Dışişleri Bakanlığı’ndan Hristodulidis’e: Erdoğan’ı hedef alan terbiyesiz ifadeleri aynen iade ediyoruz
Dışişleri Bakanlığı, Rum Yönetimi lideri Nikos Hristodulidis’in BM Genel Kurulu’ndaki Kıbrıs açıklamalarını ve Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ifadelerini kınayarak, federasyon modelinde ısrar edilmesine tepki gösterdi.
Dışişleri Bakanlığı, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis’in Birleşmiş Milletler’in (BM) 81’inci Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmada Kıbrıs konusuna ilişkin ifadelerini kınadı.
Bakanlık tarafından yapılan yazılı açıklamada, Hristodulidis’in Kıbrıs konusuna ilişkin gerçekleri “alışılageldiği üzere çarpıttığı” ve Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik “mesnetsiz ithamlarda bulunduğu” savunuldu.
Açıklamada, “Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı olarak, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis’in Birleşmiş Milletler’in 81’inci Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmasında, Kıbrıs konusuna ilişkin gerçekleri alışılageldiği üzere çarpıtmasını ve Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik mesnetsiz ithamlarda bulunmasını şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz” ifadelerine yer verildi.
Hristodulidis’in konuşmasında Kıbrıs Türk halkının 1963-1974 yılları arasında maruz bırakıldığı zulüm, zorunlu göç ve ağır insan hakları ihlallerini görmezden geldiği ileri sürülen açıklamada, GKRY liderinin uluslararası toplumu ve dünya kamuoyunu “yalanlarla manipüle etme geleneğini” sürdürdüğü iddia edildi.
Kıbrıs Türk halkının eşit ortağı olduğu 1960 Ortaklık Cumhuriyeti’nden silah zoruyla çıkarılmasının Kıbrıs sorununun temelini oluşturduğu savunulan açıklamada, “Kıbrıs Türk Halkı’nın iradesini ve Ada’daki tarihsel gerçekleri yok sayan bu zihniyetin uluslararası hukuktan ve Birleşmiş Milletler Şartı’ndan söz etmesi, GKRY liderliğinin içinde bulunduğu durumun akıl almaz boyutlara ulaştığının kanıtıdır” denildi.
RECEP TAYYİP ERDOĞAN’A YÖNELİK İFADELERE TEPKİ
Açıklamada, Hristodulidis’in Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik ifadeleri de eleştirildi.
Bakanlık, “GKRY liderinin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan hadsiz ve terbiyesiz ifadelerini aynen kendisine iade ediyoruz” ifadelerini kullandı.
Hristodulidis’in üslubunun GKRY’nin “ihtiraslarının nasıl bir akıl tutulmasına yol açabileceğini gösterdiği” öne sürüldü.
Açıklamada ayrıca, “Rum lider ne derse desin, Kıbrıs Adası’nda iki ayrı halkın ve iki ayrı devletin mevcut olduğu gerçeğini değiştirmeyecektir” denildi.
FEDERASYON MODELİNE “İKİ YÜZLÜLÜK” TEPKİSİ
GKRY liderinin, yarım asrı aşkın süredir müzakere edilen ancak Rum tarafının KKTC’nin eşit statüsünü kabul etmeyen “uzlaşmaz ve maksimalist tutumu” nedeniyle sonuçsuz kaldığı belirtilen modele yeniden dönülmesi yönündeki çağrısı da eleştirildi.
Bakanlık, söz konusu çağrının “sözde ‘Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Ada’daki mevcut statüko sayesinde elde ettiği haksız konumundan yararlanmaya ve Kıbrıs Türk Halkı üzerindeki baskı ve kısıtlamalarını artırmaya devam etme niyetini açıkça ortaya koyduğunu” savundu.
Açıklamada, “Hal böyleyken, esas iki yüzlülük, geçmişte sonuç vermediği açıkça ortada olan ve defalarca GKRY tarafınca reddedilen ‘federasyon’ modeli üzerinde ısrar edilmesidir” ifadeleri kullanıldı.
Dışişleri Bakanlığı açıklamasında, Kıbrıs meselesine ilişkin temel gerçek olarak nitelendirdiği görüşünü de yineledi.
