Uzman, Marmara'daki o bölgeye dikkat çekti: 7'den büyük deprem üretme potansiyeline sahip

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Mühendislik Fakültesi Geomatik Mühendisliği Jeodezi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, İstanbul ve Marmara Bölgesi'nde olası bir depreme karşı hazırlığın en kötü senaryoya göre yapılması gerektiğini belirtti.

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi (BEUN) Mühendislik Fakültesi Geomatik Mühendisliği Jeodezi Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şenol Hakan Kutoğlu, gazetecilere, Alman yer bilimleri araştırma merkezlerinden GFZ tarafından hazırlanan ve 2025 yılında Science dergisinde yayımlanan "Ana Marmara Fayı boyunca İstanbul'a doğru doğu yönlü deprem kırılma ilerlemesi" adlı araştırmayı değerlendirdi.

"ENERJİYİ DAHA YAVAŞ BİRİKTİRİYOR"

Araştırmanın en önemli bulgularından birinin, ana Marmara Fayı'nın batı kesimindeki bazı segmentlerde "sürünme" hareketinin tespit edilmesi olduğunu belirten Kutoğlu, sürünme özelliği gösteren fayların enerjiyi daha yavaş biriktirdiğini, bu nedenle deprem riskinin kilitli fay segmentlerine göre daha düşük olduğunu ancak bunun söz konusu fayların büyük deprem üretmeyeceği anlamına gelmediğini ifade etti.

7'DEN BÜYÜK DEPREMİN OLACAĞI İDDİASI

Kutoğlu, sürünme yapan fayların enerji biriktirmesinin uzun zaman alacağına değinerek, şunları anlattı:

"Zaten 7'den büyük depremin olacağı iddiası bu sürünme hareketi nedeniyle. Burada fayın yüzeyde sürünme yapıyor olması çünkü fayların onlarca kilometre aşağıya kadar derinliği olabiliyor, bunun aşağıda bir noktada kilitlenmediği anlamına gelmiyor. Çalışmada, buradaki sürünme hızı yıllık 10 milimetre olarak belirlenmiş, yani 1 santimetre. Oysa biz biliyoruz ki Kuzey Anadolu Fayı'nın ortalama hızı 2 ila 3 santimetre arasında değişiyor. Dolayısıyla bu fay mutlaka derinde bir yerde kilitlenmiş olabilir. O nedenle buna aldanarak senaryolarımızı küçültmemizin anlamı yok."

Araştırmadaki önemli iddialardan birinin de Marmara Denizi'ndeki depremlerin batıdan doğuya doğru göç ettiğine yönelik olduğuna işaret eden Kutoğlu, 2011'de meydana gelen 5,2 büyüklüğündeki depremin daha batıda, 2012'deki 5,1 büyüklüğündeki depremin ise daha doğuda gerçekleştiğini, 2025'te Kumburgaz Çukuru'nda meydana gelen 6,2 büyüklüğündeki depremin de bu dizilimi desteklediğini kaydetti.

Benzer Videolar