24 Haziran 2026 Çarşamba
Terörsüz Türkiye süreciyle birlikte Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da yıllarca yüksek güvenlikli bölge olarak kapalı kalan alanlar yeniden sivillere açıldı. Geçmişte terör örgütü PKK tarafından sözde karargâh olarak kullanılan Berbihiv, Dorşin, Andok, Görese ve Bagok gibi bölgeler, bugün doğa sporcuları ve ziyaretçilerin yeni rotası haline geldi.


24.06.2026 08:07Güncelleme: 24.06.2026 08:47
Terörsüz Türkiye süreci kapsamında PKK’lı teröristlerin silah bırakma kararının Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerine olumlu yansımaları sahada görülmeye başladı. Süreçle birlikte kırsal bölgelerde bulunan birçok arama ve kontrol noktası kaldırılırken, bazı karakollardaki personel sayısında da azaltmaya gidildi.
BAZI BÖLGELER SİVİLLERE AÇILDI
Terör örgütü PKK’nın geçmişte sözde karargâh olarak kullandığı, şehir merkezlerine yönelik bombalı araç saldırılarının planlandığı belirtilen yüksek güvenlikli bazı bölgeler de yeniden sivillerin kullanımına açıldı.

SÖZDE KARARGÂHTI
Diyarbakır’ın Kulp ilçesi ile Muş Şenyayla arasında yer alan 2600 metre rakımlı Berbihiv bölgesi PKK’nın 1990 yılından itibaren sözde “Eyalet Karargâhı” olarak kullanılıyordu. Bölge son iki ayda doğa sporlarının yoğun ilgisini çekiyor. Tırmanış yapan sporcular alanda çadır dahi kurup geceyi geçiriyorlar.
Terör örgütü mensuplarının sabah içtima yaptığı alanlardan biri de Kulp kırsalındaki Dorşin Dağı ile Eskar Yaylasıydı. “Ağlayan Gelin” denilen ters laleleriyle ünlü Dorşin şimdi doğa sporcularının uğrak yeri oldu.
1993-98 yıllarında Bolu, Kayseri, Isparta ve Foça’daki komando komutanlıklarından askerlerimizin konumlandığı Kulp-Muş arasındaki 2840 metre rakımlı Andok Dağı da yüzlerce ziyaretçi akınına uğruyor.

ZİRVEYE AKIN VAR
Ankara’daki Merasim Sokak ve Kızılay otobüs durakları ile İstanbul’daki Vodafone Arena saldırılarının planlandığı Diyarbakır’ın Dicle ilçesi kırsalındaki Görese Dağı Kurşunlu, Kırkpınar, Kayaş, Bahro Boğaz, Küpetaş, Yokuşlu ve Kelekçi bölgeleri de şimdilerde doğa meraklılarıyla zirve tutkunu sporcuların uğrak yeri oldu.
İlgi gören bölgelerden biri de Silvan ilçesine bağlı Boyunlu, Boşat kalesi oldu. Mardin’in Nusaybin ilçesi kırsalındaki Bagok Dağı ile tarihi Bagok kalesi ise 35 yıl sonra sivillerin girişlerine açıldı.

Ankara’da IŞİD mensubu karı- koca Polis Özel Harekat (PÖH) ekipleri ile çatışmaya girdi. Çatışmada IŞİD mensubu terörist öldürülerek etkisiz hale getirilirken, aynı örgüte mensup karısı ise yaralı olarak yakalandı.

Ankara’da düzenlenen operasyonda Polis Özel Harekat (PÖH) ekipleri ile çatışmaya giren IŞİD mensubu terörist öldürülerek etkisiz hale getirilirken, aynı örgüte mensup karısı ise yaralı olarak yakalandı.
Dün sabah Haymana’nın Sazağası Mahallesi’nde meydana geldi. Alınan bilgilere göre, IŞİD mensubu M.K. ile karısı N.K.’nın bulundukları adrese Polis Özel Harekat ekiplerince operasyon düzenlendi. Operasyon esnasında teröristlerin güvenlik güçlerine ateş açması sonucu çatışma çıktı. Çıkan çatışmada örgüt mensubu M.K. öldürülerek etkisiz hale getirilirken, aynı örgüte üye karısı N.K. ise yaralı olarak yakalandı.
Türkiye’nin göç bilançosu açıklandı: Gelenlerin sayısı arttı, gidenler azaldı: TÜİK’in raporuna göre Türkiye’ye yurt dışından gelen göçmen sayısı yüzde 25,2 artarak 393 bin 829’a fırladı. Gelenlerin 301 binini yabancılar oluştururken, en fazla göç alan ve en çok yabancı göç veren il yine İstanbul.

