“Sadece kaostan beslenme niyetiyle yapılabilir ve demokrasinin katliamı olur”

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Sami Özuslu, son dönemlerde Milletvekilliği ve Yerel seçimlerin bir arada yapılması iddiaları üzerine değerlendirmelerde bulunarak, bu durumun birçok sakınca içerdiğini söyledi…

Cumhuriyetçi Türk Partisi (CTP) Milletvekili Sami Özuslu, Gündem Kıbrıs Web TV’de Bahar Sancar’ın konuğu olarak gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

“Kıbrıs sorunu sadece Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumların çözebileceği bir konu değildir”

Son dönemlerde Kıbrıs konusu ile ilgili yaşanan gelişmeler, artan diplomasi trafiği, Güney Kıbrıs basınında yer alan ve ülkemizde de tartışılan konularla ilgili değerlendirmelerde bulunan Özuslu, “19 Ekim tarihinde Kıbrıslı Türkler çözümsüzlük tezine karşı Federal çözümden yana tavır koydu ve Tufan Erhürman’ı seçti. Kıbrıs Türk liderliği görüşmelerin başlaması için ama sonuç alıcı bir çözüm için ortaya koyduğu 4 maddelik metodoloji ve ortaya koyduğu tutarlı üslupla Genel Sekretere çözüm konusundaki cesareti kazandırdı. Önümüzdeki yaz döneminde başlaması öngörülen hareketliliğin birinci başarısı yüzde 63 ile tercih yapan Kıbrıslı Türklerin iradesinden geçer. Eğer böyle olmasaydı ortak zemin arayışı içerisine Genel sekreter giremezdi. Bir taraftan Güvenlik Konseyi kararları içinde yer alan Federal Kıbrıs içeriği doldurulmak şartıdır. Dünyada federasyon çeşidi çoktur ve her federal devlet kendine münhasırdır. Diğer tarafta iki ayrı devleti öngören bir siyasi yaklaşımdı. Bu çerçevede Ersin Tatar’ın aldığı oy bellidir. Sayın Guterres görev süresinin tamamlanmasına az bir süre kala bir hareketlilik içerisine girmiştir. Elbette ki içinde bulunduğumuz coğrafyada yaşanan gelişmeler önemlidir. Bölgedeki yeniden şekillenme için perde arkasında çok ciddi hazırlıklar yapılıyor ve bu hazırlıklar yapılırken en önemli engel olan isim ise bölgenin başına en büyük felaketi getirmiş olan Netenyahu’dur. Netenyahu’nun siyaseten fişi savaşa zorladığı ABD Başkanı Donald Trump tarafından çekilmiştir. Tüm yaşanan bu gelişmeler bölgesel yaşanacak gelişmelerin öncü gelişmeleridir. Biz ‘Yurtta sulh cihanda sulh’ diyen ve barışı öncü alan bir siyasi partiyiz. Umarım ki bu barış ortamı sağlanır. Bu barış ortamı sağlanırken bölgeden geçecek olan enerji hatları ve bölgenin güvenliği meselesi birbiri ile bağlantılıdır ve bu şekillenme içerisinde İran’ın ABD ile uzlaşması dünyada daha kalıcı ticareti güvenli hale getirmek için çalışmalar olacak. Bu bağlam da Kıbrıs da masada olacaktır. Burada diğer bir konu ise Türkiye’nin AB ile olan ilişkileridir. SAFE projesi içerisinde Türkiye yer almak istiyor. Diğer yandan AB’de vize serbestisi talep ediyor ve bu konuda müzakereler devam ediyor. Diğer yandan ise Gümrük Birliği’nin revize edilerek genişletilmesi talebi vardır. Bunlar Türkiye’nin AB ile yeniden yakınlaşması için yürütülen çalışmalardır. Kıbrıs sorunu sadece Kıbrıslı Türklerle Kıbrıslı Rumların çözebileceği bir konu değildir. Biz bu merhaleyi çoktan aştık. Ancak Doğu Akdeniz bir barış gölü haline gelmeli ki bölge haklarına ve Yunanistan ve Türkiye’ye de refah olarak dönebilsin. Kıbrıs ve Ege adaları dışında Türkiye ve Yunanistan’ın çözmediği sorun neredeyse kalmadı. Umarım ki Abdullah Gül’ün Dışişleri Bakanıyken ortaya koyduğu siyasete herkes daha yakından bakar ve bölge ülkelerinin karına olacak şekilde adımlar atılır. Yaşanan savaşların bölgeyi ne kadar ürküttüğünü gördük” dedi.

“Samimiyet testi müzakere masasında ortaya çıkacak”

Konuşmasının devamında Özuslu, “Samimiyet testi müzakere masasında ortaya çıkacak. Hristodulidis’in samimi olduğunu ben hiçbir zaman düşünmedim. Kıbrıs sorunu ve müzakere tarihi karşılıklı suçlamalar ve sürecin manipüle edilmesi sonucu birçok masa berhava oldu. Son çıkan haberler de bu şekildedir. Kıbrıs sorunu ile ilgili süreci Cumhurbaşkanlığı tarafından meclise gelen raporlar ve partimizin dış ilişkiler komitesinden takip ediyorum. Bayan Holguin’in 5+1’i toplantıya çağırabileceklerine dair açıklaması var. Bunlar bilinen gerçeklerdir. Guterres görev süreci bitmeden bir sürecin başlamasını hedefliyor. Şuan itibariyle liderlerin önüne konmuş taslak bir metin yoktur. Bayan Holguin liderlere 5+1 toplantı konusunda Guterres’in niyetli olduğunu söyledi. Ancak Hristodulidis ve Erhürman 5+1 toplantıyı kabul etse bile Yunanistan, Türkiye ve İngiltere de kabul edecek ki 5+1 toplantı gerçekleşebilsin” ifadelerini kullandı.

