Muhsin Yazıcıoğlu soruşturması: Düşen helikopterdeki cihazları söken askerler de listede

Muhsin Yazıcıoğlu dosyası kapsamında yeni operasyon yapıldı. 17 yıllık dosyada, 25 kişi gözaltına alındı. Düşen helikopterdeki cihazları söken askerlerin de gözaltı listesinde yer aldığı ortaya çıktı.

üyük Birlik Partisi’nin (BBP) kurucu lideri Muhsin Yazıcıoğlu’nun şüpheli ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmada çok kritik bir gelişme yaşandı.

Adalet Bakanı Akın Gürlek, dosya kapsamında 10 farklı ilde belirlenen 30 adrese eş zamanlı operasyonlar düzenlendiğini açıkladı. Baskınlarda 25 şüpheli yakalanırken, firari durumda olan diğer isimlerin yakalanması için de çalışmaların titizlikle sürdüğü bildirildi.

Yıllar sonra gelen bu büyük operasyon dalgası, suikast iddialarını yeniden Türkiye'nin gündemine taşırken, olayın üzerindeki sır perdesinin aralanması adına da yeni bir umut ışığı yaktı.

UÇAKTAN PARÇA SÖKEN ASKERLER LİSTEDE

Hakkında gözaltı kararı verilenler arasında en dikkat çeken isimler, halihazırda başka suçlardan cezaevinde bulunan iki eski asker oldu. O dönem Kara Pilot Yüzbaşı olan Davut Uçum ile Astsubay Aydın Özsıcak, yeni operasyonun da şüphelileri arasında yer aldı.

"MEÇHUL SUBAY" İHBARI

Uçum ve Özsıcak’ın, kazanın hemen ardından helikopterin adeta "beyni" konumundaki kritik parçaları sökerken çekilen 48 saniyelik görüntüleri, geçmişte dönemin Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e imzasız bir şekilde ulaştırılmıştı.

CUMHURBAŞKANI ERDOĞAN'A SUİKAST TİMİNDEYDİLER

İkilinin şu an cezaevinde bulunma gerekçesi ise Yazıcıoğlu davası değil, 15 Temmuz hain darbe girişimi sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a yönelik suikast timinde yer almaları.

"YAZICIOĞLU SAĞ" İHBARINI YAPAN MÜDÜR DE GÖZALTINDA

Operasyonun bir diğer kritik hedefi ise dönemin Kahramanmaraş Emniyet İstihbarat Şube Müdürü Dursun Özmen oldu. Özmen, kazadan yalnızca birkaç saat sonra, "Helikopter bulundu. Yazıcıoğlu sağ, ayağı kırık. Yaralılar hastaneye götürülüyor" şeklinde asılsız bir bilgi notu yaymıştı.

Daha sonra bu yanıltıcı bilginin istihbarat adına çalışan ve "X şahıs" olarak kodlanan gizli bir haber elemanına dayandırıldığı iddia edilmişti. Bu asılsız ihbar nedeniyle arama kurtarma çalışmalarının yönünün değiştirildiği ve enkazın ancak 3 gün sonra, hedeflenen bölgenin 115 kilometre uzağında bulunabildiği öne sürülüyor.

BİR DÖNEM 'TANIK'TI, SONRA FETÖ VE MOSSAD SANIĞI OLDU

Gözaltına alınan isimlerden eski istihbarat görevlisi İsmail Kaya’nın geçmişi ise oldukça çarpıcı ilişkiler ağını ortaya koyuyor.

Geçmişte davada tanıklık yapan Kaya, "Kaza yerini bulmuştuk ama amirlerim gizledi" iddiasında bulunmuş, sonrasında ise gizli tanık yapılmıştı.

2018 yılında FETÖ üyeliği gerekçesiyle ihraç edilen Kaya, geçtiğimiz nisan ayında ise bu kez MOSSAD bağlantılı bir casusluk davasında yargılandı ve "devletin güvenliğine ilişkin gizli bilgileri temin etmek" suçundan 4 yıl 2 ay hapis cezasına çarptırıldı.

'BU DOSYA TÜRKİYE'NİN BAĞIMSIZLIK MESELESİDİR'

Gelişmeleri değerlendiren Yazıcıoğlu ailesinin avukatı Veysel Aşkın, Gazete Pencere'ye yaptığı açıklamada, soruşturmanın tamamen sıfırdan açılmadığını, Kahramanmaraş’ta 17 yıldır süregelen dosyanın Ankara’ya taşınarak yeni bir bakış açısıyla ele alındığını belirtti. Dosyada hala 17 yıllık bir gizlilik kararı olduğunu ve delillerin tamamına ulaşamadıklarını söyleyen Aşkın, gözaltına alınanların tamamının FETÖ ile bağı olmadığını, sürecin çok boyutlu yürütüldüğünü ifade etti.

Olayın aydınlatılmasının stratejik önemine vurgu yapan Aşkın, şu çarpıcı ifadeleri kullandı:

"Muhsin Yazıcıoğlu dosyası, Türkiye’nin aynı zamanda bir bağımsızlık meselesidir. Ben girdiğim tüm mahkemelerde de bunu açıkça söylüyorum: Bu dosya çözülürse Türkiye gerçekten bağımsızlaşır. Tıpkı Hrant Dink, Uğur Mumcu, Adnan Kahveci, Eşref Bitlis ve Bedri İncetahtacı dosyalarında olduğu gibi..."

Benzer Videolar