Hem taciz edildi, hem de dayak yedi… "Tehdit edildim ölmek istemiyorum"
Bursa'dan İstanbul'a tatil için gelen Aslıhan Yıldırım ile kız kardeşi Gözde Yıldırım'ın, 31 Aralık 2024'te Galata Köprüsü'nde 5 kişinin saldırısına uğradığı iddiasıyla açılan davada ikinci duruşma bugün görülecek. Yumrukla burnu kırılan Yıldırım, tutuklu bulunan Baran B. ve Doğukan Ö.'nün en üst
Olay, 31 Aralık 2024'te Eminönü'ndeki Galata Köprüsü'nde meydana geldi. İddiaya göre Bursa'dan İstanbul'a tatil amacıyla gelen Aslıhan Yıldırım (29) ile kız kardeşi Gözde Yıldırım (26), Karaköy'deki otellerinden Eminönü'ne giderken 5 kişinin sözlü tacizine uğradı. Kardeşler, balık ekmek yedikten sonra otele dönerken aynı grupla yeniden karşılaştı ve bu kez hakaret ve küfürlere maruz kaldı. Aslıhan Yıldırım, kimin küfür ettiğini görmek için başını çevirdiği sırada yumruklu saldırıya uğradı ve burnu Baran B. tarafından kırıldı. Yıldırım, şüphelilerin olay yerinden kaçmaya çalıştığını, 3 kişinin aracın plakasının önüne geçerek plakayı söküp aracın içine koyduğunu, kendisinin görüntü almasını engellediklerini ve şüphelilerden birinin telefonunu almaya çalıştığını öne sürdü. Yıldırım ayrıca gruptaki kişilerden birinin hemşire olduğunu ve kendisine yardım etmediğini iddia etti. Yıldırım'ın beyanına göre saldırıyı Baran B. gerçekleştirirken, aracı kiralayan ve plakanın gizlenmesine yardım eden Ahmet K., kendisini taciz edip telefonunu almaya çalışan İbrahim Mecit A., plakanın gizlenmesine yardım eden Adnan C. oldu. Doğukan Ö.'nün ise saldırıyı gerçekleştiren kişiyi olay sonrasında engellemeye çalıştığı öne sürüldü. Baran B. ve Doğukan Ö. tutuklandı ancak ilk duruşmada adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Ahmet K. ve İbrahim M.A. da olay sonrasında adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, diğer şüpheli Adnan C.'nin (17) 2 ay önce hayatını kaybettiği öğrenildi. Baran B. (19) ve Doğukan Ö.'nün (24) ise halen "uyuşturucu ticareti" ve farklı suçlardan tutuklu bulunduğu belirtildi.
"TEHDİT EDİLİYORUM"
Yaşadıklarını anlatan Aslıhan Yıldırım, olay günü kendisine yönelik küfürlerin ardından başını çevirdiğini ve yumruk darbesiyle bir aracın üzerine düştüğünü söyledi. 112'yi ve polisi aradığı sırada şüphelilerin kaçmaya çalıştığını belirten Yıldırım, gruptaki bir kişinin hemşire olmasına rağmen yardım etmediğini ve başka bir kişinin telefonunu almaya çalıştığını ifade etti. Yıldırım, olaydan sonra tehdit edildiğini, ilk duruşmanın ardından da tehditlerin sürdüğünü belirterek, "Kadın cinayetlerinin listesine girmek istemiyorum" dedi. Burnundan 2 kez ameliyat olduğunu ancak kırığın hâlâ giderilemediğini, koku ve nefes alma duyularını kaybettiğini ve üçüncü ameliyat için ciddi maddi ve manevi zorluk yaşadığını anlatan Yıldırım, şüphelilerin başka kişileri de darbettiğini, buna ilişkin görüntüler ve suç kayıtları bulunduğunu, sosyal medya hesaplarında ruhsatsız silah, tecavüzü normalleştiren ifadeler ve uyuşturucu ticaretine ilişkin paylaşımlar bulunduğunu öne sürdü. Olaydan yaklaşık 2 hafta önce 2 şüphelinin uyuşturucu ticareti ve uyuşturucu madde bulundurma nedeniyle gözaltına alındığını da belirten Yıldırım, "En üst sınırdan, indirimsiz bir şekilde ceza almaları" gerektiğini söyledi. Yaşadığı 2 yılı birkaç dakikada anlatmaya çalıştığını ifade eden Yıldırım, "Benim hayatım bir dosya numarası değil, ben bir dosya değilim" dedi. Süreçte kendisine destek olanlar arasında öldürülen 15 yaşındaki Mattia Ahmet Minguzzi'nin ailesinin de bulunduğunu belirten Yıldırım, ailenin ne yapması ve nereye başvurması gerektiği konusunda kendisine yardımcı olduğunu söyledi.
"KADIN CİNAYETİNE KURBAN GİTMEK İSTEMİYORUM"
Aslıhan Yıldırım ve kız kardeşi Gözde Yıldırım'ın şikayeti üzerine açılan davanın ikinci duruşması, 24 Eylül Perşembe günü saat 09.50'de İstanbul Adalet Sarayı 37. Asliye Ceza Mahkemesi'nde görülecek. Yıldırım, duruşmada şüphelilerin ayrı ayrı tutuklanmasını ve en üst sınırdan cezalandırılmasını talep edecek. Yıldırım, "Korkuyorum, hem kendim için hem burada yaşayan insanlar için; çünkü ben bir kadın cinayetine kurban gitmek istemiyorum, başka bir kadının da kurban gitmesini istemiyorum, başka bir anne ağlasın istemiyorum" ifadelerini kullanırken, yetkilileri empati yapmaya ve göreve davet etti. Sokağa çıkamadığını, aylarca işe gidemediğini ve görevini yerine getiremediğini belirten Yıldırım, kendisi ve diğer insanların korku içinde yaşamak zorunda kalmaması gerektiğini söyledi. Yıldırım ayrıca şüphelilerin ruhsatsız silahlarının bulunduğunu öne sürerek, "Bu şahısların ruhsatsız silahları var" dedi ve yetkilileri göreve çağırdı.