyor ancak ihracatçılar gümrük evrakları, sınır sertifikasyonları ve bazı vize kısıtlamaları gibi çok sayıda tarife dışı engelden şikayet ediyor.

Ayrıca İngiltere, AB’nin bir parçasıyken diğer ülkelerle bulunan ticaret anlaşmalarını Brexit sonrasında yeniden görüşmeye başladı ve bir dizi ticaret anlaşması için müzakereler devam ediyor.

İngiltere’nin Nisan 2025-Nisan 2026 arasındaki ihracat ve ithalat toplamı 1,9 trilyon sterlin seviyesinde bulunuyor. Bunun, 941 milyar sterlinini ülkenin ihracatı ve yaklaşık 989 milyar sterlinini de ithalatı oluşturuyor. Bu dönemde İngiltere’nin ihracatı yıllık bazda yüzde 3 ve ithalatı yüzde 5,4 artış gösterdi.

Söz konusu ihracat-ithalat hacminin yaklaşık 860 milyar sterlinini İngiltere-AB ticareti oluşturuyor. İngiltere’nin AB’ye ihracatı 385,4 milyar sterlin ve AB’den ithalatı da 474,1 milyar sterlin seviyesinde bulunuyor.

“10 YILLIK DÖNEMDE BİR TRİLYON STERLİNİ AŞAN KAYIP”

İngiltere’nin Bütçe Planlama Ofisi (OBR) dahil farklı kuruluşların yaptığı hesaplamalara göre, Brexit ülke ekonomisini yüzde 4 ile yüzde 8 arasında daha küçük hale getirirken bu durum İngiltere’de büyüme hızının zayıf kalmasına, yaşam maliyetlerinin artmasına ve verimlilik kaybına yol açtı.

Stanford Üniversitesi Ekonomi Politikası Araştırmaları Enstitüsünün analizinde, Brexit’in 2025 itibarıyla İngiltere’nin gayrisafi yurt içi hasılasını yüzde 6 ila yüzde 8 azalttığı ve bu etkinin zaman içinde kademeli olarak biriktiği tespit edildi.

Ayrıca, yatırımların yüzde 12 ila yüzde 18, istihdamın yüzde 3 ila yüzde 4 ve verimliliğin de bu seviyede azaldığı tahmin edilirken bu olumsuz etkilerin uzun süren Brexit sürecinin yarattığı belirsizlik, azalan talep ve kaynak tahsisindeki sorunlar gibi farklı unsurların birleşiminden kaynaklandığı ifade ediliyor.

Kovid-19 salgını, Rusya-Ukrayna Savaşı ve ABD/İsrail-İran Savaşı’nın da son yıllarda ülke ekonomisine olumsuz yansımaları olmasına rağmen uzmanlar büyümenin zayıf kalmasındaki sorumluluğun önemli bir bölümünü Brexit’e yüklüyor.

Düşünce kuruluşu Institute for Government Kıdemli Araştırmacısı Giles Wilkes, Brexit’in 10 yıllık etkilerine ilişkin analizinde, Brexit nedeniyle İngiltere’de yatırımların ulaşabileceği seviyenin yüzde 10 altında kaldığının hesaplandığını ifade etti.

Brexit’in “ani bir iflas” gibi etki etmediğini belirten Wilkes, “Brexit kadar geniş kapsamlı ve uzun ömürlü ekonomik hatalar, sayısız ve görünüşte birbiriyle ilgisiz hayal kırıklıklarının yavaş yavaş birikmesiyle kendini gösterir. Bazı tahminler vazgeçilen büyümenin yüzde 8’e ulaştığını gösteriyor. Bunun yarısı olan OBR’nin resmi tahmini bile 10 yıllık dönemde bir trilyon sterlini aşan kayıp fırsatlar anlamına gelir.” değerlendirmesinde bulundu.

“BREXİT ETKİSİ ANİ BİR ÇÖKÜŞ DEĞİL”

King’s College London Üniversitesi Siyasi Ekonomi Bölümü Ekonomi ve Kamu Politikası Profesörü Jonathan Portes, düşünce kuruluşu UK in a Changing Europe için hazırladığı analizinde, Brexit’i bir “ekonomik takas” ve göç, düzenleme ve ticaret politikası üzerinde daha fazla ulusal kontrol için AB ile derin entegrasyondan uzaklaşma kararı olarak nitelendirdi.

Brexit ile ilgili asıl sorunun maliyet yaratıp yaratmayacağından ziyade maliyetin büyüklüğü, ortaya çıkış hızı ve karşılığındaki kazanımlar olduğunu kaydeden Portes, “Referandumun üzerinden geçen 10 yılda bu soruların yanıtı artık daha net. Brexit, İngiltere ekonomisini aksi durumda olacağından daha küçük hale getirdi. Etkisi ani bir çöküş şeklinde değil, ticaret, yatırım ve verimlilik üzerinde kademeli ve birikimli bir baskı şeklinde ortaya çıktı.” ifadelerini kullandı.

