DOLAR 45,9099 0.46%
EURO 53,4049 -0.11%
ALTIN 6.675,78-0,62
BITCOIN 35345190.08161%
Lefkoşa
°

SABAHA KALAN SÜRE

Taner Ulutaş

Taner Ulutaş

26 Mayıs 2026 Salı

Bir ülke Türkiye doğrudan tehdit diyerek açıkladı: Bölgede kurulan yeni ittifakın mimarı

Bir ülke Türkiye doğrudan tehdit diyerek açıkladı: Bölgede kurulan yeni ittifakın mimarı
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Hindistan merkezli NDTV, askeri sahada ‘doğrudan tehdit’ olarak gördükleri Türkiye’nin, yerli savunma sanayii hamleleriyle bölgede kurulan yeni ittifakın mimarı haline geldiğinden bahsetti.

Hindistan merkezli NDTV, askeri sahada ‘doğrudan tehdit’ olarak gördükleri Türkiye’nin, yerli savunma sanayii hamleleriyle bölgede kurulan yeni ittifakın mimarı haline geldiğinden bahsetti.

Hindistan‘ın merkezli yayın organı NDTV Türkiye’nin, yerli savunma sanayii hamleleri ve askeri gücüyle bölgede kurulmakta olan yeni ittifakın mimarı haline geldiğini duyurdu.

NDTV tarafından gerçekleştirilen analizde, Hindistan askeri komuta kademesinin Türkiye’ye bakışındaki radikal değişimin detayları aktarıldı.

Bir ülke Türkiye doğrudan tehdit diyerek açıkladı: Bölgede kurulan yeni ittifakın mimarı - Resim : 1

Genelkurmay Başkan Yardımcısı Korgeneral Rajiv Ghai’nin açıklamalarına göndermede bulunulan yazıda, Hindistan’ın askeri strateji masasında Türkiye’yi, en büyük tarihsel rakibi olan Pakistan ile neredeyse aynı büyüklükte ve ciddiyette bir ulusal güvenlik tehdidi olarak algıladığından bahsedildi.

Verilen mesajda, “Yeni Delhi yönetimi, Sindoor Operasyonu sırasında Ankara’nın Pakistan’a sağladığı stratejik ve teknolojik askeri destek nedeniyle Türkiye’yi resmen “doğrudan bir tehdit” ve düşman olarak konumlandırdı” sözleri sarf edildi.

Devamını Oku

İran’dan savaş tehdidi: Tepkimiz sınırların ötesine geçecek

İran’dan savaş tehdidi: Tepkimiz sınırların ötesine geçecek
0

BEĞENDİM

ABONE OL

İran Ordu Sözcüsü Abolfazl Shekarchi, savaşın yeniden başlaması halinde ‘daha şiddetli’ bir misilleme yapılacağı uyarısında bulunarak, “Bölge yeni bir savaşa girerse İran’ın tepkisi bölgesel sınırların ötesine geçecek ve çok daha ağır ve güçlü olacaktır” ifadelerini kullandı.

İran Ordu Sözcüsü Abolfazl Shekarchi, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik hava saldırılarının yeniden başlaması halinde “daha şiddetli” ve “daha güçlü” bir misilleme yapılacağı konusunda uyarıda bulundu.

Shekarchi, İran basınına gerçekleştirdiği açıklamada, “Bölge yeni bir savaşa girerse İran’ın tepkisi bölgesel sınırların ötesine geçecek ve çok daha güçlü olacaktır” dedi.

ABD’DEN DE SALDIRI ATAĞI GELMİŞTİ

Öte yandan ABD ordusu, dün gece İran’ın Hürmüzgan eyaletine bağlı Bender Abbas, Cask ve Sirik şehirlerde saldırı gerçekleştirmişti.

