04 Haziran 2026 Perşembe
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Davos’ta takmasıyla dünya çapında reklamı yapılan, Avrupa’nın en köklü gözlük camı üreticisi Dalloz Creations iflas bayrağını çekti. 69 yıllık dev markanın iflası ile işçiler sokakta kaldı.

İflasların ardı arkası kesilmezken; moda ve lüks tüketimin kalbi Fransa, sanayi tarihinin en sarsıcı iflaslarından birine sahne oldu.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un İsviçre’nin Davos kentindeki Dünya Ekonomik Forumu’nda taktığı ve dünya basınında günlerce konuşulan 650 euro değerindeki mavi aynalı güneş gözlüklerinin camlarını üreten Dalloz Creations resmen tasfiye edildi.

Dünya liderinin yaptığı devasa reklam bile 69 yıllık tarihi markayı kurtarmaya yetmedi.
DAVOS RÜZGARI TERSİNE DÖNDÜ: MAHKEMEDEN SON KARAR ÇIKTI
Fransa’nın geleneksel gözlük üretim merkezi olan Jura bölgesinde 1957 yılından beri faaliyet gösteren lüks üretici, geçtiğimiz aylarda ödeme güçlüğüne düşmüştü.
Şirket için geliştirilen hiçbir kurtarma formülü sonuç vermeyince, Lons-le-Saunier Ticaret Mahkemesi tarihi markanın tasfiye kararını resmen onayladı ve kapısına kilit vurdu. Alınan kararla birlikte şirketin ticari varlıkları satışa çıkarılırken, 29 uzman çalışan da bir gecede işsiz kaldı.

CİROSU ÇAKILDI: ASYA DEVLERİ TARİHİ MARKAYI YUTTU
Polikarbonat gözlük camlarının dünyadaki öncüsü olan ve son yıllarda değerli metaller kullanarak yüksek katma değerli üretime geçen Dalloz Creations, Asya pazarından gelen ucuz iş gücü ve katlanan üretim maliyetlerine yenik düştü.

Şirketin mali tablolarındaki korkunç erime ise iflasın ayak seslerini aylar öncesinden ele vermişti:
2023 Cirosu: 3,8 milyon euro
2024 Cirosu: 3,6 milyon euro
2025 Cirosu: 2,5 milyon euro’ya kadar geriledi.

SEKTÖRDE BÜYÜK ŞOK
Yaşanan dev iflas, sadece 29 çalışanı değil, Fransa’nın gözlük üretim üssü olan Jura bölgesindeki yerel sanayinin içine düştüğü derin krizi ve Asya rekabetinin Avrupa pazarını nasıl teslim aldığını bir kez daha gözler önüne sererken, dev markanın iflası piyasalarda da etkisini gösterdi.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), nisan ayına ilişkin resmi enflasyon raporunu yayımladı. Küresel ölçekte enerji fiyatlarının fırlamasıyla OECD ortalaması yüzde 4,4 seviyesine çıkarken, Türkiye’de yıllık enflasyon yüzde 32,4’e fırlayarak dünya ortalamasını tam 7’ye katladı.

OECD’nin paylaştığı son veriler, Türkiye’nin enflasyonda OECD ülkelerinden açık ara ayrıştığını ortaya koydu. Mart ayında yüzde 30,9 olan yıllık enflasyon nisanda yüzde 32,4’e yükselirken, Türkiye enflasyon artışının en yüksek olduğu OECD ülkeleri arasında yer aldı. OECD ortalaması yüzde 4,4 seviyesinde kalırken, Türkiye’deki enflasyon bu ortalamanın yaklaşık 7 katına ulaştı. Aralık 2019’dan bu yana tüketici fiyatlarındaki toplam artış ise yüzde 814,5’e çıktı.

OECD’nin yayımladığı Nisan 2026 Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) verileri, küresel ölçekte enflasyon baskılarının yeniden güçlendiğini ortaya koyarken, Türkiye’ye ilişkin rakamlar da dikkat çekici bir tablo ortaya koydu. OECD genelinde yıllık enflasyon mart ayında yüzde 4,0 seviyesindeyken nisanda yüzde 4,4’e yükseldi. Enerji fiyatlarındaki sert artışın etkisiyle yaşanan bu yükseliş, birçok ülkede enflasyonun yeniden ivme kazanmasına neden oldu. Türkiye ise enflasyonun en fazla yükseldiği ülkeler arasında yer aldı.

