-Talat
CTP Milletvekili Ongun Talat, “Memleketi Batıranların Dijital Tahakküm Merağı” başlıklı güncel konuşma yaptı.
Talat, ülkenin borç batağına sürüklendiğini savunarak hükümeti ve hükümetin borçlanma politikalarını eleştiren Talat, her borç vadesi geldiğinde ödemelerin yapılamadığını, bunun yerine yeniden borçlanmaya gidildiğini ifade etti.
Talat, söz konusu durumun “hükümetin istikrarının ve sürdürülebilir icraatının” bir göstergesi olarak sunulduğunu belirtti.
Ongun Talat, Maliye Bakanı Özdemir Berova’nın gelir artırıcı tedbirler alındığı yönündeki açıklamalarına işaret ederek, hükümetin bu konuda somut bir politika uygulamadığını söyledi.
Talat, hükümetin bütçe açığının giderek arttığını belirterek, bazı rakamlar paylaştı.
Haziran ayında erken seçime gidilmesi gerektiğini ifade eden Talat, seçim tarihinin ekime ertelenmesinin halka yapılacak “en büyük kötülük” olacağını söyledi.
Dijital alanda da ciddi bir çöküş yaşandığını ifade eden Talat, ülkede bazı haber kanallarının, internet sitelerinin kapatılmasına kadar uzanan bir sürecin yaşandığını belirtti.
Talat, söz konusu girişimlerin kimler tarafından yapıldığının da bilindiğini savundu.
Ongun Talat, bilişim suçlarının engellenmesinin önemine de işaret ederek, Bilişim Yasası ile yapılmak istenenlerin farkında olduklarını kaydetti.
Talat, “Siz hiçbir şey yapamazsınız. Atacağınız hiçbir adıma toplumun güveni kalmadı. Önümüzü açın. Erken zamanda CTP olarak hükümeti kuralım ve atılması gereken adımları biz atalım.” ifadelerini kullandı.
Talat, haziran ayında erken seçime gidilmesi gerektiğini yineledi.
-Oğuz
Talat’ı yanıtlayan İçişleri Bakanı Dursun Oğuz, ekonomide gelirlerin artırılması konusunda Maliye Bakanı’nın gerekli açıklamaları yaptığını belirterek, hükümetin günübirlik politikalarla hareket etmediğini söyledi.
Tüm bakanlıklarda yüzde 10 kesinti yapıldığını ifade eden Oğuz, hükümetin sorumlulukları ve yükümlülükleri bulunduğunu kaydetti.
“Keşke gelirlerimiz yeterli olsa da bunları yapmasak.” diyen Oğuz, giderlerin kısılması yoluyla yükümlülüklerin yerine getirilmeye çalışıldığını belirtti.
Devletin yerine getirmesi gereken görevler bulunduğunu vurgulayan Dursun Oğuz, eğitim ve sağlık gibi alanlarda kesintiye gidilmesinin söz konusu olmadığını, devletin bu sorumluluklardan kaçamayacağını ifade etti.
Hükümetin kamuda seferberlik ilan ettiğini dile getiren Oğuz, eleştirilere rağmen hizmetlerin sürdüğünü, bazı kalemlerde tasarruf yapılamadığını söyledi.
Oğuz, hükümetin borçlanmanın ötesinde bütçe gelirlerini artırmayı da hedeflediğini kaydetti.
-Kürşat
CTP Milletvekili Fide Kürşat, Genel Kurul’da “Pahalılaşan Hayat, Artan Üretim Maliyetleri, Kan Ağlayan Esnaf… Yurttaşını Haraca Bağlayan Hükümet!” konulu güncel konuşma yaptı.
Kürşat, hükümetin borçlanma politikalarını eleştirerek, kamu maliyesinin çöktüğünü, sistemin borcu borçla kapatma anlayışıyla sürdürüldüğünü söyledi.
Maliye Bakanı’nın yaptığı açıklamalara da değinen Kürşat, “Çocuklarımızdan değil, torunlarımızdan geleceği çalıyorlar.” ifadelerini kullandı.