Portes, Brexit sonrası AB’ye ticarette yaşanan gümrük kontrolleri, menşe kuralları gereklilikleri, düzenleyici evrak yükü gibi değişikliklerin İngiltere’nin en büyük ticaret ortağıyla iş yapmasının maliyetini artırdığına dikkati çekti.

Brexit’in İngiltere’nin mevcut ekonomik sorunlarını çözmesini de zorlaştırdığını savunan Portes, “Ülke zaten zayıf verimlilik artışı, düşük yatırım, baskı altındaki kamu maliyesi ve büyük bölgesel eşitsizliklerle karşı karşıyaydı. Ticaret yoğunluğunu azaltmak ve yatırımı zayıflatmak bu sorunları daha da ağırlaştırıyor.” değerlendirmesinde bulundu.

Devamını Oku

Araç Yol Ortasındaki yayaya çarptı: Bir kişi ağır yaralandı

Araç Yol Ortasındaki yayaya çarptı: Bir kişi ağır yaralandı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Polis tarafından verilen bilgiye göre, E.C. (51) yönetimindeki araç ile İskele istikametine doğru seyrettiği sırada, Zabitler Petrol önlerine geldiğinde, o esnada gidiş istikametine göre yolun ortasında durmakta olan Gazimağusa sakini R.N.’ye (54) çarptı.

Kaza sonucu ağır şekilde yaralanan R.N., kaldırıldığı Gazimağusa Devlet Hastanesi’nde yapılan ilk müdahalenin ardından beyin kanaması teşhisiyle Yeniboğaziçi Yakın Doğu Üniversitesi Hastanesi’ne sevk edildi. R.N.’nin yoğun bakım servisinde müşahede altına alındığı öğrenildi.

Kazanın ardından araç sürücüsü E.C. tutuklanırken, olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü belirtildi.

Devamını Oku

İran’dan ABD’ye gözdağı: Hizbullah İsrail’e karşı taktik değiştirdi

İran’dan ABD’ye gözdağı: Hizbullah İsrail’e karşı taktik değiştirdi
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İran ve Hizbullah’tan dikkat çeken hamle geldi. İsrail’e karşı savaş taktiği değişti, Hürmüz Boğazı üzerinden ABD’ye sert mesaj verildi. Bölgedeki gerilim yeni bir aşamaya mı geçiyor? İşte perde arkasında yaşanan kritik gelişmeler…

İran ve Hizbullah’tan dikkat çeken hamle geldi. İsrail’e karşı savaş taktiği değişti, Hürmüz Boğazı üzerinden ABD’ye sert mesaj verildi. Bölgedeki gerilim yeni bir aşamaya mı geçiyor? İşte perde arkasında yaşanan kritik gelişmeler…

İran ile ABD’nin İsviçre’nin Luzern Gölü bölgesinde yürüttüğü görüşmeler sonucunda 60 günlük ateşkes ve müzakere süreci konusunda uzlaşmaya varıldı. Bölgedeki tansiyon düşürülmeye çalışılırken, İran’dan Hürmüz Boğazı üzerinden ABD’ye sert uyarı geldi. Lübnan’da ise Hizbullah, İsrail’e karşı saldırılarını sürdürürken sahada taktik değişikliğine giderek yıpratma stratejisine geçti.

HİZBULLAH’TAN YENİ SAVAŞ STRATEJİSİ

Hizbullah, İsrail’in güney Lübnan’daki askeri varlığı sürerken sahadaki yöntemlerini değiştirerek daha yıpratıcı bir stratejiye geçti. İran’a yakın kaynaklara göre örgüt, İsrail güçlerine karşı doğrudan cephe çatışması yerine uzun süreli yıpratma taktiklerine yöneldi.

PUSU VE İNSANSIZ HAVA ARACI SALDIRILARI ÖNE ÇIKIYOR

Yeni strateji kapsamında Hizbullah’ın etkili pusu kurma, intihar dronları kullanma ve füze kapasitesini sürdürme gibi yöntemleri artırdığı bildirildi. Bu değişimle birlikte örgütün, İsrail’e karşı caydırıcılığı “engelleme” yerine maliyet artırma üzerinden kurduğu ifade edildi.

HÜRMÜZ BOĞAZI ÜZERİNDEN ABD’YE UYARI

İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, ABD’ye yönelik açıklamasında sert ifadeler kullandı. Azizi, Hürmüz Boğazı’nın İran’a ait olduğunu vurgulayarak, “Siz tehdit ediyorsunuz; biz harekete geçiyoruz. Hürmüz Boğazı ne sizin kişisel kumarhaneniz ne de modern zaman korsanlarının arka bahçesi; bunlar İran’ın egemen suları ve nihai karar İran’ın asil halkına ve cesur silahlı kuvvetlerine aittir” dedi.

BÖLGESEL GERİLİMDE YENİ DENGE ARAYIŞI

Bölgede İsrail-Lübnan hattında çatışmaların azalması dikkat çekerken, İran destekli grupların taktik değişikliği ve Hürmüz Boğazı üzerinden verilen mesajlar, ABD ve İsrail’e yönelik yeni bir caydırıcılık stratejisi olarak değerlendiriliyor.

Devamını Oku

Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.