Ücretli öğretmenler MEB'in önünde toplandı: Haklarımızı helal etmiyoruz
Milli Eğitim Bakanlığı önünde toplanan ücretli öğretmenler; güvencesiz çalışma koşullarına, eksik yatan sigorta primlerine ve asgari ücretin altında kalan maaşlara tepki göstererek bir kez daha kadro ve özlük haklarının tanınmasını talep etti.
Ücretli Öğretmenler Dayanışma Derneği üyesi öğretmenler, MEB önünde toplanarak yaşadıkları mağduriyetleri ve taleplerini anlattı. Bir öğretmen, "Biz 30 yıl çalışsak dahi emekli olamıyoruz. Bakan Bey gelsin, altı ay o dağda çalışsın, ben 20 yıllık emeğimden vazgeçeceğim. Cumhurbaşkanı ne dedi 2022'de, 'Kimsesizlerin kimi olarak geliyorum', doğru mu? Biz kimsesiziz. Emekli olamıyoruz biz. Böyle bir dünya, böyle bir düzen var mı? Biz hakkımızı helal etmiyoruz, hakkımızı da alacağız" dedi.
Ücretli Öğretmenler Dayanışma Derneği üyesi öğretmenler, çalışma koşullarını, özlük haklarını, kadro ve emeklilik taleplerini dile getirmek amacıyla Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) önünde bir araya gelerek açıklama yaptı.
Açıklamanın ardından öğretmenlerden oluşan heyet, Milli Eğitim Bakanlığı yetkilileriyle görüşmek için randevu talebinde bulundu ancak yanıt alamadı. Yetkili bir isimle görüşme gerçekleştirilinceye kadar bakanlık önünden ayrılmayacaklarını belirten öğretmenlerin, bekleyişi sürüyor.
Öğretmenler, ANKA Haber Ajansı’na yaşadıkları mağduriyetleri ve taleplerini anlattı.
Bir öğretmen, "2 çocuk büyütüyorum. Başka iş de bilmem. Ya severek yaptığım için ya da idealistliğimden devam ediyorum. Zaten gelip ayrılanlar var. 10 yılın üstünde çalışanları devletimiz görmek zorundadır. Bu kul hakkıdır. Emeklilik de imkânsız, geriye dönüş ödeme de yok. Dolayısıyla bizi duymaları, görmeleri gerekir. Başta Cumhurbaşkanımız ve Bakanımız olmak üzere yetkili ve etkili olan bütün makam sahibi insanların bunu duyması gerekir. Vicdani bir meseledir. Başka bir yerde çalışan insana 3 yılın üzerinde çalıştırıyorsan hakkını vermek zorundasın deniliyor. Fakat devlet bize 10 yıl, 15 yıl, 20 yıl çalışan arkadaşlarımız var. Hiçbir emeklilik hakkı da yok, hakkını verme de yok. Yanımızda hizmetli olarak çalıştığımız kardeşlerimiz bizim yanımızda kadrolarını alıyorlar ama biz öyle devam ediyoruz. Bunu hiç kimseye söyleyemiyoruz. Bu şekilde devam etmesini istemiyoruz" diye konuştu.