Mineral sandılar 'eser' çıktı: Bilim dünyasını şaşırtan gelişme
Arkeologlar tarafından yapılan çalışmalar her geçen gün yen bir eseri ortaya çıkarmak konusunda ciddi fayda sağlıyor. Ancak bu kez bilim insanlarını bile şaşkına çeviren bir olay yaşandı. Bilim insanları tarafından başından beri yanlış anlaşılan şey bir sanat eseri çıktı.
Arkeoloji dünyası, Britanya tarihini kökten değiştiren ve ders kitaplarını yeniden yazdıracak büyüleyici bir keşifle çalkalanıyor. Galler’in güney kıyılarında yer alan gizemli bir mağaranın duvarlarındaki kırmızı çizgiler, tam bir asırdır bilim insanları tarafından "kayadan sızan sıradan mineraller" olarak değerlendiriliyordu. Ancak en son teknoloji bilimsel tarihlendirme yöntemleri, bu çizgilerin aslında insan eliyle yapılmış büyüleyici birer sanat eseri olduğunu ortaya çıkardı. Üstelik bu çizgiler tam 17.100 yaşında! Bu devasa yaş, mağarayı sadece Britanya'nın değil, tüm Kuzey-Batı Avrupa'nın bilinen en eski mağara sanatı merkezi haline getiriyor.
BAŞTA PAS LEKESİ SANMIŞLAR
Güney Galler’deki Mumbles yakınlarında bulunan ve "Bacon Hole" adıyla bilinen bu mağaradaki kırmızı yatay çizgiler, aslında ilk kez 1912 yılında profesörler William Sollas ve Henri Breuil tarafından fark edilmişti. O dönem "Britanya'da keşfedilen ilk tarih öncesi mağara resmi" olarak kayıtlara geçse de, bu heyecan çok uzun sürmedi.
1928 yılına gelindiğinde dönemin bilim camiası, bu kırmızı şeritlerin aslında kayaların arasından sızan doğal bir kırmızı oksit (demir oksit) lekesi olduğunu iddia ederek orijinalliğini reddetti. O günün ilkel teknolojisiyle aksini kanıtlamak mümkün olmadığı için, bu muazzam tarihi miras on yıllarca unutulmaya terk edildi.
PARMAK İZİYLE YAPILAN PİGMENT ATHSJ
Liverpool, Southampton ve Swansea üniversitelerinden bilim insanlarının katılımıyla kurulan araştırma ekibi, gelişmiş uranyum-toryum tarihlendirme yöntemini kullanarak kırmızı pigmentleri yeniden inceledi. Ortaya çıkan sonuçlar araştırmacıları bile şaşkına çevirdi.
Duvarlardaki şeritlerin rastgele sızıntılar olmadığı, kalsit ve kil kalıntılarının karıştırılmasıyla elde edilen özel bir boya tarifi olduğu anlaşıldı.