CENTCOM Sözcüsü Tim Hawkins, “ABD kuvvetleri, birliklerimizi İran güçlerinin oluşturduğu tehditlerden korumak için bugün güney İran’daki hedeflere kendini savunma amaçlı saldırılar düzenledi” demişti.

Devamını Oku

AKP’nin kurucularından, TBMM eski Başkanı Bülent Arınç’tan “Mutlak Butlan” kararına sert tepki

AKP’nin kurucularından, TBMM eski Başkanı Bülent Arınç’tan “Mutlak Butlan” kararına sert tepki
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Eski TBMM Başkanı ve AK Parti kurucularından Bülent Arınç, Bölge Adliye Mahkemesi’nin (BAM) CHP hakkında verdiği “mutlak butlan” kararına sert tepki gösterdi. Bülent Arınç nedenlerini tek tek sayarak “Hukuken yanlış” dedi.

Eski TBMM Başkanı ve AK Parti kurucularından Bülent Arınç, Bölge Adliye Mahkemesi’nin (BAM) CHP hakkında verdiği “mutlak butlan” kararına sert tepki göstererek kararı “hukuken ve usulen yanlış” olarak nitelendirdi ve Yargıtay’a ihtiyati tedbiri ivedilikle kaldırma çağrısında bulundu.

Arınç, sosyal medya hesabı üzerinden “mutlak butlan” görüşlerini paylaşan Arınç, meselenin özünde CHP’nin bir iç işi olduğunu belirterek, bir hukukçu olarak verilen kararın Türk siyasetine ve demokrasiye zarar verebilecek nitelikte olduğunu vurguladı.

Kararın hukuki boyutunu eleştiren Arınç, “BAM Dairesi’nin 20 sayfalık kararını okudum. Bir hukukçu olarak bu kararı yetki, görev ve usul hukuku bakımından yanlış buluyorum” dedi.

“YSK DIŞINDA BİR MAHKEMENİN KARAR VERMESİ GÖRÜLMÜŞ ŞEY DEĞİL”

Bugüne kadar Siyasi Partiler Kanunu ve Seçim Kanunu’na ilişkin kritik kararların yalnızca Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından verilebildiğini hatırlatan Arınç, yerel mahkemenin bu hamlesini “konjonktürel” olarak yorumladı. Karardaki asıl tehlikenin “ihtiyati tedbir” kararı uygulanması olduğunu belirten Arınç, şu ifadeleri kullandı:

“Asıl vahim olan bu kararın ihtiyati tedbirli olarak verilmesidir. Oysa Yargıtay denetiminden geçmesi açısından tedbirli olmadan da karar verilebilir ve bugünkü kaos ortamı oluşmayabilirdi. Uygulamada böyle bir tedbirli karar da görülmedi. Bütün bu durum karşısında Yargıtay’a düşen görev, bir an önce hukuka ve hakkaniyete uygun bir karar vermesi ve tedbirin kaldırılmasıdır.”

“BU TÜR MÜDAHALELER SİYASET KURUMUNU İŞLEVSİZ KILAR”

Kendi siyasi geçmişine atıfta bulunarak geçmişte yaşadığı parti kapatma süreçlerini hatırlatan Bülent Arınç, BAM kararının doğrudan bir kapatma davası olmasa da sonuçları itibarıyla benzer bir tahribat yaratacağını savundu. Arınç, siyasi partilere yönelik dışarıdan müdahalelerin doğuracağı tehlikelere karşı uyardı:

“Bendeniz; üç partisi Anayasa Mahkemesi tarafından, bir partisi de 12 Eylül Darbesi ile kapatılmış, yine bir partisi kapatılmaktan bir oy farkla dönmüş bir siyasetçiyim. BAM kararı elbette bir parti kapatma kararı değildir ancak sonuçları itibariyle bir partiyi işlevsiz hale getirmek, içini karıştırmak ve gücünü yok etmek neticesini doğurabilecek bir karardır. Bu tür müdahaleler, siyasi partilerden daha çok başta siyaset kurumu olmak üzere kurumların işlevsiz kalmasına ve demokrasinin yolunun kesilmesine sebebiyet verir.”