OECD verilerine göre Türkiye’de yıllık tüketici enflasyonu mart ayındaki yüzde 30,9 seviyesinden nisanda yüzde 32,4’e çıktı. Böylece yıllık enflasyonda 1,5 puanlık artış yaşandı. OECD raporunda, Türkiye’nin Belçika, Şili, Yunanistan ve İtalya ile birlikte enflasyonun en hızlı yükseldiği ülkeler arasında bulunduğu belirtildi.
Nisan verileri, Türkiye’nin OECD ülkeleri arasında en yüksek enflasyona sahip ülke konumunu koruduğunu gösterdi. Türkiye’nin yüzde 32,4’lük yıllık enflasyon oranı, OECD ortalaması olan yüzde 4,4’ün yaklaşık yedi katına ulaştı. Türkiye’yi yüzde 5,7 ile Kolombiya, yüzde 5,4 ile Yunanistan ve yüzde 5,3 ile Litvanya izledi.

Rapor, Türkiye’de fiyat baskılarının yalnızca genel enflasyonla sınırlı olmadığını da ortaya koydu. Gıda fiyatlarında yıllık artış nisanda yüzde 34,5 olarak hesaplanırken, enerji fiyatlarındaki yıllık artış yüzde 46,7’ye ulaştı. Gıda ve enerji hariç çekirdek enflasyon ise yüzde 30,2 seviyesinde gerçekleşti.
OECD raporunda küresel enflasyondaki yükselişin temel nedeni olarak enerji fiyatlarındaki sert artış gösterildi. OECD genelinde enerji enflasyonu mart ayında yüzde 8,1 seviyesindeyken nisanda yüzde 13,2’ye çıktı. Böylece enerji fiyatlarındaki yıllık artış bir ay içinde 5,1 puan yükseldi. OECD ülkelerinin büyük bölümünde enerji maliyetleri yeniden enflasyonun ana sürükleyicisi haline geldi.
Kuruluşun değerlendirmesine göre, 37 OECD ülkesinin 31’inde enerji enflasyonu yükseldi. OECD genelinde gıda enflasyonu da yüzde 3,6’dan yüzde 4,0’a çıkarken, çekirdek enflasyon yüzde 3,6 seviyesinde yatay seyretti.
Rapora göre G7 ülkelerinde yıllık enflasyon mart ayındaki yüzde 2,8 seviyesinden nisanda yüzde 3,2’ye yükseldi. ABD’de enflasyon yüzde 3,8 ile Mayıs 2023’ten bu yana en yüksek düzeye çıktı. Almanya’da enflasyon yüzde 2,9’a, Fransa’da yüzde 2,2’ye, İtalya’da ise yüzde 2,7’ye yükseldi. İngiltere’de ise çekirdek enflasyondaki gerileme genel enflasyonun düşmesine katkı sağladı.
Euro Bölgesi’nde de benzer bir eğilim görüldü. Mart ayında yüzde 2,6 olan yıllık enflasyon nisanda yüzde 3,1’e yükseldi. Bölgede enerji enflasyonu yüzde 10,8’e çıkarak Şubat 2023’ten bu yana en yüksek seviyeye ulaştı.
OECD tablosundaki en dikkat çekici göstergelerden biri de kümülatif enflasyon verileri oldu. Aralık 2019 ile Nisan 2026 arasındaki dönemde Türkiye’de tüketici fiyatları toplamda yüzde 814,5 arttı. Bu oran OECD ülkeleri arasında açık ara en yüksek seviyeyi ifade etti. Aynı dönemde OECD ortalamasındaki kümülatif artış yüzde 38,6, Euro Bölgesi’nde yüzde 25,9, G7 ülkelerinde ise yüzde 25,9 olarak hesaplandı
Fenerbahçe Efsane Başkanı ve başkan adayı Aziz Yıldırım, İstanbul’da kongre üyeleriyle bir araya geldi. Adeta gövde gösterisinin yapıldığı etkinlikte Yıldırım’ın konuşması sık sık destek sloganlarıyla kesildi.

Fenerbahçe‘de yeniden başkan adaylığını koyan Aziz Yıldırım kısa süre içerisinde camianın eski heyecanını yerine getirmeyi başardı.
Yıldırım, 6-7 Haziran’da gerçekleştirilecek seçimler öncesinde de İstanbul’da “Büyük İstanbul Buluşması” adı altında kongre üyelerini ağırladı.

