Dokuzuncu dönem milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu, Gündem Kıbrıs Web TV’de Bahar Sancar’ın konuğu olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Polis Yasası: Geç de olsa bu yasanın geçmiş olması önemli bir şeydir
Cumhuriyet Meclisi’nden geçen Polis Yasası hakkında değerlendirmelerde bulunan Dokuzuncu dönem milletvekili Gülşah Sanver Manavoğlu, “Polis bu yasanın geçmesi için geçmişten bu yana taleplerde bulunuyordu. Bazı yasalar devlete mali yükü bahane edilerek ötelenmesi tercih ediliyordu. Polisin de çalışma şartlarına baktığımızda büyük bir haksızlıktı. Geç de olsa bu yasanın geçmiş olması önemli bir şeydir. Polisimiz de büyük bir özveri ile senelerdir görevini yürütüyor. Bunu örnekleri ile birlikte görebiliyoruz. Özlük hakları konusunda diğer kamu çalışanlarına göre çok büyük eksiklikleri vardı ve yıpranma payları da diğer kamu çalışanlarına göre fazladır” ifadelerini kullandı.
“Bir gemi borç alınarak ne kadar daha yüzdürülebilir?”
Konuşmasının devamında Manavoğlu, “Çok uzun zamandır bekleyen yasalar çıkartıldı ancak mali kaynakta sıkıntılarımız vardır. Bu da ekonomik sıkıntılar yüzünden daha da ortaya çıkmış durumdadır. Bir gemi borç alınarak ne kadar daha yüzdürülebilir? Devlet maliyesini bir işletme gibi düşünürse, bir işletme borçla iş yapmaya çalışırsa iflasın eşiğine gelir. O nedenle bizim başka yapısal değişiklikleri düşünmemiz gerekiyor. Özellikle kamu çalışanları yasasının performansı artıracak şekilde çok yönlü olarak şekillendirilmesi gerekiyor. Hem kaynak toplama konusunda hem de vatandaşın daha adil hizmet alması konusunda verimli olunabilsin. Böyle olunca vatandaş da yerine getirmesi gereken yükümlülükleri getirir ve ödemesi gereken vergileri öder. Dolayısıyla da devlet daha rahat yürümeye devam edebilir” diye konuştu.
“Satın alma gücünün nasıl artırılacağının düşünülmesi gerekiyor”
Asgari ücret tartışmaları hakkında değerlendirmelerde bulunan Manavoğlu, “Bu fiyatlandırma meselesi kısır bir döngüye dönüşmüş durumdadır. Hayat pahalılığının ücretlere yansıtılması için Asgari Ücret Tespit Komisyonu toplanıyor ama bu konuya girer girmez fiyatlar değişiyor. Bunun karşılığında da maaşlarda artış olsa da satın alma gücünde artış olmuyor. Bugün yaşanan ekonomik krizlere baktığımızda pandemi döneminde yaşanandan daha büyük bir kriz olduğunu görüyoruz. O nedenle gidişat çok kötü durumdadır. Bunu değiştirebilmek için çalışanların maaşına dokunmamak bir seçenektir. Ancak satın alma gücünde bir değişiklik olmayacağı garantisi vermek de yapılması gereken bir şeydir. Bugün işyerleri sıkışmış durumdadır ve daralma vardır. Sabit masraflar konusunda cirolar enflasyon oranında yükselmediği için bir sıkışıklık yaşanmaya başladı bütün esnaf ve işletmelerde. Masraflar hızlı oranda artarken, maaşlar da hayata pahalılığı uygulamasıyla yükselirken, ne yazık ki cirolar da aynı hızda artmadı. Dolayısıyla işten durdurmalar ile ekonomik sıkıntılar baş gösterdi. Her asgari ücret artışında da işletmeler nereden tasarruf yapabileceğini düşünmeye başladı. Artık gelinen noktada işyerleri mevcut kişi sayılarını azaltsalar da işletmelerini devam ettirebilecek durumda değiller. Bu daralmadan bir türlü çıkamıyoruz. Belki işletmeler kapanmaya başlayacak. Asgari ücret değişikliği ne yazık ki ekonomiye olumlu yansımayacak. Satın alma gücünün nasıl artırılacağının düşünülmesi gerekiyor. Kemer sıkma politikasının herkes için düşünülmesi gerekiyor. Ancak seçim sattı mahalline girilmişken bunu nasıl yapacaklar bilemiyorum. Riskli bir dönem bizi bekliyor” diye konuştu.