“Apar topar bir sürü yasa getirdiler. Yasamanın son gününe yığmaya çalışıyorlar”

Programda Mecliste yapılan yasa çalışmaları hakkında bilgi veren Özuslu, “Anayasa gereği meclis Haziran ayının son gününden sonra 3 ay tatile girecek ancak yaz döneminde komiteler yoğun bir şekilde çalışacağını anlıyoruz. Çünkü hükümetin aklına yasa yapmak şimdi geldi. Komitelerin gündeminde yasalar yığılmış durumdadır. Geçen sene de aynısını yaptılar ve oylama sırasında nisap düşerek meclis tatile girdi. Apar topar bir sürü yasa getirdiler. Yasamanın son gününe yığmaya çalışıyorlar” dedi.

“Bu yıl yerel seçimin 6 Aralık’ta yapılabileceğini söyleyebiliriz”

Seçim yasası ile ilgili bazı düzenlemeler yapıldığını söyleyen Özuslu, “Özellikle seçim yasasıyla ilgili bazı değişiklikler var. Yüksek Mahkeme Başkanı da oradaydı. Bu yasa tasarısı Yüksek Mahkemenin talep ettiği birçok teknik düzenlemelerden oluşuyor. Medya ile ilgili olan kısmında seçim günleri yayın kuruluşlarına getirilen yasakla ilgili olumlu düzenlemeler var. Yayın yasağı saat 21.00’a kadar öngörülüyordu. Bu saat 19.00’a çekildi. Bu konular geçmişte sıkıntılar yaratmıştı ve bazı gazetecilere dava getirilmişti. Seçim yasaklarıyla ilgili ihlal durumunda 2 yıla kadar hapis öngörülüyordu. Bu hapis veya 10 asgari ücret para cezasına çevrildi. Bunun yanı sıra yerel seçimler hep Haziran ayında yapılırdı. En son belediyeler reformu yapıldığı dönemde 6 aylık bir gecikme ile Aralık ayına çekildi. Yasada Aralık ayı yazmadığı için böyle bir düzenleme yapıldı. ‘4 yılda bir Aralık ayının ilk hafta sonu yapılır’ ibaresi eklendi. Böylelikle bu yıl yerel seçimin 6 Aralık’ta yapılabileceğini söyleyebiliriz” dedi.

“Sandığı ne gün kurarlarsa biz hazırız”

Genel seçim üzerine de değerlendirmelerde bulunan Özuslu, “Sandığı ne gün kurarlarsa biz hazırız. Yerel seçimlerle ilgili aday belirleme çalışmalarına hızla devam ediyoruz. Henüz milletvekilliği ile ilgili bir süreç başlatamıyoruz çünkü tarih belli değil. Ama biz dünden hazırız. Biz yıllardır seçimi erken yapalım dedik. Ancak iki seçimin aynı gün yapılmasıyla ilgili UBP’li vekiller vardır. Ünal beyin seçim korkusu üzerine inşa ediliyor. Bu geçmişte yaşandı. UBP’nin genel başkanı ve genel sekreteri sandıkta bırakıldı. Bunun hesabı yapılıyor. İki seçim bir arada yapılırsa bir kaos yaratırız deniyor. İki seçimin bir arada yapılmasından tasarruf edileceğini söylüyorlar. Sandık kurulu üyelerinin sayısı ve verilecek miktarı artıracaklarını söylüyorlar. İki katı personel alır ve daha yüksek ücret öngörürsen, iki seçimin masrafından daha pahalı bir seçim olacak. Demokrasinin parayla ölçülmesi diye bir noktaya gelirsek var halimize. Seçmen neye göre oy verecek? 500 tane adayın hangisi ekrana çıkabilecek? Yerele mi bakayım genele mi bakayım diye insanların kafası çorba olacak. Yeni olan aday seçmene nasıl ulaşacak? Böyle demokratik yarış mı olur? Seçmen kurulları nasıl sayım yapacak? Vatandaş sandığa gittiğinde kaç dakikada oy kullanacak? Birçok sıkıntı söz konusudur. Sandık sayısı artırılırsa nereye bu sandıklar konacak? Bazı köylerde uygun bina yoktur. Hangi polis sayısıyla güvenliği sağlayacaktır? Bu sadece kaostan beslenme niyetiyle yapılabilir ve demokrasinin katliamı olur. Halkın seçimlere ve siyasileri en demokratik şekilde algılama hakkının elinden alınması olur. Böyle de demokrasi olmaz. Demokrasiden tasarruf edilmez” ifadelerini kullandı.

Benzer Videolar