“ÖZLENEN GÜNLER İÇİN MEŞALE YAKTIK”
Faruk Ilgaz Tesisleri’nde düzenlenen etkinliğe 3000’den fazla kongre üyesi katıldı.
Etkinlikte açıklamada bulunan Yıldırım, “Fenerbahçe’nin özlenen günlerine geri dönmesi için bir meşale yaktık. Özlenen günleri yaşamak ve yaşatmak için kongreye gidiyoruz. Pazar günü sıradan bir kongre olmayacak. Bu, Fenerbahçe’yi yeniden ayağa kaldırma, hakkımız olan şampiyonlukları kazanma iradesidir. Birbirimize inanalım ve hep beraber Fenerbahçe’mizi hak ettiği yere taşıyalım. Eğer şampiyonluk mücadelesi bugünden başladıysa, en büyük gücümüz birlik ve beraberliğimiz. Biz kendi içimizde ayrışmazsak, tek yürek olursak, karşımızda durabilecek hiçbir güç, hiçbir yapı olamaz. Kendi gücümüzün farkında oldursak, tüm engelleri sel olur yıkarız.” diye konuştu.

“FENERBAHÇE’NİN BÜYÜKLÜĞÜNÜ GÖSTERECEĞİZ”
Fenerbahçe’nin büyüklüğünü yeniden hatırlatacaklarını dile getiren Yıldırım, şöyle devam etti:
“Fenerbahçe değerlerinin farkında olmak, o değerleri yaşatmak bizim onurumuzdur, şerefimizdir. Kulübümüzün o asırlık duruşunu, Kuvayimilliye ruhunu sonuna kadar koruyacağız. Son yıllarda yaşananlar, üzerimizde oynanan oyunlar, bizi yıpratmaya çalışanlar bilsinler ki düştüğümüzü sananlar çok büyük yanılgı içinde. Tıpkı Anka kuşu gibi, küllerimizden yeniden doğacağız. O şanlı çubuklu formanın ağırlığını, Fenerbahçe isminin büyüklüğünü dosta düşmana yeniden hatırlatacağız. Bu büyük uyanışın kalbi stadımız olacak. Tribünlerinin o eşsiz, rakibi sahaya dar eden, takımını ise şahlandıran, o büyük desteğe her zamankinden daha fazla ihtiyacımız var. Tribünlerle futbolcular arasındaki o kopmaz bağı, o cehennem atmosferini yeniden kuracağız. Samandıra ruhunun, forma aidiyetinin ve yenilmezlik hissinin tekrar geri dönmesi de bir mecburiyettir.”

