Qeqertaq Avannarleq adı verilen oluşum, ilk tespit edildiğinde “dünyanın en kuzeydeki kara parçası” olarak kayıtlara geçti. Ancak 2026 yılında yapılan detaylı ölçümler, bu unvanın uzun ömürlü olmayabileceğini ortaya koydu.
BUZUN ÜZERİNDE OLUŞTU
Bilim insanlarının yaptığı incelemelere göre ada, okyanus tabanından yükselen sabit bir kara parçası değil. Yaklaşık 30 metre genişliğindeki oluşumun, hareket halindeki dev bir buz kütlesi üzerine biriken kaya, çakıl ve çamurdan meydana geldiği tespit edildi.
KALICI OLMAYABİLİR
Araştırmalar, Qeqertaq Avannarleq’in “hayalet buzul” olarak tanımlanan bir yapı üzerinde durduğunu gösteriyor. Buzun erimesi ya da akıntılarla yer değiştirmesi halinde, adanın tamamen parçalanarak haritadan silinebileceği değerlendiriliyor.
Yaklaşık 60 metre uzunluğundaki bu küçük alanın üzerinde herhangi bir bitki örtüsü bulunmuyor. Yüzeyin tamamen çakıllarla kaplı olması, oluşumun jeolojik olarak son derece genç ve geçici olduğuna işaret ediyor. Uydu verileri ile saha gözlemleri arasındaki fark, Arktik’teki hızlı fiziksel değişimi gözler önüne seriyor.
BÖLGEDE GERİLİM YARATTI
Bu keşif yalnızca bilimsel bir gelişme olarak görülmüyor. ABD, Rusya, Kanada, Danimarka ve Norveç’in çıkarlarının kesiştiği bölgede ortaya çıkan bu tür kara parçaları, deniz yetki alanları ve kıta sahanlığı tartışmalarını doğrudan etkiliyor.
Grönland dilinde “en kuzeydeki ada” anlamına gelen Qeqertaq Avannarleq adı resmen kullanıma girdi. Ancak oluşumun kalıcı bir kara parçası olup olmadığı netleşmeden, uluslararası hukuk açısından nasıl sınıflandırılacağı belirsizliğini koruyor.






