Denizkan’dan anket analizi: Anket mi, algı mı? Yüzde 47’yi çıkaranlar çıksın, anlatsın!
Gazeteci Harun Denizkan, Gündem Kıbrıs Web TV'de Gizem Özgeç'in sorularını yanıtlayarak, yaklaşan seçimler öncesinde siyasi tabloyu değerlendirdi.
Denizkan, kamuoyuna açıklanan anketlerden CTP’nin durumuna, Ünal Üstel liderliğindeki UBP’nin performansından seçim sonuçlarını belirleyebilecek dinamiklere kadar dikkat çekici değerlendirmelerde bulundu.
Son dönemde kamuoyuna yansıyan ve CTP’yi yüzde 47 seviyesinde gösteren anketlere şüpheyle yaklaştığını belirten Denizkan, araştırmaların yalnızca sonuçlarının değil, yöntemlerinin de kamuoyuyla paylaşılması gerektiğini söyledi.
“500 KİŞİYLE ANKET OLMAZ”
Denizkan, “Bir kere bileceksin; anketi kim yaptırdı, kime yaptı?” diyerek özellikle 500 kişilik örneklem üzerinden açıklanan sonuçları eleştirdi.
Bir partinin yüzde 47, diğerinin yüzde 20’li seviyelerde gösterildiği, kararsızların ise oldukça düşük çıktığı sonuçlara dikkat çeken Denizkan, araştırmayı yapanlara çağrıda bulundu:
“Çıkın, basın toplantısı yapın. Basın size soru sorsun. Grafiklerle anlatın. Ne sordunuz, kime sordunuz, ne cevap aldınız? Kadınlar ne dedi, erkekler ne dedi? Eğer doğruysa herkes duysun, bilsin.”
Denizkan, “Algı için anket yapılacaksa ona anket denmez. O anket değildir” ifadelerini kullandı.
CTP’YE 2005 HATIRLATMASI
CTP’nin seçimlerde birinci parti olabileceği yönündeki tartışmaları da değerlendiren Denizkan, geçmiş seçimlerden örnekler verdi.
CTP’nin 2005 seçimlerinde 24 milletvekili çıkarmasına rağmen tek başına hükümet kuramadığını hatırlatan Denizkan, bugünkü siyasi tabloda da tek başına iktidar hesaplarının kolay olmadığını savundu.
CTP Genel Başkanlığı’nda Tufan Erhürman’dan Sıla Usar İncirli’ye geçiş sonrasında izlenen politikayı da değerlendiren Denizkan, seçmenin geçmiş hükümet dönemlerini de bugünkü vaatlerle birlikte değerlendirdiğini ileri sürdü.
Denizkan’a göre seçmenin önemli bir bölümünün zihnindeki temel soru yalnızca “Kim birinci parti olacak?” değil, seçim sonrasında ortaya çıkacak Meclis aritmetiği ve hükümet modelinin ne olacağı.
“CTP BİRİNCİ PARTİ OLABİLİR AMA…”
Denizkan, UBP seçmenindeki olası küskünlüğün sandığa yansımasının CTP’nin sıralamasını etkileyebileceğini savunarak şu değerlendirmeyi yaptı:
“CTP’li CTP’ye gidip oy verecek. UBP’li UBP’ye gidecek. Veya UBP’li küskünse sandığa gitmeyecek. CTP birinci parti olabilir.”
Ancak Denizkan hemen ardından seçim açısından kritik gördüğü noktayı da açıkladı:
“ULUSAL BİRLİK PARTİSİ’NİN RAKİBİ ULUSAL BİRLİK PARTİSİ’DİR”
Denizkan’a göre seçim sonucunda UBP açısından belirleyici unsur, diğer partilerden çok kendi seçmenini sandığa taşıyıp taşıyamaması olacak.
“Her seçimde olduğu gibi hep şunu söylerim: Ulusal Birlik Partisi’nin rakibi Ulusal Birlik Partisi’dir. Başka biri değildir” diyen Denizkan, UBP’nin kendi içerisindeki kırgınlıkları aşması ve seçmenine sahip çıkmasının seçim tablosunda belirleyici olacağını savundu.
DENİZKAN: “BU UBP, ESKİ UBP DEĞİL”
Ünal Üstel dönemine ayrıca dikkat çeken Denizkan, uzun süredir devam eden hükümetin önceki dönemlerden farklı bir tablo ortaya koyduğunu söyledi.
Üstel hükümetinin uzun soluklu yapısına ve bu dönemde hayata geçirilen yatırımlara işaret eden Denizkan şöyle konuştu:
“Çok uzun süreli bir hükümet dönemi yaşandı. Ve KKTC’de bugüne kadar yapılmayan birçok şeyi yaptı Ulusal Birlik Partisi.”
Yatırımlarda Türkiye’nin mali ve teknik katkısına yönelik eleştirilere de değinen Denizkan, bunun yapılan projelerin varlığını ortadan kaldırmadığını savundu:
“Çıkarlar, ‘Sen mi yaptın? Türkiye yaptı’ derler. Kim isterse yapsın. Ama yaptırdılar veya yaptı. Adını ne koyarsan koy. Şimdi bunu yaşadı bu toplum.”
ÜSTEL İÇİN DİKKAT ÇEKEN SÖZLER
Denizkan’ın en dikkat çekici değerlendirmelerinden biri ise Başbakan ve UBP Genel Başkanı Ünal Üstel’e ilişkin oldu.
Üstel’in Başbakan olmasının başlangıçta beklenmediğini hatırlatan Denizkan, Türkiye ile yürütülen ilişkiler ve hayata geçirilen projeler üzerinden şu ifadeleri kullandı:
“Kimse Ünal Üstel’in Başbakan olacağını tahmin etmezdi. Başbakan oldu. Türkiye için başarılı oldu mu? Fazlasıyla.”
Denizkan, başarının siyasi bakış açısına göre farklı değerlendirilebileceğini de ekleyerek, CTP veya diğer muhalefet çevrelerinin Üstel hükümetine farklı yaklaşabileceğini söyledi.
“ANKARA UBP’YE GÜVENDİ, ÇOK İŞ YAPTIRDI”
Denizkan, seçim sonrası döneme ilişkin değerlendirmesinde Türkiye–UBP ilişkisine de özel bir parantez açtı.
“Ulusal Birlik Partisi’ne bu dönemde Ankara hükümeti güvendi, çok iş yaptırdı” diyen Denizkan, Türkiye’nin mevcut iş birliğinin devam etmesini isteyebileceği görüşünü dile getirdi.
Denizkan sözlerini şöyle sürdürdü:
“Ulusal Birlik Partisi’ne güvendi. Ulusal Birlik Partisi’ne tarihinde hiç yapmadığı şeyleri yaptırdı. Ulusal Birlik Partisi’nden memnundur. Ulusal Birlik Partisi’yle yeni dönemde geri kalmış işleri nasıl tamamlatacağını hep birlikte göreceğiz.”