ERBAKAN’IN STRATEJİSİNİ HATIRLATTI: BİZ BARİKATLARI SABIRLA AŞTIK

Açıklamasında Milli Görüş lideri merhum Necmettin Erbakan’ın siyasi ahlakına ve kriz anlarındaki vakur duruşuna da değinen Arınç, Erbakan’ın partileri kapatıldığında kitleleri asla sokağa teşvik etmediğini, “Büyük davamız yanında bunun nokta kadar değeri yoktur” diyerek hukuki mücadeleye odaklandığını belirtti.

AK Parti’nin de bu gelenek ve sabırla inşa edildiğini ifade eden Arınç, sözlerini şöyle tamamladı:

“AK Parti’yi kuran kadro nice darbe, muhtıra ve kumpaslara rağmen yıllardır milletin güvenini taşıyor. Önümüze kurulan barikatları tekme tokatla yıkmak yerine zaman içerisinde hukuk ve sabırla milletimize güvenerek yolumuza devam ettik. ‘Muhtar bile olamaz!’ çığlıklarının atıldığı günden bugüne geldiğimizde; hukuka ve aziz milletimize güvenimiz neticesinde bugün 11 yıl kesintisiz Başbakanlık, 12 yıldır da kesintisiz Cumhurbaşkanlığı görevi yapan bir liderimiz ve milletimizin gönül tahtında olan bir AK Partimiz var.”

Öte yandan Özgür Özel’in 14 Mart’ta (2026) Eski TBMM Başkanı ve AK Parti kurucularından Bülent Arınç ile görüşmesi dikkat çekmişti. Bülent Arınç, kendisiyle ilgili Erdoğan ve Özel arasında ‘dengeli siyaset’ için bir misyon üstlendiği iddialarına “Böyle bir misyonum yok. Bazıları saçma sapan senaryolar yazıyor. Ben AK Partiliyim, AK Parti benim evim, Tayyip Erdoğan da liderim” yanıtını vermişti.

Bülent Arınç'tan "Mutlak Butlan" kararına sert tepki: Tek tek saydı - Resim : 1
Devamını Oku

Medya Etik Kurulu: Yeni düzenleme gazeteciliği hâlâ suç kapsamında tanımlıyor

Medya Etik Kurulu: Yeni düzenleme gazeteciliği hâlâ suç kapsamında tanımlıyor
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Medya Etik Kurulu, Cumhuriyet Meclisi’nde onaylanan Ceza Muhakemeleri Usulü Değişiklik Yasası’yla ilgili yaptığı açıklamada, gazetecilere yönelik hapis tehdidinin geri çekilmesine rağmen yüksek para cezalarının medya üzerinde baskı oluşturabileceğini belirtti. Kurul, yeni düzenlemenin gazeteciliği hâlâ suç kapsamı altında tanımladığını savunarak, özgür ve bağımsız medyanın demokratik toplumların güvencesi olduğunu vurguladı.

Medya Etik Kurulu (MEK), dün gece Cumhuriyet Meclisi’nde onaylanan Ceza Muhakemeleri Usulü (Değişiklik) Yasası ile ilgili açıklama yaparak, “Yeni düzenleme de gazeteciliği hala suç kapsamı altında tanımlıyor.” dedi.

Basınla ilgili cezalandırıcı ve caydırıcı etki yaratacak düzenlemeler yapmanın sadece gazetecileri değil toplumun tamamını ilgilendirdiğini belirten Medya Etik Kurulu, özgür basının zayıflatıldığı her durumda halkın doğru ve bağımsız bilgiye erişim hakkının zarar gördüğünü kaydetti.