“Geçen yıl karlılık konusunda şirketler sıkıntı yaşadığı için Maliye’nin vergi toplama konusunda da sıkıntıları olacak”
Manavoğlu, “Her ay eklenerek büyüyen bir borç miktarı vardır. Bu durum sürdürülebilir bir durum değildir. Bu kısır döngü bir noktadan sonra duvara çarpacak. Burada görülen tek çözüm maliyenin gelirlerini artırmasıdır. Ancak geçen yıl karlılık konusunda şirketler sıkıntı yaşadığı için Maliye’nin vergi toplama konusunda da sıkıntıları olacak. İstenmeyen başka bir durum söz konusudur. Bu nedenle çok ciddi bir kemer sıkma politikası ve kamunun daha verimli çalışması önemlidir. Bu sayede kayıt dışılığın da önüne geçilebilir. Seçim dönemine giderken popülizm ve nepotizm arttığı için de sıkıntılar yaşanacağını düşünüyorum. Tasarruf yapılan yerden tasarruf yapılabilmesi ve elimizdeki imkanlar dahilinde enerji maliyetlerinin düşürülmesi konusunda girişim yapılması gerekir. Ancak önümüzdeki süreç sancılıdır” dedi.
Asgari Ücret Komisyonu yarın toplanıyor İçeriği Görüntüle
“Tufan Erhürman’ın metodolojileri kabul edilse bile bu sıkıntılı başlıklarla Kıbrıslı Türklerin olası bir referandumda evet demesi imkânsızdır”
Kıbrıs sorunu konusunda son dönemde tartışılan maddeler üzerine de programda değerlendirmelerde bulunan Manavoğlu, “Son dönemde Kıbrıs konusu sürekli konuşulan bir mesele oldu ve bu konu üzerinden de bir kutuplaşma yaşanıyor. Rum kesimi ile daha önce yaşanan müzakerelerde öyle tecrübeler yaşandı ki Tufan Bey bazı şartlar koyması gerektiğini gördüğü için federal çözüm ve iki devletli çözüm isteyenleri birbirine yaklaştırdı. Böyle bir anlaşmanın olabilmesi için hangi dinamikler sahnede olmalıdır? Buradaki dinamik unsur gaz yataklarıdır. Biz beğenelim ya da beğenmeyelim bir çözüm olacak Bu gittiğimiz yolda Türkiye Cumhuriyeti ne kadar güçlü olursa biz de o kadar doğru noktada olacağız. Sunulan önerilerde Kıbrıslı Türkler için en hassas olan konuların en başa yazıldığını gördük. Tufan Erhürman’ın metodolojileri kabul edilse bile bu sıkıntılı başlıklarla Kıbrıslı Türklerin olası bir referandumda evet demesi imkânsızdır. Hepimiz çözüm isteyebiliriz. Ama eğer garantörlük sulandırılır ve güvenlik sıkıntıya girerse bir de toprak vereceğiz denirse bizim evet diyebileceğimiz durumun çok ötesine çıkar. Annan Planı dönemi deniyor ama Annan Planı 27 sene önceydi. O köprünün altından çok sular aktı. NATO’ya üye olma ve Kıbrıs’taki asker meselesinin NATO üzerinden çözülmek istenmesi, Güney Kıbrıs’ın 10 senedir talebidir. Crans Montana sonrasında sanki tek anlaşamama problemi buymuş gibi papağan gibi bunu sayıklıyorlar. Türkiye’nin NATO’ya girişlerini kabul etmesini istiyorlar. Türkiye’yi bir şekilde ikna edeceklerini zannediyorlar. Rum tarafının çözümsüzlük konusunda bu kadar diretmesinin sebebi, senelerdir bu adada yaşayan herkesin hakkı olan parayı yalnız başına yediği için ve denizden çıkacak olan parayı bölüşmek de istemediği için çözüm işlerine gelmez. Bunu ancak Trump kafalarına vurarak yaptırabilir. Ama toprak vererek bu iş gene olmaz. Bir ödeme planı yapılmalı. 50 küsur sene geçti. Topraklar iç içe girmiş. Bıraktığımız toprakların üzerine havaalanları yapmışsın kamu binaları dikmişsin, biz de seninkilerin üzerine insanım kafasını sokacak yer bulsun diye yer vermişim. Bu işin nasıl çözüleceği bellidir. Ara bölge ve Maraş’ı alsınlar, geri kalan topraklar da 100 senelik ödeme planı ile alınsın. Gazdan gelecek olan gelirin bir kısmı buna verilebilir. Bu şekilde toprak konusu çözülsün” dedi.
GÜNDEM
Az önceDÜNYA
Az önceDÜNYA
Az önceTÜRKİYE
Az önceADLİ OLAYLAR
Az önceTÜRKİYE
Az önceTÜRKİYE
Az önce
1
Guterres, Kıbrıs görüşmelerini yeniden başlatmaya 'kararlı'!
3044 kez okundu
2
İran ülkenin güneyinde 10 trilyon fitküp gaz rezervi keşfettiğini duyurdu
2995 kez okundu
3
İnşaat Sektörüne “Özerk Yapı Merkezi” geliyor!
2965 kez okundu
4
Arıklı: Türkiye ile Bağlarımız Her Geçen Gün Güçleniyor
2371 kez okundu
5
Kartla ödeme yapan herkesi ilgilendiriyor! Yarından itibaren limitler değişiyor
2021 kez okundu
Veri politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için veri politikamızı inceleyebilirsiniz.