İsrail bağlantılı yönettiği dolandırıcılık ağına operasyon: 191 şüpheli gözaltında

İstanbul ve Muğla’da, İsrail vatandaşı şüphelilerin yönettiği ve çağrı merkezi görünümü altında faaliyet gösterdiği belirlenen şirketlere yönelik operasyonda 191 kişi gözaltına alındı. Soruşturma kapsamında şüphelilerin 2 yılda 13 milyar liralık işlem hacmine ulaştığı, mağdurlardan elde edilen haksız

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 4 ayrı soruşturma kapsamında; bilişim sistemlerinin banka veya kredi kurumlarının aracı olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet, suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve örgüte üye olma ile suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçlarından çalışma başlatıldı. Soruşturmalarda MASAK raporları, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Analiz Raporları, şüpheli ve şirketlere yönelik araştırmalar ile Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığı’nın incelemelerinden yararlanıldı.

İncelemelerde, İsrail vatandaşı şüpheliler tarafından yönetildiği belirlenen organizasyonda farklı ülkelerde operasyonlardan sorumlu kişilerin görevlendirildiği, bu kişilerin şirket kuruluşu, abonelik işlemleri, insan kaynakları ve muhasebe gibi faaliyetleri planladığı belirlendi. Hedef ülkelerin dışında paravan çağrı merkezleri kurulduğu, ardından farklı dilleri bilen kişiler için “conversion agent” ve “retention agent” unvanlarıyla iş ilanları yayımlandığı tespit edildi. Başvuranların eğitime alındığı, eğitim sırasında kendilerine kod ad verildiği ve gerçek kimliklerini gizlemek amacıyla “maske” olarak adlandırılan hayat hikayeleri hazırlamalarının istendiği ortaya çıktı.

MAĞDURLAR DİLLERİNE GÖRE ARANDI

Şüphelilerin Türkiye’de kurduğu sözde çağrı merkezi, danışmanlık ve turizm şirketleri üzerinden sanal medya, arama motorları ve çeşitli internet sitelerinde farklı yatırım platformlarının reklamlarının yayımlandığı belirlendi. Ağırlıklı olarak forex yatırımlarının öne çıkarıldığı reklamlarda kısa sürede yüksek kazanç garantisi verildiği tespit edildi.

Reklamları görerek şüphelilerin yönettiği uygulama veya internet sitelerine bilgilerini bırakan mağdurların verilerinin, uyrukları ve konuştukları dile göre ilgili dili bilen çalışanlara aktarıldığı belirlendi. Çağrı merkezi çalışanlarının internet tabanlı arama sistemleri ve iletişim uygulamaları üzerinden mağdurlarla iletişime geçtiği tespit edildi. Görüşmelerde ise şirketlerin gerçek isimleri yerine, sıkı denetim uygulanmayan ülkelerden para karşılığında alınan sözde lisanslı platformların isimlerinin kullanıldığı ortaya çıkarıldı.

Benzer Videolar