Türkiye’nin dışarıdan aldığı göç dalgasına ilişkin en net ve en resmi veriler gün yüzüne çıktı. TÜİK‘in 2025 yılına ilişkin Uluslararası Göç İstatistikleri raporu, açıkça kanıtladı: 2025 yılında bir önceki yıla göre yüzde 25,2 artış göstererek 393 bin 829’a ulaşan gelen göçmen sayısına karşılık, Türkiye’den yurt dışına göç eden kişi sayısı ise yüzde 5 azalarak 403 bin 216 olarak gerçekleşti.

TÜİK’in yayımladığı göç tablosunun satır araları incelendiğinde, Türkiye’ye gelen 393 bin 829 kişinin çoğunluğunun, yani 301 bin 877’sinin yabancı uyruklulardan oluştuğu görüldü. Gelenlerin sadece 91 bin 952’si Türk vatandaşlarından oluştu. Türkiye’ye göç edenlerin yaş dağılımına bakıldığında ise en yüksek oran yüzde 16,3 ile 20-24 yaş grubunda görüldü. Bu dinamik genç grubu sırasıyla yüzde 13,7 ile 25-29 yaş grubu ve yüzde 11,5 ile 30-34 yaş grubu takip etti.

2025 yılında Türkiye’den yurt dışına göç edenlerin sayısında yüzde 5’lik bir gerileme yaşandı ve toplam sayı 403 bin 216 olarak kayıtlara geçti. Ülkeden ayrılan nüfusun yüzde 55,3’ünü erkekler, yüzde 44,7’sini kadınlar oluştururken, yurt dışına gidenlerin 155 bin 119’u Türk vatandaşı, 248 bin 97’si ise yine yabancı uyruklu kişilerden oluştu. Türkiye’den göç edenlerde ise ilk sırada yüzde 14,3 ile 25-29 yaş grubu yer alarak eğitimli gençlerin ve beyin göçünün acı tablosunu bir kez daha tescilledi. Bu yaş grubunu yüzde 12,5 ile 20-24 yaş grubu ve yüzde 12 ile 30-34 yaş grubu izledi.

İllere göre dağılım incelendiğinde, Türkiye’ye gelenlerin yüzde 42,2’si gibi devasa bir bölümünün doğrudan İstanbul’a yerleştiği açığa çıktı. İstanbul’u yüzde 9,1 ile Antalya, yüzde 6,7 ile Ankara, yüzde 3,1 ile İzmir ve yüzde 2,9 ile Bursa takip etti.

Türkiye’ye 2025 yılında gelen yabancı uyruklular arasında ilk sırayı yüzde 23,4’lük ezici pay ile Türkmenistan vatandaşları aldı. Türkmenistan’ı sırasıyla Azerbaycan (yüzde 8,3), Özbekistan (yüzde 6,9), Mısır (yüzde 6,1) ve Afganistan (yüzde 5,8) vatandaşları takip etti. Türkiye’den ayrılan yabancı uyruklularda ise ilk sırada yüzde 15,7 ile Irak vatandaşları yer alırken, Irak’ı Afganistan (yüzde 11,2) ve Rusya Federasyonu (yüzde 7,6) izledi.
Kaçırıldıktan 32 saat sonra kurtarılan İBB Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Erhan Karaal’ın kabustan nasıl çıktığının ayrıntılarına YENİÇAĞ ulaştı. Karaal ellerini açıp dua ederken polisler girdi ve kurtardı. İşte Erhan Karaal’ın kaçırılmasında bilinmeyenler…

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Kültür A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Vekili Erhan Karaal, İstanbul Maltepe’deki evinin önünden 17 Haziran Çarşamba günü kaçırıldı.
Saldırganlar çok “profesyonel” taktikler uyguluyordu.
Erhan Karaal’ın aracına “takip cihazı” konulup izlendiğini ve bir hafta boyunca her anının takip edildiğini YENİÇAĞ yazmıştı.
Öncelikle Erhan Karaal’ın sağlığına ilişkin son durumu paylaşalım.
Karaal kurtarıldığı günden bugüne kadar halen yoğun bakımda tedavi görüyor.
Peki, neden?
Erhan Karaal’ın tırnaklarının söküldüğü ve demir çubukla dövüldüğü, işkence edildiği medyada yer aldı. Yazılmayanlar da var!