Samandıra’nın yeniden güçlü olacağını aktaran Aziz Yıldırım, “Samandıra’da herkes nerede olduğunun bilinciyle hareket edecek. Bütün bunları yaparken sadece duygularımızla değil, futbol aklını merkeze koyarak yola çıkıyoruz. En doğru isimlerle, en akılcı planlamayla, tamamen hedefe odaklı, tecrübeli, camianın değerlerinin bilincinde olan bir futbol yönetimi kuruyoruz. Günü kurtarmaya değil, yılları domine etmeye, mutlak şampiyonluklar için geliyoruz. Bizim lugatımızda ikincilik, üçüncülük yoktur. Fenerbahçe’nin olduğu yerde tek iddia şampiyonluktur. Bu büyük yürüyüşün en önemli adımlarından biri de mabedimizi büyütmek. Sezon sonu şampiyonluğu ve büyük zaferleri 64 bin Fenerbahçeliyle bir arada yaşamak istiyoruz.” değerlendirmesinde bulundu.
“STAT PROJESİ EN GÜÇLÜ İMZA OLACAK”
Stat projesinin Fenerbahçe’nin geleceğine atılmış en güçlü imzalardan olacağını vurgulayan Aziz Yıldırım, şunları aktardı:
“Fenerbahçe için her fedakarlığı yapacağız. İhtiyaç duyulan en iyi oyuncuları da getireceğiz ancak bunu seçim malzemesi yapmayacağız. Oyuncular başkan adaylarıyla değil, sonunda kulüple imzalamak zorundadır bunu unutmayın. Şahıslar gelir geçer, baki olan Fenerbahçe’dir. Hiçbir isim Fenerbahçe’den büyük değildir. Bizim hedefimiz net. Fenerbahçe’de oynamak isteyen ve ihtiyacımız olan her oyuncuyu alırız. Daha önce yaptığımız gibi o futbolcuya çubukluyu giydirir sahaya çıkartırız. Bizim gücümüz buna fazlasıyla yeterli. Harcama yaparken gelirleri düşünmek gerektiğini de biliyoruz. Bununla ilgili de birçok fikrimiz ve çalışmamız var. Gelir getirecek bir çok proje hazırladık. Kulübümüze 1 milyar dolar gelir hedefi koyduk. Bununla ilgili çalışmalara şimdiden başladık. Pazar günü vereceğiniz her oy, şampiyonluk yürüyüşümüzün bir meşalesi olacak. Kırgınlıkları bir kenara bırakıp Fenerbahçe’yi hep birlikte layık olduğu yere taşıyalım. Hiçbir kulüpte olmayan bu dostluğu yeniden hep birlikte inşa edelim. Büyük zaferleri, omuz omuza kutladığımız şampiyonlukları yeniden yaşayalım.”
Yunanistan ve GKRY’nin silah alımlarını artırmasına ilişkin soruları yanıtlayan Aktürk, “Yunanistan ve GKRY’nin son dönemdeki silahlanma faaliyetleri ile bölgedeki askeri girişimlerini yakından ve dikkatle takip ediyoruz. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, ülkemizin ve KKTC’nin güvenliğine yönelik gerekli tüm tedbirleri almaktadır” dedi.
Açıklamada, Türkiye’nin Doğu Akdeniz’deki gelişmeleri yakından izlemeyi sürdürdüğü belirtilirken, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin hem Türkiye’nin hem de Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin güvenliğini sağlamak amacıyla gerekli hazırlık ve önlemleri aldığı vurgulandı.
MSB’nin açıklaması, son dönemde GKRY’nin savunma alanındaki yeni iş birlikleri ve silahlanma adımları ile Yunanistan’ın askeri kapasitesini artırmaya yönelik girişimlerinin bölgede tartışma yarattığı bir dönemde geldi.
Milli Savunma Bakanlığı, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi’nin (GKRY) son dönemde hız kazanan silahlanma faaliyetlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, ” Yunanistan ve GKRY’nin son dönemdeki silahlanma faaliyetleri ile bölgedeki askeri girişimlerini yakından ve dikkatle takip ediyoruz. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, ülkemizin ve KKTC’nin güvenliğine yönelik gerekli tüm tedbirleri almaktadır” dedi.

Milli Savunma Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşaviri ve Bakanlık Sözcüsü Tuğamiral Zeki Aktürk, 2’nci Ana Jet Üs Komutanlığı/Çiğli’de gerçekleşen haftalık basın bilgilendirme toplantısında konuştu.
Bölgesel gelişmelere ilişkin Aktürk, şunları kaydetti:
NATO zirvesine yönelik tüm güvenlik tedbirleri devletimizin ilgili kurumları ve NATO makamları ile koordineli şekilde alınmaktadır.

Yunanistan ve GKRY’nin son dönemdeki silahlanma faaliyetleri ile bölgedeki askerî girişimlerini yakından ve dikkatle takip ediyoruz. Ülkemiz; Ege ve Doğu Akdeniz’de barış, istikrar ve iyi komşuluk ilişkilerinden yana olmakla birlikte, hak ve menfaatlerinin korunması konusundaki kararlılığını sürdürmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerimiz, ülkemizin ve KKTC’nin güvenliğine yönelik gerekli tüm tedbirleri almaktadır.
Bölgemizin ihtiyacı olan husus; silahlanma yarışları ve gerginliği artıracak adımlar yerine, uluslararası hukuk temelinde iş birliği ve diyalog ortamının güçlendirilmesidir. Bununla birlikte Yunanistan’ın savunma harcamalarını artırması, öncelikle Yunan halkının düşünmesi gereken bir konudur.
Bir tugayda yaşandığı iddia edilen astsubayın bir tuğgeneral tarafından şiddet, hakaret ve tehdide maruz kaldığı olaya ilişkin MSB tarafından yapılan açıklamada; “Türk Silahlı Kuvvetlerinde müesses disiplinin muhafazası ve idamesi olmazsa olmazdır. Daha önce de vurguladığımız gibi Türk Silahlı Kuvvetlerimiz tüm olaylara disiplin anlayışı içerisinde bakmakta ve işlemleri de ilgili mevzuat çerçevesinde yerine getirmektedir.
Söz konusu olay ile ilgili soruşturma izni Bakanlığımızca verilmiştir. Türk Silahlı Kuvvetlerinde disipline ve kanunlara aykırı hareket eden kim olursa olsun rütbesine ve makamına bakılmaksızın gereken yapılır” denildi.
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.