Medya Etik Kurulu, basındaki sorunların çözümünün cezalandırıcı yöntemlerden değil; etik ilkelerin güçlendirilmesi, basın meslek örgütlerinin desteklenmesi, özdenetim mekanizmalarının geliştirilmesi ve medya okuryazarlığının artırılmasından geçtiğini belirtti.

Medya Etik Kurulu’nun açıklamasında şunlar ifade edildi:

“Gazetecilere yönelik hapis tehdidinin geri çekilmiş olması, yüksek para cezaları da özellikle ekonomik olarak kırılgan durumdaki bağımsız medya kuruluşları ve gazeteciler üzerinde ağır bir baskı mekanizmasına dönüşme potansiyeli taşımaktadır. Daha da önemlisi yeni düzenleme de gazetecilik mesleğini hala bir suç kapsamı altında tanımlamaktadır.

Unutulmamalıdır ki, basın özgürlüğünü sınırlayan uygulamalar yalnızca hapis cezalarıyla değil, ekonomik yaptırımlar yoluyla da hayata geçirilebilir. Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’nin çeşitli kararlarında da vurgulandığı üzere, medya üzerinde ‘caydırıcı etki’ yaratacak orantısız yaptırımlar ifade özgürlüğü açısından sakıncalıdır.

Gazetecilik faaliyetlerinin sürekli dava ve ağır mali yaptırım tehdidi altında yürütülmesi, özellikle kamu yararı taşıyan konularda oto sansürü artırabilir; yolsuzluk, kamu yönetimi, insan hakları ihlalleri ve kamusal denetim gerektiren alanlarda haberciliği zayıflatabilir. Bu durum ise demokratik toplum düzeninin temel unsurlarından biri olan çoğulcu ve özgür medya ortamına zarar verir.”

BASIN SEKTÖRÜNE ÇAĞRI

Basın sektöründe çalışanlara çağrı da yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

“Medya Etik Kurulu olarak meslektaşlarımıza çağrımız, etik ilkeler çerçevesinde mesleklerini icra etmeye devam etmeleri ancak mevcut düzenlemelerin meslek refleksleri üzerinde bir baskı yaratmasına ya da bir otosansüre kesinlikle izin vermemeleridir.

Özgür, bağımsız ve eleştirel medya; demokratik toplumların güvencesidir. Basının cezalandırılması değil korunması gereken bir kamusal görev yürüttüğü unutulmamalıdır.”

Devamını Oku

Dinçyürek ”Girne Askeri Hastanesinden sivillerde yararlanabilecek”

Dinçyürek ”Girne Askeri Hastanesinden sivillerde yararlanabilecek”
0

BEĞENDİM

ABONE OL

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, sivil vatandaşların randevu sistemi çerçevesinde askeri hastanelerden ücretsiz şekilde yararlanabileceğini kaydetti.

Sağlık Bakanı Hakan Dinçyürek, Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilen askeri hastanelerle ilgili protokolün onay yasasına ilişkin açıklama yaptı.

Dinçyürek, düzenlemenin sağlık hizmetlerine erişim açısından önemli bir yeni alternatif oluşturduğunu belirterek, yıllardır askeri hastaneler ile devlet hastanelerinin iş birliği içerisinde çalıştığını ve hastalara en iyi hizmetin sunulması adına karşılıklı özveriyle hareket edildiğini ifade etti.

Dinçyürek, Sağlık Bakanlığı ile Türkiye Cumhuriyeti Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler arasında imzalanan protokol kapsamında hayata geçirilen düzenleme ile birlikte, sivil vatandaşların da randevu sistemi çerçevesinde askeri hastanelerden ücretsiz şekilde yararlanabileceğini kaydetti.

Dinçyürek, sunulacak sağlık hizmetlerinin mali bedelinin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı tarafından karşılanacağını belirtti.

Dinçyürek, yeni düzenlemenin halka hayırlı olmasını temenni ederek, sağlık alanında önemli bir hizmetin daha hayata geçirildiğinin altını çizdi.

Devamını Oku