Kanser hastası birine asla söylememeniz gereken 5 şey: İyi niyetli olsanız bile
Kanser teşhisi alan bir yakına ne söyleneceğini bilmek her zaman kolay değil, ancak iyi niyetle kurulan bazı cümleler, hastanın yaşadığı korku ve belirsizliği hafife alabiliyor. Uzmanlar ve kanser deneyimini yaşayanlar, destek olmak isteyenlere daha dikkatli bir iletişim öneriyor.
Üzüntü, şok ve ciddi bir hastalık… Sevdiğiniz biri kanser olduğunda nasıl davranacağınızı ve ne söyleyeceğinizi bilmek her zaman kolay olmayabilir. Meme Kanseri Günü vesilesiyle Allas yazarı Susanne Lolling, kanserle mücadele eden ya da hastalığı atlatmış kişilere iyi niyetle dahi olsa söylenmemesi gereken sözlere dikkat çekiyor.
Doğru zamanda doğru şeyi söylemek her zaman kolay değildir. Özellikle kendiniz de büyük bir kriz yaşarken, karşınızdaki kişinin neye ihtiyaç duyduğunu anlamak daha da zorlaşabilir.
Kanser hastasına söylenmemesi gereken bazı sözler oldukça açık olsa da, asıl sorun çoğu zaman iyi niyetle kurulan cümlelerde ortaya çıkıyor. Örneğin, "Teyzem de aynı kansere yakalanmıştı ama öldü" ya da "Çocuklarınızdan uzakta ölme düşüncesiyle nasıl başa çıkabiliyorsunuz?" gibi sözler, kanserle mücadele eden bir kişinin duymak isteyeceği son şeyler arasında yer alıyor.
1. "Çok güçlüsün!"
Kanserle mücadele eden herkesin güçlü olduğu düşünülebilir, ancak yalnızca hayatta kalmaya çalışırken "çok güçlüsün" sözünü duymak her zaman iyi hissettirmeyebilir.
Çünkü kişi kendi seçmediği bir mücadelenin içine bir anda sürüklenir. Bu süreç çoğu zaman hem fiziksel hem de duygusal açıdan yorucu, bunaltıcı ve acı vericidir.
Lolling, kendi kanser deneyimini anlatırken o dönemde kendisini hayatının hiçbir döneminde olmadığı kadar güçsüz hissettiğini belirtiyor. Bu nedenle hastaya sürekli güçlü olması gerektiğini hatırlatmak, yaşadığı çaresizlik ve korku duygularını görmezden gelmek gibi algılanabilir.
2. "Savaş", "mücadele et", "kazan" gibi ifadeler
"Bu savaşı kazanacaksın", "Mücadele etmeye devam et" gibi sözler çoğunlukla cesaret verme amacı taşısa da bu ifadeler, kanser üzerinde kişinin kontrol sahibi olduğu izlenimini de yaratabilir.
Bu dil, hastalığın yalnızca yeterince mücadele edilirse yenilebileceği düşüncesine yol açabilir. Daha da önemlisi, hastalığı atlatamayan kişilerin yeterince mücadele etmediği gibi yanlış ve incitici bir algı oluşturabilir.