İtalya’nın Sicilya adasını anakaraya bağlayacak olan ve tamamlandığında dünyanın en uzun asma köprüsü unvanını Türkiye’den alması beklenen Messina Boğazı Köprüsü Projesi, siyasi onay ile hukuki engel arasında kritik bir sürece girdi.
Başbakan Giorgia Meloni hükümetinden nihai onayı alan 13,5 milyar avroluk dev proje, Sayıştay’ın (Corte dei Conti) engeline takıldı.
REKOR ÇANAKKALE KÖPRÜSÜ’NDEN İTALYA’YA GEÇECEKTİ
İtalya Altyapı Bakanı Matteo Salvini, projenin tamamlanmasıyla 3 bin 300 metrelik asma açıklığına sahip olacağını ve rekoru Türkiye’nin elinden alacağını duyurmuştu.
Projenin ana yürütücüsü Webuild grubu da Messina Köprüsü’nün, mevcut rekorun sahibi olan 1915 Çanakkale Köprüsü’nden yaklaşık 1 kilometre daha uzun bir açıklığa sahip olacağını daha önceki aylarda teyit etti.
SÜREÇ DURDU
İtalya hükümetinin stratejik hamlesine rağmen İtalya Sayıştayı, kamu harcamaları denetimi çerçevesinde projeye onay vermeyerek süreci durdurdu. Mahkeme kararın gerekçesini henüz resmi olarak açıklamazken, duruşmalarda şu kritik noktalar öne çıktı:
“Başlangıçta 3,8 milyar avro olarak öngörülen proje bedeli, güncel tahminlerle 13,5 milyar avroya ulaştı. 2005 yılında yapılan uluslararası ihalenin (Webuild, Sacyr ve IHI şirketlerinden oluşan Eurolink konsorsiyumu) geçerliliği sorgulanıyor.”
Hem kara hem de demir yolu ulaşımına açılması planlanan köprünün, 2032-2033 yılları arasında hizmete girmesi hedefleniyordu.
BAKANLIK HAREKETE GEÇTİ
Karara sert tepki gösteren Bakan Matteo Salvini, projenin durdurulmasını “akıl dışı” olarak nitelendirdi. Milyarlarca avroluk yatırımın ve yüz binlerce istihdamın söz konusu olduğunu belirten Salvini, projeyi kabineye yeniden onaylatmak ve süreci parlamentonun desteğiyle hızlandırmak için harekete geçeceğini duyurdu.
VATANDAŞLAR TEPKİLİ
Ekonomik ve hukuki tartışmaların yanı sıra, çevreci gruplar bölgenin yüksek deprem riski taşıdığına dikkat çekerek projenin güvenlik tehdidi oluşturduğunu savunuyor. Doğal yaşamın zarar göreceği endişesi, projeye karşı olan muhalefeti güçlendiriyor. Ayrıca bölgede yaşayan halk ise projeye karşı çıkıyor.
Projenin devamı halinde hem kara hem de demir yolu ulaşımına açılması planlanan köprünün, 2032-2033 yılları arasında hizmete girmesi hedefleniyor.