Açıklamada, “Kıbrıs konusuna dair bilinmesi gereken en temel gerçek, Ada’da yan yana yaşayan iki ayrı halk ve iki ayrı bağımsız ve egemen devletin varlığıdır” denildi.
Kalıcı bir anlaşmaya ulaşılabilmesinin, uluslararası toplumun KKTC’nin “egemen eşitliği ile eşit uluslararası statüsünü” kabul etmesinden geçtiği savunuldu.
Bu yaklaşımın Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından da çeşitli vesilelerle dile getirildiği belirtilen açıklamada, Erdoğan’ın son olarak 23 Eylül 2026 tarihinde BM Genel Kurulu’nda yaptığı hitaba işaret edildi.
Açıklamanın sonunda, “Kıbrıs Türkü’nü yok sayarak yürütülen politikalar geçmişte olduğu gibi gelecekte de başarısızlığa mahkûm olmaya devam edecektir” ifadelerine yer verildi.
Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamanın tamamı şu şekilde:
"Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı olarak, Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri Nikos Hristodulidis’in Birleşmiş Milletler’in 81’inci Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmasında, Kıbrıs konusuna ilişkin gerçekleri alışılageldiği üzere çarpıtmasını ve Türkiye Cumhuriyeti’ne yönelik mesnetsiz ithamlarda bulunmasını şiddetle kınıyor ve lanetliyoruz.
Hristodulidis konuşmasında, Kıbrıs Türk Halkı’nın 1963-1974 yılları arasında maruz bırakıldığı zulüm, zorunlu göç ve ağır insan hakları ihlallerini bir kez daha görmezden gelerek uluslararası toplumu ve dünya kamuoyunu yalanlarla manipüle etme geleneğini sürdürmüştür. Kıbrıs Türk Halkı’nın eşit ortağı olduğu 1960 ortaklık cumhuriyetinden silah zoruyla atılması, Kıbrıs konusunun temelini oluşturmaktadır. Kıbrıs Türk Halkı’nın iradesini ve Ada’daki tarihsel gerçekleri yok sayan bu zihniyetin uluslararası hukuktan ve Birleşmiş Milletler Şartı’ndan söz etmesi, GKRY liderliğinin içinde bulunduğu durumun akıl almaz boyutlara ulaştığının kanıtıdır.
GKRY liderinin Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ı hedef alan hadsiz ve terbiyesiz ifadelerini aynen kendisine iade ediyoruz. Hristodulidis’in bu münasebetsiz üslubu, GKRY’nin ihtiraslarının nasıl bir akıl tutulmasına yol açabileceğini göstermektedir.
Rum lider ne derse desin, Kıbrıs Adası’nda iki ayrı halkın ve iki ayrı devletin mevcut olduğu gerçeğini değiştirmeyecektir.
GKRY liderinin, yarım asrı aşkın bir süredir müzakere edilen, ancak Rum tarafının KKTC’nin eşit statüsünü kabul etmeyen, uzlaşmaz ve maksimalist tutumu nedeniyle sonuçsuz kalmış bir modele yeniden dönülmesi yönündeki çağrısı ise, sözde 'Kıbrıs Cumhuriyeti'nin Ada’daki mevcut statüko sayesinde elde ettiği haksız konumundan yararlanmaya ve Kıbrıs Türk Halkı üzerindeki baskı ve kısıtlamalarını artırmaya devam etme niyetini açıkça ortaya koymaktadır. Hal böyleyken, esas iki yüzlülük, geçmişte sonuç vermediği açıkça ortada olan ve defalarca GKRY tarafınca reddedilen 'federasyon' modeli üzerinde ısrar edilmesidir.
Kıbrıs konusuna dair bilinmesi gereken en temel gerçek, Ada’da yan yana yaşayan iki ayrı halk ve iki ayrı bağımsız ve egemen devletin varlığıdır. Ada’da kalıcı bir anlaşmaya varılabilmesi, Sayın Erdoğan’ın her vesileyle ve en son 23 Eylül 2026 tarihinde Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda yaptığı hitaplarında bir kez daha vurguladığı üzere, uluslararası toplumun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin egemen eşitliği ile eşit uluslararası statüsünü kabul etmesinden geçmektedir. Kıbrıs Türkü’nü yok sayarak yürütülen politikalar geçmişte olduğu gibi gelecekte de başarısızlığa mahkûm olmaya devam edecektir"