“Erhürman’ın seçilmesiyle Kıbrıs’ta çözüm sürecinde önemli bir pencere açıldı”
Dışişleri eski Bakanı Kutlay Erk, Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın seçilmesiyle birlikte Kıbrıs konusunda önemli bir pencere açıldığını ifade ederek, Erhürman’ın 4 maddelik metodolojisinin aslında BM’nin arşivlerinde olan maddeler olduğunu söyledi…
Gündem Kıbrıs Özel Haber
Dışişleri eski Bakanı Kutlay Erk, Gündem Kıbrıs Web TV’de Bahar Sancar’ın konuğu olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Birleşmiş Milletlerin (BM) 81. Genel Kurulu ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın BM Genel Kuruluna hitabesi hakkında değerlendirmelerde bulunan Erk, “Bu yapılan törenler BM’nin yeni açılış yılının törenleridir ve bütün devlet başkanları oradadır. Geleneksel olarak da genel kurula hitap edenler kendi iç siyasetlerine yönelik mesaj vermek üzere konuşurlar. Bunlardan bir tanesi de Macron’du. Yaptığı konuşmada aslında Fransız seçmene yönelik bir konuşma yaptı. Uluslararası topluma yönelik bir mesaj değildi. Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın da konuşması ilginç ve dikkat çekici bir konuşmaydı. Dünyanın önemli sorunlarına temas eden bir konuşmaydı. Kıbrıs bağlamında yaptığı konuşma ise beşinci defa oluyor. Sayın Erdoğan’dan benim beklentim, Güvenlik Konseyi’ne giderek eski alınan kararın iptal edilmesini ve yenilenmesine yönelik KKTC’nin tanınması veya Kıbrıslı Türklerin meşru bir formatta statü değişikliği elde etmesi için karar üretilmesini talep etmelidir” dedi.
“İsrail temsilcisinin Erdoğan konuşma yaptığı sırada salonu terk etmesi ise onur duyulacak bir konudur”
Konulmasının devamında Erk, “Erdoğan, Orta Doğu ile de ilgili önemli mesajlar verdi. İsrail temsilcisinin Erdoğan konuşma yaptığı sırada salonu terk etmesi ise onur duyulacak bir konudur. Zaten İsrail temsilcisi konuşma yapacağında diğer ülkeler salonu terk ediyor” yorumunda bulundu.
“Erhürman’ın seçilmesiyle Kıbrıs’ta çözüm sürecinde önemli bir pencere açıldı”
Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın New York temasları hakkında da değerlendirmelerde bulunan Erk, “Crans Montana faciasından sonra Genel Sekreter Guterres’in açıklamalarında genellikle Kıbrıs sorunu çözüm süreci yeniden başlarsa farklı olacak demişti. Kıbrıs’a Temmuz ayında bir ziyaret gerçekleştirdi ve bunları yeniden söyleyerek 5+1 toplantı için verilen ödevlerde ilerle sağlanırsa gerçekleşeceğini söyledi. Genel Sekreter Kıbrıs’a ziyaretinden önce Holguin’i ataması ve süreçle ilgili ciddi bir misyon vermesi Erhürman’ın seçilmesiyle oldu. Erhürman’ın seçilmesiyle Kıbrıs’ta çözüm sürecinde önemli bir pencere açıldı” ifadelerini kullandı.
“Erhürman’ın 4 maddelik metodolojisi aslında BM’nin arşivlerinde olan maddelerdir”
Konuşmasının devamında Erk, “Ancak şu anda görüyoruz ki Annan Planı ve Crans Mantona döneminde olduğu gibi aynı süreci takip ediyor. Biz istiyoruz am hazır değiliz, oturup konuşalım diyorlar. Dolayısıyla Genel Sekreter Temmuz ayında yaptığı ziyarette güğven yaratıcı önlemler konusunda 7 başlıkta ilerleme kaydedilmesini, metodoloji üzerinde mutabık kalınmasını ve içerikte de ilerleme sağlanırsa 5+1 toplantı yapacağını söyledi. Genel Sekterin bu söyledikleri, Tufan Erhürman’ın cumhurbaşkanlığı seçimleri kampanyası döneminden bugüne kadar söyledikleridir. Erhürman’ın 4 maddelik metodolojisi aslında BM’nin arşivlerinde olan maddelerdir. Genel sekretere de bu görüşler sizindir sahip çıkın dedi. Dördüncü madde çok tartışılan bir maddedir. Süreçte eğer Kıbrıslı Rumlar süreci çökertirse Kıbrıslı Türklerin şimdiki statükoya dönmeyeceğine dair bir ilkesel karardır. Bu da Erhürman’ın koyduğu bir maddedir ama onun ilhamı Annan raporunda yer alır. Kofi Annan, ‘Referandum çöktüğünde bu sonuca göre Kıbrıslı Türklere uygulanan izolasyonlar artık anlamını yitirmiştir. Dileyen üye ülkeler bağlantıya geçebilir’ demişti. Erhürman o öneriyi yeniden canlandırdı. Bu maddeyi redderen ve inkar eden bir Guterres yoktur. Dolayısıyla BM ile aynı çizgide olan Erhürman’a Rumların aykırılığı vardır. Hristodulidis bize Annan Planı ve Crans Montana’yı yeniden yaşatmaya çalışıyor. Bu koşullarda güçlü ve haklı durumda olan Erhürman’dır” dedi.
“İngiliz tarafının aktif olarak devreye girmesi ilginçtir”
Erk, “İngiliz tarafının aktif olarak devreye girmesi ilginçtir. İngiltere Başbakanı Erdoğan ile bir görüşme gerçekleştirdi. İki garantör ülkedir. İngiltere BM’nin 5 daimi temsilcisinden biridir ve Kıbrıs sorunun takibi ve raporlarının yazılmasını misyon edinmiş taraftır. Geçmişte de birçok örnekte İngiltere arabulucu girişimler yapmıştır. Erdoğan’ın İngiliz Başbakanı ile görüşmesine de baktığımda İngiltere’nin devreye girdiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.