Hükümetin üretim, gelir yaratma ve ekonomiyi büyütmeye yönelik herhangi bir tedbir almadığını savunan Kürşat, hayat pahalılığı nedeniyle halkın ciddi zorluk yaşadığını dile getirdi.
Kayıt dışı ekonominin önlenmesinin önemine dikkat çeken Kürşat, hükümet programında bu alana ilişkin herhangi bir çalışma veya mevzuat düzenlemesi bulunmadığını belirtti.
Kürşat, re’sen vergiler yoluyla esnaf ve iş insanlarının zor durumda bırakıldığını savunarak, Maliye’nin borç stokunun giderek arttığını söyledi. Kürşat, bu borçların nerede kullanıldığını sordu.
Fide Kürşat, istihdam politikaları üzerinden kamu maliyesinin kötü yönetildiğini de savunarak, ekonominin bu şekilde yönetilemeyeceğini kaydetti.
Üretim maliyetlerinin arttığına dikkat çeken Kürşat, çiğ süt bedellerinin zamanında ödenmesinin üreticiler açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.
Kürşat, üreticilerin süt bedellerinin ödenmediğini, arpa ödemeleri için kesilen çeklerin ise geri döndüğünü savundu.
Fide Kürşat, yoksulluk ve açlık sınırının arttığını belirterek, hükümetin hayatı ucuzlatmaya yönelik herhangi bir adım atmadığını, sürekli borçlanmaya gidildiğini, bu aşamadan sonra hükümetten herhangi bir beklentileri kalmadığını söyledi.
-Çavuş
Kürşat’ı yanıtlayan Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Hüseyin Çavuş, üretim verilerine ilişkin değerlendirmelerde bulunarak, kayıtlarda tarımsal üretimde büyüme gerçekleştiğinin görüldüğünü ifade etti.
Çavuş, Kürşat’ın çoğunlukla duyumlara dayalı değerlendirmeler yaptığını söyleyerek, eleştirilerin doğrudan ve somut verilere dayanmasının daha doğru olacağını belirtti.
Fiyatlara ilişkin de açıklama yapan Çavuş, bakanlığın doğrudan fiyat denetimi yapmadığını belirterek, Cypruvex tarafından yapılan incelemelerde yaş sebze fiyatlarının mevcut seviyelerde olduğunu, ileriki haftalarda ise fiyatlarda düşüş beklendiğini ifade etti.
Tarım sektörünün basit şekilde yönetilecek bir alan olmadığını vurgulayan Çavuş, bu yılın genel olarak bereketli geçtiğini, örtü altı üretimde bazı gecikmeler yaşansa da üretim sürecinin devam ettiğini kaydetti.
Süt bedellerinin ödenmesine de değinen Çavuş, ödemelerin bugün yapıldığını, yalnızca bir günlük gecikme yaşandığını ve temel sorunun iştiraklerden birinden kaynaklandığını dile getirdi.
Çavuş, silaj konusunda ise sektörde birçok firmanın faaliyet gösterdiğini, file ve paketleme konusunda gerekli adımların atıldığını söyleyerek, üretimde yaşanan mağduriyetlerin giderildiğini söyledi.
Tarım Bakanı Çavuş, her bakanlığın sürekli eleştirilmesini doğru bulmadığını ifade etti.
Haziran ayında erken seçime gidilmesi yönündeki çağrıları da değerlendiren Çavuş, seçim tarihinin belli olduğunu, Başbakan’ın gerekli görüşmeleri yapması halinde sürecin netleşeceğini söyledi.
Türkiye Cumhuriyeti’ne girişte yaşanan bazı uygulamalara ilişkin iddialara da değinen Çavuş, bu konuların Cumhurbaşkanı’na sorulabileceğini, gerekli cevapların alınabileceğini ifade etti.