YENİÇAĞ’ın edindiği bilgilere göre, saldırganlar Erhan Karaal’a kaçırıldığı günden kurtarıldığına güne kadar bir damla su bile vermedi. Karaal’ı en çok etkileyen bu oldu. Hiçbir sıvı alamayan Erhan Karaal’ın böbrekleri adeta darbe yemiş oldu.
Saldırganlar, Erhan Karaal’a en ağır işkenceleri ettiler ve istediklerini alamadılar. Saldırganlar 300 kilo altın soruyorlardı ancak Erhan Karaal’ın böyle bir altından bilgisi yoktu.
Silahlar çıkınca Erhan Karaal yolun sonuna geldiğini anladı. Karaal, saldırganlardan “son isteği” olduğunu belirtti.
Erhan Karaal şöyle dedi:
“Beni öldüreceksiniz anladığım kadarıyla… Ölmeden önce son isteğim var. Bir bardak su verin, bir de dua edeyim, öyle öldürün.”
Erhan Karaal suyunu içti ve ellerini semaya açıp dua etmeye başladı.
İşte tam da Erhan Karaal’ın son isteği olarak dua ettiği sırada polisler içeriye girdi ve Karaal’ı kurtardı.

Erhan Karaal kaçırıldıktan sonra yetkililerin tüm imkanları seferber etmesi biraz zaman aldı. Karaal’ın kaçırılmasının ilk saatlerinde ailesi ve avukatı bir an evvel kamera kayıtları alınıp harekete geçilmesini istiyordu. Ancak polisler ise henüz tüm gücü seferber edebilmiş değildi.
Erhan Karaal’ın ailesinin ve avukatının medyaya konuşmasıyla tüm yetkili makamlar olayı duymuş oldu. İstanbul Emniyeti’nde hemen bir özel kurtarma ekibi kuruldu.
Sonrasında…
Bir mucize yaşandı ve Erhan Karaal kurtarıldı.
Türkiye Futbol Federasyonu’nun Paraguay maçının tekrar edilmesi yönündeki talebi FIFA tarafından reddedildi. FIFA’nın karar gerekçesinde hakemin kullandığı ikinci saat detayı dikkat çekti.

Türkiye Futbol Federasyonu’nun, Paraguay karşılaşmasının yeniden oynanması talebiyle FIFA nezdinde girişimde bulunduğu iddia edildi.
Sabah’ın haberine göre TFF, maç sırasında yaşanan bir olay nedeniyle karşılaşmanın tekrar edilmesini talep etti.
İddiaya göre Paraguaylı bir futbolcu, karşılaşmanın 45. dakikasında yere düşen hakem saatini alarak bileğine taktı.
Yaşanan olayın ardından TFF’nin konuyu FIFA’ya taşıdığı öne sürüldü.
Haberde yer alan bilgilere göre FIFA, TFF’nin maçın tekrar edilmesi yönündeki talebine olumsuz yanıt verdi.
Kararda, söz konusu olayın hakemin görevini yerine getirmesine engel oluşturmadığı ve maçın tekrarını gerektirecek bir durum meydana getirmediği belirtildi.

FIFA’nın değerlendirmesinde hakemin ikinci bir saat kullandığına dikkat çekildi.
Kurumun TFF’ye gönderdiği yanıtta, “Talimatlar açık. Görüşleriniz ve tespitlerinizde haklılık payı var ancak bu durum hakemin görevini yapamadığı ve zafiyet oluşturduğu tezini ortaya koymuyor. Hakemin ikinci bir saati olduğu için bu davranış zafiyete yer bırakmıyor. İkinci saat bu durumu ortadan kaldırıyor” ifadelerinin yer aldığı aktarıldı.
Habere göre TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu‘nun da süreçle ilgili, “Yüzde 1 bile olsa, sessiz sedasız bu işi çözelim. Hakkımızı arayalım” dediği öne sürüldü.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.