Ada’daki asıl meselenin KKTC’nin uluslararası alanda kabul görmesi olduğunu ifade eden Denktaş, bu hedefe ulaşılması halinde Kıbrıs Rum tarafıyla karşılıklı uzlaşma zeminine girilebileceğini aktardı. Başka türlü ada üzerinde bir çözüm yolu bulunmayacağını ifade etti.
Olası bir 5+1 formatındaki görüşmeden netice alınacağına inanmadığını kaydeden Denktaş, yaklaşan seçimler nedeniyle iki siyasi partinin konuyu iç politika malzemesi yaparak oy rantı elde etmeye çalıştığını vurguladı. Kıbrıs Türk tarafının kendi içinde ortak bir vizyonda birleşmesi gerektiğine dikkati çeken Denktaş, Türkiye’nin desteğiyle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’ne ekonomik ve ticari odaklı yeni açılımlar sunulması gerektiğini savundu. Birlikte çalışabilirlik zeminini güçlendirecek önerilerin masaya gelmesi gerektiğinin altını çizen Denktaş, Annan Planı sürecinde iki tarafın ayrı ayrı oy kullanmasının Kıbrıs Türklerinin adada ayrı halk olduğu gerçeğini pekiştirdiğini belirterek, adada azınlık statüsünü asla kabul etmeyeceklerini söyledi.
MEVCUT DURUM SÜRDÜRÜLEMEZ
Adada 1974’ten bu yana çatışmasızlık ortamının hâkim olduğunu aktaran Serdar Denktaş, mevcut statükonun bu şekilde sürdürülmesinin mümkün olmadığını ifade etti. Rum tarafının bir uzlaşı ihtiyacı hissetmediğini, Kıbrıs Türk tarafında ise iç siyasetteki kamplaşmalar nedeniyle ortak bir irade oluşturulamadığını dile getirdi.
İki toplumlu ve iki kesimli federasyon seçeneğinin Rum tarafınca kabul görmeyeceğinin açık olduğunu belirten Genel Başkan Denktaş, iki devletli çözüm vizyonunun ise Kıbrıs Türk tarafının devlet ciddiyetine uygun hareket edememesinden kaynaklı aksamalar yaşadığını savundu. Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde KKTC’nin adının değiştirilmesine yönelik sunulan öneriler gibi gelişmelerin, KKTC’nin bağımsız devlet algısını zedelediğini ifade etti.
ARA BÖLGEDE BİR HASTANE, BİR ÜNİVERSİTE KURULMASI GÜVEN ARTIRICI ÖNLEM OLUR
BM’nin Rum tarafına Kıbrıslı Türklerle uzlaşma ihtiyacı hissettirecek adımlar atmadığını ve geçmişte alınan kararları muhafaza ettiğini belirten Denktaş, iç siyasetteki çekişmelerin bir kenara bırakılarak Kıbrıs konusunun partiler üstü bir anlayışla ele alınması çağrısında bulundu. Kapıların açılması gibi adımların geçmişte Kıbrıs Türk tarafının tek taraflı iradesiyle hayata geçirildiğini hatırlatan Denktaş, mevcut konjonktürde yeni kapıları açmanın tek başına bir Güven Artırıcı Önlem niteliği taşımadığını kaydetti. Denktaş, gerçek anlamda güven artırıcı bir adımın ancak ara bölgede ortak bir hastane veya ortak bir üniversite kurulması gibi somut projelere imza atılarak sağlanabileceğini vurguladı.
CUMHURBAŞKANINA ENTERKONNEKTE ÇAĞRISI
Denktaş, şu anda en önemli güven artırıcı önlemin enterkonnekte sistem olduğuna dikkat çekerek, cumhurbaşkanına açıkça çağrıda bulundu; “Cumhurbaşkanımızın Güney ile şimdi görüşmesi gereken şey, bu elektrik hattının bütün ada için kullanılmak üzere enterkonnekte sisteme bağlanmasını onaylasın. Güven artırıcı önlem budur, kapı açma değildir. Enterkonnekte sisteme Türkiye üzerinden bağlanma ciddi ve önemli bir güven artırıcı önlem konusudur” diyerek elektrik verilmesinin sadece Kuzey tarafına değil, Güney’e de verilebileceği şeklinde lanse edilmesi gerektiğini vurguladı.
TÜRK ORDUSUNUN VARLIĞINDAN RUMLAR DA Türk askerinin adadaki varlığının yarım asırdır barış ve istikrarın teminatı olduğunu belirten Denktaş, Rum iş insanları ve yatırımcıların da bu güven ortamından memnuniyet duyduğunu ifade etti. Türk ordusunun çekilmesi halinde küçük bir kıvılcımın büyük bir çatışmaya dönüşebileceğine dikkati çekti. Rum yönetiminin üçüncü ülkelerin adadaki askeri varlığını artırmak yerine silahlanmaya ayırdığı bütçeyi ortak meselelerin çözümüne aktarması gerektiğini belirten Denktaş, Kıbrıs’ın iki halkın yan yana, barış içinde yaşamasına imkân tanıyacak kadar büyük bir coğrafya olduğunu kaydetti.
YEREL YÖNETİMLERİN GÖREV SÜRESİ DOLMADI
Gelecek yerel seçimlerde teknik ve hukuki aksaklıklara da değinen Denktaş, iki seçimin birlikte yapılmasının oy kullanma ve sayım sürecinde Yüksek Seçim Kurulu çalışanlarına ve seçmenlere büyük yük getireceğini belirtti. Sandık başlarında oluşacak uzun kuyrukların seçime katılımı olumsuz etkileyebileceğini ve geçersiz oy sayısını artırabileceğini dile getirdi. Öte yandan, seçim tarihlerinin öne çekilmesinin hukuki tartışmalara açık olduğunu belirten Denktaş, görev süresi henüz dolmamış olan bir belediye başkanı veya muhtarın YSK’ya başvurması halinde yerel seçimlerin ocak ayının sonrasına sarkma ihtimalinin bulunduğunu sözlerine ekledi.
ADLİ OLAYLAR
14 gün önceADLİ OLAYLAR
14 gün önceDÜNYA
14 gün önceADLİ OLAYLAR
14 gün önceADLİ OLAYLAR
14 gün önceEKONOMİ
14 gün önceTÜRKİYE
14 gün önce
1
Guterres, Kıbrıs görüşmelerini yeniden başlatmaya 'kararlı'!
4144 kez okundu
2
İran ülkenin güneyinde 10 trilyon fitküp gaz rezervi keşfettiğini duyurdu
4131 kez okundu
3
İnşaat Sektörüne “Özerk Yapı Merkezi” geliyor!
4121 kez okundu
4
Arıklı: Türkiye ile Bağlarımız Her Geçen Gün Güçleniyor
3522 kez okundu
5
Değeri 8 milyara yaklaştı
1607 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.