-Özuslu
Yerinden söz alan CTP Sami Özuslu ise, bu konuda daha önce Başbakan’ın da işaret ettiği şekilde bir komite kurularak ortak ses oluşturulması halinde birçok konunun çözülebileceğini söyledi.
Hükümetin bu yaklaşımı benimsemediğini savunan Özuslu, “Hükümetin kendi yurttaşının hayatta kalabilme özgürlüğünü güvence altına alma gibi bir gündemi yok mu?” ifadelerini kullandı.
Özuslu, geçmişte yaşanan örneklere de atıfta bulunarak, “Vicdan hiç mi kalmadı? Elinizi vicdanınıza koyun ve önerdiğimiz ortak komiteyi kuralım” dedi.
Gazeteciler ve sendikacılar üzerinden yapılan değerlendirmelere de değinen Özuslu, bu kesimlerin “terörist” ya da “güvenlik tehdidi” olarak görülmesini eleştirdi.
-Çavuş
Tarım Bakanı Hüseyin Çavuş, Özuslu’ya yanıtında, hükümetin attığı adımların ortada olduğunu belirterek, Başbakan’ın bu konuda açıklama yaptığını hatırlattı.
Türkiye Cumhuriyeti ve diğer devletlerin aldığı kararların sorgulanmasının doğru olmadığını ifade eden Çavuş, gerekli diplomatik görüşmelerin yapıldığını söyledi.
Çavuş, devlet kararlarının vicdani sorgulamalardan ziyade resmi süreçler çerçevesinde ele alınması gerektiğini vurguladı.
Hükümetin girişimlerinin eleştirildiğini ancak bu adımların göz ardı edilmemesi gerektiğini kaydeden Çavuş, “O gün bu sözleri söyleyen kişi bugün Cumhurbaşkanıdır” ifadelerini kullandı.
Çavuş ayrıca, narenciye hasat döneminde herhangi bir ciddi sorun yaşanmadığını da sözlerine ekledi.
-Derya
Cumhuriyet Meclisi’nde söz alan Doğuş Derya, “Incel Akımı, Dijital Faşizm ve Eğitim Sistemimizdeki Açıklar” başlıklı güncel konuşmasında dijitalleşme, toplumsal yapı ve eğitim sistemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Hüseyin Çavuş’un bazı kişilerin Türkiye’ye alınmamasıyla ilgili açıklamasına değinen Derya, bunun “analog faşizmin bir göstergesi” olduğunu söyledi.
Derya, Türkiye yetkililerinin bu tür uygulamalara son vermesi gerektiğini ifade etti.
Hükümetin bazı kriminal kişilere yurttaşlık verdiğini ancak farklı kesimlere yönelik kısıtlayıcı yaklaşımlar sergilendiğini savunan Derya, bu ilişki biçimini kabul etmediklerini söyledi.
Sosyal medya kullanımındaki artışa dikkat çeken Derya, dijital dünyada kullanıcı verilerinin davranışa dönüştürülerek manipülasyon aracı haline getirildiğini, algoritmalar yoluyla bireylerin yönlendirildiğini ve verilerin ekonomik değere dönüştürüldüğünü belirtti.
“Incel” (gönülsüz bekar) akımına da değinen Derya, bu çevrim içi toplulukların özellikle oyun platformları ve dijital ağlar üzerinden örgütlendiğini, anti-feminist, toksik ve maskülen eğilimlerin bu yapılarda görüldüğünü söyledi.
Incel hareketini “vicdandan yoksun, kontrolsüz ve karanlık bir dalga” olarak nitelendiren Derya, bazı şiddet olaylarının da bu tür sistemsel dijital oluşumlarla bağlantılı olabileceğini söyledi.
Sosyal devletin çocuklar ve gençler üzerindeki etkisine de değinen Derya, devletin geri çekilmesiyle gençlerin spor, sanat ve eğitim gibi alanlar yerine kontrolsüz dijital platformlara yöneldiğini, bunun da nefret söylemini ve sosyal sorunları artırdığını ifade etti.
Eğitimde sosyal hizmet mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Derya, dijital kullanımın sınırlandırılması, doğru bilgiye erişimin desteklenmesi ve yanlış bilginin ayırt edilmesine yönelik filtreleme mekanizmalarının geliştirilmesi gerektiğini söyledi.
Derya, dijital faşizm riskine karşı aileler, bakanlıklar ve Meclis’in ortak politika üretmesi gerektiğini belirterek, “Partiler üstü bir iş birliğiyle çözüm üretilmesi” çağrısında bulundu.
-Çavuşoğlu
Milli Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu da söz alarak, Derya’yı yanıtladı.
Çavuşoğlu, “Incel Akımı, Dijital Faşizm ve Eğitim Sistemimizdeki Açıklar” başlıklı konuşmanın ciddi içerik taşıdığını ve Meclis platformunda tartışılması gerektiğini söyledi.
Çavuşoğlu, sorunların tamamının hükümete bağlanması yaklaşımına katılmadığını ancak yapılan tespitlerin önemli olduğunu ifade etti.
Dijital platformlarda faydalı bilgiye ulaşımın yanı sıra kullanıcıların farklı yönlendirmelere maruz kaldığını belirten Çavuşoğlu, özellikle gençlerin son dönemde dijital içerikler üzerinden çeşitli olumsuz davranışlara yönlendirilebildiğini dile getirdi.
Meclis’te yürütülen “tartışma ve suçlama” yaklaşımının doğru olmadığını vurgulayan Çavuşoğlu, esas olanın ülke gerçekleri olduğunu söyledi.
Sağlıklı bireylerin yetişmesi için çaba gösterildiğini belirten Çavuşoğlu, ülkenin birikimli kadrolarının geleceğin şekillenmesinde daha etkin rol alması gerektiğini ifade etti.
Bakanlık olarak dijital platformlarda yer alan zararlı içeriklere karşı uzun süredir çalışma yürütüldüğünü kaydeden Çavuşoğlu, “Güvenli Okullar Projesi” kapsamında tüm okullarda öğrencileri zararlı madde ve davranışlardan korumaya yönelik tedbirler alındığını söyledi.
Eğlence mekanında hayatını kaybetmişti… Ölüm nedeni belirlendi! İçeriği Görüntüle
Dijital ortamlara güvenli erişim konusunda çalışmalar yapıldığını belirten Çavuşoğlu, Türkiye’de de benzer dijital kaynaklı sorunların yaşandığını ifade etti.
Ailelerin bazı düzenlemelere karşı direnç gösterebildiğini dile getiren Çavuşoğlu, buna rağmen bakanlığın bu alanda ciddi çaba sarf ettiğini vurguladı.
Öğretmen-öğrenci iletişiminin önemine de dikkat çeken Çavuşoğlu, yalnızlaşmanın toplumsal sorunları artırabileceğini ve bunun ciddi riskler doğurabileceğini söyledi.
Eğitim Bakanı Nazım Çavuşoğlu, çocukların dijital platformların olumsuz etkilerinden korunması için tüm paydaşların birlikte hareket etmesi gerektiğini belirterek, enerjinin bu yönde kullanılmasının önemine işaret etti.
DÜNYA
28 Nisan 2026DÜNYA
28 Nisan 2026DÜNYA
28 Nisan 2026DÜNYA
28 Nisan 2026DÜNYA
28 Nisan 2026DÜNYA
28 Nisan 2026DÜNYA
28 Nisan 2026
1
Son Dakika: KKTC’de Tüp Gaza Zam!
447 kez okundu
2
Polisiye olaylar…Çatalköy’de izinsiz kazı yapan iki kişi tutuklandı
446 kez okundu
3
HP tasarısının komiteye çekilmesi… Bakan Arıklı: Sağduyu galip geldi
445 kez okundu
4
Dikkatsizlik az kalsın faciaya yol açıyordu
430 kez okundu
5
Emanet aracı satıp parasını cebe indirdi
408 kez okundu